İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/863 E. 2024/366 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/863
Karar No
2024/366
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/863 Esas KARAR NO : 2024/366 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03.01.2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın mobilya satışı işi üzerine ticari hayatını devam ettirdiğini, satışların internet sitesi üzerinden ürünlerin tanıtımı ve müşteri çevresine internet üzerinden de ulaşabilmek adına işbu işlemlerin yapılması için arayış içine girdiğini, 2024 yılının ilk aylarında ..., müvekkil firma yetkilisi ...'a, davalının tanıdığı olduğunu, bu işte profesyonel olduğunu isterse bu iş ve işlemleri yaptırabileceklerini söylediğini, ...'ın, davalı ile konuştuğunu şifahi anlaşmada web sitesinin kurulması ve sitenin online alışverişe elverişli şekilde düzenlenmesi için anlaşılarak 40.000,00 TL ödeme yapılması halinde işlemlerin tamamlanacağını söylediğini, müvekkili firmanın, ....'ın yönlendirmesi ile davalının .... Bankası hesabına ödeme yaptığını, yaşanan aksaklıkların çekilmez bir hal alması ile müvekkil şirket çalışanlarının, davalıya ulaşarak web sitesinin hala tamamlanmadığını, kendilerinin kullanımına açılmadığını, şifrelerin kendilerine verilmediğini ve bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini talep edince davalı bu iş ile kendisinin değil çağrı gerçekler şirketi ile ... isimli kişilerin ilgilendiklerini söylediklerini, sitenin bu aşamada müvekkili şirketin kullanımına ve yetkisine açılmadığını ve ödemeyi yapmasına karşılık davalı hiçbir şekilde kendisine anlaşıldığı üzere web sitesinin kurulumu ile kullanımını vermediğini, davalı ile müvekkili firma arasında hiçbir sözleşme ve mutabık kalınan bir akit olmamasına rağmen davalının 26/06/24 tarih ve ... nolu fatura ile 26/04/24 tarih ve .... nolu faturaları ilettiğini, fatura miktarları itibariyle davalı tarafından gelişi güzel şekilde düzenlenerek müvekkile gönderildiğini, faturalar uyarınca 27/06/2024 tarih ve .... ve 27/06/24 tarih ve ... nolu iade faturaları müvekkil tarafından düzenlendiğini, davalının Ankara ... Noterliği 02 Temmuz 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname çektiğini, Büyükçekmece ... Noterliği 03/07/24 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile fatura içeriklerinin kabul edilmediğini, davalı tarafından 03/07/2024 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası ile müvekkiline icra takibi başlatıldığını ancak müvekkili firma tarafından 12/07/2024 tarihinde dosyaya itirazda bulunulduğunu, bu icra takibine itirazın süresinin kaçırılması neticesinde takip kesinleştiğini, müvekkilinin ticari hayatınının sekteye uğramaması ve konan hacizlerin fekki adına ödeme makbuzunda da bu durum belirtilerek dosyaya ödeme yapıldığını, davalı müvekkiline her ay 21.600,00 TL reklam ödemesi yapması gerektiğini, ilaveten neye ilişkin olduğunu anlamadıkları 102.000,00 TL faturayı tanzim ederek gönderdiğini, davalının müvekkiline hiçbir hizmet vermemesine, web sitesini dahi kendisine ödeme yapılmasına rağmen ayıplı şekilde düzenlemesine karşın ve müvekkil ile davalı arasında aylık reklam yapılması ile diğer işlere ait herhangi bir anlaşma olmamasına karşın haksız icra takipleri ile müvekkili yıldırmaya çalıştığını, müvekkili ile davalı arasında böyle bir anlaşma olmamasına rağmen davalının, davaya konu icra takibine de konu ettiği şekliyle her ay 21.600,00 TL'lik fatura kesmesinin ve bunu talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, avalının müvekkile vermiş olduğu reklam hizmeti olmadığı gibi taraflar arasında buna ilişkin anlaşma bulunmadığını, davalının müvekkilini dolandırdığının sabit olduğunu bu nedenle Büyükçekmece CBS .... Es sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, sonuç olarak davamızın kabülü ile müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 28.972,21-TL’nin ödeme tarihi olan 08/08/2024 tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilden hiçbir hizmet almadığı ve aralarında hiçbir anlaşma olmadığı yönündeki iddiaları gerçek dışı olduğunu, dava konusu fatura, davacı şirkete verilen sosyal medya yönetimi hizmetine ilişkin olduğunu, Müvekkili ...'in müşterilerine e-ticaret, kurumsal web sitesi, sosyal medya danışmanlığı, dijital katalog ve logo tasarımı hizmetleri sunduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasında hizmetlerin görülmesi ve ücret konusunda mutabakata varıldığını, sürecin yürütülmesi sırasında davacı şirket yetkilisi ....'ın şirket ortağı olarak tanıttığı .... isimli yetkili ortak ve müvekkili adına iş ve işlemleri yürüten .... isimli kişi dava konusu hizmetlerin ifası için birlikte gerekli işlemleri tamamladıklarını, 25.03.2024 tarihinde; davacı .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kendi ticari faaliyetleri çerçevesinde müvekkili tarafından sunulan hizmetlerden yararlanmak adına müvekkilinden fiyat teklifi istediğini, bu doğrultuda bir fiyat teklifi hazırlandığnıı, bu fiyat teklifinin içeriğinde KDV hariç; Sosyal Medya Yönetimi (..., ..., ..., ..., ...) için 18.000,00-TL, Dijital Katalog Hazırlanması ve Logo Tasarımı için 25.000,00-TL, E-Ticaret Sitesi, Iyzico Ödeme Sistemi, Kurumsal Web Sitesi Domain ve Hosting Hizmetleri için 60.000,00-TL bedel belirlendiğini, belirtilen fiyat teklifi üzerine davacı şirketin ortağı olarak tanıtılan ve sürecin büyük kısmının yürütüldüğü .... ile yapılan görüşmeler sonucunda mutabakata varıldığını, sürecin geri kalanı müvekkilinin bilgisi dahilinde ... ve ... tarafından, davacı için ise ... aracılığıyla yürütüldüğünü, söz konusu sosyal medya hesaplarının şifreleri davacı şirkete verildiğini, ... numaralı fatura için(Dijital Katalog Hazırlanması ve Logo Tasarımı ve E-Ticaret Sitesi, Iyzico Ödeme Sistemi, Kurumsal Web Sitesi Domain ve Hosting Hizmetleri için) davacının itirazı sonrasında tarafımızca itirazın iptali davası açıldığını, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyasında halen derdest olduğunu, davacı tarafın her ne kadar dilekçesinde ... numaralı faturaya ilişkin beyanda bulunmuşsa da söz konusu fatura işbu davanın konusu olmadığını, fiyat teklifi ve fatura içeriğinde adı geçen hizmetler davacı şirketin onayı ve isteği doğrultusunda gereği gibi yerine getirildiğini, davacı şirketin müvekkil şirket tarafından verilen hizmet karşılığı kendilerine kesilen fatura tutarını ödemekten imtina etmesi üzerine 08/07/2024 tarihinde tarafımızca Büyükçekmece İcra Dairesi ... E. sayısı dosyası ile .... numaralı 21.600,00 TL bedelli faturanın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacı şirket tarafından ödeme yapılması akabinde dosya infazen kapatıldığını, müvekkilin hakettiği bir ödemenin yapılması akabinde, ödemenin icra tehdidi altında yapıldığı belirtilmek suretiyle işbu davanın ikame edilmesi iyi niyetten oldukça uzak olduğunu, bu sebeple davacının iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Maltepe Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabında davalı ...'in işletme esasına göre kayıt tuttuğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, uyuşmazlık konusunun TTK'nın 4. maddesi kapsamında sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, yapılan araştırma neticesinde taraflardan hepsinin tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava türüne girdiği de söylenemeyecektir. Dolayısıyla HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince , -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden , -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi .23/12/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/863, K. 2024/366, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-863-e-2024-366-k-7dbe2c01ebf3