İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1708 E. 2019/3948 K. – boşanma
Konu: boşanma
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1708
- Karar No
- 2019/3948
- Karar Tarihi
- Konu
- boşanma
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1099 Esas KARAR NO : 2025/165 Karar DAVA : Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 24/02/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: hisse sahibi olup yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olduğunu, yönetim kurulu, müvekkili ...... ile boşanmakta olduğu eşi .......'dan müteşekkil olduğunu, ...... tarafından müvekkiline, Büyükçekmece ...... Aile Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açıldığını, taraflar arasında bu sebeple husumet bulunduğundan yönetim kurulunun toplanamadığını ve hiçbir suretle karar alınamadığını, bu husumet nedeniyle genel kurul davetiyesinin de çıkarılamayacağının aşikar olduğunu, yönetim kurulunun yetki alamaması ve maaş ödemek gibi en basit işlemleri dahi yapamayacak hale gelmesi tehlikesi karşısında, işbu dilekçe ile müvekkiline, genel kurulu olağanüstü toplantıya davet yetkisi verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket temsil kayyımı ...... sunduğu cevap dilekçesinde; Öncelikle belirtmek gerekir ki şirket ortakları ..... ile ..... arasındaki Büyükçekmece ...... Aile Mahekemesi'nin ...... esas sayılı dosyasında derdest boşanma davası işbu yargılama dosyasına intikal ettiğini, Mezkûr dosyanın kapsamı, mahiyeti ve içeriği incelendiğinde, dosyanın oldukça geniş kapsamlı iddia ve savunma sebeplerini içerdiği; söz konusu kişiler arasında ciddî bir çekişmeli boşanma sürecinin yaşandığının görüldüğünü, zikredilen boşanma dosyası kapsamında yargılamayı gerektiren ve kapsamlı bir tahkikat aşamasına konu olabilecek iddialar ileri sürüldüğünü, bu sebeple söz konusu boşanma yargılaması nedeniyle taraflar arasında önemli düzeyde bir çekişmenin ve anlaşmazlığın mevcut olduğu sarih biçimde ortada olduğunu, elbette boşanma yargılamasının nasıl bir seyirde ilerleyeceğini öngörebilmenin mümkün olmadığını, şu an itibariyle tahkik edilmeyi gerektiren ciddî iddiaları barındıran ve yıllara sari olması da ihtimâl dâhilinde olan bir boşanma yargılamasının mevzuubahis olduğunu, yargılamaya ilişkin olayda, "yönetim kurulunun devamlı toplanamaması" vakıasının, olayda somut biçimde gerçekleştiği hususunun inceleme konusu olduğunu, bu noktada Büyükçekmece ...... Aile Mahekemesi'nin ...... esas sayılı dosyasında derdest boşanma davası nedeniyle, bu boşanma davasının tarafları, aynı zamanda işbu yargılamaya konu şirketin hissedarları arasında ortaya çıkmış olan husumetin, aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun 410. maddesinin ikinci fıkrasındaki "yönetim kurulunun devamlı toplanamaması" koşul vakıasının somut biçimde gerçekleşmesi için yeterli olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, üzerinde durulması gereken diğer bir konunun, olağanüstü genel kurul yapılması talebinin son çare olup olmadığı olduğunu, davacının başka hukukî yollara başvurma imkânı varken, bunları tüketmeden şirketin olağanüstü genel kurul yapılmasını istemesi durumunda, talebinin reddedilmesinin gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için yeterli sebep teşkil edip etmediği hususunun, huzurdaki davaya konu somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi ve Sayın Mahkemece olası diğer bir çözüm yoluna hükmedilmesinin söz konusu olabileceğini, Mahkemece dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davalı şirketin defter ve belgeleri üzerinde, ve özellikle Büyükçekmece ...... Aile Mahkemesi'nin ...... sayılı dosyası bakımından yapacağı inceleme neticesinde olağanüstü genel kurul yapılması için gereken şartların oluşup oluşmadığını araştırma imkânı söz konusu olacağını, taraflar arasındaki boşanma davasından kaynaklanan husumetin iddia edildiği kapsamda olmamasının ve olağanüstü genel kurul yapılmasına ihtiyaç bulunmamasının anlaşılması hâlinde, davanın reddine, keza olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının son çare olup olmadığı hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini davalı şirket adına temsil kayyımı olarak talep etmiştir. Dava dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 sayılı TTK' nın 410/2. maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağrıya izin istemine ilişkindir. Davalı şirketin sicil kaydının incelenmesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil numaralı, ..... Mah. ..... Yolu Cad. No: 12 Esenyurt/İSTANBUL adresinde sicilde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 412. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. TTK'nin 410, 411 ve 412. maddeleri anonim şirketin olağanüstü genel kurulu toplantıya çağırmasına izin verilmesine ilişkin esasları düzenlemektedir. TTK'nın 410. maddesi "(1)Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler. (2) Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." şeklindedir. TTK'nın 411. maddesi "(1) Sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri, yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul zaten toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler. Esas sözleşmeyle, çağrı hakkı daha az sayıda paya sahip pay sahiplerine tanınabilir.(2) Gündeme madde konulması istemi, çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasına ilişkin ilan ücretinin yatırılması tarihinden önce yönetim kuruluna ulaşmış olmalıdır. (3) Çağrı ve gündeme madde konulması istemi noter aracılığıyla yapılır. (4) Yönetim kurulu çağrıyı kabul ettiği takdirde, genel kurul en geç kırkbeş gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılır; aksi hâlde çağrı istem sahiplerince yapılır." şeklindedir. TTK 412. maddesi "Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedildiği veya isteme yedi iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin başvurusu üzerine, genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi karar verebilir. Mahkeme toplantıya gerek görürse, gündemi düzenlemek ve Kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atar. Kararında, kayyımın, görevlerini ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamaya ilişkin yetkilerini gösterir. Zorunluluk olmadıkça mahkeme dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Karar kesindir." şeklindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 396. Maddesine göre “kayyım”, “vasi” gibi bir vesayet organı olup 403/2. maddesine göre, “Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.” Kayyımın görev ve yetkilerinin sınırları hangi iş için atanmış ise o iş ile sınırlı olup kural olarak genel temsil yetkisine sahip değildir. Uygulamada ve öğretide kayyımlık türleri, TMK düzenlemelerine göre temsil kayyımı (TMK, m.426), yönetim kayyımı(TMK, m.427) ve isteğe bağlı (iradî) kayyım (TMK, m.428) olmak üzere üçlü bir ayrıma tabi tutulur. Ancak bazı kaynaklarda TMK 428. Madde kapsamında düzenlenen isteğe bağlı kayyım atanması, yönetim kayyımının bir alt türü olarak kabul edilmektedir. 6102 sayılı TTK'nın anonim şirketlerde genel kurulun toplanmasına ilişkin çağrı usulünü düzenleyen 410. Maddesinde; genel kurulun, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabileceği, tasfiye memurlarının da görevleri ile ilgili konular için genel kurulu toplantıya çağırabilecekleri, yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı düzenlemesi bulunmaktadır. Bilindiği üzere TTK'nın 412. maddesi, madde başlığı da gözetildiğinde, anonim şirketlerde genel kurulun toplantıya çağrılmasına mahkemece izin verilmesi halini düzenlemektedir. Maddede de belirtildiği üzere, mahkemece bu yoldaki istem yerinde görülürse, gündemi düzenlemek ve genel kurul çağrısı yapmak üzere pay sahipleri adına bir kayyım atanmalı ve kararda kayyımın görev ve yetkilerinin gösterilmesi ile yetinilmelidir. Diğer bir söyleyişle atanan kayyım, mahkemenin değil pay sahiplerinin adına görev ifa etmelidir. Kanuni düzenleme, genel kurulu toplantıya çağıran süjenin mahkeme olmayıp pay sahipleri adına hareket edecek olan kayyım olduğunu belirlemektedir. Davacı .......'ın davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu dikkate alınarak, menfaat çatışması olmaması için davalı şirkete bu dosyayla sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanmıştır. Davacı vekili 10.01.2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanı, başkan vekili ve üyelerinin seçimi için olağanüstü genel kurula çağrılmasının talep edildiği görülmüştür. Davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde; yönetim kurulunun 2 kişiden oluştuğu, davacının yönetim kurulu başkanı, dava dışı (davacı eşi) ......' ın yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür. Yine, davacının ve dava dışı eşi .....' ın davalı şirkette pay sahibi(ortak) olduğu da görülmüştür. Davacı ile dava dışı eşi ...... arasında, boşanma davasından kaynaklı yönetim kurulunun toplanamaması ve şirketin yönetimi ile ilgili karar alınamamasından dolayı ihtilaf bulunmaktadır. Bu sebeple yeni bir yönetim kurulu seçimi için, davacı mahkemeden (gündemi belirleyerek) genel kurula çağrı için izin talep etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 364/1. maddesine göre; yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 408/2-b. maddesine göre; Anonim ortaklıklarda yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları genel kurulun devredilmez yetkileri arasındadır. Bu maddeler kapsamında, yönetim kurulu üyesinin görev süresi devam ederken genel kurul kararıyla görevden alınması mümkündür. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.05.2019 Tarih ve 2018/1708 E. - 2019/3948 K. sayılı ilamı) Somut olayda: davalı şirketin yönetim kurulu tarafından, genel kurula çağrılması mümkündür. Ancak, iki kişiden oluşan davalı şirket yönetim kurulu üyeleri (başkan ve üye) arasında çekişmeli boşanma davası Büyükçekmece ...... Aile Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında devam etmektedir. Yine, Büyükçekmece ....... Aile Mahkemesinin ...... E. sayılı dosyasında da mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı davası devam etmektedir. Dosya içerisine celp edilen Büyükçekmece Aile Mahkemelerindeki değişik iş dosyaları içeriğinden de anlaşıldığı üzere; 6284 sayılı yasa kapsamında davacının, dava dışı eşi ......' ın iş yerine yaklaşmaması şeklinde 30.07.2024, 02.09.2024, 03.10.2024 ve 05.11.2024 tarihli koruma kararlarının mevcut olduğu ve yine dava dışı eş ......' ın koruma taleplerinin devam ettiği görülmüştür. Bu haliyle davalı şirket yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması halinin fiilen mevcut olduğu, davacı ortağın talebinin 6102 Sayılı TTK' nın 410/2. maddesindeki şartları taşıdığı, şirketin zorunlu organı olan yönetim kurulu başkanı, başkan vekili ve üyelerinin seçimi ile görev sürelerinin belirlenmesi için pay sahibi davacının genel kurula çağrı için talepte bulunması açısından hukuki yararının olduğu kabul edilmiş ve gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere re'sen Doç. Dr. ...... ' nın kayyım olarak atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-DAVACININ DAVASININ KABULÜ İLE; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil numarasına kayıtlı ..... EĞİTİM HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin, genel kurul toplantısının yapılması için toplantı çağrısını yapmak ve yönetim kurulu başkanı, başkan vekili ve üyelerinin seçimi ile görev sürelerinin belirlenmesi hususunun görüşülmesi konularında gündemi düzenlemekle sınırlı görevli ve yetkili olmak üzere Doç. Dr.......'nın kayyım olarak ATANMASINA, 2-Atanan kayyıma bir defaya mahsus olmak üzere şirketin büyüklüğü yapılacak işin niteliği emek ve mesai gözetilerek 5.000,00-TL ücret takdirine ve bu ücretin daha sonra davalı şirketten alınmak üzere davacı tarafça yatırılmasına, kayyım ücreti yatırıldığında kararın kayyıma tebliği ile görevine başlamasına, 3-Atanan kayyım için yatırılan ücretin, karar gereğinin yerine getirildiğine ilişkin kayyım raporunu sunmasından sonra kendisine ödenmesine, 4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 916,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen temsil kayyım ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 15.402,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 6-Davanın mahiyeti dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Dair; TTK 410, 412. maddeleri gereğince KESİN olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle karar verildi. 24/02/2025 Başkan ..... ¸e-imzalı Üye ...... ¸e-imzalı Üye ..... ¸e-imzalı Katip ..... ¸e-imzalı