İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/734 E. 2023/1091 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/734
- Karar No
- 2023/1091
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/734 Esas KARAR NO : 2023/1091 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2023 K. YAZIM TARİHİ : 14/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili bankanın .../İSTANBUL şubesi ile davalı kurum arasında 19/03/2014 tarihli protokol düzenlendiğini, söz konusu protokol ile davalı kurumun müvekkiline ... Mahallesi ... Bulvarı ... Sokak ... parkına ATM kurulumu için yer tahsis edeceği müvekkili banka tarafından ise 3 yıllık peşin kira bedeli olarak 45.000,00 TL ödeme yapılacağı kararlaştırıldığını, müvekkili banka tarafından davalı kuruma protokole istinaden 19.03.2014-19.03.2017 tarihleri için yıllığı 15.000 TL'den 45.000 TL peşin kira ödemesi yapıldığını, T.C. İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve müvekkiline iletilen ecrimisil ihbarnamesi ile protokole konu adresinde içinde bulunduğu ... ada, ... parselin tamamının Hazine arazisine ait olduğu gerekçesi ile ecrimisil bedeli ödenmesi talebinde bulunulduğunu, bankaca bu tutarın ödendiğini, müvekkili banka, davalı kurum tarafından kira bedeli karşılığında ATM kurulumu için tahsil edilen yerin Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığına ait hazine arazisi olması nedeniyle ecrimisil bedeli ödemek durumunda bırakıldığını, davalı kurum tasarrufunda bulunmayan bir yer için protokol yapmak suretiyle müvekkilinden haksız olarak kira bedeli tahsil ettiğini, bu durum müvekkili banka tarafından mükerrer kira ödemesi yapılarak davalı kurumun sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini beyanla davanın kabulü ile sebepsiz zenginleşmeye konu 45.000,00 TL'nin 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkii bankaya ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili olmadığını, davada Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını, davacının köklü ve büyük bir ticari işletme olarak basiretli tacir hükümlerine göre hareket etmesi gerekirken huzurdaki davada müvekkili belediyeye sorumluluk yüklemek istediklerini, müvekkili belediyenin söz konusu protokolde paranın aktarılacağı kararlaştırılan spor kulubü ile bütçesel bir ortaklığı olmadığından spor kulübüne yapılan bir ödemenin müvekkiline çıkar sağlaması mümkün olmayıp müvekkilinin sebepsiz zenginleşen taraf olmadığını beyanla öncelikle davanın husumetten reddini, davanın zamanaşımı yönünden reddini, huzurdaki davanın görev ve yetki yönünden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise huzurdaki haksız ve dayanaksız davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar davacı taraf alacak talebine ilişkin iş bu davayı mahkememizde ikame etmiş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelen- dirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahke- mesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılıTTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işlet- mesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesi ile "Kiralanan taşınmazların, ... tarihli ve ... sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği" hususu hüküm altına alınmıştır. Somut davaya dayanak alacağın taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinden kaynaklandığı, 6100 sayılı HMK'nun 4/1-a maddesindeki tüm kira ilişkilerini kapsayan yasal düzenleme gereğince iş bu davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, göreve ilişkin usul kurallarının HMK'nun 114/1-c maddesinde dava şartları arasında sayıldığı , kamu düzeninden olup resen dikkate alınmasının gerek- tiği gözetilerek mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVA- NIN USULDEN REDDİNE, 6100 sayılı HMK 'nun 4/1-a md gereğince Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahke- memize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerekti- ğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve... tarihinde göreve başlamalarına dair kararların ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar verildi. 04/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır