İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/450 E. 2025/902 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/450
- Karar No
- 2025/902
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/450 Esas KARAR NO : 2025/902 Büyükçekmece İcra Dairesi : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilmiş 02.01.2024 tarihli Tasarım&Üretim ve Alım&Satım Sözleşmesinin Üretici sıfatıyla tarafı olan davacı şirketin, sözleşme kapsamındaki edimleri gereğince, 19.01.2024 tarihli ve 72.203,28 TL tutarlı, 07.10.2024 tarihli ve 69.645,19 TL tutarlı, 17.12.2024 tarihli ve 146.573,70 TL tutarlı faturaları düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, 19.01.2024 tarihli fatura tutarının ödendiğini, fakat diğer iki fatura bedelinin ödenmediğini, söz konusu faturaların tamamının davalı şirket tarafından kayıtlarına, ticari defterlerine işlenmiş olduğunu, süresinde herhangi bir itiraz yapılmadığını, bedelleri ödenmeyen 07.10.2024 tarihli ve 69.645,19 TL tutarlı fatura ile 17.12.2024 tarihli ve 146.573,70 TL tutarlı faturalar için, Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ticari kayıt ve defterlerine işlenen faturalara, süresinde itiraz edilmediğinden kesinleşmiş faturalara yönelik iade faturası kesilmesi, borçtan kurtulmaya yönelik ve alacağı şüpheli hale getirme adına yapılan bir işlem olduğunu, davaya konu icra takibinin, anılan faturalara dayandırıldığını, alacak miktarı da fatura tutarları kadar olup bu yönde de herhangi bir inceleme ve araştırma yapmaya lüzum bulunmadığını, kesinleşmiş faturalara, dayalıya karşı yapılan icra takibinin haklı bir takip olduğunu, davalı şirketin takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe itirazın iptali ile borçlu aleyhine takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında 02.01.2024 tarihli "Tasarım-Üretim Ve Alım Satım Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin Manisa'da faaliyet gösterdiğini, her iki tarafın tacir olduğunu, dava konusu yapılan alacak iddasının, ibraz edilen taraflar arasındaki sözleşmeye dayandığını, bu sözleşmeye dayalı olarak, yüklenici davacı tarafın alacaklı olduğunu idda ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5. Maddesinde "İşbu Sözleşme'nin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde Manisa Mahkemeleri ve icra Daireleri yetkilidir." demek olduğunu, alacaklı görünen tarafın, müvekkili şirket aleyhinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas ile icra takibi başlattığını, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, mahkeme nezdinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili icra müdürlüğünün Manisa icra müdürlükleri olduğunu, mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, mahkemenin HMK 17 ve taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5 maddesi gereğince, davaya bakmaya yetkili olmadığını, Yetkili mahkemenin Manisa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın reddini, davacı aleyhine % 20 kötü niyet tazminata hükmedilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle faturaya dayalı başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1). Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119). Somut olaya gelince; tarafların tacir olduğu, akdedilen sözleşmenin 7.5 maddesi gereği uyuşmazlık çözümleri için Manisa Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağına dair hükmün yer aldığı görülmüş ve yine davalı vekilinin süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş ve yetkili mahkemeyi usul ve yasaya uygun şekilde belirtmiştir. Bu hali ile davanın yetkisiz yerde açıldığı, yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun bir şekilde yapıldığı, davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmadığı sonucuna varılarak davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Manisa Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair,6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin açıkça okunup,usulen anlatıldı. 20/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır