İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/105 E. 2025/100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/105
- Karar No
- 2025/100
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/105 Esas KARAR NO : 2025/100 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçeside;Müvekkili şirkete .... no'lu poliçe ile sigortalı bulunan ...'a ait emtianın 18.03.2023 tarihinde borçlunun ... ve .... sefer sayılı uçaklarıyla gerçekleştirilen nakliye esnasında hasarlı noksan teslim sebebiyle sigortalılarına 159.379,12 TL tutarında tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin dava dışı sigortalı ....'a ait emtiaların nakliyesi sırasında meydana gelecek rizikolar 17.02.2023-19.03.2023 tarihleri arasında müvekkili şirketçe .... sayılı ABN - Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile poliçede yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, borçlu ... müvekkil şirketin sigortalısı olan ....'ın emtia sevkiyatları taşıma işlemi olayında hasar verdiğini, söz konusu taşımalar sonucu meydana gelen zararların rücuen tazminat talebine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketçe sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan emtiaların hava nakliyesi ... tarafından gerçekleştirildiğini, Emtia Quartz TUBE SS-1590 (1590 mm * 270 mm) 'dir. Sigortalı ... adlı firma tarafından Çinde yerleşik ... adlı firmadan, 2 adet ... cinsi emtia satın alındığını, konu emtia, 17.02.2023 tarihinde .... sorumluluğunda .... havalimanından .... sefer sayılı uçağa yüklenerek Türkiye'ye sevk edildiğini ,kargo takip fişine istinaden emtia ... sefer sayılı uçak ile 18.02.2023 tarihinde saat ...'da İstanbula geldiğini, ... sefer sayılı uçağa aktarılarak .... havalimanına sevk edildiğini, .... Havalimanı kargo terminalinde emtiada hasar görüldüğünü ve hasar raporu düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmaları neticesinde de söz konusu hasarın borçlu şirketin sorumluluk alanı dahilinde nakliye sırasında meydana geldiği tespit edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde borçlu şirketin taşıma aracında yer alan emtiaların hasarlanmasından borçlu nakliye firmasının sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, meydana gelen zarar neticesinde müvekkil şirket tarafından .... No'lu Sigorta Poliçesi kapsamında, işbu hasar nedeniyle sigortalısına 159.379,12 TL tazminat ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işbu ödemeler nedeniyle emtiaların sevkiyatını yapan davalının sorumluluğu bulunduğunu, bu kapsamda nakliye sırasında hasarlanan emtiaya ilişkin ödenen hasar tazminatının faiziyle birlikte borçludan tahsili gerektiğini,davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına ihtiyat-i tedbir konulmasına, davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Dava sözleşmenin tarafları arasında değil; sorumluluğundan kaynaklanmış olup, davacı sigorta şirketi sigortalısının dava dışı şahıs gerçek kişi olan .... olduğu ve davaya konu zararın davalı tarafça sigortalı adına taşınan emtianın zarara uğramasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı gerçek kişi sigortalının mallarının taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, hizmet veren/sağlayan konumunda olan davalı şirkete karşı taşıyıcı sorumluluğuna dayalı olarak halefiyete istinaden açılan davada, davacı sigorta şirketinin selefi olan sigortalı kişi davalı firmaya karşı tüketici konumunda olup, gerek 6502 sayılı yasada düzenlenen üreticinin sorumluluğu ve gerekse az yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler gereği değerlendirme yapmak yetkisi özel görevli mahkeme olan tüketici mahkemesine ait bulunduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 HD'nin 2023/2238 Esas, 2024/446 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 05/02/2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza