Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2016/831 E. 2019/594 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2016/831
- Karar No
- 2019/594
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/780 KARAR NO: 2024/686 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/954 KARAR NO: 2023/135 KARAR TARİHİ: 15/02/2023 TALEP: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 15/05/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ortaklık yapısının ...'nın %52,77 hisse oranı 63.330.000,00 TL hisse tutarı, ...'nın ise %47,23 hisse oranı 56.670.000,00 TL hisse tutarı olmak üzere 120.000.000,00 TL şeklinde olduğunu, şirketin petrokimya ürünleri ithalatı, dağıtım ve finansmanı olmak üzere öncelikle bu sektörde faaliyet gösterdiğini ve hızla büyümeye devam ettiğini, ülkemizde tüm sektörlerde ciddi bir yavaşlama söz konusu olup, zincirleme etkiyle nakit dolaşımı ve iş hacminin ciddi derecede azaldığını, davacı müvekkilinin de bu ortamdan, gelişmelerden olumsuz şekilde etkilendiğini, bu nedenle konkordato talep edilmesinin zorunlu olduğunu davacı müvekkilinin konkordato talebinde bulunduklarını beyan ederek yapılacak yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "Gebze ATM'nin 2020/163 E- 2021/630 Karar sayılı kararı ile davacı şirket hakkında 16/08/2021 tarihinde tasdik kararı verildiği, anılan kararın Sakarya BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2022 tarih, 2021/1967 Esas, 2022/281 Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dosya Gebze ATM'nin 2022/147 Esasına kaydedilmiş, anılan dosyada yetkisizlik kararı sonucu dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilmiştir. Mahkememizce dosyada alınan mevcut raporların hükme esas alınmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla konkordato tasdik şartları ve teminat konusunda inceleme ve rapor tanzimi için dosyanın Prof. Dr. ... ve SMMM ...'a tevdiine karar verilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlene raporda, komiser tarafından rayiç değerler esas alınarak düzenlenen 30.06.2021 tarihli bilançoda Şirket'in öz kaynaklarının (+) 91.930.790,80 TL olarak hesaplandığı, buna göre, Şirket'in, borca batık durumda olmadığı, Tasdik şartları bakımından, teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmadığının Komiser tarafından hesaplanmadığı, gelinen noktada tasdik koşullarının değerlendirildiği bilançonun 30.06.2021 tarihli bilanço olduğu, Şirkete ait malvarlığının (stok, demirbaş, taşınmaz, taşıt vs.) rayiç değerinin de Haziran, Temmuz ve Ağustos/2021'de düzenlenen bilirkişi raporlarına göre tespit edildiği, buna göre bugün itibariyle teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmadığını değerlendirmenin mümkün olmadığı, zira Şirket'in malvarlığının son durumunun bilinmediği, Revize projede tüm kaynaklarla ilgili bir değerlendirme yapılmadığı ve revize proforma gelir ve nakit akış tablosuna yer verilmediği, buna göre ön projedeki kaynaklar ile proforma gelir ve nakit akış tablosuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği, Komiser tarafından sunulan gerekçeli raporun dokuzuncu sayfasında ön proje, onuncu sayfasında ise revize projeye ilişkin değerlendirme yapıldığı, ancak kaynaklar bakımından yapılan değerlendirme ön projenin esas alındığı, Şirket'in ön projedeki teklifinin, “tasdik kararından itibaren 48 ayda ödeme” iken revize projedeki ödeme teklifinin “24 ay ödemesiz dönemden sonra 60 ay eşit taksitler halinde ödeme” şeklinde olduğu, buna göre daha uzun bir ödeme teklifi öngörüldüğü, ancak proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunda ise yeni ödeme teklifine göre revize yapılmadığı, zira ön projedeki tabloların, ön projedeki teklife göre, 2020'den 2023 tarihine göre düzenlendiği, ancak revize projedeki teklifin toplam 84 ay (yani yedi yıl) olduğu göz önüne alındığında, olası tasdik tarihinin 2021 kabul edilerek proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunun 2029 yılına kadar olacak şekilde düzenlenmesi gerekirken Komiser tarafından hazırlanmış gerekçeli raporda bu yönde tespitler bulunmadığının müşahede edildiği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.08.2021 tarihli tasdik kararının istinaf incelemesinde kaldırılmamış olması varsayımında dahi revize projede ödemesiz dönem olarak öngörülen 24 ay henüz geçmemiş olduğundan, mahkemeden mevcut ön projeye göre tekrar 24 aylık ödemesiz bir dönem talep edilmesinin yerinde olmadığı, teklifin bu yönüyle revize edilmesi gerektiği, bunun yanı sıra, taşınmazların rayiç değerlerine göre kaynaklar bakımından bir tablo hazırlanarak en yakın bilançoya göre borç toplamının belirlenmesi ve bir önceki paragrafta belirtildiği üzere proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunun da ödeme teklifine göre düzeltilmesi gerektiği, netice olarak, mevcut verilerle, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartı bakımından bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, alacağı toplamı 55.862.140,08 TL olan 17 alacaklının konkordato teklifini kabul ettiği, alacağı toplamı 6.752.021,90 TL olan 27 alacaklının ise konkordato teklifini reddettiği, buna göre adi alacaklar bakımından İİK'nın 302'nci maddesinde öngörülen çoğunluk koşulunun sağlanmış olduğu, İstinaf kararında işaret edilen beş alacaklının ret oyu verdiğinin kabul edilmesi halinde teklifi kabul eden toplam alacaklısı sayısının 12, alacakları toplamının ise 50.878.616,34 TL olacağı, toplam 62.614.161,98 TL alacağa göre kabul oyu verenlerin alacakları toplamının oranının ise 9681,25 olacağı, buna göre toplam beş alacaklının oyu olumsuz kabul edilse dahi “alacaklıların dörtte biri ve alacakların üçte ikisi” şeklindeki çoğunluğun sağlanmış olacağı, Teminata bağlanması gereken bir alacağın bulunmadığı, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 10.08.2021 tarihli ara karar ile harçların yatırılması için süre verildiği, verilen süre içinde harcın yatırıldığı, buna göre ayrıca bir harç hesaplaması yapılmadığı, Rehinli alacaklar bakımından İİK m. 308h/IlI'de öngörülen çoğunluğun sağlandığı belirtilmiştir. Dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, İİK'nun 285.maddesine göre "borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir" İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki şartları, adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin İİK'nun 302.maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması, 206/1 maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle aktedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şeklinde düzenlenmiştir. Davacı şirketin borca batık durumda olmadığı, İİK'nun 302.maddede öngörülen çoğunluk koşulunun sağlandığı, harcın ikmal edildiği..." gerekçesiyle tasdik kararı verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin asaleten ve kefaleten 36.771.501,70 TL alacağı olduğunu, davacı tarafça bugüne kadar borç ödemediği gibi herhangi bir yapılandırma talebinde bulunulmadığını, komiserlik ve mahkeme tarafından müvekkilinin kefaleten olan alacaklarının dikkate alınmadığını, alacaklılar toplantısından önce rehinli malların kıymet takdiri yapılarak, düzenlenen kıymet takdir raporuna göre müvekkili Bankaya herhangi bir tutarın isabet edip etmeyeceğinin belirlenmesi ve alacaklarının ne kadarının adi ne kadarının rehinli olacağının belirlenmesi gerekirken rehinli malların kıymetine ilişkin tespit alacaklılar toplantısından önce müvekkili Bankaya iletilmediği gibi rehinli malların tutarına ilişkin oldukça hatalı tespit yapıldığını, imtiyazlı alacaklıların alacaklıların yeterli teminata bağlanmadığını, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile harcın eksik hesaplandığını, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığı gibi hakkaniyete de uygun olmadığını, alacaklı-borçlu arasındaki menfaat dengesinin sağlanmadığını, konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının bulunmadığını, tasdik kararında adi alacak ve rehinli alacak bakımından ayrım yapılmaksızın tek bir ödeme planı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda hangi tarihli komiser/bilirkişi raporundaki ödeme planının uygulanacağı bu kararın eki sayılacağının açıkça belirtilmediğini, alacağın 60 ay vadeye bağlanmasının da alacak miktarı ve niteliği gereği kabul edilemez olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun HMK 280.maddesine aykırı olarak taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle HMK 281.maddesi uyarınca itirazlarını sunamadıklarını, 10/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda tasdik şartları yönünden yapılan incelemede ifade edilen eksikliklere rağmen eksiklikler araştırılmadan hatalı karar verildiğini, Mahkemece konkordatonun tasdikine ilişkin olarak verilen 15/02/2023 tarihli kararda her ne kadar çekişmeli alacak sahiplerine kararın ilan tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dava açmaları için süre verilmiş ise de, dosya kapsamından açıkça anlaşılacağı üzere kararda çekişmeli sayılan alacak hakkında müvekkili tarafından konkordato davasından çok önce açılan bir davanın mevcut olduğunu, hatta ilk derece yargılaması tamamlanarak alacağın ilama bağlandığını, konkordato davasının tarihi olan 24/10/2022 tarihten çok önce 04/08/2016 tarihinde 2.480.000,00 TL’lik asıl alacağın borçludan tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla adi takip başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine de 31/08/20216 tarihinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/831 E. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu davada ilk derece yargılamasının konkordato davasından çok önce tamamlandığını, anılan Mahkemece 20/06/2019 tarihli 2016/831 E. 2019/594 K. sayılı kararla davamızın kabulü ile hötü niyet tazminatına hükmedildiğini, bu kararın BAM tarafından kaldırılması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılamanın devamında 29/09/2022 tarihli, 2022/421 E 2022/868 K. sayılı kararla yine aynı yönde hüküm tesis edildiğini, bu hususun konkordato komiseri ...'a alacak ve vekil kaydı talepli 02/03/2021 tarihli dilekçeyle bildirildiğini, bu nedenle alacağın ilamla tespit edilmiş olduğu bir alacak olduğunu, Mahkemece olayda borçlu tarafından asıl alacak tutarı 2.480.000,00 TL'nin kabul edilmesi sebebiyle, borçlunun itiraz ettiği faiz, kötü niyet tazminatı, yargılama giderleri gibi icra takibine itiraz edilmiş olmasından kaynaklanan ve ticari defterlerde gözükmeyen ferilere ilişkin kısmın çekişmeli alacak olarak kabul edildiğini, ancak itirazın mahkemece iptal edildiğini nazara alarak ilamla sabit olan alacağın (geçici mühlet tarihi itibariyle 4.778.584,76-TL olup 29/09/2022 tarihli karar neticesinde hükmedilen avukatlık ücretindeki artış sebebiyle an itibarıyla 4.914.184,76 TL) toplantı ve konkordato nisabına eksiksiz kaydetmesi gerektiğini beyan ederek, tasdik kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Talep, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Dava 27/02/2020 tarihinde Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup, anılan mahkemenin 28/02/2020 tarihli ara kararı ile davacı hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 21/05/2020 tarihli ara karar ile geçici mühletin 2 ay süre ile uzatıldığı, 12/08/2020 tarihli ara karar ile 16/08/2020 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği ve Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/08/2021 tarihli 0/163 E. 2021/630 K. sayılı kararı ile "Davacının konkordato talebinin kabulü ile; İİK'nun 305, 306. maddeleri gereğince konkordato tasdik koşulları oluştuğundan, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nolu sicilinde kayıtlı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ (İlyasbey Vd. ...'nin konkordato teklifinin; alacaklıların talebi, komiserin görüşü nazara alınarak adi alacaklar ve rehinli alacaklar yönünden tasdiki ile; davacının konkordato kapsamındaki adi alacak borçlarının tamamının 24 ay ödemesiz, ilk ödeme 16 Ağustos 2023 tarihinde başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde 60 ayda ödenmesine, rehinli (imtiyazlı) borçlarının tamamının 12 ay ödemesiz, ilk ödeme 16 Ağustos 2022 tarihinde olmak üzere aylık taksit tutarı rehinli alacak tutarının aylık 0,007'si olmak üzere 12 eşit taksitte ödenmesine, kalan tutarın ise ilk ödeme 16 Ağustos 2023 tarihinde başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde 60 ayda ödenmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2022 tarihli 2021/1967 E. 2022/281 K. sayılı kararı ile; "Somut olayda; davacı şirketin merkezinin ... Mah. ... Sit. ... Cad. No:... Beylikdüzü/İSTANBUL olduğu ve İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, 21/02/2020 tarihli genel kurul kararı ile şirket merkezinin ... Mahallesi ... Cad. No:... Gebze/Kocaeli adresine taşındığı, bu kararın TTSG’de 03/03/2020 tarihinde ilan edildiği, davanın ilan tarihinden önce 27/02/2020 tarihinde açıldığı, Makine Mühendisi ...'ın 13/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda şirketin yeni merkezinde yapılan incelemede sadece ofis malzemeleri ile bir kısım araçlar tespit edilerek bunların rayiç değerlerinin belirlendiği, kimya mühendisi ...'un 20/05/2020 tarihli stok sayım raporunda, hammaddelerin ... Mahallesi ... Cad. No:... Beylikdüzü/İstanbul adresinde depolandığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu belirlemelere göre; davacının adres değişikliği ile ilgili ilanları dahi tamamlamadan eldeki davayı açtığı, şirket merkezinin bulunduğu yerin şirketin muamale merkezi olduğuna dair karine var ise de, faaliyeti hammadde ithal edip satmak olan davacının hammaddelerinin önceki şirket merkezi ile aynı ilçede bir adreste depolandığı, buna göre şirket faaliyetlerinin Gebze ilçesine taşındığına dair dosyada delil olmadığı görülmektedir. Eldeki davada kesin yetkili mahkeme yukarıda açıklandığı üzere şirketin muamele merkezi olduğundan, mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti için kararın kaldırılması gerekmiştir..." gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararının ardından Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli 2022/147 E. 2022/181 K. sayılı kararı ile; "HMK'nun 114/1-ç maddesinde düzenlenen yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan, HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine; karar kesinleştikten sonra dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2022 tarihli 2022/1254 E. 2022/1363 K. sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/08/2022 tarihli ek kararıyla "Dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için Mahkememize iki haftalık süre içinde başvurulmaması nedeniyle, dava, kanun (HMK m.20/1) uyarınca iki haftalık sürenin geçtiği tarihte açılmamış sayılır ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin tüm kanunî hüküm ve sonuçlar, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden yürürlük kazanır. Sonradan açılmamış sayılmaya ilişkin Mahkememizin kararı bir tespitten ibarettir..." gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2022 tarihli 2022/2082 E. 2022/1765 K. sayılı kararı ile; ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi akabinde 24/10/2022 tarihinde dosya Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/954 Esasına kaydedilmiş, 21/12/2022 tarihli duruşmada; "1-Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarası ile kayıtlı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ’nin konkordato projesinin İİK’nun 305 maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla TASDİKİNE, 2-Davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 16 Ağustos 2023 tarihinden başlamak ve 16 Ağustos 2023 tarihine kadar ödemesiz dönem olmak üzere aylık eşit taksitler halinde ve 60 ay taksitle ödenmesine" karar verilmiştir. Ön proje; Şirketin taşınmaz satışı, araç satışı, sermaye artışı, faaliyet karı, alacakların tahsili ile borçlarını 2020 yılının 4.çeyreğinden başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde ödemeyi öngördüğü belirtilmiştir. Revize proje; Adi alacaklar yönünden; konkordatonun tasdikinden sonra 24 ay ödemesiz, sonraki 60 ay eşit taksitler halinde ödenmesi, Rehinli (imtiyazlı) alacaklar yönünden; konkordatonun tasdikinden sonra 12 ay ödemesiz, sonraki 12 ay için rehinli alacak tutarının 0,007'sinin 12 eşit taksitte ödenmesi, kalan tutarın ise sonraki 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesi, ipotekli malların imtiyazlı alacaklıya alacağı karşılığında devredilmesi halinde en az 24 ay (2 yıl) olmak üzere vefa hakkıyla devredilmesi, satışın gerçekleşmesi durumunda imtiyazlı alacaklılardan kalan tutarın adi alacakların borç tasfiyesinde ve işletme mal tedarikinde kullanılması teklif edilmiştir. Yapılan oylama neticesinde; Adi alacaklılar toplantısının 28/07/2021 tarihinde saat 13:00 ile 15:00 arasında yapıldığı, adi alacaklılar yönünden toplam alacaklı sayısının 44, toplam alacak tutarının 62.614.161,98 TL olduğu, 55.862.140,08 TL'ye tekabül eden 17 alacaklının kabul oyu, 6.752.021,90 TL'ye tekabül eden 27 alacaklının ise red oyu kullandığı, vekaleten oy kullanan 5 alacaklının oy kullanmak için yetkili olmadığı tespit edilmekle bu durumda 12 alacaklının 50.878.616,34 TL alacak miktarı yönünden kabul oyu kullandığı ve yeterli çoğunluğun sağlandığı tespit edilmiştir. Rehinli alacaklılar toplantısının 28/07/2021 tarihinde saat 15:30 ile 17:00 arasında yapıldığı, rehinli alacaklı sayısının 4, rehinli alacak toplamının 90.928.299,41 TL olduğu, alacak miktarı 64.000.000,00 TL olan 1 alacaklının teklifi kabul ettiği, 1 alacaklının red oyu kullandığı, diğer 2 alacaklının kabul oyu vermemesi sebebiyle red olarak değerlendirildiği ve yeterli çoğunluğun sağlandığı tespit edilmiştir. İstinaf yoluna başvuran alacaklıların, istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ve istinaf hakları olup olmadığına ilişkin inceleme; 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa eklenen "Kanun Yolları" başlıklı 308/a maddesinde "Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 25/02/2021 tarihli, 2021/1393 E. 2021/511 K. sayılı ilamı; "...Konkordato hakkında verilen karara karşı İİK 308 a maddesi uyarınca itiraz edenler kanun yoluna başvurabilir. İtiraz edenler kavramı İİK 304. maddesinde belirlenen şekliyle dar yorumlandığı takdirde sadece duruşma öncesi itiraz edenlerin kararı kanun yoluna taşıyabileceklerini kabul etmek gerekir. Ancak böyle bir yorum hak arama özgürlüğü ile bağdaşmaz. Bu nedenle kanun koyucunun itiraz edenlerden kastının konkordato toplantılarında veya iltihak süresi içinde olumsuz oy kullananlar olduğunun kabulü gerekir. Bu bağlamda kanundaki "itiraz edenler" ifadesinin konkordatoya red oyu verenlere teşmil edilmesi hukuk usulünün genel hükümlerine uygun düşer. Nitekim Prof Dr. Selçuk Öztek, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel Yeni Konkordato hukuku kitabının 308/a maddesini açıkladıkları 569. sayfada ret oyu kullananların tasdik kararını istinaf edebileceklerini kabul etmişlerlerdir. Kanunun 302/7 maddesinde "toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur" ifadesi bulunmaktadır. Bu ifadeden toplantıya katılmadığı halde 7 günlük iltihak süresi içinde alacaklılarının konkordatoya karşı oy kullanma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda toplantıya katılıp ret oyu kullanan veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresi içinde oyunu belli eden alacaklının nisapta nazara alınması ve nihai tutanağın ve komiser raporunun buna göre hazırlanması Kanun'nun 302/son maddesi gereğidir. Az yukarıda yazılı doktrin görüşünde de iltihak süresi içinde itiraz edenlerin istinaf yoluna başvurabileceği de belirlenmiştir..." şeklindedir. İİK 304. maddesinin birinci fıkrasında, konkordatoya itiraz eden alacaklılar, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri koşuluyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hükmüne yer verilmiştir. Bu sayede "alacaklılar itirazlarıyla ya konkordatonun tasdikine engel olmayı ya da konkordato şartlarının kendileri açısından düzeltilmesini isteyebileceklerdir. İİK m. 308/a hükmü alacaklıların itirazına önemli bir sonuç bağlamıştır. Madde gereğince konkordato hakkında verilen hükme karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmak isteyen alacaklının daha önce konkordatoya itiraz etmiş olması gerekir." (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 522) Konkordato tasdik kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 17/02/2023 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında 20/02/2023 tarihinde ilan edildiği, alacaklılar ... Bankası Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurdukları tespit edilmiştir. İİK'nın "konkordatonun mahkemede incelenmesi" başlıklı 304/1. maddesinde "(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır." hükmü yer almaktadır. Mahkemece, 25/10/2022 tarihli tensip tutanağında tasdik duruşmasının ilanına karar verilmiş ise de dosya kapsamında ve UYAP sisteminde bu yönde yapılan ilanlara rastlanılmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, tasdik yargılama gün ve saatini bildiren ayrıca itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri açıklamasını içeren ilanın hem Ticaret Sicil Gazetesinde hem de Basın İlan Kurumu Resmi Portalında yapılması Kanun'un emredici hükmüdür. Bu itibarla yasal zorunluluk olan ilanların yapılmamış olması nedeniyle tasdik yargılamasından haberdar olmayan, gerekçeli rapora yönelik varsa itirazlarını sunamayan ve tasdik yargılamasına katılamayan diğer alacaklıların hukuki dinlenilme hakları ihlal edilmiştir. Tasdik koşulları yönünden; Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. İİK 302/son konkordato komiserinin alacaklılar toplantısını izleyen 7 günlük katılma süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içinde gerekçeli raporuyla birlikte oluşturduğu konkordato işlemlerini kapsayan dosyaları, mühlet bitmeden önce ticaret mahkemesine sunacağını öngörmektedir. Prosedürün bunu izleyen kesiti, konkordatonun son aşamasını oluşturmakta ve ticaret mahkemesinin konkordatonun tasdik edilip edilmeyeceği bakımından yapacağı yargılama ile bunun sonucunda vereceği karara ilişkin bulunmaktadır. Konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama, maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir tasdik işlemi niteliğindedir. Tasdik yargılaması sonucunda oluşturulacak karar, daha çok konkordato prosedürünün yasal koşullara uygun yürütülüp yürütülmediğinin ve konkordatonun unsurlarının kanunun öngördüğü anlamda oluşup oluşmadığının saptanmasına ilişkin belirleyici nitelik taşıyan, tasdik faaliyetinin yürütüldüğü bir yargı işlevi özelliğini taşımaktadır. Bu nedenle tasdik yargılaması, özellikle komiserlik tarafından yapılan işlemlerin yasanın öngördüğü doğrultuda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin denetlenmesini de içerir (Altay,Sümer / Eskiocak,Ali, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5.Bası, İstanbul 2019, s.334). İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır (Öztek S./Budak A.C./Yücel M.T./Kale S./Yeşilova B., Yeni Konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539). İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nun 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 529-531). Mahkemece Prof. Dr. ... ve SMMM ...'dan alınan 10/02/2023 tarihli raporda; "Komiser tarafından rayiç değerler esas alınarak düzenlenen 30/06/2021 tarihli bilançoda Şirket'in öz kaynaklarının (+) 91.930.790,80 TL olarak hesaplandığı, buna göre, Şirket'in, borca batık durumda olmadığı, Tasdik şartları bakımından, teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmadığının Komiser tarafından hesaplanmadığı, gelinen noktada tasdik koşullarının değerlendirildiği bilançonun 30/06/2021 tarihli bilanço olduğu, Şirkete ait malvarlığının (stok, demirbaş, taşınmaz, taşıt vs.) rayiç değerinin de Haziran, Temmuz ve Ağustos/2021'de düzenlenen bilirkişi raporlarına göre tespit edildiği, buna göre bugün itibariyle teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olup olmadığını değerlendirmenin mümkün olmadığı, zira Şirket'in malvarlığının son durumunun bilinmediği, Revize projede tüm kaynaklarla ilgili bir değerlendirme yapılmadığı ve revize proforma gelir ve nakit akış tablosuna yer verilmediği, buna göre ön projedeki kaynaklar ile proforma gelir ve nakit akış tablosuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği, Komiser tarafından sunulan gerekçeli raporun dokuzuncu sayfasında ön proje, onuncu sayfasında ise revize projeye ilişkin değerlendirme yapıldığı, ancak kaynaklar bakımından yapılan değerlendirme ön projenin esas alındığı, Şirket'in ön projedeki teklifinin, “tasdik kararından itibaren 48 ayda ödeme” iken revize projedeki ödeme teklifinin “24 ay ödemesiz dönemden sonra 60 ay eşit taksitler halinde ödeme” şeklinde olduğu, buna göre daha uzun bir ödeme teklifi öngörüldüğü, ancak proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunda ise yeni ödeme teklifine göre revize yapılmadığı, zira ön projedeki tabloların, ön projedeki teklife göre, 2020'den 2023 tarihine göre düzenlendiği, ancak revize projedeki teklifin toplam 84 ay (yani yedi yıl) olduğu göz önüne alındığında, olası tasdik