İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/572 E. 2024/1051 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/572
Karar No
2024/1051
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/572 Esas KARAR NO : 2024/1051 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/06/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...... sürücüsü olduğu ........ plakalı aracın kusuruyla sebebiyet verdiği 06.07.2023 tarihli trafik kazası neticesinde dava dışı sigortalıya ait ........ plakalı araç hasar görmüş olup söz konusu hasara ilişkin olarak Kasko poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın kusurlu davalıdan rücuu amacıyla Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... E Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlunun işbu takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak itiraz etmesi neticesinde takip borçlu yönünden de durduğunu, öncelikle arabuluculuk süreci ile anlaşma sağlanmaya çalışılmış, anlaşma sağlanamadığını, dava dışı ..... üzerine tescilli ........ plakalı araç müvekkili sigorta şirketi nezdinde 16.06.2023 - 16.06.2024 tarihleri arasında ...... poliçe numaralı "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, dava konusu kazaya karışan taraflara ilişkin tanzim edilen tutanağa göre 06.07.2023 tarihinde davalı .....'ın sürücüsü olduğu ........ plakalı araç ile dava dışı .....'ın sürücüsü olduğu kasko sigortalı ........ plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ......'ın sürücüsü olduğu ........ plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde kasko sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, bağımsız ve tarafsız sigorta eksperince tanzim edilen rapor doğrultusunda araca onarım işlemi uygulanmış olup aracın 99.078,91-TL tutarındaki hasar tazminatı, 29.08.2023 tarihinde hak sahiplerine ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.22/17 hükmünde açıkça düzenlendiği üzere; "(17) Maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için yetkili sigorta eksperleri tarafından düzenlenmiş, örneği İçişleri Bakanlığınca tespit olunacak rapor, sigorta tazminatının ödenmesinde Karayolları Trafik Kanununun 99 uncu maddesindeki kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağı hükmündedir. Eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir." ekspertiz raporları kesin delil olmamakla birlikte, ekspertiz raporlarının hukuki niteliği hususunda Danıştay ...... Daire'nin 11.05.2011 Tarih, ...... Esas ve ..... Karar sayılı kararı ile eksper raporlarının tarafsız ve bağımsız biçimde tesis edildiği, hukuken geçerli belge niteliğini haiz olduğu ve yargılamada hükme esas alınabilecek kuvvetli delil niteliğinde olduğu, mahkeme takdirinde olduğu, bu durumda ekspertiz raporu objektif, tarafsız ve bağımsız bir şekilde tazminat yükümlüğünü ortaya koyduğundan müvekkili sigorta şirketince ekspertiz raporu doğrultusunda sigorta tazminatını davalı yana rücu hakkını haiz olduğu, dosyaya sunulan Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin ........ plakalı aracın sürücüsü ...... 'ın KTK 57/1-a kuralını ihlalden kusurlu olduğu tespit edildiği, davalı sürücünün zarardan kusuru ile sorumlu olduğu,. hükümleri gereğince de kusuru ile verdiği zararları gidermekle yükümlüdür. "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Belirtilen bütün gerekçeler gözetildiğinde kusuru ve hukuka aykırı fiiliyle kazaya sebebiyet veren sürücü .......'ın kusuruyla sebep olduğu zarardan, sorumlu olduğu tartışmasız olduğu, müvekkili sigorta şirketi hasar bedelini ödeyerek, TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçmiş ve haklarına halef olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirket, sigortalı aracın hasarını tazmin etmiş olduğundan sigortalısına ödediği tazminat bedelini rücuen tazmin etme hakkına sahip olduğunu, izah edilen nedenlerle Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nde ....... E sayılı takibe itirazının iptaline, takibin 99.078,91-TL asıl alacak ve 3.933,30-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.012,21-TL üzerinden devamına, davalıdan % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, halefiyet nedeniyle maddi tazminat için itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli .... Esas ve..... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Bu durumda eldeki davada dava dışı sigortalı ile davalı açısından değerlendirme yapılması, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Davacı taraf, halefiyet gereği sigortalısı yerine geçtiğinden ve kasko sigorta şirketi olduğundan mutlak ticari dava olmadığı gibi davalıların tacir olmaması nedeniyle nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/572, K. 2024/1051, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-572-e-2024-1051-k-395cc8cd6238