İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/39 E. 2025/274 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/39
Karar No
2025/274
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/39 Esas KARAR NO : 2025/274 Karar DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 14/01/2025 KARAR TARİHİ : 20/03/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilin ciro yolu ile almış olduğu "...bank .... Şubesi'ne ait, Keşidecisi .... Temizlik Turizm Sa. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN: ...) Olan, ... seri numaralı, 31.03.2025 keşide tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek. " - "...bank .... Şubesi'ne ait, Keşidecisi ... Temizlik Turizm Sa. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN: ....) Olan, .... seri numaralı, 30.04.2025 keşide tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek." ve "..bank .... Şubesi'ne ait, Keşidecisi .... Sa. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN: ...) Olan, .... seri numaralı, 28.02.2025 keşide tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çek." üç adet çekin, karşılığı tahsil edilmeden kaybedildiğini, kaybedilen bu çeklerin karşılığının bankadan tahsil edilme ihtimalinin bulunduğunu, zayi edilen çekin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde müvekkilinin mağdur olacağını, herhangi bir mağduriyete neden olmamak için ivedilikle tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasının gerektiğini, çeklerin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesi talep etmiştir. Mahkememizce 21/01/2025 tarihli tensip tutanağının 10 nolu bendi ile; "Davacı tarafça talebe konu çeklerin ön yüzünün sunulduğu ve ön yüzünde davacının lehtar olduğuna yönelik herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmekle; Davacı tarafa; talebe konu çeklerin meşru hamili olduğunu gösterir tüm yazılı kayıtları, faturaları, çek tahsilat makbuzları, belgeleri, ve çeklerin düzgün ciro silsilesini gösterir şekilde çeklerin okunaklı arka suretlerini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde istenilen bilgi ve belgelerin ibraz edilmemesi halinde tekrar bu hususta delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ve dosyanın mevcut haliyle karara çıkartılacağının ihtarına," karar verildiği, ancak kesin süreye rağmen davacı vekilince beyanda bulunulmadığı görüldü. Dava dilekçesi, taraf beyanları, ticaret sicil kayıtları, gelen müzekkere cevapları, nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İstem; 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. 6100 sayılı HMK'nun 320. maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında, somut olayın belirginliğine bağlı ve çekişmesiz yargı işi de olması sebebiyle duruşma açılmadan, Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olarak yargılama sonlandırılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır. Çekin zayi edildiği durumlarda, 6100 sayılı TTK'nın 651/2. maddesinde iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil olduğunun belirtildiği; hamile bu hakkın tanınmasındaki amaç, kambiyo senedi vasfını haiz ve henüz ibraz edilmemiş çekten doğan hakkın, çekin elinde bulunması ihtimalinde hak sahibi olmayan üçüncü kişilerce kullanılmasının önüne geçmektir. Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; - Davacı tarafça talebe konu çeklerin ön yüzünün sunulduğu ve ön yüzünde davacının lehtar olduğuna yönelik herhangi bir kaydın bulunmadığı, - Verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça beyanda bulunulmadığı, istenilen belgelerin sunulmadığı, - Davacının halihazırda ve uzun süredir 4/a sigorta kolundan sigortalı olduğu, herhangi bir faal ticari işletmesinin bulunmadığı, potansiyel vergi mükellefi olduğu, son olarak muhasebe meslek elemanı olarak çalışmaya devam ettiği, - Davacının halihazırda çalıştığı .... şirketi ile keşideci ... şirketinin yan yana adreslerde ve aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, - Davacının geçmiş dönemlerde keşideci ... şirketinde çalışmalarının bulunduğu, - Davacının halihazırda çalıştığı ... şirketinin sahibinin davacının ağabeyi ... olduğu, - Keşideci ... şirketinin ortaklarından birinin davacının diğer ağabeyi ... olduğu, - Davaya konu 3 adet çekin keşidecisinin ve lehdarının aynı olduğu, - İş bu davadaki dava konusu "...bank .... Şubesi'ne ait, Keşidecisi .... Sa. Ve Tic. Ltd. Şti. (VKN: ...) Olan, ... seri numaralı, 28.02.2025 keşide tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli" çeke ilişkin, ayrıca bu davadan sonra 18.02.2025 tarihinde Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığı, bu çek yönünden ibrazın gerçekleştiğinin ilgili dosyadaki banka yazısı içeriğinden anlaşıldığı da görülmüştür. Her ne kadar Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 15.11.2017 Tarih ve ... E. - ... K. sayılı ilamı, "... Davacı, çeklerin lehtarı ve hamili olduğu ileri sürerek iptalini talep ettiği çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmiştir. Davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir." şeklinde olsa ve davacı çeklere dair bilgileri mahkemeye bildirmişse de; aynı yargıtay ilamının devamı da "...dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır." şeklindedir. Bu kararın mefhumu muhalifinden, iddianın aksini kanıtlayacak somut bir delilin bulunması halinde, artık ispatın daha kuvvetli delillere dayanması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Ancak yukarıda belirtilen hususlar (somut deliller) dikkate alındığında, davacının dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği, iddiasınıın "kuvvetle muhtemel" olduğuna yönelik ispata elverişli yazılı deliller sunmadığı, davacının yaptığı iş ve sigorta kolu dikkate alındığında toplam miktarı 3.000.000,00 TL olan yüksek bedelli 3 adet çek açısından meşru hamil olabileceğine bu aşamada mahkememizce kanaat getirilemediği, bu haliyle davacının meşru hamil (alacaklı) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 4-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği karar verildi. 20/03/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/39, K. 2025/274, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-39-e-2025-274-k-183442e436c6