Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/991 E. 2018/5119 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/991
Karar No
2018/5119

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1124 KARAR NO:2025/451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2017/289 KARAR NO:2018/1416 KARAR TARİHİ:26/12/2018 DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:30/04/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/10/2016 tarihinde davalının adresinde bulunan işyerinde taşımacılık için kullandığı ... plakalı otobüs için 1.950,00TL akaryakıt, 50,00TL ... ve 1.080,00TL şanzuman, deftansiyel, roterdar, hava filtreleri, motor yağı, mazot filtreleri, separlar olmak üzere komple yakıt ve yağlanma olmak üzere toplamda 3.085,00TL kredi kartı ile ödeme yaparak davalı şirketten hizmet aldığını, alınan hizmetten yaklaşık 5 gün sonra Kadıköy/Göztepe mevkiinde yolcu indirme sırasında araçtan ses ve yağ kokusu geldiğini fark edilince aracın alt kısmına baktığında karter muhafazasının altından yağ aktığını görmesi üzerine aracı aynı yerde istop edip ilave otobüs temin ederek yolcuları transfer ettiğini, bu esnada davalı tarafa telefon vasıtası ile ulaşarak haberdar ettiğini, ancak davalı tarafın yetkilisinin tamire gelinemeyeceğini bildirmesi üzerine özel olarak temin edilen usta tarafından tamir istediğini ve aracın kartel muhafazası açıldığında şanzuman tapasının iyi sıkılmadığından dolayı gevşeyip çıktığı ve muhafazanın içinde olduğu, neticesinde yağ akımından dolayı bu olayın meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu olayın kasdi olmadığını, ancak ihmal olduğunu, bu ihmalin neticesine müvekkilinin katlanmasını beklemenin hem etik açıdan hem de hukuki açıdan haksızlık olduğunu, şanzımanın yağsız kalmasından dolayı zarar oluştuğunu, bu neticeden sonra davalı tarafın şifahen tüm mağduriyetinin giderileceğini beyan ettiğini hatta davalı şirket yetkilisi ... tarafından da aracı kontrol etmesi için bir usta gönderildiğini, gelen ustanın da şanzımanın yağsız kalmasından dolayı bu arızanın meydana geldiğini tespit ettiğini, buna ilişkin ... isimli ustanın kendi beyanlarının tutanak haline getirildiğini, daha sonra davalı şirket yetkilisi ...in müvekkilinden parça fiyatlarını araştırması ve kendisine bilgi vermesinin istediğini, akabinde kendisi ile iletişime geçildiğini ve parça fiyatlarının bildirildiğini ancak bu aşamadan sonra yardımcı olunamayacağının söylendiğini, müvekkilinin Kadıköy ...Noterliği'nin 16 Ocak 2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı tarafından zararın karşılanması için talepte bulunduğunu, 18/01/2017 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen müvekkiline dönüş sağlanmadığını, olaydan sonra aracın müvekkil tarafından tamir ettirildiğini, ancak aracın çalışması gerektiği için acilen spot parçaları temin etmek zorunda kaldığını, müvekkilin acileyit olduğu için ve maddi durumunun el vermemesi nedeniyle orjinal parçaları alamadığını, faturalarda sunulan parçaların spot olarak temin edildiğini, bu nedenle faturalardaki parçaların orjinal fiyatlarının da ... Oto... A.Ş'den sorulması gerektiğini, faturalar haricinde ayrıca 2.714,00TL'ye debriyaj seti alındığını, orjinal parçaların takılamaması nedeniyle müvekkili zararının daha fazla olduğunu, müvekilinin bu olaydan dolayı hem zaman kaybettiğini hem maddi hemde manevi olarak zarara uğradığını, arızalanan aracın parçaların temini için akrabasının düğününü erkenden terk etmek ve gece geç saatte arızadan dolayı parça temeni ile ilgilenmek zorunda kaldığını, ayrıca araç arızasından dolayı müşterilerini başka bir araca bindirmek zorunda kaldığını, bu nedenlerden dolayı söz konusu ayıplı hizmet nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın temini için iş bu davayı açmanın zorunlu hale geldiğini beyan ederek; kusurlu hizmet nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.574,00TL maddi ve 3.000,00TL manevi tazminatın 18/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz iddialarla açıldığından reddinin gerektiğini, meydana gelen arızadan müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu olmadığın, davacının davaya konu arıza meydana gelmeden 1 hafta önce müvekkili şirkete ait akaryakıt istasyonuna geldiğini, ... plakalı araç için talep ettiği yakıt ve yağlama hizmetlerinin titizlilikle müvekkili şirket çalışanları tarafından yerine getirildiğini, davacının bir zarar alacağının olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının beyan ettiği olayın, olağan hayat koşullarında kabul edilemez nitelikte olduğunu, şayet söz konusu olay davacının beyan ettiği şekilde şanzuman tapasının iyi sıkılmamasından kaynaklanmış olsa idi davacıya ait yolcu taşımacılığında kullanılan aracın, yağ dolumu işleminden hemen sonra motorun çalışması ile oluşan basınç sonucu motorun çalışır çalışmaz tıpayı atacağını ve işbu halde söz konusu otobüsün on metre dahi gidemeyeceğini, akaryakıt istasyonundan çıkmasının bile mümkün olamayacağını, 1 hafta boyunca aracın kullanılamayacağını, araçta meydana gelen hasar eğer gerçekse davacı tarafından gerçekleştirildiğini, nitekim davacının gerçekten böyle bir mağduriyeti olsa tazminat talebi yerine delil tespit davası açarak iddialarını ispatlayacak delillerin tespitini talep etmesi gerektiğini, ancak davacının hukuk sisteminin kendisine tanıdığı bu olanaktan yararlanmadığını, gerçek zararın tespitini değil, arıza sonrasında kendi ustasına yaptırdığı tamir masraflarını hukuken geçerli olmayan faturalarla müvekkili şirketten talep ettiğini, halbuki söz konusu olay meydana geldikten çok sonra davacının, müvekkili şirketi araıp bir usta talep ettiğini, müvekkili şirketçe gönderilen ustanın ise davacı şirkete ait araca yalnızca yağ eklemesi yaptığını, davacının da işbu eklenen yağın müvekkili şirketten karşılanmasını talep etmesi üzerine şirket yetkilisi ... beyin davacının talebini kırmadığını, davacıdan para almadığını, arıza tarihinde davacıya ait otobüste ne kadarlık bir hasar meydana geldiği ancak o tarihte yapılacak bir delil tespiti ile mümkünken davacı oluştuğunu iddia ettiği zarar miktarını ispat edici hiçbir delil sunamamakla birlikte yalnızca kendi ustasından almış olduğu yedek parça servis faturaları sunduğunu, davacının işbu masraflarının müvekkil şirketçe verilen hizmetler sonucunda oluşup oluşmadığına ilişkin olarak faturalarda hiçbir ibare yer almamakla birlikte müvekkil şirketten kaynaklanma olasılığının ise açıklanan sebeplerle olağan hayat koşullarında mümkün olmadığını, tazminat davalarının davacıyı zenginleştirecek nitelikte değil zararı giderecek nitelikte olması gerektiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşme kastıyla hareket ettiğini, davacının hukuken geçerli olmayan faturalar ile 28.574,00TL maddi ve 3.000,00TL manevi olmak üzere oldukça faiş miktarlarda tazminat talebinde bulunduğunu, söz konusu arızayı adeta bir fırsata çevirerek haksız kazanç elde etme gayesi içinde olduğunu, davacı tarafından değiştirilen/onarılan parçaların öncesinde orijinal veya sağlam olduğunun kanıtlanması gerektiğini, aksi halde soyut iddialara dayalı talebin kabulünün hukuk ve hakkaniyetle bağdaşmayacağını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "...Davacı, davalı servisin otobüsün şanzuman tapasının iyi sıkılmadığından gevşeyip çıktığı, yağın boşaldığı, böylece şanzumanın zarar gördüğünü, bu ayıplı hizmetten zarar gördüğünü, bu ayıplı hizmetten dolayı 28.574,00TL zarara uğradığını iddia etmektedir.Dava konusu ayıplı hizmetten dolayı uğranılan maddi manevi zararın ifası talebidir.Davalının dava konusu hizmette kusurlu olup olmadığı, kusurluysa davacının otobüsünün bu ayıplı hizmetten nekadar zarar gördüğünün tespiti açısından dosya araç tamir/bakım konusunda uzman makina mühendisi bilirkişye tevdi edilmiş, bilirkişinin kök ve ek raporu usul yasaya uygun denetime elverişli olduğundan Mahkememizce kabul edilmiştir.Dava konusu araçta, şanzumanda meydana gelen zarar, şanzuman tapasının iyi sıkılmadığından yağın boşalmasından kaynaklı olduğundan kusur, yağ değişimi yapan davalı şirkete aittir.Davacının herhangi bir kusuru söz konusu değildir.Ayrıca teknik bilirkişinin tespitleri doğrultusunda araçtaki debriyaj baskı balata arızasının, şazuman tapa gevşemesiyle ilgisi bulunmadığından baskı balata değişim işleminden davalı sorumlu değildir.Davacının şanzuman tapasının gevşek sıkılması ve şanzumanın zarar görmesinden kaynaklı zararın 8.960TL olabileceği kanaatine varılmış fazlaya ilişkin maddi tazminatın reddine, ayrıca araçta değer düşüklüğünün aracın yaşı itibariyle söz konusu olamayacağı ve manevi tazmita konu bir eylem olmadığından davacıda manevi olarak acı elem, ızdırap içinde olduğunu ispatlayamadığından manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerçek kişi olan davacının ticari işletme sahibi olup olmadığı belli olmadığı gibi dava konusu uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğini de taşımadığından davanın görev nedeniyle usulden reddi gerektiğini, cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek iddiaların mesnetsiz olup reddi gerektiğini, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsel esaslara göre düzenlenmediği gibi varlığı ileri sürülen zarara ilişkin teknik (makine mühendislik) bilgileri de içermediğini, kök bilirkişi raporunda "bir tapanın gevşemesi uzun bir zaman alabilir" denilerek mühendislik bilgisine dayanmayan varsayıma (tahmine, olasılığa) dayalı ifadelere yer verildiğini, şanzıman yağıyla ilgisi bulunmayan antifriz faturasının hesaba dahil edildiğini, ... başlıklı faturanın şanzıman yağı eksilmesiyle ilgisinin açıklanmadığını, ... AŞ tarafından düzenlenen faturada yer alan 28 kalem yedek parçadan hangilerinin şanzıman yağı eksilmesinden kaynaklanan arızanın onarılması için kullanılmadığının değerlendirilmediğini, 1.180,00 TL işçilik faturası uygun olup olmadığının açıklanmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarını içeren eksiklikler giderilmeden, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hukuka aykırı karar verildiğini, dava konusu araba arızası nedeniyle gerçekleşen hasar ile müvekkili şirket veya çalışanlarının fiilleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmamakla beraber, müvekkili şirketin işbu hasardan sorumlu olmadığını, dava konusu uyuşmazlığın ticari niteliği bulunmadığından ticari faiz uygulanamayacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, ayıplı hizmet verilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; hangi mahkemenin görevli olduğu, dava konusu hasarın hangi nedenden kaynaklandığı, oluşan zarardan davalının kusur ve sorumluluğunun olup olmadığı ve zararın miktarı noktalarında toplanmaktadır.Dairemizce yapılan araştırmada, davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde... ticaret sicil numarası ile kayıtlı ... Taşımacılığı ticaret unvanı ile şahıs şirketi olup tacir olduğu tespit edilmekle, her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan işbu davada görevli mahkeme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, davalının görev yönünden itirazları yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça, yolcu taşımacılığında kullanılan ... plakalı otobüs için davalıdan yakıt ve yağlama hizmeti alındığı ancak verilen hizmetin ayıplı olması nedeniyle otobüste hasar oluştuğu iddia edilerek, meydana gelen zararın tazmini talep edilmiş, mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı akaryakıt istasyonuna ilişkin ... A.Ş. nezdinde sigorta poliçesinin olması nedeniyle, hasara uğrayan araç yönünden yapılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen raporda; hasarın yakın sebebinin 3.şahıs aracına yapılan yağ değişimi sırasında şanzıman tapasının yeterince sıkılmaması / boş bırakılması / personel ihmali ve kusuru sonucu araç maddi hasarı olarak belirlendiği ve poliçede hasarın oluş şekline ilişkin teminat bulunmadığından, talebin teminat dışı olduğu belirtilmiştir.Yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan kök raporda; davalının sigorta şirketi ... Sigortanın görevlendirdiği eksperin aracı, olayı, şahitleri, parça ve işçilik tedarikçilerini inceleyerek hasarın beyanla uyuştuğunu tespit ettiği, olayın vuku bulduğu tarihte ve onarım arefesinde yapılan kontrollerde hatta parça siparişi ön araştırmalarında davalı tarafın bir usta yönlendirdiği, çekilen renkli fotoğraflarda şanzıman içinde bulunan mil, dişli ve diğer elamanların yağsız ortamda çalıştıklarının net bir şekilde görüldüğü, şanzıman yağının şanzıman gövdesine ve tapaya tatbik eden yüksek bir basınç oluşturmayacağı, dişliler ve elemanların bir yağ banyosu içinde döndükleri, tapa gevşemesinin yağ basıncından değil motor vibrasyonundan gerçekleşeceği, bu nedenle elle sıkılmış ama yeterince torklanmamış (el aleti ile uygun sıkılıkta sıkılmamış) bir tapanın gevşemesinin zaman alabileceği, yapılan görüşmelerde şanzıman sökme takma ve revizyonunu yapan ... konuşulduğu ve onarımın teyit edildiği, onarım için tedarik edilen parçaların alındığı ... Firmasından ... Beyle konuşulduğu ve parçaların kendilerinden alındığı, alınan parçaların orijinal olmadığı, parçaların markasının "..." olduğunun öğrenildiği, bu markanın İtalya'da faaliyet gösteren şanzıman ve transfer parçalar üretimi yapan bir firma olduğu, yapılan araştırmada ...'in yanı sıra ... kullanan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi bilinen markaların şanzıman ve aktarma parçalarını ürettiğinin tespit edildiği, aracın 6 yaşında olduğu, evrak üzerinden tespit edilememiş olsa da 300.000 km üzerinde olmasının muhtemel olduğu, debriyaj baskı, balata parçalarının fren balatası gibi sarf grubu parçalar olup olağan değişim zamanının geldiği, dosyadaki resimlerden debriyaj balatasında aşıntı görüldüğü, kusurun tamamen yağ değişimini yapan davalı firmaya ait olduğu, davacının alacağı hizmetin ödemesini yapmış olmakla yükümlülüğünü tamamen yerine getirdiği, şanzıman sökme-takma ve dağıtma-toplama işlemleri için ihtiyaç olan sürenin 3 gün olduğu, davalının ilk müdahalede bilabedel koyduğu şanzıman yağı ile alakalı alacağı olmadığı, davacının aracındaki tapa gevşemesi kaynaklı hasar ile debriyaj baskı balata grubunun alakası olmadığından 04/10/2016 tarihli ... seri nolu KDV dahil 2.714,00 TL tutarındaki fatura sebebiyle davacı talebinin mesnetsiz olduğu, davacının aracına yapılan işçilik için ... firmasından alınmış ... seri nolu 23/10/2016 tarihli 1.180,00 TL tutarlı işçilik faturası, ... Otomtiv'den alınan 23/10/2016 tarihli ...-... seri nolu 7.600,00 TL tutarlı parça faturası ile yine ... Otomotiv'den alman 24/10/2016 tarihli ... seri nolu 180,00 TL tutarlı antifriz faturasının toplamı 8.960,00 TL tazminat taleplerinin uygun olduğu, şanzıman onarımında kullanılan parçalar orijinal olmasa da kullanılan yan sanayi parçalar uluslararası yeterliliği olan bir firmanın parçaları olup yüksek km yapmış bir aracın çalışan mekanik aksamını yenilemede kullanıldığı, parçaların sıfırlandığı ve ithalatçı tarafından 13/06/2014 tarihli Resmi Gazete yayımlanan Garanti Yönetmeliği Ek-1 10 numaralı madde içeriğine göre garanti kapsamında olduğu, 6 yaşında, yüksek km'li davacı aracının şanzıman aksamı yenilenmiş olup mekanik iyileştirme gördüğü, değer kaybı olmadığı, 2.714,00 TL tutarlı debriyaj seti faturası, davacının kendi isteğiyle değişmiş olup hasarla alakası olmadığı, bu nedenlerle davacının 8.960,00 TL tutarlı zararının davalı tarafından tazmininin gerektiği hususlarında kanaat bildirilmiştir.Taraflarca kök rapora itiraz edilmesi üzerine itirazlarının giderilmesi amacıyla alınan ek raporda; kusurun tamamen yağ değişimi yapan davalı firmaya ait olduğu, şanzıman sökme, takma ve dağıtma toplama işlemleri için ihtiyaç olan sürenin 3 gün olduğu, davalının ilk müdahalede bilabedel koyduğu şanzıman yağı ile alakalı alacağı olmadığı, davacının aracındaki tapa gevşemesi kaynaklı hasar ile debriyaj baskı balata grubunun alakasının olmadığı, bu nedenlerle kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin, hasar miktarına yönelik hesaplamaların aynen geçerli olduğu hususlarında kanaat bildirilmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2018 tarih 2016/991 E. 2018/5119 K. sayılı kararında; "...6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda, tarafların tacir olduğu anlaşıldığına ve davalı da verilen hizmetin ayıplı olduğunu iddia ettiğine göre bu ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği dava konusu olayın sonuçlandırılması açısından önem arzetmektedir..." denilmiştir. Satılan mal ve ya verilen hizmetin ayıplı olduğu teslim sırasında belli ise iki gün içinde ihbar edilmesi, aksi halde sekiz gün içerisinde gerekli muayene yapılarak/yaptırılarak ayıplı olduğu takdirde ihbar edilmesi gerekmektedir. Somut olayda hizmetin 09/10/2016 tarihinde verildiği, hasarın 16/10/2016 tarihinde meydana geldiği, aynı tarihte davalıya bildirildiği ve açık bir ayıp söz konusu olmadığından ayıp ihbar süresine uygun olarak ihbar yapıldığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesinde "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir."6098 sayılı TBK'nın 112.maddesinde; "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."TBK'nın 113.maddesinde; "Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır."TBK'nın 114.maddesinde; "Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır."TBK'nın 50.maddesinde; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. "TBK'nın 51/1.maddesinde; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmü yer almaktadır.Somut olayda; davalı tarafça verilen yağ değişimi hizmeti sırasında şanzıman tapasının yeterince sıkılmaması sonucu dava konusu araç hasarının meydana geldiği anlaşılmakla olay nedeniyle davalının kusurlu olduğu gerek ekspertiz incelemesi gerekse bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmiştir.Ayrıca bilirkişi raporunda talep edilen her bir hasar kalemi yönünden ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılmış, hasarla bağlantılı olan talep kalemleri değerlendirilmiş, bedellerin rayice uygun olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davalı tarafın olay nedeniyle illiyet bağı, kusur ve hasar bedeline yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir.Tarafların tacir olduğu, davaya konu alacağın ise tacirler arası sözleşmeden kaynaklandığı, davalı tacirin borcunun faizin doğduğu tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 19/1 madde hükmü uyarınca ticari nitelik gösterdiği, tacirler arası sözleşmenin aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde olduğu, tacirin ticari işlerde temerrüt faizi oranını düzenleyen 3095 sayılı Kanun'un 2/2. madde hükmü uyarınca avans oranında faiz isteme hakkını haiz olduğu gözetilerek, kabul edilen alacağa avans faizine hükmedilmesi de yasal düzenlemelere uygundur.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 153,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/991, K. 2018/5119, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-991-e-2018-5119-k-872c348924dd