tarihinin 2021 kabul edilerek proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunun 2029 yılına kadar olacak şekilde düzenlenmesi gerekirken Komiser tarafından hazırlanmış gerekçeli raporda bu yönde tespitler bulunmadığının müşahede edildiği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.08.2021 tarihli tasdik kararının istinaf incelemesinde kaldırılmamış olması varsayımında dahi revize projede ödemesiz dönem olarak öngörülen 24 ay henüz geçmemiş olduğundan, mahkemeden mevcut ön projeye göre tekrar 24 aylık ödemesiz bir dönem talep edilmesinin yerinde olmadığı, teklifin bu yönüyle revize edilmesi gerektiği, bunun yanı sıra, taşınmazların rayiç değerlerine göre kaynaklar bakımından bir tablo hazırlanarak en yakın bilançoya göre borç toplamının belirlenmesi ve bir önceki paragrafta belirtildiği üzere proforma gelir tablosu ve nakit akış tablosunun da ödeme teklifine göre düzeltilmesi gerektiği, netice olarak, mevcut verilerle, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartı bakımından bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Karar tarihi 15/02/2023 olmasına rağmen 30/06/2021 tarihli bilanço kayıtları esas alınarak düzenlenen komiser raporunun esas alınması sebebiyle konkordato şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti mümkün olmamasına rağmen raporda belirtilen eksiklik giderilmeden karar verilmesi hatalıdır. Rehinli alacaklılar yönünden; Rehinli alacaklılar yönünden koşullar ise İİK'nın 308/h maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 308/h bendi uyarınca borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur. İİK 308/h bendinde "...Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşıp ulaşmadığı ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu maddede öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontol ettikten sonra anlaşmaları ve ödeme planını, 305 nci ve 306 ncı maddeler uyarınca vereceği karara dahil eder..." hükmü uyarınca anlaşma sağlanması halinde bunun kararda belirtilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece Prof. Dr. ... ve SMMM ...'dan alınan 10/02/2023 tarihli raporda; "...alacağı 64.000.000,00 TL olan alacaklı konkordato teklifini kabul etmiştir. Ancak alacağı toplam 26.928.299,41 TL olan 3 alacaklı ile anlaşma yapılamadığı tespit edilmiştir. Buna göre İİK m. 308h/IIl'de öngörülen çoğunluğun sağlandığı görülmüştür... Son olarak belirtilmelidir ki, Şirket ile rehinli alacaklı ... Bankası TAO ile İİK m.308h uyarınca bir anlaşma yapılmadığı, ... Bankası TAO'nun, Şirket'in rehinli alacaklılar için revize projedeki teklini aynen kabul ettiği, tasdik kararında da öngörülen teklifin detayına yer verilmek suretiyle karar verildiği görülmüştür. Ancak rehinli alacaklılar için verilen kararda faiz konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği görülmüştür. İİK m. 308h/IV ilk cümle şu şekildedir: “Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur.” Buna göre, “konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle” ifadesine tasdik kararında yer verilip verilmeyeceği konusundaki takdirin sayın Mahkemenize ait olduğu değerlendirilmektedir." Konkordato talep eden tarafından sunulan revize projede, rehinli alacaklılara konkordatonun tasdikinden sonra 12 ay ödemesiz, alacak tutarının 0,007'sinin sonraki 12 ay eşit taksitler halinde ödenmesi, kalan tutarın ise sonraki 60 ayda eşit taksitler halinde ödenmesi teklif edilmiş, rehinli alacaklılarla bu yönde toplantı gerçekleştirilmiştir. Ancak mahkeme kararında adi alacaklı-rehinli alacaklı ayrımı yapılmaksızın "Davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 16 Ağustos 2023 tarihinden başlamak ve 16 Ağustos 2023 tarihine kadar ödemesiz dönem olmak üzere aylık eşit taksitler halinde ve 60 ay taksitle ödenmesine" karar verilmiştir. Mahkemece adi alacaklı rehinli alacaklılar yönünden tasdik koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve hüküm tesis etmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaması hatalıdır. Tasdik koşulları ve karardan sonraki süreç İlk derece mahkemesinde tasdik koşullarının oluştuğu kabul edilerek davacı şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmiş ise de; şirketin projesinin kaynaklarıyla orantılı olup olmadığı ve uygulanabilirliği, şirketin borçlarını ödemek konusunda dürüst olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporunda da ifade edilen eksiklikler ikmal edilmeden karar verildiği gibi, karar tarihinden sonra sunulan 31/10/2023 tarihli kayyım raporunda; "Tarafıma her ne kadar 31.03.2023 tarihli bilanço ve gelir tablosu sunulmuş olsa da vergi dairesi tarafından şirket hakkında 09.11.2022 tarihi itibariyle re'sen terk işlemi yapılmış olması güncel mali verilere ulaşılamamıştır.