İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/445 E. 2025/846 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/445
- Karar No
- 2025/846
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/445 Esas KARAR NO : 2025/846 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 19/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Leasing All Rısk Poliçesi ile ve sigortalı ... Makineleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait forkliftin, 27.09.2022 tarihinde davalı şirketin çalışanı ... sevk ve yönetiminde iken ...'ın kusuru sebebiyle sigortalı forkliftte ağır hasar meydana geldiğini, öeydana gelen hasar sebebiyle tutulan İş Kazası Tutanağına göre; forkliftteki hasarın forklift kullanıcısı ...'ın dalgınlığı ve kusuru sebebiyle meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından sigortalanan forklift için yaptırılan ekspertiz çalışması sonucu araçta 7.436,67.-Euro hasar tespit edilmiş ve bu hasar miktarı müvekkil şirket sigortalısına 02.02.2023 tarihinde 7.436,67.-Euro hasar tazminatı ödenmiş olduğunu, davalı şirketin, hem forkliftteki hasara kusuru ile neden olan ...'ın istihdam edeni hem de hasara uğrayan forklift davalı şirkete Kiralama Sözleşmesi ile kiralik olarak kullanımında iken meydana geldiğinden forkliftte meydana gelen hasar ve zarardan her iki hukuki sebeple de hukuken sorumlu bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu halefiyete dayanarak; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, davalının yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, dava konusu kaza Başakşehir ilçesinde meydana geldiğinden HMK 16. maddesi gereği hem haksız fiilin hem de zararın meydana geldiği yer Başakşehir ilçesi olduğundan yetkili icra dairesinin Küçükçekmece İcra Daireleri olduğunu, bu nedenle davalının yetki itirazının reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazının iptalı ile takibin devamını, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada sigortalısına halef olan davacı sigortacının; davalı müvekkil şirket ile dava dışı sigortalısı ...Sanayi Ve Tic.Ltd.Şti. arasında kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, hasara uğrayan forkliftin davalı tarafından iş yerinde çalıştırılmak üzere kiralandığını, forkliftin kiralık olarak kullanımda iken zarara uğradığını, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek işbu davayı ikame ettiğini, ancak davacı sigorta şirketi sigortalısının zararını giderip haklarına halef olduğundan, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık kiralama ilişkisinden kaynaklandığını, bu sebeple, iş bu dava kapsamında Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle usulden red kararo verilmesi gerektiğini, takip talebi, ödeme emri ve dava dilekçesinde de yazılı olduğu üzere müvekkili şirketin adresinin İstanbul ili, Silivri ilçesinde olup, Silivri Adliyesi yargı sınırları içerisinde yer aldığını, bu nedenle, işbu davada Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri ve mahkemenizin yetkisiz olduğunu, Silivri Adliyesi mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle, yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yapılan tamirlere ilişkin faturalarda belirtilen parça ve işçiliklerin arızanın oluş biçimine uygun olup olmadığı, bu tür arızada bu şekilde tamir yapılmasının gerekip gerekmediği, kısaca parça ve işçilik bedellerinin olay tarihi itibariyle kadri maruf olup olmadığı hususunun denetlenebilmesi için, bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikli olarak davanın usulden reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı-alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile rücuen tazminat alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. -6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. -Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir. Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir. (1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği” şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti). Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır..." hususlarına yer verilmiştir. -Somut olayda davacı tarafın sigortacı, dava dışı 3. Kişi olan ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise sigortalı sıfatına sahip olduğu Leasing All Rısk Poliçesi kapsamında dava dışı 3. Kişiye davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı ve sigortalının haklarına halef olunduğu iddiası ile işbu davanın ikame edildiği görülmektedir. -Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin ise kira ilişkisine dayandığı, hasara ve ödemeye konu forkliftin dava dışı sigortalı tarafından davalıya kiralandığı ihtilafsızdır. -Bu kapsamda davalı şirketin malik sıfatıyla dava konusu hasarın meydana geldiği aracı dava dışı sigortalıya kiraladığı, bu durumda dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinden kaynaklandığı, temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, davacı sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan eldeki davada, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sabittir. Yine sigortalı ile davalı arasındaki ilişki kira sözleşmesinden kaynaklandığından dava dışı sigortalının tacir olması ya da ticari işletme ile ilgili olması da bu sonucu değiştirmeyecektir. -Bu doğrultuda HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine, 2-6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına, 5-6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır