İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/753 E. 2024/382 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/753
Karar No
2024/382
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/753 Esas KARAR NO : 2024/382 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in müşterilerine e-ticaret, kurumsal web sitesi, sosyal medya danışmanlığı, dijital katalog ve logo tasarımı hizmetleri sunduğunu, davalı şirketin müvekkili tarafından başlatılan takibe itiraz ettiğini beyanla davanın kabulü ile davalı borçlunun Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptalini, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamını, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın mobilya satışı işi üzerine ticari hayatını devam ettirmekte olduğunu, anılan satışların internet sitesi üzerinden ürünlerin tanıtımı ve müşteri çevresine internet üzerinden de ulaşabilmek adına işbu işlemlerin yapılması için arayış içine girdiğini, 2024 yılının ilk aylarında .... isimli şahısın müvekkili firma yetkilisi ....'a, davacının tanıdığı, teyzesi olduğunu, bu işte profesyonel olduğunu isterse bu iş ve işlemleri yaptırabileceklerini söylediğini, ..., davacı ile konuştuğunu şifahi anlaşmada web sitesinin kurulması ve sitenin online alışverişe elverişli şekilde düzenlenmesi için anlaşılarak 40.000,00 TL ödeme yapılması halinde web sitesinin tüm işlemlerinin tamamlanacağını söylediğini, müvekkili firmanın ...'ın yönlendirmesi ile davacının ... Bankası hesabına ödeme yaptığını, Akabinde yaşanan aksaklıkların çekilmez bir hal alması ile müvekkili şirket çalışanlarının davacıya ulaşarak web sitesinin hala tamamlanmadığını, kendilerinin kullanımına açılmadığını, şifrelerin kendilerine verilmediğini ve bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini talep edince davacı bu işle kendisinin değil ... şirketi ile ...'un ilgilendiklerini söylediğini, anılan sitenin bu aşamada müvekkili şirketin kullanımına ve yetkisine açılmadığı gibi müvekkilinin yukarıda beyan edilen ödemeyi yapmasına karşılık davacının hiçbir şekilde kendisine anlaşıldığı üzere web sitesinin kurulumu ile kullanımını vermediğini, anılan sitenin eksik ve ayıplı yapılması bir yana müvekkilinin davacı da dahil olmak üzere karşısında bir muhatap bulamadığını, tüm bunların yanı sıra davacı ile müvekkili firma arasında hiçbir sözleşme ve mutabık kalınan bir akit olmamasına rağmen davacının 26/06/24 tarih ve ... nolu fatura ile 26/04/24 tarih ve ... nolu faturaları ilettiğini, işbu fatura miktarları itibariyle davacı tarafından gelişi güzel şekilde düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, anılan faturalar uyarınca 27/06/2024 tarih ve ... ve 27/06/24 tarih ve ... nolu iade faturalarının müvekkili tarafından düzenlendiğini, ilaveten akabinde davacı Ankara ... Noterliği 02 Temmuz 2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname çektiğini, müvekkili tarafından yukarıda izah edilen hususlar dile getirilerek Büyükçekmece ... Noterliği 03/07/24 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile fatura içeriklerinin kabul edilmediği ve eksiklere karşın hakların saklı tutularak siteye erişimde bulunmamalarını talep ettiğini, davacı tarafından 03/07/2024 tarihinde Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı icra takibi başlatılmışsa da müvekkili firma tarafından 12/07/2024 tarihinde dosyaya itirazda bulunulduğunu, bu nedenlerle müvekkili aleyhine ikame edilen itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Dosya içerisine celp edilen ticaret odası ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalı ...'in tacir olmadığı, ticaret odası kaydının bulunmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu görülmüştür. Bu nedenle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.. Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/753, K. 2024/382, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-753-e-2024-382-k-41f53df427d6