Şirketin güncel tarihli mali verileri tarafıma sunulmadığından proforma gelir tablosuna ve proforma nakit tablosuna göre hareket edilip edilmediği tespit edilememiştir.Borçlu şirketin mevcut mali verilerinden ve yapılan firma ziyaretinden 17.10.2023 tarihi itibariyle proje uyarınca ödeme gücünü muhafaza ettiğine dair tarafımda bir kanaat oluşmamıştır. Nitekim borçlu şirket iş bu rapor tarihi itibariyle gayri faal olup, vergi mükellefiyeti kaydı “Re'sen Terk” olarak görülmektedir. Ancak borçların önemli bir kısmının feragat, mutabakat, temlik ve havale yoluyla sona erdiği tarafıma sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Ancak belgelerin doğruluğu teyit edilememiştir.Alacaklılar listesinden şirketin adi alacaklı sayısının 44, alacak tutarının 62.614.161,98 TL olduğu görülmüştür. Şirket tarafından ödemeler temlik ve banka havalesi yoluyla yapılmıştır. Temlik alanlara ödemelerin banka yoluyla yapıldığı görülmüştür. Bir kısım alacaklılardan alacakları olmadığına dair mutabakat mektupları alınmıştır. (EK-3) Bir alacaklıyla sulh anlaşması yapılmıştır. Şirket tarafından 26.266.967,70 TL'lik borcun tamamının kapatıldığı görülmüştür.Şirket 5 alacaklısına toplam 68.671,73 TL kısmi ödeme yapmış, ödeme tutarlarının taksit tutarlarının üzerinde olduğu görülmüştür.Hiç ödeme yapılmayan 7 alacaklı dışında henüz ödeme vadesi gelmemiş borç toplamının 216.111,34 TL olduğu görülmüştür.Şirket tarafından ödeme belgesi tarafıma sunulmayan 7 alacaklının alacakları toplamının 36.062.411,21 TL olduğu görülmüştür.İİK'nın “Rehinli alacaklılarla müzakere şartları ve yapılandırmanın hükümleri” başlıklı 308/h maddesinin birinci fıkrasında, adi konkordatoda borçlunun, ön projede belirtilmek suretiyle, alacaklı lehine rehine tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını talep edeceği düzenlenmiştir.Borçlu Şirket ile rehinli alacaklılar arasında anlaşma sağlandığına ve konkordatonun rehinli alacaklılar yönünden tasdik edildiğine dair dosyada herhangi bir bilgiye rastlanılmamıştır.Borçlu şirketin rapor tarihi itibariyle faaliyetine devam etmediği, rapor tarihi itibariyle çalışanı olmadığı, borç ödeme gücünü muhafaza ettiğine dair mevcut durum itibariyle bir kanaate varılamadığı..." tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 E. 2022/3612 K. sayılı ilamında; "...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir..." denilerek, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve projenin uygulanabilirliğinin, borçlunun tasdik kararından sonraki davranışları da nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da ifade edildiği gibi konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığına ilişkin Dairemizce yapılacak inceleme ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle sınırlı olmayıp, karar tarihinden sonraki sürecinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kayyım raporunda davacı şirketin faaliyetlerine devam etmediği tespit edilmekle, davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarı ihtimalinin karar tarihinden sonraki süreç de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Tasdik yargılama duruşma gün ve saatinin İİK'nun 304.maddesi yollaması ile İİK'nın 288/2.maddesi gereğince usulüne uygun olarak ilan edilerek tasdik yargılamasının yapılması gerektiğine dair kamu düzenine ilişkin olup re'sen göz önünde bulundurulması gereken bu husus ve yukarıda açıklanan sair nedenlerle alacaklılar ... Bankası Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklılar ... Bankası Anonim Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/954 E. 2023/135 K. Sayılı 15/02/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2024