Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/198 E. 2019/639 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/198
- Karar No
- 2019/639
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/55 Esas KARAR NO: 2023/881 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/09/2019 NUMARASI: 2015/198 Esas, 2019/639 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 21/09/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, hizmet bedeli ile imha masraflarının ödememesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın bu borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı asıl davada cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosya içinde bulunan gümrük kayıtları gümrük beyannamesi, gümrük evrakları, hamule senetleri, imha kararı, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün uygunsuzluk yazısı, ithalat faturası ve diğer belgeler de incelenmek sureti ile düzenlenen 17/10/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda taşınan malın, satıcısı dava dışı ... GMBH, alıcısı davalı olan ve Almanya'dan ithal edilen 19.440. kg muz olduğu, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nün ... sayılı yazısı ile ithale konu muzların yurda girişinin uygun bulunmadığı, Gümrük Müdürlüğü'nün 08/11/2013 tarihli kararıyla imhasına karar verildiği, ithale konu emtianın gümrük işlemlerinin Davacı ... tarafından yapıldığı,davacı ... Müşavirliğinin bu işler için davalı ....LTD ŞTİ. adına gümrük döner sermaye ödemleri, imha bedeli, gümrük saymanlığı yolluk ödemeleri biri kalemlere ilişkin toplam 7.230,19-TL ödeme yaptığı, ayrıca gümrük müşavirlik hizmeti ve imha hizmeti bedeline ilişkin 1.064,09-TL tutarında fatura düzenlediği, buna göre davacı ... Ltd. Şti.'nin davalıdan toplam 8.294,28-TL alacağının bulunduğu gerekçesi ile asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirket ile davacı arasındaki irtibatın Almanya' da faaliyet gösteren şirket aracılığıyla kurulduğunu, Almanya'daki bu şirketin müvekkiline ait olmadığını, bu konuyla ilişkin davalı firmaya herhangi bir fatura da tebliğ edilmediğini, aslında bu faturanın Almanya / Hamburg kökenli firmaya düzenlenmesi gerektiği; ayrıca ilk derece mahkemesinde hükme esas teşkil eden bilirkişi kök raporunda davacı tarafça davanın açılış tarihinden 2 sene sonra dosyaya sunulan yeni delillere göre borcun ispat edilmesinin hukuk düzeninde kabul edilemez olduğu, davacının davasını ispat edemediği, birbiriyle çelişen kök ve ek raporun hükme esas alınmasının hükmü tartışmalı kıldığını, T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin; 10.09.2019 tarih, 2015/198 E. ve 2019/639 K. sayılı kararının asıl dava bakımından kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/532 Esas sayılı dosyası ile davacı ... Lojistik A.Ş. Tarafından davalı ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti aleyhine nakliye ardiye hizmet bedelinin tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talebiyle dava açıldığı, Mahkemece 16.02.2017 tarihli kararı ile dosyanın İstanbul 18 ATM'nin 2015/350 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dava yönünden İstanbul 18 ATM 2015/350 E. Sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ve asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği anlaşılmış, davalı vekilince kararın asıl dava bakımından kaldırılması yönündeki istinaf dilekçesi dikkate alınarak istinaf incelemesi asıl dava yönünden yapılmıştır. Mahkeme kararının davacıya 20/10/2019, davalıya 20/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, istinafın davalı vekili tarafından yasal 2 haftalık süre içerisinde yapıldığı, harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.Dava, hizmet bedeli ile imha masraflarının ödememesi nedeniyle gümrük müşavirliği hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen faturaya bağlı cari hesap alacağı istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir. 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile dosyası ile başlatılan 03/02/2014 harç tarihli icra takibinde, alacaklısının ... Ltd.Şti borçlusunun ... olduğu, borcun sebebinin "03/02/2014 faturaya bağlı cari hesap alacağı" olarak gösterildiği, takipte istenen miktarın 8.347,38-TL olduğu; borçlunun 24/02/2014 tarihli itirazında borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekillerine tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 13/02/2015 tarihinde bir yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibariyle gümrük müşavirliği hizmeti bedeli ile imha masrafları alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nun 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Eldeki davada ispat yükü davacı tarafta olup davacı takip tarihi itibariyle davalıdan gümrük müşavirliği hizmetine dayalı hizmet bedeli ile imha giderleri alacağının olduğunu ispat etmelidir. Davalı istinaf dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı arasındaki irtibatın Almanya' da faaliyet gösteren şirket aracılığıyla kurulduğu, Almanya'daki bu şirketin müvekkiline ait olmadığını, bu konuyla ilişkin davalı firmaya herhangi bir fatura da tebliğ edilmediğini, bu faturanın Almanya / Hamburg kökenli firmaya düzenlenmesi gerektiği belirterek hükmü istinaf etmiştir. Dosyaya sunulan 17.10.2018 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda; "...davacı ...'ün, her ne kadar davalı ... tarafından tanzim edildiği beyan edilen vekaleti sunmamış olsa da, dosyaya kök rapor sonrası sunulan gümrük belgelerinden davacı ...'nün davalı ...' ya verdiğini iddia ettiği hizmet sabit olmuştur..." denilmektedir. Her ne kadar bilirkişi tarafından davacı şirketin davalı şirket tarafından tanzim edildiği beyan edilen vekaletnameyi sunmadığı belirtilmişse de, dosya kapsamında Karacabey ...Noterliği 27/09/2013 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı şirket tarafından davacı şirkete gümrük müşavirlik hizmetlerine ilişkin verdiği vekaletnamenin sunulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafın davalıya gümrük müşavirliği hizmeti verildiği ve davacının TBMK 502 maddesi gereğince ücret isteme ve TBK 510.maddesi hükmüne göre de imha masraflarını talep hakkı bulunduğu, bilirkişi ek raporu göre, davacı ... şirketinin, bu işlemler için, davalı ... şirketi adına ödediği yedi kalemde 100,00-TL (bakanlık döner sermaye ödemesi)+ 80,00-TL ( Zirai Karantina döner sermaye ödemesi ) + 125,00.TL(İl Tarım Müdürlüğü döner sermaye ödemesi ) + 200,00.TL (Gümrük Saymanlık yolluk ödemesi) +250,00.TL (Gümrük Saymanlık yolluk ödemesi) + 5.173,12.TL (imha bedeli) + 1.298,00.TL (nakliye bedeli) + 4,07.TL (nakliye bedeli) olmak üzere toplam 7.230,19.TL'lik belge sunduğu, bu ödemelerin belgelerin tamamının banka havale dekontu, saymanlık /mutemet alındı belgelerine bağlandığı, davacı ... şirketinin davalı ... şirketine bu ödemeleri dekontlandırdığı, davacı ... şirketinin imha işlemleri için davalı ... şirketine 12.12.2013 gün ... no ve 944,00.TL bedelli, antrepo müşavirlik bedeli ve beyanname için 08.10.2013 gün 120,09.TL bedelli olmak üzere toplam 1.064.09.TL bedelli fatura tanzim ettiği, bu halde davacı ...'ün davalı ... şirketinden toplam alacağının, 7.230,19.TL+ 1.064.09.TL =8.294.28.TL olduğunun hesap edildiği, buna karşı davalının yasal süre içinde defter ve belgelerini ibraz etmediği gibi borçlu olmadığına veya borcu ödediğine dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispat ettiği anlaşılmıştır. Davalı bir diğer istinaf nedeni olarak ilk derece mahkemesinde hükme esas teşkil eden bilirkişi kök raporunda davacı tarafça davanın açılış tarihinden 2 sene sonra dosyaya sunulan yeni delillere göre borcun ispat edilmesinin hukuk düzeninde kabul edilemez olduğu,birbiriyle çelişen kök ve ek raporun hükme esas alınmasının hükmü tartışmalı kıldığını bildirmiştir. Davacı dava dilekçesinde fatura ve masraflara ait dekontlar ile gümrük kayıtları ve gümrük evraklarına delil olarak dayanmıştır. Bilirkişi kök raporunda davacının iddiasının ispatının, davalı tarafından tanzim edildiği beyan edilen vekalet ile, davacının