Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1611 E. 2025/82 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1611
Karar No
2025/82
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1611

KARAR NO:2025/82

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/09/2020

NUMARASI:2018/814 Esas - 2020/482 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, davalı aleyhine 18.11.2016 tarihli 50.000.-EURO tutarlı franchise protokolünden kaynaklanan alacağı nedeniyle 24.10.2018 tarihinde ... icra takibi başlattığını, taraflar arasındaki ticari ilişki ve borcun varlığının ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan franchise sözleşmesinin tarafların talepleri doğrultusunda 01.09.2017 tarihi itibariyle dondurulduğunu, yeni dükkan bulunup faaliyete geçme anına kadar askıda kalınacağını, yeni dükkan bulunup faaliyete başlandığında franchise süresinin devam edeceğini kararlaştırdıklarını, davacı tarafın sözleşmeye devam etmek istemesine rağmen borçlu şirket ... A.Ş.'mn ifa kabiliyeti olmadığını, borçlu şirketin diğer franchiselerle ile de çok sayıda davası olduğunu, franchise verebilecek durumda olmadığından sözleşmeye devam edilemeyeceği açıkça ortada olduğundan franchise bedeli olarak verdikleri paralarının taraflarına iadesinin hasıl olduğunu, 50.000 - hür asıl alacağa 10.997,27 EUR kanuni faiz uygulanarak toplam 405.021,87 TL tutarında icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine 15.11.2018 tarihinde borcu bulunmadığı iddiası ile haksız, kötü niyetli olarak salt davayı uzatmak ve alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu icra takibinin dayanağı olan 50.000 -EUR tutarlı franchise protokolünde de açıkça ortada olduğunu; IIK 50. maddesi ve 6100 sayılı HMK10. maddesi uyarınca icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, yetki itirazının kaldırılarak takibe devam edilmesinin hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalıya dava dilekçesi ve tensip zabtının TK'nun 35.mad göre tebliğ edildiği, ancak duruşmalara katılmadığı ve herhangi bir cevap , delil listesi dilekçesi de ibraz etmediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Mahkememizce davacı tarafa süre verilmesine rağmen süresi içerisinde taraflar arasında akdedildiği iddia edilen sözleşme aslının ya da onaylı suretinin dosyaya sunulmadığı, yalnızca emsal nitelikte bir sözleşmenin sunulduğu, emsal sözleşme ve ekleri dikkate alınarak yapılan incelemede sözleşmenin taraflara karşılıklı borç yükleyen sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmelerde borcun ifası için kesin vade belirlenmediği gibi davacı tarafa vadeyi belirleme konusunda da herhangi bir yetki verilmediği ve davacı tarafça TBK'nın 117/1 maddesi gereği ihtarname gönderilerek davalı borçlunun temerrüde düşürülmediği, TBK 123 maddesine göre uygun biçimde davalıya ifa için süre verilmediği ve somut olayda TBK'nın 124 maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen hallerin mevcut olmadığı, bu durumda temerrüt olgusunun gerçekleşmediği ve ifa için süre verilmediği anlaşılmakla; davacı tarafça TBK'nın 125/5 son maddesinin 2. cümlesinde belirtilen menfi zararını da isteyemeyeceği ( Y.15 HD. 2016/4747 E. 2018/756 K. 22.02.2018 ) anlaşılmakla; davanın reddine ," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı taraf kötü niyetli bir şekilde sözleşme aslını sunmaktan imtina etmektedir. tarafımızca sunulan emsal nitelikli sözleşmenin mahkeme tarafından dikkate alınmaması hatalı olduğunu, franchise sözleşmesi aslı veya suretinin kendilerinde bulunmadığını, davalı tarafın uhdesinde olduğunu, davacının, ticari hayatında Franchise sözleşmesini ilk kez davalı şirket ile yaptığını, davalı tarafın sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme aslını kendi uhdesinde tuttuğunu, davacıya sözleşmenin bir suretini dahi vermediğini, davalı şirketin bu tutumunun tamamen davacının tecrübesizliğinden yararlandığını, söz konusu davada davacının davalıya ayrıca süre vermesini gerektirir bir durum bulunmadığını, bu sebeple mahkeme kararının hatalı olduğunu, franchise bedelinin davalı tarafa ödenmiş olduğunun sunulan banka dekontları ile sabit olduğunu, bu durumun varlığına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla,ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava;Francihise sözleşmesi bedelinin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; usulüne uygun bir takibin bulunup bulunmadığı ve mahkemenin delillerin takdirinde hata edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, ... sayılı takip dosyası ile borcun sebebi gösterilmeden ve takibe bir belge eklenmeden 50.000 Euro asıl alacak ve 10.997,27 Euro işlemiş faizin TL karşılığı olan 405.02,87 TL nin tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Takip talebi ve muhtevası" başlıklı 58 inci maddesinin 1. Fıkra 4 bendi "4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;" nin takip talebinde gösterilmesi gerektiğini, 2. Fıkrası ise "Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir" düzenlemesini içermektedir. 2004 sayılı Kanun'un "Ödeme emri ve muhtevası" başlıklı 60 ncı maddesinin 2 fıkrası "Emir: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/10 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtları," içereceği düzenlemesini içermektedir.2004 sayılı Kanun'un 58 inci ve 60 ncı maddesi gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 E., 2022/274 K. sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve 2017/19-2076 E., 2020/117 K. sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğu belirtildiği, bu anlamda borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/25167 E., 2017/9220 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere usulüne uygun takip talebi ve ödeme emri olmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. (Emsal Yargıtay 3. Hukuk dairesinin 2023/5182 E. 2024/170 K. Sayılı ilamı) İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 115/3. Maddesi, dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez, şeklindedir.Ancak eldeki uyuşmazlıkta dava ve karar tarihi itibariyle icra dosyasında usulüne uygun takip talebi bulunmadığı anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerine esası hakkında karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın usulüne uygun yapılmış takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilesi gerekirken esastan incelenerek karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın 6100 sayılı HMK 114//2 ve 115/ 2 hükmünce dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.243,37 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile fazlaya dair 1.627,97 TL'nin davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1611, K. 2025/82, T. 05.02.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1611-e-2025-82-k-e0b747ddcbef