İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/89 E. 2025/710 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/89
- Karar No
- 2025/710
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/89 Esas KARAR NO : 2025/710 DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/08/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketin hissedarlarından biri olduğunu, şirket ortakları arasında ... grubu kurulduğunu, bu grupta her türlü muhasebesel kayıtların, bilgilerin, kasa durumu, mizan, muavin, borç vs. banka hareketlerinin 01.12.2016 yılından beri paylaşıldığını, 02.03.2023 tarihinde statik ödeme planı dosyası ve 13.03.2023 tarihine kadar şirket ile ilgili bütün evrakların ... grubu üzerinden ve ... adresi üzerinden defalarca gönderildiğini, bu grupta ayrıca 31.10.2022 tarihli ... firmasına satışı yapılan ürünler için tarafınıza teslim edilen 12.000,00 Euro ile ilgili fatura paylaşıldığını ve davalının "...Evet bugün ürünleri teslim edip ben aldım" şeklinde yanıt verdiğini fakat bu tahsilatı şirket kasasına teslim etmediğini, defalarca bu ödemenin kendisinden istendiğini, iş bu alacak ile ilgili Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla yasal takibe gidildiğini, davalı tarafından itiraz edildiğini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline ve takibin tüm faiz ve ferileriyle birlikte devamına, merkez bankası bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte hükmedilmesini, %20’den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirkette hisse sahibi olduğunu, davalının davacı tarafa hiçbir surette borçlu olmadığını, bu itibarla davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini, davacı tarafça dayanak evrakın bir proforma fatura olduğunu ve gerçekte iddia edildiği gibi bir ticari ilişki gerçekleşmediğini, davanın reddine, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile 31/10/2022 tarihinde dava dışı şirkete satışı yapılan ürünler için davalıya teslim edildiği iddia edilen 12.000,00 Euro alacağın tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.000,00 Euro asıl alacak, 1.337,09 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.337,09 Eıro alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 31/10/2022 tarihinde dava dışı şirkete satışı yapılan ürünler için davalıya teslim edildiği iddia edilen 12.000,00 Euro alacağın" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı şirket ortağının dava dışı 3. Kişiye şirket adına satışı yapılan ürünlerin fatura bedelini tahsil ettiği ancak yapılan tahsilatı şirkete teslim etmediği iddiasına dayanmaktadır. -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla 04/06/2025 tarihli raporda özetle; avacı tarafın 2022-2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 05.05.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, davacı taraf 31.10.2022 tarihinde dava dışı ... firmasına/şirketine satışı yapılan ürünlerin bedeli olarak davalı tarafa 12.000,00 Euro teslim edildiğini, teslim edilen 12.000,00 Euro tutarın davacı şirkete teslim edilmediği, iş bu bedel için davacı tarafından davalı taraf hakkında önce icra takibi başlatıldığı ve sonra dava açıldığı, davalı tarafın davacı şirkette ortak konumunda olduğu, takibe ve davaya konu 31.10.2022 tarihli, 242.880,00 TL=12.000,00 EURO tutarlı 1 adet proforma faturasının olduğu, iş bu proforma faturasının davacı tarafından dava dışı ... firması/şirketi adına düzenlendiği, faturanın imza karşılığı teslim alındığına ve teslim edildiğine dair veya fatura üzerinde başkaca herhangi bir imzanın olmadığı, faturaya konu malların/ürünlerin/hizmetlerin teslimine yönelik dosya muhteviyatına sunulan herhangi bir sevk irsaliyesinin/irsaliyenin olmadığı, davacı tarafın 06.05.2025 tarihli beyan dilekçesinde, davacı tarafın, dosyanın somut gerçekliğe erişmesi gayesiyle iş bu dilekçe ekinde proforma faturaya konu mal ve hizmetin tesliminin gerçekleşmiş olduğunu ve yerleşik yargıtay içtihatlarınca haklılıklarının izahtan vareste olduğunu izah eder delillerin sunumunun gerçekleştirildiğini, proforma faturaların taraflar arasında mutabakat bulunması halinde sözleşme mahiyetine kavuştuğunu ve hukuki bağlayıcılığı olduğunu, dosyada bulunan ... ve mail yazışmalarının açıkça taraflar arasında mutabakat olduğunu, mal ve hizmet tesliminin gerçekleştirildiği ve kabul edildiğini ortaya koyduğunu beyan ettiği, dosya muhteviyatına sunulan beyan ile birlikte yargıtay kararlarının, e-posta ve ... yazışmalarının sunulduğu, dosya muhteviyatına sunulan 31.10.2022 tarihli, “Yedek Parça Hakkında” konulu e-posta yazışmasının içeriğinde, “Merhaba ... Bey, ekte listede elinizde yedek olması gereken malzemelerin listesi var, ek olarak sizden aldığım ürünlerin tamir ve parçalarını ayrıca göndereceğim.” diye yazıldığı, e-postada ek olarak “Pdf 31.10.2022 Tarihli Yedek Parça” başlıklı belgenin olduğu, e-postada davalı tarafın ismi, logosu ve davacı tarafın unvan ve adres bilgileri ile gönderildiği, dosya muhteviyatına sunulan ... yazışmalarının içeriğinde, takibe ve davaya konu proforma faturasına ait 2 görüntünün yer aldığı, ilk görüntünün olduğu kısımda, “gerisi elden yapılmış ....met diye birine doğru mu”, “evet ben bugün ürünlerini teslim edip ben aldım” yazışmalarının olduğu, ikinci görüntünün olduğu kısımda, “valla iyi olmaya çalışıyoruz size bir şey soracağım”, “bu proforma vardı?”, “bunun ödemesi teknik testere tarafından ...a yapılmış?”, “evet doğrudur” yazışmalarının olduğu, davacı Tarafın 03.06.2025 yerinde inceleme günü sunduğu ve dosya muhteviyatına eklenen kopya/çıktı dekontun 14.02.2023 tarihli ve 70.000,00 TL tutarlı olduğu, iş bu dekontun gönderen kısmında dava dışı ...’ın, alıcı kısmında davalı ... ’un olduğu, davacı tarafla ilgili herhangi bir bilginin olmadığı, açıklama olarak “... Tarafından Aktarılan” ibaresinin yazılı olduğu, davacı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, takibe ve davaya ilişkin proforma faturasına konu 12.000,00 Euro alacak tutarı ile ilgili herhangi bir tahsilat veya başkaca bir borç/alacak kaydının olmadığı, iş bu proforma faturaya istinaden düzenlenen veya ticari defterlerde kayıtlı herhangi bir faturaya da rastlanılmadığı, yukarıda yapılan tüm inceleme, tespit ve değerlendirmeler ışığında, davacı tarafın talebi ile ilgili nihai takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ... şirket adına tahsilat yaptığının iddia ettiği bedel dava dışı 3. Kişiye yapılan satışlardan kaynaklanmaktadır. Davacı taraf davalı ... bu davranışıyla şirketin zarara uğradığını iddia etmektedir. Şirket zararı, şirket aktiflerindeki fiili bir azalma veya beklenen kardan eksilme şeklinde ortaya çıkar. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesinde ise "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemesine yer verilmiştir. -6100 sayılı HMK'nin 189/3 maddesi "Kanun'un belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz." hükmünü amirdir. Aynı Kanun'un 200/I maddesi "senetle ispat" ve 200/II maddesinde de “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. Yine, aynı Kanunun 201.maddesinde de; "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibin beşyüz liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz." denilmekte; 203.maddesinde de; "senetle ispat zorunluluğunun istisnaları" düzenlenmiş ve hangi hallerde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. -Bu kapsamda Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş, yapılan incelemede davaya konu edilen ve 3. Kişiye satışı yapıldığı belirtilen ürünlere ilişkin bir kaydın davacı şirket kayıtlarında yer almadığı anlaşılmaktadır. Yine bu ürünlerin davalı tarafından dava dışı 3. Kişiye teslim edildiğine, bunun karşılığında davalı tarafından tahsilat yapıldığına ilişkin bir kayıt da dosyaya ibraz edilmemiştir. -Her ne kadar davacı tarafça davalı tarafça yapıldığı iddia edilen tahsilatın dayanağı olarak ... kayıtları ve yazışmalar gösterilmiş ise de dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve miktarı nazara alındığında davacı tarafın kayıtlarında yer almayan bir satış faturası bedeli yönünden, taraflar arasında davalı tarafça varlığı kabul edilmeyen ekran görüntüleriyle alacağının varlığının ispatı mümkün değildir. Yine ticaret sicil kayıtlarına göre davalı tarafın şirkette yönetici sıfatına sahip olmadığı, yönetici sorumluluğundan söz edilemeyeceği, şirkette yalnızca ortak sıfatına sahip olan ve temsilci sıfatına sahip olmayan davalının 3. Kişiden yapıldığı iddia edilen tahsilat yönünden mevcut belgelere dayanarak alacak isteminde bulunulması mümkün görünmemektedir. -Bu haliyle davacı tarafın şirket ortağı olan davalının satışı yapılan ürünler karşılığında şirket adına tahsilat yaptığı, şirketin bu nedenle zarara uğradığı ve/veya davalının sebepsiz zenginleştiği iddialarını ispat edemediği kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin harç olarak yatırılan 5.937,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.321,98 TL harcın davacı ... iadesine, 3-Davacı sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 77.699,86-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır