İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/565 E. 2023/978 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/565
Karar No
2023/978
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/565 KARAR NO : 2023/978 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 05/10/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan alacağının sağlanması amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile toplam 250.000,00 TL alacak talepli icra takibine başladığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin davalı tebliğ edildiğini, davalının takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazının yersiz ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin ticari araç alım satımı faaliyetinde bulunuyor olması sebebiyle davalıya ait olan ... plakalı ticari araç olan çekicinin satışı konusunda davalı ile anlaşmış olduğunu, kendisi ile birlikte 30/03/2023 tarihinde Üsküdar ... Noterine gidildiğini, satış sözleşmesi hazırlandığını, aracın yeni plakasının çıkarılması için başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin bu esnada davalıya olan güveninden kaynaklı olarak davalının kendi hesabı olan ... Bankasına ait TR... İBAN nolu hesabına "... plakalı araç alım bedeli" açıklaması ile 250.000,00 TL para gönderdiğini, müvekkilinin söz konusu ödemeyi yapmasının akabinde davalının satıştan vazgeçtiğini, noterde bulunduğu esnada satış sözleşmesine imza atmayacağını beyan ederek noterden ayrıldığını, aracın devrini müvekkiline gerçekleştirmediğini, müvekkilinin kendisine araç satışı amacıyla göndermiş olduğu 250.000,0 TL tutarındaki ödemeyi müvekkilinin hesabına iade etmediğini, bu sebeplerle davalı adına kayıtlı olan ... plakalı araç ile kendisine ait menkul ve gayrimenkul mallar üzerine ihtiyati tedbir şerhi düşülmesini, davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip dosyasında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in tır şoförü olduğunu, geçimini şoförlük yaparak sağladığını, müvekkilinin kendisine ait olan ... plaka sayılı aracını ... sitesine satmak için ilanladığını, ... isimli bir şahsın müvekkilini arayarak aracı satın alacağını belirttiği ve araç için 780.000 TL bedelle anlaştıklarını, müvekkilini telefonla arayıp aracı almak isteyen ... isimli şahsın aracı almak için müvekkilini galerici olan davacı şirketin yetkilisi olan arkadaşına yönlendirdiğini, ... isimli şahsın galerici davacı arkadaşı da araca baktıktan sonra araç satış işlemleri için notere geçildiğini, noterde davacı şirketin yetkilisinin müvekkiline sana 250.000 TL göndereceğim sende ... isimli şahsa göndereceksin fatura kapaması yapacağız bu yüzden bunu yapmak zorundayız dediğini, ancak müvekkilinin faturayla ne alakası var benim paramı gönderin aracın satışını vereyim demesine rağmen, şüpheli şahısların ısrar etmesiyle müvekkilinin onlara güvendiğini ve bu talebi kabul ettiğini, davacı şirketin yetkilisinin kötü niyetli ve dolandırma maksadıyla müvekkiline açıklama kısmında 'araç satış bedeli' olarak parayı gönderdiğini, müvekkilininde bu parayı davacının isteği ve talebi doğrultusunda o gün fatura kapaması yapılacağı gerekçesiyle ... isimli şahsın bildirmiş olduğu hesaba 200.000 TL gönderdiğini, daha sonra noter işlemleri için müvekkilinin anlaşılmış olan arac bedelinin ödemesini beklerken, ... isimli şahsın müvekkiline 730.000 TL bir ödeme dekontu attığını, ancak müvekkilinin hesabına bir türlü para düşmediğini, noterde davacı ve arkadaşı olan şahısların müvekkiline baskı yaparak dekont var elinde hadi satışı ver demelerine rağmen müvekkilinin hesabına para düşmemesi sebebiyle satış işleminin gerçekleştirilmediğini, daha sonra müvekkiline gönderildiği iddia edilen 730.000 TL paranın akıbeti için bankayı aradığında 730.000 TL'nin ödeme talimatının iptal edildiğini öğrendiğini, müvekkilinin ... isimli şahsı aradığını ancak telefonlarının kapalı olması sebebiyle ulaşamadığını, müvekkilinin o an dolandırıldığını anladığını, satış işlemini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin bu olay sebebiyle hemen şikayetçi olduğunu ve İstanbul Anadolu Cumhuruyet Başsavcılığının .... soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını ve halen soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, yapılacak olan ceza yargılamasında bu hususların ortaya çıkacağını, bu yüzden ceza yargılmasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Mahkememizce davalı ile ilgili tacir araştırması yapılmış olup gelen yazı cevaplarına göre işletme hesabına göre defter tuttuğu Vergi Usul Kanunun 176-177 maddeleri kapsamında belirlenen sınırları aşmadığı dolayısıyla tacir sıfatının bulunmadığı, ayrıca davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının da bulunmadığı, bunun yanında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davanın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası (nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/565, K. 2023/978, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-565-e-2023-978-k-788c08662ed5