İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/964 E. 2025/643 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/964
Karar No
2025/643
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/964 Esas KARAR NO : 2025/643 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ....'a ait arsa üzerinde yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde ortaklıkları olduğunu, yüklenici olarak dava dışı .... Yapı A.Ş., .... A.Ş. Şirketlerinin de yapılan eser sözleşmesi ile üstlenilen yapıların yapıldığını ve işin tamamlandığını, davalı tarafın ortaklığa ilişkin olarak 17/11/2016 tarihinde Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen Vergi İnceleme raporu ile sabit olduğunu, ancak davalı tarafın davacıya isabet eden daire ya da hisseye ilişkin olarak tapularını vermediğini ya da rayiç değerinden hissesine isabet edecek miktarı vermediğini belirterek, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan ... sitesindeki davacıya, davalı şirket hissesinde isabet eden %12.5'luk hisseye karşılık tapuların iptalini ile davacıya tesciline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasın talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının tacir olmadığını, iş bu davanın ticari işlerden olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde şahsi veya ayni hakkının bulunmadığını, davalının davacıya karşı yasal veya sözleşmesel bir sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddinin gerektiğini belirterek, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini, esasa ilişkin olarak davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davanın, Taraflar arasında bulunan ortaklık sonucu, Zeytinburnu'nda bulunan ... Sitesi'nde davacının %12,5'luk hissesine tekabül eden tapuların iptali ile tescili, mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi taleplerinin sübut miktarı noktasında toplandığı görüldü. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Davacı tarafça, taraflar arasında bulunan ortaklık sonucu, Zeytinburnu'nda bulunan ... Sitesi'nde davacının %12,5'luk hissesine tekabül eden tapuların iptali ile kendi adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi talebiyle eldeki dava ikame edilmiş ise de, mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olması nedeniyle dava şartları arasında sayılmıştır. Uyuşmazlığın esasına geçmeden önce davaya bakmaya görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. (HMK 114/1-c) Asliye Ticaret Mahkemesinin görevini düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca özel yasalarda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin belirlemeler dışında bir ihtilafın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinde olabilmesi için o ihtilafın ya Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir husustan kaynaklanması ya da her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18/09/2018 tarih 2016/18805 Esas 2018/8661 Karar sayılı ilamında "Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, 06/02/2025 tarihinde açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir..." hükmü yer almaktadır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacının davalı ile kurduğu ortaklığın yaptıkları proje kapsamında davacının payına denk gelen tapuların davacı adına kaydının talep edildiği, her ne kadar adi ortaklığa ilişkin yazılı sözleşme sunulmadıysa da, adi ortaklık ilişkisinin yasal mevzuat kapsamında bir şekil şartına bağlanmadığı hususu ve davacı vekilinin bu hususta celsede alınan açıklama beyanı ile, eldeki uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden doğduğu sabit olarak yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı görülmekle eldeki davada yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiğinden (benzer mahiyette; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/45 Esas, 2025/145 Karar,28/01/2025 tarihli ilamı, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi 2025/264 Esas, 2025/277 Karar, 19/03/2025 tarihli ilamı) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/07/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/964, K. 2025/643, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-964-e-2025-643-k-acd4232652b4