İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/786 E. 2025/819 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/786
Karar No
2025/819
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/786 Esas KARAR NO: 2025/819 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 22/10/2024 KARAR TARİHİ: 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketten alınan siparişler doğrultusunda ürünlerin üretilip teslim edildiğini, bu teslimler karşılığında davalı adına döviz (EUR) cinsinden faturalar düzenlendiğini, davalının faturaları teslim almasına rağmen herhangi bir itirazda bulunmadığını, sipariş formlarında “Nakit tahsilatlarda ödeme günü kuru, çekli tahsilatlarda çekin tahsil günü kuru dikkate alınacaktır” ibaresinin yer aldığını, davalının TL çek ile ödemeler yaptığını, yapılan ödemeler sonrasında bakiye olarak 8.665,69 EUR alacak kaldığını, bu alacağın tahsili amacıyla ------------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca İİK m.67 uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep ettiği kur farkı alacağının haksız olduğunu, taraflar arasında kur farkı ödenmesine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, sipariş formlarındaki ibarelerin davacının tek taraflı düzenlemesi niteliğinde olduğunu, sipariş formlarında ayrıca “ödeme koşulu: peşin” ibaresinin yer aldığını, ödemelerin çek ile yapıldığını, çeklerin Türk Ticaret Kanunu gereği ödeme vasıtası sayıldığını, bu nedenle çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğini belirterek, davacı tarafın defter kayıtlarında görülen alacak iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının tek taraflı kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını, davacının talebinin mesnetsiz olduğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesaba dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibari ile davalıdan muaccel cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. ----- Esas sayılı İcra Dosyası ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, 25.09.2025 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 04.09.2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 8.665,69-Euro asıl alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya ------ tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 06.09.2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 22.10.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 8.665,69-Euro'nun dava tarihindeki TL karşılığı olan 321.666,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Davacının tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayandığı anlaşıldığından, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davacı defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 8.665,69-Euro alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; Takip tarihi itibariyle davalının davacıya 243.886,37 TL borçlu olduğu, davalıya ait 13.01.2024 vadeli 260.000 TL tutarındaki çekin defterlere kaydedilmediği ve davalı tarafından 31.10.2024'te yapılan 243.886,37 TL tutarındaki açılış kaydının düzeltilmesi açıklamasıyla hesabın sıfırlandığı, taraflar arasındaki sipariş formlarında “Nakit tahsilatlarda ödeme günü kuru, çekli tahsilatlarda ise çekin tahsil günü kuru dikkate alınacaktır” ibaresinin bulunduğu, Yargıtay içtihatlarına göre, çekle yapılan ödemeler yönünden kural olarak kur farkı talep edilemeyeceği, ancak taraflar arasında yazılı düzenleme bulunması halinde kur farkı talep edilebileceği kabul edildiği, neticesinde; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydı olarak 8.665,69-Euro alacaklı olduğu bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının takip anına kadar davalı adına 116.910,90-Euro tutarında fatura düzenlediği, buna karşılık davalı şirket tarafından davacıya 108.245,21-Euro karşılığı 3.750.000,00-TL çek ödemesi yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların döviz cinsinden kesildiği, davalı tarafından bu faturalar karşılığında yapılan ödemelerin ise Türk lirası cinsinden çek ile gerçekleştirildiği, ayrıca taraflar arasında düzenlenen sipariş formlarında "nakit tahsilatlarda ödeme günü kuru, çekli tahsilatlarda ise çekin tahsil günü kuru dikkate alınacaktır" ibaresinin yer aldığı görülmüş olup her ne kadar çek ile yapılan ödemeler yönünden kural olarak kur farkı talep edilemez ise de taraflar arasında düzenlenen sipariş formlarında kur farkı ödeneceğine ilişkin açık düzenleme bulunduğundan davacının kur farkı talep edebileceği kanaatine varılmış olup davanın kabulü ile davalının -----Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada davacının alacağı cari hesaptan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 8.665,69 euronun takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 326.934,81-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın kabulü ile; 1-Davalının ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 8.665,69 euronun takip tarihi itibariyle TL karşılığı olan 326.934,81-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Alınması gerekli karar harcı 21.973,00-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.866,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.106,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 3.866,02-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 461,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.949,4‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 51.466,56-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 24/10/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/786, K. 2025/819, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-786-e-2025-819-k-ef4f85e2b847