Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1894 E. 2020/6119 K.
Konu: Genel Kurul Kararının İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1894
- Karar No
- 2020/6119
- Karar Tarihi
- Konu
- Genel Kurul Kararının İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1467 KARAR NO: 2025/58 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/09/2020 NUMARASI: 2018/625 Esas - 2020/401 Karar DAVA: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2025 Taraflar arasındaki Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı şirketin genel kurul toplantılarının gerçekleşememesi nedeniyle genel kurul toplantı çağrısı yapılması istemiyle davalı şirkete ihtarname gönderdiğini, sonuç alınamaması üzerine mahkemeden genel kurul toplantı çağrısının yapılması ve sürecin takip ve neticelendirilmesi bakımından kayyım tayin edilmesinin talep edildiğini, mahkememizin 2017/1324 esas sayılı dosyasında atanan kayyımın çağrısı üzerine 08/05/2018 tarihinde tüm paydaşların asaleten ve vekaleten katılımıyla toplantı yapıldığını, TTK 437/1 maddesinde öngörülen ve toplantıdan önce incelemeye hazır bulundurulması gereken belgelerin incelemeye hazır edilemediğini, gerekli belgelerin hazırlanmadığını, bu nedenle genel kurul gündeminin 2.maddesinde yer alan yönetim kurulu yıllık faaliyet raporlarının müzakeresine ilişkin kararın iptali gerektiğini, aynı şekilde bilanço ve kar-zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdikine ilişkin gündem maddesinin de iptali gerektiğini, şirket müdürünün görevinden azli ve yeni müdür seçilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşülmesinde de azlin kabul edilmemesi yönünde verilen kararın iptalini istediklerini, gündemin 6.maddesinde görüşülen kar dağıtmama kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin 08/05/2018 tarihli ortaklar genel kurulunda alınan 2,3,4,5 ve 6 maddelerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. tir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava konusu genel kurul toplantı tutanağında şirket ortaklarının tamamının asaleten ve vekaleten temsil edildiği anlaşılmıştır. Davacının iptal davasına konu ettiği gündem maddeleri 2,3,4,5 ve 6 no.lu gündem maddeleri olup 2 no.lu gündem maddesinin konusu 2013-2014-2015 ve 2016 yıllarına ait yıllık faaliyet raporlarının okunup müzakere edilmesine ilişkindir. Davacı vekili ilgili yıllara ilişkin yönetim kurulu tarafından hazırlanması gereken faaliyet raporlarını alamadıkları için inceleyemediklerini, toplantı öncesi gördükleri raporu okuduklarında her bir yıl için ayrı ayrı düzenlenmediğinin anlaşıldığını belirterek diğer itirazlarını dile getirmiş ve devamında ileri sürdüğü hususların incelemesinin yapılması için TTK 438 maddesi uyarınca genel kurul tarafından özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin bu talebi genel kurulda diğer ortakların olumsuz oyuyla reddedilmiştir. Davacı bu maddeye ilişkin olarak mahkememizde açtığı davada TTK 437/1 maddesinde öngörülen ve toplantıdan önce incelemeye hazır bulundurulması gereken belgelerin incelemeye hazır bulundurulmadığını, gerekli belgelerin hazırlanmadığını bu yüzden yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun müzakeresine ilişki maddenin iptali gerektiğini ileri sürmektedir. TTK 437/1 maddesinde genel kurul toplantısından önce pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacak belgeler sayılmış olup aynı Kanunun 420/1 maddesinde de pay sahibinin finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular için erteleme talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Davacı bu yola başvurmamış sadece itirazlarını dile getirtmiştir. Öte yandan söz konusu 2.madde de faaliyet raporunun müzakeresi yapılmış ancak herhangi bir oylama yapılmamış, bu konuda bir karar alınmamıştır. Dolayısıyla ilgili maddenin bu yönden iptali talebi yerinde görülmemiştir. (İst.BAM 13.Huk.Dai.2018/1894 E. 2020/6119 K.sayılı emsal kararı)Aynı madde de davacı şirkete özel denetçi atanması talebinde bulunmuş, bu talebi genel kurulda oy çokluğu ile reddedilmiştir. TTK 439 maddesinde genel kurul tarafından talebin reddedilmesi halinde pay sahibinin hakları düzenlenmiş olup, özel denetçi tayini talebi ile davacı pay sahibi dava açabilecektir. Davacının bu yola başvurduğuna dair bir beyanı olmamış, dava dilekçesinden 2.madde de alınan bu karara ilişkin bir talebinin de olmadığı anlaşılmıştır. Davaya konu genel kurulun 3 no.lu gündem maddesi 2012 ila 2016 yıllarına ilişkin bilanço, kar/zarar hesaplarının okunmasına ilişkindir. Şirketin ilgili yıllar bilanço, kar/zarar hesaplarının okunmasından sora davacı vekili söz alarak genel kurulu yapılan yıllara ait bilanço kar/zarar hesaplarının yasal süre içinde incelemeye hazır bulundurulmadığını belirterek diğer itirazlarını da bildirmiş, oylamada olumsuz oy kullanacağını ifade ettikten sonra, madde oy çokluğuyla kabul edilmiş ve davacı vekili yukarıda ifade ettikleri sebeplerle olumsuz oy kullandığını beyan etmiştir. Davacı bu maddenin oylamasında da öncelikle TTK 420/1 maddesinin kendisine tanıdığı hakkı kullanmamıştır. Bilirkişi heyeti bu konuda sunduğu rapor ve ek raporunda davacının ileri sürdüğü iddialarını ispata yarar bir delil sunulmadığını, toplantının ertelenmesini talep etmediğini, öte yandan belgeleri incelemesinin engellendiğine ilişkin somut bir delilde ibraz etmediğini, toplantının kayyım tarafından düzenlendiğini, davacının kayyıma müracaat ettiğine ilişkin bir iddia ve delilin de olmadığını ifade etmiştir. Davacının bu madde yönünden iptal talebi ispatlanamadığından mahkememizce de yerinde görülmemiştir. Dava konusu genel kurul toplantısının 4 no.lu gündem maddesi şirket finansal tablolarının içinde yer alan harcamaların gerçeği ifade edip etmediği hususunun değerlendirilmesi olup davacı vekili toplantıda söz alarak bir kısım açıklamalarda bulunmuş, maddede ilgili yıllarda görev yapan şirket müdürlerinin ibrası oylanmıştır. Davacı vekili olumsuz oy kullanmış ancak muhalefet şerhini oy kullanımından sonra yazdırmamıştır. Oylama sonucu şirket müdürü ..., davacının olumsuz oyuna karşılık kendisi ve diğer ortak ...'ın olumlu oylarıyla ibra edilimiştir. TTK 619/1 maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibralarında oy kullanamazlar. Bu durumda ortak genel kurul tutanağına muhalefet şerhini yazdırmamış dahi olsa iptal talebi ile dava açabilir. Ancak yönetim kurulu üyesi kendi ibrasında oy kullanmış ise onun oyu hiç yokmuş gibi değerlendirme yapılıp sonucun denetlenmesi gerekecektir. (Yargıtay 11 Huk.Dai. 2019/3603 E. 2020/2360 K sayılı emsal karar)somut olayda yönetici ...'ın sermaye payı 3500, ...'ın ki 3500 ve davacının ki ise 3000 TL karşılığıdır. İbra davacının karşı oyuyla 3000/7000 sermaye payı karşılığı alınmıştır. Yönetici kendi ibrasında oy kullanmıştır. Onun oyu çıkarıldığında kalan oylar itibariyle ibra davacının 3000 ve diğer ortak ...'ın 3500 TL.sermaye payına denk gelecek şekilde kabul edilmiş olduğundan ortada geçerli bir ibra oylamasının bulunduğu anlaşılmıştır. Bunun dışında ileri sürülen diğer sebepler yönünden ise davacının muhalefet şerhi bulunmadığından iptal davası açma hakkının olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Dava konusu genel kurulun 5 no.lu gündem maddesi ise şirket müdürü ...'ın azli, yeni müdür tayini ve müdüre yetki verilmesi hususlarına ilişkindir. Davacı vekili toplantıda 2, 3 ve 4 no.lu maddelerin görüşülmesinde belirttiği nedenlerle müdürler kurulu başkanı tarafından suç teşkil edebilecek eylemlerin gerçekleştirilmiş olması ve hukuki usulsüzlükler nedeniyle azil gerektiğini belirtmiş, bu konuda yapılan oylamada davacının olumsuz oyu ile oy çokluğu ile azil talebi reddedilmiş, akabinde azil kararı verilmediğinden yeni müdür seçimi için görüşme yapılmamıştır. Davacı vekili oylama sonunda daha önceki ifadeleri nedeniyle olumsuz oy kullandıklarını beyan etmiştir. Davacı açtığı davada yıllık faaliyet raporları ile bilanço , kar/zarar hesaplarının usulüne uygun olarak hazırlanıp paydaşların incelemesine hazır bulundurulmadığını, azlin gerekliliğine ilişkin hususların gizlendiğini, müdür ve aile bireylerinden oluşan çoğunluğun haklarını kötüye kullandığını ileri sürerek iptal talebinde bulunmuş ise de ilgili kararın iptaline dayanak olabilecek hiçbir somut delil sunmadığından bu maddeye yönelik iptal talebi de yerinde görülmemiştir. Gündemin 6 no.lu maddesi ise kar dağıtımına ilişkin olup davacı bu maddenin oylanmasında da olumsuz oy kullanmış ve muhalefetini tutanağa yazdırmıştır. Bu maddenin denetimi için davalı şirket ticari defter ve dayanak kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de davalı şirket ticari defter ve dayanak kayıtları mahkememize ibraz edilmemiştir. Bilirkişi heyeti kök raporunda davacının iddialarının soyut olduğunu, delillendirilmediğini, iptal koşulunun gerçekleşmediğini bildirmiş, alınan ek raporda bu kez davalı şirketin dosyaya gelen kurumlar vergisi beyannamelerinden yararlanılarak karlılık verilerine ulaşıldığını, 2016 yılı sonu itibariyle şirketin aktiflerinin 207.253,96 TL.olup borcunun ise 133.541,70 TL.ye tekabül ettiğini, mali yapısının kar dağıtmaya müsait olduğunu, bu durumda 6 no.lu gündem maddesi uyarınca alınan kararın iptal edilebileceğini bildirmiştir. Yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarıyla davalı şirketin 08/05/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2,3,4 ve 5 no.lu olanlar için kararımızda açıklanan gerekçelerle iptal koşullarının oluşmadığı buna karşılık 6 no.lu kar dağıtmama kararına ilişkin olarak ise bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemeler neticesinde şirketin mali yapısının kar dağıtmaya uygun olduğunun belirlenmesi karşısında bu madde yönünden davanın kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 08/05/2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu gündem maddesinin iptaline, Fazla talebin reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 08.05.2018 tarihli genel kurul toplantısı öncesinde, toplantı tutanağı içeriğinden de anlaşılacağı gibi, incelemeye hazır bulundurulması gereken; a)Finansal tablolar, b)Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, c)Yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin incelemeye hazır edilmediğini ve hatta hazırlanmadığını, toplantı öncesinde imzasız olarak, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporları olduğu söylenen bir metnin varlığından söz edilmiş olmasına karşın, yasal esaslara göre hazırlanması gereken belgelerin hazırlanmadığını, gerekçeli karara dayanak olarak alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin bilgi alma hakkının önemsiz bir hak olduğu kanaatine dayalı değerlendirmesi ve bu doğrultuda verilen kararın kabul edilemez nitelikte olduğunu, karara dayanak olan bilirkişi ek raporunda da TTK. Md. 420 uyarınca "davacı finansal tabloları inceleyemediğini iddia ettiği halde, erteleme hakkını kullanmamış, finansal tabloların ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesini talep etmemiştir." şeklinde yorumda bulunarak, toplantıdan 15 gün önce incelemeye sunulması gereken evrakların hiç birinin sunulmamasına rağmen alınan kararların geçerli olacağını bildirdiğini ve toplantının ertelenmesi hakkının kullanılmamasına sonuç bağlayarak kanun hükmünü müvekkili aleyhine ve hukuka aykırı bir şekilde değerlendirdiğini, Kanun hükmü ile yapılması zorunlu kılınmış bir işin yapılmamış olması, taraflardan birinin kendisine tanınan hakkın kullanılmamış olması ile birlikte değerlendirilemeyeceği gibi kullanılmayan bu hakkın, işlemin hukuka aykırılığını da ortadan kaldırmayacağını, şirket müdürünün görevinden azli ve yeni müdür seçilmesine ilişkin gündem maddesinin görüşülmesinde, azlin kabul edilmemesine ilişkin kararın da iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, müdürün azlinin gerekip gerekmeyeceği, yönetim kurulu tarafından hazırlanan yıllık faaliyet raporları ile, bilanço ve kar zarar hesaplarının incelenmesi ile tespit edilecek bir husus olduğunu, yıllık faaliyet raporları ve bilanço ve kar zarar hesapları usulüne uygun olarak hazırlanıp, paydaş incelemesine hazır edilmediğinden, azlin gerekliliğine ilişkin hususların da paydaşlardan gizlendiğini, bilgi alma hakkının kullanımına izin verilmediğinin bilirkişinin gündeme ilişkin 2. Maddesi değerlendirmesinde tespit edildiği göz önüne alınarak, eğer bilgi edinme hakkı sağlansa idi şirket müdürlerinden ... hakkındaki iddialarıyla ilgili bilgilerin elde edilebilecek ve olumsuz durumlar tespit edilebilecek olduğunu, bu nedenle, gündemin 5. Maddesinin görüşülmesi ve azil etmeme yönünde alınan kararın da iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/625E. 2020/401K. sayılı kısmen kabul kararının “fazlaya ilişkin talebin reddine” yönelik kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması, davanın kabulüne karar verilerek 08.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 5 nolu kararların tümünün iptaline karar verilmesini, kararın eksik inceleme sonucunda verildiği kanaatine varılması halinde yeniden inceleme için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, davalı limited şirketin 08.05.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu kararların Türk Ticaret Kanunu'nun ( TTK) 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya kapsamından davalı şirketin 10.000 adet hisseye bölünmüş 10.000 TL sermayesi olduğu, 3 ortağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Şirket ortaklarından davacı 3000 , dava dışı ortak ... ve ... 3500'er hisseye sahip olup, davacının hisse oranı %30'dur. Davaya konu genel kurula tüm ortaklar katılmış olup, genel kurulun 2 nolu maddesinde yönetim kurulunun faaliyet raporu okunması ve müzakeresine , 3 nolu maddesinde 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin bilânço ve kâr/zarar hesaplarının okunması ve onaylanmasına, 4 nolu maddesinde müdürlerin ibrasına, 5 nolu maddesinde şirket müdürlerinden ...'ın görevden azli talebinin reddine, azil kararı verilmediğinden, yeni müdür seçimi ile ilgili görüşme yapılmasına gerek olmadığına, 6 nolu maddesinde kar dağıtılmamasına karar verildiği, davacının genel kurulun 4 nolu maddesindeki müdürlerin ibrasına ilişkin karar haricinde alınan diğer kararlara muhalefetinin bulunduğu görülmektedir. "Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerinin, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağı"na ilişkin TTK'nın 662. maddesi atfıyla TTK'nun 445.maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 447. maddesinde tahdidi olmayan örnek kabilinden özel düzenleme bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın butlan sebeplerini düzenleyen 447. maddesi "(1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." düzenlemesini içermektedir. Davaya konu genel kurul kararlarında ise anılan madde kapsamında alınmış herhangi bir karar bulunmamaktadır. Bunun dışında başkaca bir butlan sebebinin bulunduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir. Davanın, iptal davası için aranan üç aylık hak düşürücü süre içinde 21.05.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. 1.Davaya konu genel kurulun 2 nolu maddesinde yönetim kurulunun faaliyet raporu okunması ve müzakeresi görüşülmüş olup, genel kurulda oylaması yapılarak bu gündem maddesi ile ilgili alınmış bir karar olmadığı gözetildiğinde davacının bu maddeye yönelik iptal istemi yerinde değildir. 2. Davaya konu genel kurulun 3 nolu maddesinde 2012, 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin bilânço ve kâr/zarar hesaplarının okunması görüşülmüş olup, oyçokluğuyla bilânço ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına karar verilmiştir. TTK'nun 68/3. maddesi, yıl sonu finansal tabloların, bilanço ile gelir tablosundan oluştuğu düzenlenmiştir. Ayrıca TTK'nın 515. maddesi, Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır, şeklindedir. Somut olayda davacının genel kurulun toplantıya çağrılması talebi hakkında herhangi bir cevap verilmemesi ve genel kurul toplantısının yapılmaması nedeniyle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1324 Esas ve 2018/95 Karar sayılı kararı ile TTK'nın 412. maddesi uyarınca gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak için davalı şirkete kayyım olarak ...'in atanmasına karar verilmiştir. Davalı şirkete atanan kayyım tarafından, genel kurul toplantısında okunan faaliyet raporu ile bilanço kar/zarar hesapları ve finansal tabloların 2017/1324 esas sayılı dosyasına sunulduğu belirtilmiştir. Davalı şirketin Mahkemenin verdiği izne istinaden kayyum tarafından toplantıya çağırılmış olması nedeniyle kayyum tarafından resmi kurumlara intikal etmiş bilgilerin okunması ve genel kurul tarafından pay sahiplerinin, bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarının sınırlandırılmasına ilişkin olarak alınmış bir kararın bulunmaması karşısında mahkemece davacının bilânço ve kâr/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 3 nolu genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. 3.Davaya konu genel kurulun 4 nolu maddesinde müdürlerin ibrası görüşülmüş olup, müdürlerin oyçokluğuyla ibra edilmesine karar verilmiştir. İbra, genel kurulun yönetim kurulu üyeleri hakkında bir irade açıklaması olup, genel kurulun ibra kararı yönetim kurulu üyelerinin söz konusu dönemdeki işlemlerinin hukuka ve ortaklık açısından işin gereğine uygun bulduğunu beyan etmektedir. Genel kurul, ibra kararı ile yönetim kurulu üyelerini ilgili dönemdeki faaliyetleri sebebi ile sorumlu tutmayacağını açıklamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin ibrasının sorumluluk davasına etkisi ibranın doğal ve kanuni sonucudur. Ortakların aldığı ibra kararı, karara muhalif hisse sahiplerinin açacağı sorumluluk davaları yönünden etkisi de bulunmamaktadır. TTK'nın 436/2.maddesine göre ibra bakımından sadece yönetim kurulu üyesinin değil, yönetime dahil diğer üyelerin de oy kullanma yasağı bulunup onların da ibra oylamasında oy kullanmamaları gerekmektedir. Geçerli bir ibradan bahsedebilmek için ibranın TTK 436/2.maddesinde yer alan koşullara uygun yapılması gerekir. İbra oylamasındaki oydan yoksunluk pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler yönünden geçerlidir. Bu nedenle yönetim kurulu üyesinin eşi, üst ve alt soyu veya hakim oldukları sermaye şirketi ibrada oy kullanabilecektir. Somut olayda yönetici ...'ın 3500, ...'ın 3500 ve davacının 3000 adet hissesi olup, ibra kararı davacının olumsuz oyuyla oyçokluğuyla alınmıştır. Yönetici ... kendi ibrasında oy kullanmış ise de sahip olduğu oy çıkarıldığında dahi kalan oylar itibariyle ibra kararı, gerekli karar nisabı ile alınmıştır. Bu durumda toplantıda hazır bulunan davacının, genel kurul kararının iptalini isteyebilmesi için olumsuz oy vermesi ve oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirmesi zorunludur. Ancak davacının 4 nolu gündem maddesine ilişkin yapılan ibra oylamasından sonra TTK'nın 446/1. maddesi gereğince usulüne uygun bir muhalefet şerhi veya muhalefet şerhi anlamına gelebilecek bir beyanda bulunmadığı gözetildiğinde iptali istenen 4 nolu genel kurul kararı yönünden mahkemenin davacının iptal davası açma hakkının olmadığı şeklindeki kabulü yerindedir. 4.Davaya konu genel kurulun 5 nolu maddesinde şirket müdürlerinden ...'ın görevden azli ile yeni müdür atanması görüşülmüş olup, oyçokluğuyla müdür ve müdürler kurulu başkanının azli talebinin reddine, azil kararı verilmediğinden yeni müdür seçimi ile ilgili görüşme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. TTK 630/1. maddesi uyarınca, şirket genel kurulu şirket müdürlerini her zaman görevden alabilir. Bununla birlikte TTK'nun 616/1-b maddesinde, müdürlerin atanmaları konusundaki yetkinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduğu kabul edilmiştir. Aynı maddede, müdürlerin görevden alınmaları konusundaki yetkinin de genel kurula ait olduğu belirtilmiştir. Somut olayda davacı, davalı şirket müdürünün görevden azli ile yeni müdür atanması talebinin reddine ilişkin karara karşı, yıllık faaliyet raporları ile bilanço, kar/zarar hesaplarının usulüne uygun olarak hazırlanmayıp, paydaşların incelemesine hazır bulundurulmamasını ve azlin gerekliliğine ilişkin hususların gizlenmesini itiraz sebebi olarak göstermiş ise de iddialarını ispat edecek mahiyette herhangi bir somut delil sunmadığından mahkemece 5 nolu genel kurul kararının iptali isteminin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2025