İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/528 E. 2023/581 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/528
Karar No
2023/581
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/528 Esas KARAR NO : 2023/581 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2019 KARAR TARİHİ : 09/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; davalılardan müvekkili şirket mali müşaviri olan .... ve tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini, davalıların .... ünvanlı paravan şirket kurduklarını, bu paravan şirketler üzerinden gerçek bir satışa dayanmaksızın %12 oranında komisyon karşılığında sahte fatura düzenleyip, mali müşavirliğin getirdiği kolaylıktan faydalandıklarını, bilgisi dışında müvekkili şirket kayıtlarına intikal ettirdiklerini, böylece müvekkilini fahiş miktarda zarara soktuklarını, haksız menfaat temin ettiklerini, bu nedenle tüm davalıların şirketten alarak tahsil ettikleri çek bedeli olan 708.000,00 T'lik zarardan, müvekkilinin pişmanlık dilekçesiyle İkitelli Vergi Dairesi'ne ödediği 1.068.781,48 TL'lik zarardan ve .... firması adına kesilen 5.438,432,00 TL'lik fatura karşılığı alınan %12 komisyon bedeli olan 652.611,84 ... ve .... şirketi adına kesilen 738.299,00 TL fatura karşılığı alınan 88.595,88 TL zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, davalıların haksız fiilinden kaynaklanan şirket zararının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas numaralı dosyasının, huzurdaki dosya açısından bekletici mesele kabul edilmesini talep ettiğini, dilekçesi ekinde sunduğu cari hesap kaydından da anlaşılacağı üzere, aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklanan birden fazla çek ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili ....'nun olayı duyar duymaz, davacı şirket yetkilisi ... ile iletişime geçtiğini, hatta evine gitmeyeceğini, ofisinde olacağını ve ne zaman isterse kendisi ile karakola gelebileceğini beyan ettiğini, söz konusu yazışmaları dilekçesinin ekinde sunduğunu, müvekkilinin 17/01/2019 tarihinde davacıya gönderdiği ihtarname ile mali müşavirlik hizmet sözleşmesini feshedeceğini davacıya ilettiğini, ihtarnameyi dilekçesi ekinde sunduğunu, davacının ... Turizm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den gelen 7 adet faturanın da bilgileri dışında olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin bahsi geçen dava dışı şirketle hiçbir bağı bulunmadığını, yine bu 7 adet fatura davacı şirketçe muhasebesel işlemlerin yapılması için davalıya intikal ettirilmediği sürece şirket kayıtlarına işlenemeyeceğini, ayrı ayrı bahsi geçen 44 faturaya ilişkin ödemelerin de çek keşide edilerek yapıldığını, milyonlarca liralık ödemenin şirket yetkilisinin haberi olmadan hesaplarından yapılmasının mümkün olmayacağı gibi inkarının da yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Davacı tarafça davanın Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esasında açılmış olduğu; Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/05/2023 tarihinde kesinleşen 03/04/2023 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile "... Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kambiyo senedi olan çekten ve faturadan kaynaklanmakta olup, çeke ilişkin düzenlemelere 6102 sayılı TTK'da yer verilmiş olup, bu türden uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılmaktadır. Bekletici mesele yapılan Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesinin .... E sayılı dosyasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın suç teşkil etmediği ve ticari ilişkiden kaynaklandığı gerekçesi ile verilen ve kesinleşen beraat kararı gereğince uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmadığı ve dava konusu uyuşmazlığa konu çek 6102 sayılı TTK'da düzenlendiğinden 6102 sayılı TTK'nın 4/1-a maddesi uyarınca mutlak ticari dava olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/1.maddesine göre Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekir." gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; şirket muhasebecisinin ve diğer davalıların eylem ve işlemleri doğrultusunda şirketi zarara uğrattıkları iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkindir. Bakırköy ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanın ..., sanıkların ..., ..., .... ve .... olduğu, Tacir veya Şirket Yöneticileri İle Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçlarından yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 24/09/2020 tarih ... Esas ve ... Sayılı Kararı ile; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; .... kozmetik ve İlaç Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi ile .... İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited şirketi arasında 22/03/2018 ila 17/08/2018 tarihleri arasında düzenlenmiş çok sayıda irsaliyeli fatura örnekleri, 12/01/2018 tarihli fiyat teklifine ilişkin mail dökümü, katılanın 708 Bin TL bedelli çeki bizzat verdiğine ve karşılığında senet aldığına yönelik beyanı ile bu hususta sanıklar ve tanık ...'un istikrarlı beyanları doğrultusunda ... Kozmetik ile .... Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunun sabit olduğu bu sebeple ticari ilişkinin mevcudiyeti konusunda katılan ve kardeşi tanık ....'un kolluk ifadelerini baskı ile verdiklerine yönelik beyanlarına itibar edilmediği, her ne kadar mali müşavir sanık ... her iki şirketin muhasebe işlerini yürütse de katılanın 2014 yılından beri muhasebe işlerini yürüttüğü, bu sebeple ticari ilişkiye dair kayıtların şirket müdürü katılanın haberi olmaksızın düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanıklar .... ve ...'in olay gününden bir gün önce bankaya giderek para ayırttıklarının ve banka görevlisince katılandan teyit alınarak paranın sanığa ödendiğinin banka görevlisi olan tanık beyanları ile de sabit olduğu, olay günü sanık ... bankadan para çekmeye giderken çekin ...'in yanında olduğunu bilen katılanın kardeşi tanık ...'un bu duruma itiraz etmemesi, sanık ...'in sanık ...'e hakkınızı helal edin yazan mesajı attıktan sonra kendisine ulaşılamaması üzerine sanıklar ... ve ...'ün bu hususu tanık ...'un yanına gelerek bildirmeleri ve hep birlikte sanık ...'e ulaşmaya çalıştıklarının tanık ... beyanıyla doğrulandığı, ... şirketinin sanıklardan ... adına kayıtlı olmasının ve sanık ...'in çeki bankadan tahsil ettikten sonra sanık ...'e attığı hakkınızı helal edin içerikli mesajın da isnat edilen suçun işlediğine dair tek başına somut delil mahiyetinde olmadığı, müşteki tarafın hazırlık anlatımı ve yargılamadaki iddiaların tamamen farklı olguları içerdiği tüm bu sebeplerle tarafların arasında ticari ilişkiden kaynaklı hukuki uyuşmazlık olduğu, sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı" gerekçeleriyle" sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin 31/01/2023 tarih ...Esas ve ... Karar Sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2'nci maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) 6098 Sayılı TBK'nun 74.maddesi: "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz." şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından açılan haksız fiil nedeniyle tazminata ilişkin davada, 6102 Sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, ceza dosyası ile de tespit edildiği üzere davacı ile ... İnşaat Elektrik San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişkiden söz edilebileceği, iş bu dosyada uyuşmazlığın ise haksız fiilden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından; yukarıda ayrıntıları ile anlatıldığı üzere görev husunun nasıl belirlendiğinin açıklandığı; uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğunun belirtilmediği; bu nedenle eldeki davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılı mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin karşı görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 maddesi gereğince görev yönünden dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM .... Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 09/06/2023 Katip .... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/528, K. 2023/581, T. 09.06.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-528-e-2023-581-k-5428e2a6346b