İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/437 E. 2024/93 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/437
- Karar No
- 2024/93
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/437 Esas KARAR NO : 2024/93 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ....'ün ilgili taşınmazının davacı sigorta şirketi tarafından 20/12/2022-20/12/2023 tarihlerinde geçerli olmak üzere .... numaralı modüler konut paket sigorta poliçesi ile sigorta himayesine alındığını, 31.03.2023 tarihinde, sigortalı dava dışı ....'e ait daire içerisinde bulunan mutfak dolabı içerisinde davalı tarafa ait .... marka/model arıtıcı dirsek pompasının patlaması nedenli sirayet eden sular sonucu dahili su hasarı meydana geldiğini, sigorta ettirene ait konutta oluşan zararın müvekkiline ihbar edilmesinden sonra 5684 sayılı Sigortacılık Yasası uyarınca derhal bağımsız nitelikteki sigorta eksperi görevlendirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, konutta su baskınına bağlı olarak hasar gören yerler ve emtiaların incelendiğini, bağımsız nitelikli eksper incelemesi neticesinde düzenlenen eksper raporunda; sigortalı konutta bulunan ihlas marka arıtıcı tesisatının patlaması nedenli konutunda hasarların meydana geldiği, yapılan incelemede, 1ünite mutfak alt dolabın, 65x140cm ebatlarındaki erzak dolabını alt baza ve yan dikmeleri ile mutfak ve koridor zemin laminant parkesinin suya maruz kalarak hasarlı olduğu, mutfak bölümünde yoğun su olduğu, 2 adet halının da suya maruz kaldığı, mutfak parkelerinin bir bölümünün sökülmüş olduğu anlaşılmak suretiyle hasarlı parçaların değişim ve yenileme gerektireceği ekli ekspertiz raporuyla tespit edildiğini, yine ekspertiz raporunda hasarın ihlas aura cebılon unıq dıgıtal marka/model arıtıcı dirsek pompasının patlaması nedeniyle meydana geldiğini arıtıcıya ait tesisatın patlaması sonucu durumun ihlas yetkili servisine bildirildiğini yönlendirilen ekibin patlayan tesisatı garanti kapsamında ücretsiz olarak değiştirildiğini, zarara ilişkin eksper raporu doğrultusunda sigorta ettirene 11.055,66-TL tutarında hasar tazminatının poliçe limiti dahilinde ödendiğini, böylece müvekkilinin sigorta ettirenin haklarına yasal ve akdi halef olduğunu, sigorta ettirene ödenen tazminatın rücuen tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, akabinde arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı tarafından yapılan itirazın kötüniyetli olduğunu, davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine yaptığı haksız itirazın iptalini, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Dava sözleşmenin tarafları arasında değil; sorumluluğundan kaynaklanmış olup, davacı sigorta şirketi sigortalısının dava dışı şahıs gerçek kişi olan .... olduğu ve davaya konu zararın konut sigortasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Dava dışı gerçek kişi sigortalının konutunda bulunan su arıtıcısının dirsek pompasının patlamasıyla meydana gelen su hasarı nedeniyle üretici konumunda olan davalı şirkete karşı üreticinin sorumluluğuna dayalı olarak halefiyete istinaden açılan davada, davacı sigorta şirketinin selefi olan sigortalı kişi davalı firmaya karşı tüketici konumunda olup, gerek 6502 sayılı yasada düzenlenen üreticinin sorumluluğu ve gerekse az yukarıda alıntılanan yasal düzenlemeler gereği ve gerekse üreticinin sorumluğunun bir başka dayanağı olarak kabul edilen BK 49. madde kapsamında haksız fiil hükümlerine göre değerlendirme yapmak yetkisi özel görevli mahkeme olan tüketici mahkemesine ait bulunduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37 HD'nin 2023/2238 Esas, 2024/446 Karar sayılı ilamı) anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 01/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim .... ¸e-imza