İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/96 E. 2024/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/96
- Karar No
- 2024/226
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/96 Esas KARAR NO : 2024/226 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2017 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 23/03/2016 tarihinde koruma ve güvenlik hizmetleri sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili firmanın davalı firmaya güvenlik hizmeti verdiğini, sözleşmenin 24/03/2016-23/03/2017 tarihleri arasını kapsadığını, davalı tarafından iş akdinin süresinden önce 2016 yılı Temmuz ayında sonlandırıldığını, iş akdinin süresinden önce feshi nedeni ile iş sözleşmeleri fesih edilen işçilere ihbar tazminatının ödendiğini, iş akdinin erken feshi nedeni ile işçilere ödenen ihbar tazminatının 31/07/2016 tarih ...... sıra numaralı fatura ile davalıdan talep edildiğini, ancak davalı tarafından fatura tutarının ödenmediğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, fatura alacağına istinaden yapılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu esasa ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan 23/03/2016 tarihli Koruma ve Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi uyarınca davacının müvekkili şirkete ait iş yerinde mal varlığının korunması, çalışanların ve ziyaretçilerin huzur ve güven içinde bulunması, yasaların ve görevin ifası için tahsis edilen personel sayısı ile ekipmanlarıyla ön güvenlik tedbirlerinin alınması ve müdahale edilmesi hususunda sözleşmede belirlenen ücret karşılığında müvekkili şirkete güvenlik hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, sözleşme hükmü uyarınca müvekkili şirket tarafından işbu sözleşmenin 11/08/2016 tarihinde Bakırköy ...... Noterliğinin ...... yevmiye numaralı ihtarı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin bedellerin de müvekkili şirket tarafından eksiksiz ödendiğini, bu hususta herhangi bir ihtilafın bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili şirket tarafından süresinden önce feshedilmesi nedeniyle davacının kendi işçilerine ödediğini iddia ettiği ihbar tazminatlarından dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde; müvekkili şirket tarafından sözleşmenin her zaman feshedilebileceğini, süresinden önce feshedilmesi halinde ise davacının vermiş olduğu hizmete ilişkin hak ettiği ücret haricinde bir talebinin olamayacağının açıkça düzenlendiğini ileri sürerek; davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekalet alacağının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen 23/03/2016 tarihli Koruma ve Güvenlik Hizmeti Sözleşmesinin davalı yanca süresinden önce feshinden dolayı davacının istihdam ettiği çalışanlarına ödemiş olduğu ihbar tazminatlarının davalıdan rücuen tahsili için düzenlemiş olduğu fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... takip sayılı dosyasındaki takibe konu faturadan dolayı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, taraflar arasındaki koruma ve güvenlik hizmetleri sözleşmesinin feshi nedeniyle davacı tarafından ödendiği söylenilen ihbar tazminatından davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ...... Koruma ve Özel Güvenlik Hiz. Ltd. Şti., borçlusunun ...... İnş. Proje Turz. San. Ve Tic. A.Ş. Olduğu, cari hesap alacağı dayanak göstererek, 35.854,54-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu vekilinin 09/09/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkilinin takip konusu alacağa ilişkin olarak hiçbir borcunun bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve bu nedenle borcun aslı, tüm fer'ileri ve faiz oranına itiraz ettiği, aynı tarihte takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Usulünce duruşma açılmış, taraf teşkili sağlanarak ön inceleme yapılmış, dosya arasına alınan fatura, icra dosyası, bilgi ve belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınmış; Mali müşavir bilirkişiden alınan kök ve ek raporlarda; davacının defterlerine göre; takip tarihi (06/09/2016) itibariyle davacının davalıdan 31.841,95-TL alacağının olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (06.09.2016) itibariyle davalının davacıya (cari bitiş tarihi 16.08.2016 itibariyle) borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ..... Esas 04/03/2019 tarih ve ..... Sayılı kararı ile; "...Her sözleşme kurulurken birden çok aşamadan oluşur; bu aşamalardan biri de sözleşme öncesi safha ki tarafların bu aşamada özenli ve dürüst davranma ilkelerine uymaları gerekir. Taraflar arasında da bu aşama gerçekleşmiş olup davacı taraf bizzat davalıya sözleşmeyi kurarken maliyetleri de gösteren güvenlik hizmet teklifi sunmuş olup, bu teklifte ihbar tazminatına yer verilmemiştir. Aksinin kabulü halinde taraf nezdinde uyandırılan güvene aykırılık oluşur ki bu durum hukuk düzeninde korunmaz. Tüm dosya kapsamında davacının taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalının ödemesini gerektirir alacağı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın ve koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ..... Esas ...... Karar sayılı dosyasından verilen 04/03/2019 tarihli kararı, davacı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas 14/12/2022 tarih ve ...... Sayılı kararı ile: "...Somut olayda uyuşmazlık, sözleşmenin sebep göstermeksizin davalı tarafça feshinin mümkün olup olmadığı, davacının haksız fesih sebebi ile işçilere ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği ihbar tazminatlarının davalıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 18/2 maddesinde "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. Tarafların imzaladıkları sözleşmenin 19. maddesi ile davalıya sözleşmeyi hiçbir sebep göstermeden tek taraflı olarak fesih hakkı verilmiş olup, sözleşme davalı tarafından bu hüküm gereğince önel süresine uygun olarak keşide edilen Bakırköy ...... Noterliğinin ....... yevmiye numaralı 11/08/2016 tarihli ihtarı ile feshedilmiştir. Ancak 4721 sayılı TMK'nun 2. maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü ile hak ve borçların kullanımı ve ifasında da dürüstlük kurallarına uyulması gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... E. ..... K. 27/04/2016 tarihli ilamı "...Genel olarak kişiler, özel hukuk alanında diğer kişilerle olan ilişkilerini hukuk düzeni içinde kalmak şartıyla diledikleri gibi düzenler, diledikleri konuda, diledikleri kişiler ile sözleşme yapabilirler. Bu olanak, Borçlar Kanunu'nda öngörülen sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir sonucudur ve Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınmıştır. Sözleşme özgürlüğü, sözleşmeyi yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmenin içeriğini düzenleme ya da değiştirme, sözleşmenin tabi olacağı şekli belirleme ve nihayet sözleşme ile bağlı kalmama, yani sözleşmeyi sona erdirme özgürlüğünü de içerir. Var olan bir sözleşmeyi sona erdirmenin yollarından birisi de, sözleşmenin feshidir. Dolayısıyla sözleşme özgürlüğü, sözleşmenin tek taraflı tasfiyesine yönelik olarak sona erdirilmesini amaçlayan fesih hakkını da içermektedir. Görüldüğü üzere, kural olarak kişinin sözleşmenin feshi yoluna gitme konusunda irade özerkliği sonucu takdir hakkı bulunmakla birlikte, feshin haksız olması halinde, karşı tarafın bundan doğan zararlarından sorumluluğunun da bulunacağı tabiidir. Dairemizin 22/10/2014 tarih, ...... E. - ...... K. ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir..." şeklindedir. TMK'nun 2. maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımı ve ifasında dürüstlük kurallarına uyulması gerekmekte olup, bu ilkeye somut dosyada olduğu gibi taraflarca imzalanmış sözleşmenin yürütümü ve feshi sürecinde de uyulması gerekmektedir. Her ne kadar sözleşme ile davalıya sebep göstermeksizin feshi hakkı tanınmış ise de, Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ..... E. ...... K. 27/04/2016 tarihli ilamında da belirtildiği şekilde, böyle bir fesih yetkisinin bulunması halinde dahi haklı bir sebebin bulunması gerekmektedir. Ancak davalı tarafından gönderilen fesih bildiriminde herhangi bir sebep gösterilmemiş, yargılama sırasında da bu yönde haklı bir sebebe dayanmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 23/03/2017 tarihine kadar yürürlükte kalacak şekilde imzalandığından ve davalı tarafça haklı bir neden bildirilmeksizin yapılan fesih haksız olduğundan, sözleşmenin erken feshi nedeniyle davacının zarara uğrayacağı açıktır. Davacı, haksız fesih sebebi ile işten çıkartmak zorunda kaldığı işçilere ihbar tazminatı ödediğini iddia etmektedir. Sözleşmenin 19/2 maddesinde ''Bu sözleşmenin fesih edilmesi veya süresi sonunda bitmesi halinde Binsat Koruma ve Güvenlik tüm işçilik haklarını (Kıdem, fazla mesai, yıllık izin, dini milli bayram çalışmaları) şartsız ödeyecektir.'' Hükmü düzenlenmiş olup ihbar tazminatı davacının sorumluluk alanı dışında bırakılmıştır. Ayrıca davacının düzenlediği Güvenlik Hizmet Teklifi belgesinde maliyet kalemlerinde ihbar tazminatı fonunun 0 olarak belirtilmesi, davacının sözleşme gereği ihbar tazminatından sorumlu olmamasından dolayı bunun bir maliyet kalemi olarak yer almadığı anlamına gelmektedir. Mahkemece bu husus yanlış değerlendirilmiştir. Sonuç olarak davalının haksız feshinden dolayı davacının zararını talep edebileceği, sözleşme gereği ihbar tazminatının davacının sorumluluğunda olmadığının kabulü gerekmektedir. Davacı tarafından ihbar tazminatı ödediği kanıtlanmalıdır. Mahkemece yapılması gereken, davacı taraftan ihbar tazminatı ödemesine ilişkin delilleri toplanıp ihbar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle mahkememiz kararının HMK'nin 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. 02/02/2023 tarihli tensip tutanağı 2 numaralı ve 22/03/2023 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararları gereğince davacı vekiline ihbar tazminatı ödemesine ilişkin belgeleri Mahkememize sunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde istenen belgelerin dosyaya sunulmaması halinde dosya kapsamına göre karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmiş, verilen kesin süre içinde davacı vekili tarafından istenilen bilgi ve belgeler dosyaya sunulmamış, ara kararların gereği yerine getirilmemiştir. 22/03/2023 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, davacı şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defter kayıt ve belgeleriyle dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılmak suretiyle; davacı tarafça 31/07/2016 tarih ve 35.854,54-TL bedelli faturaya konu ihbar tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi çalışanlara ve ne miktarda ödendiği, ödeme yapılan çalışanlara ihbar tazminatı ödemesi şartlarının oluşup oluşmadığı, ödenmesi gereken ihbar tazminatı var ise miktarı, davacının dava dışı çalışanlarına ödediği miktarları rücu talebinin yerinde olup olmadığı, neticede davacının davaya konu alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere kök raporu hazırlayan mali müşavir bilirkişi ile İş ve Sosyal güvenlik konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; İstinaf Mahkemesinin bozma kararı ışığında davacı yanın haksız fesih nedeniyle personellere yapmış olduğu ihbar tazminatı ödemelerine ilişkin belgeler davacı yandan müteaddit defalar talep edilmesine rağmen belgeler incelemeye sunulmadığından rapor tarihi itibariyhle ihbar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarına ilişkin denetime elverişli inceleme yapılamadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Taraflar arasında imzalanan Koruma ve Güvenlik Sözleşmesinin M. 19 hükmü, " ...... İnşaat Proje Turizm San. Ve Tic. A.Ş işbu sözleşmeyi lüzum gördüğü takdirde her zaman tek taraflı fesih etme hakkına sahiptir. Bu durumda fesih tarihi itibariyle doğan ücret dışında ..... Koruma ve Güvenlik'in ...... İnşaat Proje Turizm San. Ve Tic. A.Ş'den bir tazminat talebi olamaz. Bu sözleşmenin fesih edilmesi veya süresi sonunda bitmesi halinde ...... Koruma ve Güvenlik tüm işçilik haklarını (Kıdem, fazla mesai, yıllık izin, dini milli bayram çalışmaları) şartsız ödeyecektir. Bu sözleşmeden dolayı ...... Koruma ve Güvenlikte çalışan işçiler tarafından ...... İnşaat Proje Turizm San. Ve Tic. A.Ş'ye açılacak tüm davalar nedeniyle gelebilecek mali sorumluluk ...... Koruma ve Güvenlik'e rücu edilecektir. "hükmünün yer aldığı görülmektedir. İşbu sözleşme 24.03.2016 ite 23.03.2017 tarihleri arasında mer'i ve muteberdir. Sözleşme bitim tarihinden 30 gün önce taraflar feshi ihbarda bulunmadıkları takdirde, sözleşme ücret dışındaki şartlar aynı kalmak suretiyle 1 (bir) yıl daha uzamış sayılır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin feshi başlıklı 20. Maddesi; '' sözleşme koşullarına uyulmaması halinde her bir taraf birbirlerini yedi gün önceden yazılı bildirimle uyarır. Bildirimde uyulmayan koşullar açıkça belirtilir. Sözleşme koşullarına uygunluk sağlanmadığı takdirde taraflar yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceklerdir''şeklindedir. Davacının düzenlediği Güvenlik Hizmet Teklifi belgesinde maliyet kalemlerinde ihbar tazminatı fonu 0 olarak belirtilmiştir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında akdedilen 23/03/2016 tarihli Koruma ve Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas 14/12/2022 tarih ve ..... Sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 23/03/2016 tarihli Koruma ve Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme gereğince davacı şirketin davalı tarafa güvenlik hizmeti verdiği, sözleşmenin 19. Maddesinde işbu sözleşmenin 24.03.2016 ite 23.03.2017 tarihleri arasında mer'i ve muteber olduğunun düzenlendiği, ancak davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce 11/08/2016 tarihinde Bakırköy ..... Noterliğinin ...... yevmiye numaralı ihtarı ile tek taraflı olarak feshedildiği, bu fesih nedeniyle davacı tarafça istihdam ettiği çalışanlarına ödemiş olduğu ihbar tazminatlarının davalıdan rücuen tahsili için düzenlemiş olduğu faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, istinaf ilamı uyarınca davacı tarafa ihbar tazminatı ödemesine ilişkin belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacı tarafça belge sunulmadığı, ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın ihbar tazminatı ödediğini ispat edemediği ve bu nedenlerle rücu şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla; ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDiNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 433,04 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 179,27 TL harçtan mahsubu ile artan 184,71 TL harcın dosya kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024 Katip ...... Hakim ..... ¸