Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1302 E. 2024/1555 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1302
Karar No
2024/1555
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1302

KARAR NO:2024/1555

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:14/09/2020

NUMARASI:2019/40 E. - 2020/408 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara'da tanınmış bir tasarım atölyesi olan ... isimli işletmesinin olduğunu, insanlara özel tasarım elbiseler diktiğini, müşterilerden almış olduğu siparişleri davalı vasıtasıyla müşterisine gönderdiğini, ... adlı müşterisine nişan için dikilmiş ve Kadıköy/İstanbul'da olan adresine gönderilen kargonun transfer aşamasında kaybolduğunu, konu ile ilgili kargo firması ile iletişime geçildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, davacının, kaybolan kargodan ötürü müşterisine mahcup olduğunu , itibarının sarsıldığını ve 24 saat içinde tekrar yapmak zorunda kaldığını, davalının taşımacılık firması olduğunu, Karayolları Taşıma Kanunu ve Yönetmeliğince kaybolan kargonun tazmini ile sorumlu bulunduğunu, bu sebeple davalı tarafa icra takibi başlatıldığını ancak davalı yanın borca itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ve takibin devamına, %40 'ından aşağı olmamak üzere inkar tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafından gönderilen ve müvekkili tarafından teslim alınan kargonun değerinin teslim anında beyan edilmediğini, hatta gönderen tarafından kargonun içeriğini ve değerini taşıyan ispata elverişli irsaliye ve faturanın sunulmadığını, yanlış ve eksik bildirimlerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, kargo içeriğinin ve değerinin iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafından ... adına sunulan faturanın alıcı adına düzenlenmiş bir fatura dahi olmadığını, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, talep edilen tazmin talebinin fahiş olduğunu, davacı yanın içerik ve değeri ispata muhtaç bir kargoya ilişkin olarak tazminat talebinin yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İstanbul 7. Tüketici Mahkemesinin 2018/58 Esas, 2018/779 Karar ve 11.10.2018 tarihli kararı ile; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalının yurtiçi ve yurtdışına taşımacılık yapan kargo firması olduğu, davacı tarafından gönderilen kargonun paket olarak teslim edilmiş olduğu, taşıma ve hizmete ilişkin 44,21-TL bedelli fatura düzenlendiği, davacının koli içeriğinin kesin deliller ile ispat edememesi, davacı tarafından, bu kolinin içerisindeki eşyanın değerinin taşıma poliçesinde belirtilmediği, sadece kilosunun belirtildiği, kargo takip sorgulama ekranında 9 kg/desi olduğu, bu miktarın zıyaı uğradığı, zıyaı uğrayan pakette davalının kastının veya pervasızca bir hareketinden söz edilemeyeceği, taşıma sözleşmesine konu eşyanın niteliğini, özelliğini ve değerini bildirmemesi karşısında TTK'nun 880-882. maddelerine göre tazminatın miktarının bulunup, buna göre tazminata hükmedilmesi gerektiği, bilirkişi raporuna göre, bilirkişinin tazminat miktarını tespit ettiği, TTK'nun 880-882 maddelerine göre; 363,80-TL olarak hesaplandığı, buna göre TTK m 875/1 atfı ile TTK m.864/b, KTK m.8 TTK m.882/1,4 hükümleri uyarınca hesaplanan sorumluluk miktarının 363,80.-TL olacağı hususunda mahkememize tam kanaat geldiğinden, ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 363,80.-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile takibin aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı tarafından ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 363,80 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile takibin aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tasarımcı olan müvekkilinin dava dışı ... adına özel olarak diktiği 14.000,00 TL bedelli nişan elbisesini davalı kargo firmasına teslim ettiğini ancak kargo firmasının nişan elbisenini kaybedip alıcıya teslim etmeyerek müvekkilinin maddi ve manevi mağduriyetine sebebiyet verdiğini, mahkeme tarafından kargo paketinin alıcıya teslim edilmediğinin kabul edilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, gerekçe olarak kargo paketi içerisinde bulunan eşyanın ne olduğu ve değerinin ne kadar olduğunun ispatlanamadığı hususunun gösterildiğini, mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin dosya içerisindeki fatura ve tanık beyanı ile örtüşmediğini, dosyanın dikkatli bir şekilde incelenmesi durumunda müvekkilinin gönderdiği kargo paketinin içerisindeki eşyanın cinsi ile değerinin taraflarınca ispatlanmış olduğunun anlaşılacağını, paket içerisinde özel dikilmiş nişan elbisesi bulunduğunu, sipariş veren tanığın ifadede bulunduğunu ancak kargo paketi transfer aşamasında kaybolduğu için teslim işleminin gerçekleşmediğini, elbisenin fiyatının KDV dahil 14.000,00 TL olduğunu, davanın tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, TTK 875/1 maddesi gereğince taşıyanın hasardan ve gecikmeden doğan zarardan sorumlu olduğunu, somut olayda uygulama alanı bulunmayan TTK 864/b maddesinin esas alındığını, söz konusu maddede taşıma senedinde yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlıklar ve eksikliklerden dolayı gönderenin sorumlu olduğunun ifade edildiği ancak somut olayda müvekkilinin taşıma senedini tam ve eksiksiz bir şekilde doldurup davalı tarafa teslim ettiğini ayrıca taşıma senedinde eksik hususlar bulunmuş olması durumunda davalı firma çalışanlarının bunu belirtmeleri ve müvekkilinden bu eksikliği gidermelerini talep etmeleri gerektiğini sadece 363,80 TL'lik alacak miktarı yönünden itirazın iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, yurt içi kara yoluyla eşya taşıması esnasında kaybolan eşya bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının gönderen, davalının taşıyıcı olduğu, davacı göndericinin göndermiş olduğu eşyanın transfer aşamasında kaybolduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalının meydana gelen zarardan dolayı sorumluluk miktarının ne olacağı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı gönderici tarafından, davalı şirketin ...Şubesinden İstanbul Yakacık adresine teslim edilmek üzere ... adı ile adrese teslim şeklinde kargoyu davalı şirkete teslim etmiş olduğu, kargo ön izleme belgesinde, kargo bilgileri olarak gönderinin paket ve bir adet olduğu, 9 kg olduğuna yer verildiği, başkaca bir açıklamanın bulunmadığı, kargo hareket takip formunda, ulaşmayan kolinin ... poşetinin alıcıya teslim edildiğinin 04.07.2017 tarihinde belirtildiği, davacının davalı şirkete Ankara ... Noterliğinde düzenlenen 24.07.2017 tarihli ihtarname ile müvekkilinin müşterisine nişan için diktiği ve müşterisinin Kadıköy adresine teslim edilmek üzere gönderilen kargonun transfer aşamasında kaybolduğu, müşteri adresine ulaşmadığı, yetkililerce defalarca irtibata geçildiği, sonuç alınamadığı belirtilerek fatura bedelinin hesaba yatırılmasının talep edildiği, davacı tarafça kargo içerisinde olduğu iddia edilen 14.06.2017 tarihli fatura konusunun muhtelif giyim eşyası olarak nitelendirilen KDV dahil 14.000,00 TL tutarlı dava dışı ... adına düzenlenen özel tasarım nişan elbisesin olduğu , davacı tarafça bu iddia ile kaybolan kargo nedeniyle özel tasarım konusu elbise bedeli olan 14.000,00 TL'nin tahsili amacıyla davalı şirket hakkında ... sayılı dosyasında 16.08.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı şirketin yasal sürede icra takibine karşı itiraz ettiği, davacının ise İİK 67 maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, taraf delilleri dosyaya ibraz ve celp edildikten sonra tanık dinlenilerek bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı tanığı .. 23.12.2019 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; dava konusu kargo içerisindeki elbiseyi alan şahsın kendisi olduğunu, 2017 yılı Haziran ayındaki nişanında giymek üzere aldığını, davacı ile anlaştıklarını, provalarını yaptığını, kargoyu İstanbul'a gönderdiğini, kargonun boş şekilde geldiğini, elbise tutarı olarak 10.000,00 TL üzerinden anlaştıklarını beyan etmiştir. 10.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... AŞ tarafından düzenlenen kargo ön izleme ve hareket takip formu incelendiğinde; gönderen: ..., alıcı: ..., 1 Adet, 9 Kg/Desi, içerik paket olarak belirtilen kargonun, 16.06.2017 tarihinde Ankara'dan Kartal/ İstanbul, alıcı adresine teslim şekli ile kapıdan-kapıya taşınmak üzere davalı taşıyıcı tarafından teslim alındığı, davalı taşıyıcı tarafından taşıma ve hizmete ilişkin... no.lu 44,21 TL bedelli fatura düzenlendiği, teslim alan alıcı bölümünde: ulaşmayan koli ... poşeti, takip formu bölümünde: ulaşmayan koli ... poşetinin ...'a tarihinde teslim edildi (kendisine teslim edildi-pasaport no. 04.07.2017 açıklamalarının bulunduğu, ancak pasaportun kime ait olduğu ve numarasının bulunmadığı, teslim tarihi olarak da 04/07/2017 yani kargonun göndericiden teslim alınmasından 18 gün sonra gerçekleştirildiği ve fakat söz konusu kargo gönderisinin alıcı tarafından teslim alındığına ilişkin herhangi bir teslim-tesellüm belgesi (imzasının) bulunmadığı, uyuşmazlığa konu davada, davacı yanın 1 kap 9 kg/desi içeriği paket olarak beyan ettiği emtia-kargoyu paket olarak davalı taşıyıcıya tam ve eksiksiz olarak teslim ettiği, taraflar arasında söz konusu emtia-kargonun davacı gönderen tarafından davalıya teslimi ve davalı taşıyıcının tesellümü konusunda çekişme bulunmadığı, ancak kargonun gönderilen alıcısına teslim edildiği konusunda davalı taşıyıcının gönderilen alıcısına teslim edildiğine ilişkin, teslim-tesellüm ile ilgili somut belge sunmadığının görüldüğü, çekişme konusu emtia-kargonun davacı yan tarafından davalı taşıyıcıya tesliminde, içeriği, değeri hakkında herhangi bir beyanda bulunmadığı sadece paket olarak belirtildiği, gönderinin gönderen davacı tarafından sigorta örtüsü altına da aldırılmadığının anlaşıldığı, tüm bu tespitler ışığında, davalı taşıyıcı standart paket olarak teslim aldığı emtia-kargoyu, yurt içi taşıma esnasında zıya uğrattığı alıcısına teslim etmediği mahkemenin takdirinde olmak üzere değerlendirildiği, yurtiçi eşya taşımalarında yasal mevzuat ve taşıyıcı ile taşıtanın sorumluluğu yönünden değerlendirmeler; uyuşmazlığa konu davada somut olay bakımından emtia-kargonun karayolu ile bir yurtiçi taşıması olduğu, davada dolayısıyla zıya-hasar yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) taşıma işleri eşya taşıma, 4925 sayılı karayolu aşıma Kanunun (KTK) hükümleri uygulama alanı bulacağı mahkemenin takdirinde olmak üzere değerlendirileceği, TTK m.882 uyarınca davalı taşıyıcının sorumluluk üst sınırı bakımından irdelenmesi gerekeceği, emtia-kargonun 9 kg/desi olduğunun görüldüğü, bu miktarın zıya olduğunun kabulü durumunda, buna göre, 9 Kg/Brüt X 8,33 özel çekme hakkı (SDR) - 74,97 özel çekme hakkı (SDR) na tekabül ettiği, 74,97 özel çekme hakkı (SDR) X 4,8527 - 363,80 TL tazminat üst sınırını teşkil ettiği, emtianın davalı taşıyıcı tarafından davalıdan teslim alındığı 16.06.2017 tarihinde TCMB gösterge niteliğindeki döviz kurları 1 SDR - 4,8527 TL olduğu tespit edilerek bu kur parltesi dikkate alındığı, belirlenen tutar, davacı tarafından talep edilen emtia zıyaı-hasar bedeli 12.000,00 TL ile mukayese edildiğinde 363,80 TL olarak hesaplanan sınırlı sorumluluk tutarının, gerçek hasar miktarı olarak bildirilen meblağın altında kaldığının tespit edildiği, uyuşmazlığa konu davada 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu İle 4925 sayılı karayolu taşıma hükümleri uygulama alanı bulacağı, davalı taşıyıcının davacı yandan tam ve hasarsız olarak teslim aldığı emtia-kargo paketine özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmeyerek zıyaına sebebiyet verdiği, dolayısıyla hata ve kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği, mahkemece davada davacı tarafından dava dışı müşterisine gönderilen emtia-kargo paketinin zıya uğrayarak teslim edilmediğini, dolayısıyla davalı taşıyıcının hata ve kusurlu olduğunu benimsemesi halinde; TTK m.875/1 atfı ile TTK m.864/b, KTK m.8, TTK m.882/1,4 hükümleri uyarınca hesaplanan sınırlı sorumluluk miktarının, gerçek zıyar-hasar olarak talep edilen miktar ile mukayesesi sonucu, davacı yanın davalı yandan 363,80 TL talep konusu olabileceği belirtilmiştir.Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; raporun hukuki dayanaktan ve hakkaniyetten yoksun olduğunu, TTK 875 maddesi gereğince tüm zarardan taşıyıcının sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, özel tasarım elbisesinin kargoda kaybolduğunu, TTK 882 maddede düzenlenen sorumluluk sınırlarının uygulanmasının mümkün olmadığını, elbise sahibinin tanık olarak dinlendiğini, sınırlı sorumluluk uygulamasının yerinde olmayacağını, davalı şirketin müvekkilinin teslim ettiği kargoyu kasten ve pervasızca hareketten dolayı kaybettiğini belirterek, başka bir rapor alınmasını talep etmiştir. Yurt içi taşıma olması nedeniyle olayda TTK'nın eşya taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir.Taraflar arasında taşıma sözleşme ilişkisinin bulunduğu ihtilafsızdır. Sözleşmeye göre davacıya ait emtianın taşınması işini davalı taşıyıcının üstlendiği tartışmasızdır.TTK'nın 875. maddesinde; "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." Aynı Kanun'un 876/1. maddesinde ise taşıyıcının özeni başlığı altında yer alan hüküm fıkrasında; "Ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçları önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." denilerek taşıyıcının hangi halde sorumluluktan kurtulacağı net şekilde ortaya konulmuştur.TTK'nın 886. maddesine göre ; zarara, kasden veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı (ve adamları) sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Bu durumda taşıyıcının sorumluluğu artık sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluktur.TTK'nın 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Somut olayda, taşınan eşyanın kaybında davalı taşıyıcının pervasızca hareket ettiğine dair herhangi bir delil mevcut değildir. TTK'nın 880/1 maddesi hükmünde taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Ancak tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1 maddesi ile sınırlama getirilmiştir. Buna göre hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 ... Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber, 6102 sayılı TTK m. 886'da "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Yukarıda yer verildiği üzere meydana gelen zarara kasten veya pervasızca davranışla neden olunduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belge olmadığından davacı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Gönderilen kargo içerisinde ne olduğu ve kıymeti açıkça belirtilmemiştir. Paket olarak, 9 kg açıklamaya yer verilerek gönderi gerçekleştirilmiştir. Yazılı belgenin aksi tanık beyanıyla ispatlanamayacağından, mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.07.11.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1302, K. 2024/1555, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1302-e-2024-1555-k-abe95bd0b54f