davalıya verdiği verdiğini iddia ettiği vekalet (gümrük müşavirliği) hizmetini teyit eden davaya konu ithalat işlemi ve imha işlemleri ile ilgili gümrük kayıt ve belgeleri ile imha kararı ve masraf ödeme belgelerinin celbi ile mümkün olabileceği yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilince 25/12/2017 tarihli rapora ilişkin yazılı beyanları ile raporda belirtilen belgelerin sunulduğu anlaşılmış, Mahkemece bilgi ve belgeler kapsamında dosyanın tekrardan değerlendirilerek ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş ve bunun üzerine ek rapor düzenlenmiştir. Mahkemece ön inceleme duruşmasında; " Davacı vekiline tüm delillerini hasren liste halinde sunmaları, kendilerinde bulunan belge örneklerini eklemeleri, delilleri arasında bulunup da yazışma yolu ile başka yerlerden getirilmesi gerekenler var ise, bunların ilgili yerlerden getirilmesinin temini için gerekli giderleri yatırmaları, yazışma için bilgi sunulması gerekiyorsa aynı süre içinde gerekli bilgileri vermeleri, delil listesi ve eklerinin davalı vekiline tebliğini sağlaması için iki hafta kesin süre verilmesine...Taraf vekillerince verilen kesin sürelere uyulmadığı takdirde, ilgisine göre karşı tarafın sunduğu belge ve içerikliklerini kabul etmiş ve başkaca delil ibrazından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, (ihtar edildi )..." şeklinde ara kararı ile davacı vekiline süre verildiği ve verilen sürede davacı vekilince herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Bu hak açıklamada bulunma hakkını ve dolayısı ile delil bildirime ve bildirilen delillerin toplanmasını ve değerlendirilmesini kapsar. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. 7251 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi hâliyle HMK’nın 140/5. maddesi gereği mahkemece davacı tarafından dava dilekçesinde delil olarak dayandığı fatura ve masraflara ait dekontlar ile gümrük kayıtları ve gümrük evraklarının dosya arasında bulunup bulunmadığı belirlenerek bulunmadığının tespiti hâlinde bu delillerin iki haftalık kesin süre içerisinde sunulması veya başka yerden getirtilecek ise getirtilmesi için gereken açıklamayı yapması, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesi gerekmektedir. Bu ihtara rağmen dilekçesinde gösterdiği delil ve kayıtları sunmayan veya getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilebilir. Mahkemece, anılan bu düzenlemelere uygun şekilde bu kayıt ve belgelerin sunulması için kesin süre verilmeden bu kayıt ve belgelerin sunulduğu görülmekle belgenin süresinde dosya içerisine girdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı, davacı tarafça iki sene sonra dosyaya sunulan yeni delillere göre borcun ispat edilmesi hususunun hukuk düzeninde kabul edilmeyeceği yönünde hükmü istinaf etmiş ise de dosyaya bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edilen kayıt ve belgeler davacı vekilince dava dilekçesinde deliller arasında sayılmıştır. Bu kapsamda sonradan delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Mahkemece HMK’nın değişiklik öncesi 140. maddesinin 5. fıkrasındaki düzenleme kapsamında usulüne uygun ihtar içeren ara karar ile davacıya dava dilekçesinde dayandığı fatura ve masraflara ait dekontlar ile gümrük kayıtları ve gümrük evraklarına ilişkin delilini sunması için süre vermediği dikkate alınarak davalının bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2022/9-24 E- 2022/1787 K sayılı 20.12.2022) Açıklanan nedenlerle asıl dava bakımından, ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan, davalı vekilinin asıl dava yönünden istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/198 Esas, 2019/639 Karar ve 10/09/2019 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 269,85 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 141,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 128,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a bendi gereğince miktar itibarıyla kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/09/2023