İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/401 E. 2024/933 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/401
- Karar No
- 2024/933
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/401 Esas KARAR NO : 2024/933 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/04/2024 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından kendisine iletilen faturalardaki ticari malların taşınmasına yönelik taşıma senedi düzenlediğini ve taşıma işini gerçekleştirdiğini, taşıma işlerinden kaynaklanan masraflar olarak 14/12/2023 tarih ve ..... fatura nolu 3.250,00 EURO tutarlı ve 29.11.2023 tarih ve ...... Fatura nolu 3.250,00 EURO tutarlı 2 adet e-fatura düzenlediğini, ve davalıya teslim ettiğini, davalının işbu fatura ve içeriklerine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını ve taşınma işlerine dair herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığını, 6102 sayılı TTK 21/2 uyarınca bir faturayı alan kimsenin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde mündericatı hakkında itirazda bulunmaması halinde mündericatını kabul etmiş sayılacağını, davalı tarafın 29/11/2023 ve 14/12/2023 tarihlerinde taraflarına tebliğ olunan e-faturalara sekiz günlük yasal süresi içerisinde itiraz etmediğinden TTK 21/2.fıkra hükmünce fatura içeriklerinin davalı hakkında kesinleştiğini beyan ederek; davanın kabulünü, Bakırköy ...... İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe itirazın iptalini, takibin asıl alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıllık Euro cinsinden mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamını, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkta İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dava dilekçesinde bir kısım faturalardan bahsetmesine karşın tensip zaptı ile kendisine verilen kesin sürede dosya kapsamında lafzı geçen ve var olduğu iddia edilen faturaları dosyaya sunmadığını, müvekkilinin davacının verdiği hizmetin karşılığı kararlaştırılan bedeli kendisine ödediğini, dolayısıyla taraflar arasında yapılan sözleşme bedeli davacıya ödendiğinden ticari ilişkiden kaynaklı bir borcun kalmadığını, takibe ve davaya konu edilen borcun mevcut olmadığını aksi ihtimalin kabulü halinde ise davacının asıl alacağa devlet bankalarının bir yıllık Euro cinsinden mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı işletilmesi talebinin faiz türünün fahiş ve hatalı olması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla asıl alacağın tamamı ve/veya bir kısmı açısından dava kabul edilecek olsa dahi davacının talep ettiği faiz türüne itiraz ettiklerini, icra takibine itirazın haklı olduğunu icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerekeceğini, aksi ihtimalin kabulü halinde dahi davalının yaptığı ödeme mahsup edilmeden tüm sözleşme konusu bedel üzerinden başlatılan takibin hatalı olduğunu ve likit alacak tutarını aşmış olacağından bu ihtimalde de icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerekeceğini beyan ederek; tacir taraflar arasında, uyuşmazlık açısından İstanbul Mahkemeleri ve İstanbul İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisine itiraz ederek yetkisizlik karar verilmesini, davacının verdiği hizmetin bedeli ödenmiş olduğundan ve navlun bedeline davacının hak kazanamayacağı sabit olduğundan davanın esastan reddini, mahkememiz aksi kanaatte ise davalının yaptığı ödemenin mahsup edilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile ödeme tarihlerindeki EURO kuru üzerinden hesaplama yapılmasını ve yapılacak hesaplama sonrası tespit edilecek tutarın asıl alacaktan mahsup edilmesini, davacı tarafından talep olunan faiz miktarı fahiş ve hatalı olduğundan faize ilişkin talebin bu yönüyle reddini, alacağın likit olmaması ve kısmi ödemelerin dikkate alınmadan takip başlatılmış olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddini, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy ...... İcra Dairesi ’nün ...... esas sayılı dosyası, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından başlatılan Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarına ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 3.250,00- Euro asıl alacak ile 3.250,00-Euro asıl alacak için toplam 6.500,00-Euro tutarın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1). Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119). Somut olaya gelince; tarafların tacir olduğu, akdedilen sözleşmenin son maddesi gereği uyuşmazlık çözümleri için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olacağına dair hükmün yer aldığı görülmüş ve yine davalı vekilinin süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş ve yetkili mahkemeyi usul ve yasaya uygun şekilde belirtmiştir. Bu hali ile davanın yetkisiz yerde açıldığı, yetki itirazının süresinde ve usulüne uygun bir şekilde yapıldığı, davaya bakmaya mahkememizin yetkili olmadığı sonucuna varılarak davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin yetkilili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(ç) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır