İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/376 E. 2024/1333 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/376
- Karar No
- 2024/1333
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/376 Esas KARAR NO : 2024/1333 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen 11.05.2022 tarihli sözleşme uyarınca sözleşmede belirtilen şekilde parfüm makinesi üretiminin davalı tarafından üstlenildiğini, ancak davalının makineyi sözleşmede belirtilen süreden sonra ve ayıplı olarak teslim ettiğini, makinedeki ayıp ve arızaların davalıya defalarca e-posta ve mesaj yoluyla yazılı olarak ayrıca şifahen bildirildiğini, ancak davalının makineyi birçok kez inceleyip çeşitli müdahalelerde bulunmasına rağmen makinenin aynı arızaları tekrar tekrar göstermeye ve/veya farklı arızalar vermeye devam ettiğini, bu nedenlerle Beşiktaş ....... Noterliği’nin ..... yevmiye numaralı ve 09.01.2023 tarihli ihtarnamesi ile sözleşme konusu makine ayıplı olduğundan sözleşmeden dönüldüğünün davalıya ihtaren bildirildiğini ve müvekkili şirket tarafından ödenen 25.000,00-USD bedelin faiziyle birlikte iadesinin talep edildiğini ancak davalıdan olumlu cevap alınamadığını, dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını, müvekkiline geç teslim edilen makinenin aynı zamanda ayıplı olarak teslim edildiğini, bu yüzden sözleşmeden dönme hakkını kullanan müvekkiline sözleşme kapsamında ödemiş olduğu bedelin iadesi gerektiğini, sözleşmenin 5. maddesine göre ilk avans ödeme tarihinden itibaren 45 iş günü içerisinde sözleşme konusu makine ve eklerinin teslim edilmesi gerektiğini, ilk avans ödemesinin müvekkili tarafından 11.05.2022 tarihinde yapıldığını, buna göre makinenin en geç 19.07.2022 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini ancak davalı tarafından sözleşmede belirtilen 45 günlük sürede değil, bu süre geçtikten sonra 18.10.2022 tarihinde makine ve eklerinin teslim edildiğini, makine teslim edildikten sonra, geç teslim edilen makinenin aynı zamanda ayıplı olduğunun müvekkili şirketçe tespit edildiğini, makinedeki ayıp ve arızaların davalı tarafa muhtelif kereler bildirildiğini, yapılan bildirimler üzerine davalının birçok kez makineyi inceleyip çeşitli müdahalelerde bulunduğunu, ancak makinenin aynı arızaları tekrar tekrar göstermeye ve/veya farklı arızalar vermeye devam ettiğini, müvekkilinin talebi üzerine özel olarak üretilen makinenin sözleşmeye uygun olmadığı gibi herhangi bir parfüm makinesi kadar dahi çalışmadığını, makinenin tekrar eden arızalarının giderilememiş olup gelinen noktada müvekkilinin makineyle üretim yapmasının imkânsız hale geldiğini, makinenin çalıştırıldıkça tekraren benzer arızalar vermesi veya farklı arızaların söz konusu olmasının makinede üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğunu açıkça gözler önüne serdiğini, dava konusu makinenin sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde üretilmediğini ve müvekkilinin amacını karşılamadığını, davalının müvekkilinin ayıptan doğan zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, makinenin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin TBK m. 475 hükmünde öngörülen seçimlik hakkını kullanarak sözleşmeden döndüğünü, makinedeki ayıplar ve yaşanan süreç nedeniyle müvekkilinin bakiye sözleşme bedeli olan 1.480 USD’yi ödemediğini, ancak yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz şekilde yerine getirmeyen davalının bu bedeli talep etme hakkının da zaten bulunmadığını iddia ederek; dava konusu makinenin davalı tarafından ayıplı olarak teslim edildiğinin ve makinedeki ayıpların HMK m. 400 vd. uyarınca tespitine, taraflar arasında akdedilen 11.05.2022 tarihli sözleşme uyarınca üretimini davalının üstlendiği parfüm dolum makinesinin ayıplı olması sebebiyle TBK m. 475 vd. hükümleri uyarınca müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması nedeniyle sözleşme bedeli olarak ödenmiş olan şimdilik 10.000 USD’nin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 14.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iddia edilenin aksine sözleşmeye konu makinayı süresinde teslime hazır hale getirdiğini, müvekkili şirket ile davacı tarafın 11.05.2022 tarihli sözleşme ile bir adet parfüm dolum ve kapaklama makinesinin yapımı konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu anlaşmaya göre müvekkilinin sözleşmeye konu makineyi imal etmeyi ve davacı tarafın da bu işin karşılığında müvekkiline toplamda KDV hariç 26.480 USD ödemeyi kabul ettiğini, ilk avans ödemesinin sözleşmenin imza edildiği 11.05.2022 tarihinde yapıldığını, buna göre teslim döneminin 19.07.2023-25.07.2023 haftasına denk geldiğini, sözleşmenin 'Teslim Yeri ve Şekli' başlıklı 6'ıncı maddesinde de görüleceği üzere teslimin satıcının yani müvekkilinin fabrikasında gerçekleşeceğinin kararlaştırıldığını, buna göre teslim işleminin satıcının makinelerin teslime hazır olduğunu bildirmesinden sonra alıcının satıcıya ait fabrikaya gelip makineyi alması ile gerçekleşeceğini, makinenin sözleşmede belirtilen tarihte teslim edilememesine bütünüyle davacı tarafın kendi eylemleri ile sebep olduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirtilen teslim vadesinde makineyi hazır hale getirip davacı tarafa bildirmişse de davacı tarafın türlü sebeplerle makineyi teslim almak için gelmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin akabinde mail ile defaatle makinenin teslime hazır olduğunu bildirmiş ve davet etmişse de davalı tarafın yurt dışında olduğunu ve ne zaman döneceğinin belli olmadığını ya da Türkiye'ye döndükten sonra işlerinin olduğunu ve haberleşeceklerini belirterek makineyi teslim almak için gelemeyeceğini belirttiğini, işbu durumun mesaj kayıtları ile de sabit olduğunu, zira davacı tarafın 04.11.2022 tarihinde müvekkiline iletmiş olduğu mailde makinenin süresinde hazır olduğunun kendilerine söylendiğini de ikrar ettiğini, bununla beraber davacı tarafın teslim aşamasında makinede daha evvel müvekkiline bahsedilmeyen yeni tip parfüm şişelerinin kullanılacağını belirttiğini ve imalatı bitmiş makinenin bu yeni şişelerin kullanımına uygun hale getirilmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin yeni tip şişeler için davacı şirket yetkilisinin bilgisi ve onayı ile yeni kalıp siparişi verdiğini ve makinede bu yeni tip şişelerin kullanılabilmesi için değişiklik yaptığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin kusurundan kaynaklanan bir gecikmenin var olması halinde bile davacı tarafın bu konuda makine teslim edilmeden önce müvekkiline bir bildirim veya ihtarda bulunmadan makineyi teslim aldığını fakat geç teslim olgusunu sonradan müvekkiline karşı ileri sürdüğünü, davacı tarafın teslim tarihinde ödenmesi gereken bedeli de müvekkiline ödediğini, makinede teslim sırasında bir hatanın tespit edilmiş olması ihtimalinde davacı tarafın müvekkiline ödeme yapmayacağının ortada olduğunu, davacının teslimden sonra makineye müdahale ettiğini ve yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin son iş emrine göre makineyi makul nitelikte imal ettiğini ve makinenin davacı tarafa teslim edildiğini, sözleşmenin teslim şekline ilişkin 6'ncı maddesinde tarafların teslimden sonra belirleyecekleri bir tarihte müvekkilinin makinelerin devreye alınması için davacının fabrikasına bir teknik eleman gönderileceği konusunda anlaştıklarını, buna göre müvekkilinin teslimden sonra üretim esnasında makinenin devreye alınması için davacı firmaya gittiğini, makinenin bu tarihte 600'den fazla şişe doldurduğunu ve başarılı bir şekilde kapaklarını kapattığını, davacı tarafın müvekkilinin makineyi kullanacak tüm firma personeline gerekli eğitimleri vermesini beklemeden ve üretim yapılmayacağı söylenen günlerde makineyi kendi başına kullandığını, müvekkili yetkilisi servis amacıyla firmaya gittiğinde kesici, nozul, kapatma kafası, makine zaman ayarı gibi noktalarda makineye müdahalelerde bulunulduğu ve şişe boyut farklılıklarını göstermek amaçlı getirilen şişe mastar kalıbı ile birlikte üretimde kullanılan şişeler arasında boyut farklılıkları olduğunun tespit edildiğini, bu konudaki tespitlerin yine mail aracılığı ile davacı tarafa iletildiğini ve makinenin herhangi bir ayarında tam eğitim verilmeden herhangi bir değişiklik yapılmamasının rica edildiğini, makinede meydana gelen problemlerin eğitim verilmemiş personellerin makine ayarına müdahale etmesi sebebiyle meydana geldiğinin aşikar olduğunu, tarafların akdetmiş olduğu sözleşmenin 7'inci maddesinde; kullanım hatalarından kaynaklanan arızalar, bozulmalar, şebeke geriliminden etkilenebilecek elektronik aygıtlar ve bakım talimatlarına uyulmadığı gözlenen aparatların garanti kapsamı dışında bırakıldığını, davacı tarafın müvekkiline davacı firma personellerine eğitim verebilmesi için imkan tanımadığını, davacıya teslim edilen makinenin ayıplı olduğu iddiasının kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ayıp sebebiyle sorumluluğa ilişkin TBK m. 474 hükmüne göre iş sahibinin teslimden sonra makul süre içinde eseri incelemesi ve varsa ayıpları yükleniciye yine uygun bir süre içinde bildirmesi gerektiğini, bu bakımdan kabul anlamına gelmemekle birlikte makinede bir kusurun var olması halinde davacı tarafın bunu süresi içinde bildirmediğini, davacı tarafın nihayetinde müvekkiline Beşiktaş ...... Noterliği tarafından tanzim edilen 09.01.2023 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek ayıp bildiriminde bulunduğunu ve sözleşmeden döndüğünü beyan ettiğini, davacı tarafın aylar sonra yaptığı ayıp ve dönme bildiriminin kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, bu sebeple işbu ihtarnameye Bakırköy ...... Noterliğinin 24.01.2023 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve ayıp bildiriminin kabul edilmediğinin beyan edildiğini, davacının makineyi hala elinde tuttuğunu, daha önce kendi kusurları ile meydana getirdikleri problemler de göz önünde bulundurulduğunda bu süre zarfında davacının makineye zarar vermiş olmasının muhtemel olduğunu, dolayısıyla bir tespitin yapılması halinde davacının müdahalesi ve kullanımı sebebiyle makinede meydana gelen kusurları kabul etmediklerini, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan borcunun tamamını yerine getirmediğini, davacının dava dilekçesinde de ikrar ettiği üzere 1.480 USD bedel bakiyesini müvekkiline hala ödemediğini, bunun haricinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maillerde ve ihtarnameye cevaplarında da belirttikleri üzere imal edilen kalıpların bedeli olan 800 USD bedelin de hala müvekkiline ödenmediğini savunarak; davacı tarafın iddia ve taleplerine katılmak mümkün olmadığından davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen dava konusu parfüm dolum ve kapaklama makinesi ile eklerinin ayıplı olduğu iddiası ile sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Taraflar arasında 1 adet parfüm dolum ve kapaklama makinesinin alım satımına ilişkin 11/05/2022 tarihli sözleşme imzalandığı ve satıma konu makinenin davacıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı; HMK'nun 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı tarafça satışı yapılan makine ve eklerinin ayıplı olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının savunması kapsamında ayıbın davacının kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının sözleşme bedeli olarak ödediği bedelden şimdilik 10.000,00-USD alacağın 14/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Beşiktaş ....... Noterliğinden; 09/01/2023 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ belgesinin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar gerek talimat yolu ile gerekse Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Ben davacı şirkette yaklaşık 1.5 yıldır imalat elemanı olarak çalışıyorum. Davalı şirketten parfüm dolum makinesi alındı. Bu makine çok fonksiyoneldi. Kapasite arttırımı düşünüldüğünden alınmıştı. Makine alındıktan birkaç gün kurulumu yapılmaya çalışıldı daha kurulumu yapılırken arıza vermeye başladı biz hiçbir şekilde makineyi kullanamadık. Örnek vermem gerekirse 35 cc lik şişeyi doldurması gereken makine daha fazla dolum yaptığı için şişede patlama yapabiliyordu ya da daha az dolum yapabiliyordu. Yine valf basması gerekirken ya basmıyordu ya da yarım basıyordu. Bu da parfümün akmasına ya da şişenin patlamasına neden oluyordu. Biz makineyi kendimiz hiç çalıştırmadık makine kurulumu yapan kişilerce çalıştırıldı, en son makineden dumanlar yükseldi. Kapak kapatılmıyor, valf de basmadığı için bu işlemleri kendimiz yapmak zorunda kalıyorduk bu da bizi gün içerisinde oyalıyordu. Ayrıca makinede elektrik kaçağı vardı bir kaç kez şarteli attırdığına şahit oldum. Makinenin tamiri için gelen ..... bey ile birlikte makinenin çalışmasını yapıyorduk kendileri çalıştırdığında da aynı arızaları veriyordu en son bize makinenin fanının olmadığını söylediler ve fan ile ilgili bir şey yaptılar, ancak bu tamirden sonra makine daha da kötü duruma geldi şişeler yüzümüze patladığı için biz baret kullanmak zorunda kaldık, bu durum uzun bir süre devam etti, davalı şirkette artık ilgilenmemeye başladı biz de makine ile çalışmaya korkar hale geldik hatta çalıştırmamaya başladık. Makine de sadece 35 cc'lik şişelerin dolumunu yapabiliyorduk, makinenin kullanımı tehlikeli olduğu için yetkili bir kişi olmadan kesinlikle elimizi sürmüyorduk, ayrıca makine yap akıtıyordu, makine halen iş yerinde durmaktadır ancak biz kullanmıyoruz, normalde biz 1 saatte bir parti mal dolumu yapabiliyoruz bu da 1000 şişeye denk gelmektedir ancak makine ile biz bu randımanı alamadık, örnek vermem gerekirse bir saatte 50 şişeyi ancak doldurabiliyorduk çünkü makine arıza verdiğinden onunla uğraşıyorduk, ben orada çalışan benim müdürlerim var makinenin arızası ile ilgili davalı şirket ile ilişkileri onlar sağlarlar biz arıza olduğunda müdürlerimize iletiriz ...... bey de arızalara bizzat tanık oluyordu. Davalı şirket dışında farklı bir firmaya tamirat yaptırılmadı çünkü her seferinde ..... bey geliyordu, fanın ...... bey ve yanında gelen bir kişi tarafından iş yerimizde yapıldığını hatırlıyorum benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ........ beyanında, "Yaklaşık 1 yıldır davacı şirkette müdür olarak çalışıyorum. Davalı şirkete sipariş verdiğimizde normalde makinenin 35 ml ve 50 ml olarak dolum yapması gerekiyordu, ancak gelen makinede sadece 35 ml dolum yapabildik, bu dolumu da daha doğrusu hiçbir zaman yapamadık, makine şirketimize geldiği günden itibaren hiçbir zaman randımanlı çalışmadı, bu makine parfüm dolum valfleme ve kapaklama makinesiydi. Makine çalışmadığı için ve sürekli arıza verdiği için davalı şirket çalışanı olarak bildiğim ........ bey ile sürekli iletişim halindeydim, ........ bey bizzat kendisi geldi. Biz ........ bey olmadan makineyi hiç çalıştırmadık makineyi çalıştırdığımızda da valfleme yapmıyordu. Valfleme dediğim parfüm şişelerinin içinde bulunan fısfısı sağlayan kısımdır. Parfüm şişelerinin içerisine bu valflemeleri makine yapmıyordu. ........ bey sonrasında bu problemi giderdi ancak bu seferde valflemede şişeler patlamaya başladı, yani makine ya valflerken şişeyi patlatıyor ya da valflemeyi tam yapmıyordu. Devamında makinenin motorunda bir arıza oluştu, bu da yine ........ bey varken meydana geldi makine duman çıkarmaya başladı aynı zamanda da motordan yap akıtıyordu. ........ bey makineyi kontrol etmeye geldiğinde bize söylediği ben makineye fan takmayı unutmuşum idi, devamında makineye fan takıldı, makine çalıştırıldığı zaman şirkette şalteri de attırıyordu, biz bunun üzerine iş yerine elektrikçi çağırdık gelen elektrikçi makinenin elektrik kaçırdığı söyledi, makinedeki arızlara ciddi arızalar olduğu için ayrıca parfüm malzemesinde alkol içerdiği için iş yeri sağlığı ve güvenliği açısından biz personelimize hiçbir zaman makineye müdahale ettirmedik zira personelimizde patlayan camlar nedeniyle korktuğu için makineyi kendi personelimiz hiçbir zaman çalıştırmadı. ........ bey ile yüz yüze görüştüğümüzde bize söylediği gerekçe şişelerde bir milim bile oynasa makine böyle yapabilir oldu, ancak ben makine siparişi verdiğimiz zaman kendisine numune ve örnek olarak yaklaşık 1000 tane şişe gönderdim, o yüzden de bu gerekçesi yerinde değildi. Makineyi hiçbir şekilde çalıştıramıyoruz makine halen iş yerinde bulunmaktadır. Aslında davalı şirket yönünden bir sıkıntı da davalı şirketin servisi için ayrı bir biriminin olmamasıdır biz telefon açtığımızda sadece ........ bey ile muhatab oluyorduk ayrı bir servis ekibi yoktu. En son aradığımızda ........ bey il dışında olduğu söyledi ve gelmedi, ben davacı şirkette çalışmaya başladığımda dava konusu makine geleli yaklaşık 1 ya kadar olmuştu benden önceki bir ayda makinenin kullanılmadığını biliyorum, biz arızlara ilişkin herhangi bir tutanak tutmadık ancak taraflar arasında ..... yazışmaları ve telefon kayıtların görüşmelerimiz bellidir zaten bir çok arıza ........ beyin yanında oldu benim olaya ilişkim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..... beyanında,"Ben davalı şirkette montaj bölümünde usta olarak çalışıyorum. Yaklaşık 12 yıldır çalışmaktayım. Davacı şirkete satışı yapılan parfüm dolum makinesinin montajını yapan kişi benim. Ayrıca davacı şirkete teslim aşamasında makinenin kurulumunu yapan kişi de benim. Kurulumu yaptıktan sonra makineyi çalıştırdık herhangi bir sorun yoktu. 2 kere daha bu şirkete gittim her gittiğimde farklı kişilere makinenin nasıl çalıştırılacağını anlattım. Her gittiğimde makinenin değerleri ile oynanmış olduğu tespit ediyordum zira biz kurulumu yaparken girdiğimiz değerler bellidir, değerler ile oynandığı için makine şişeleri patlatıyordu ben her gittiğimde ayarları düzeltiyordum. Patronumuz ........ bey ile birlikte de gittik yine aynı şekilde ayarlarını düzelttim. En son gittikten sonra bir daha davacı şirkete gitmedim, makinenin en son ayarlarını düzelttiğimde makine çalışır vaziyetteydi. Çalıştığım şirket sıvı dolum makineleri üretir büyük firmalar ile çalışırız, örnek vermem gerekirse ..... gibi firmalar ile çalıştığımız gibi ..... dolum makinelerinde prensip aynıdır. 3 şişe bize getirilmişti davacı şirket bu şişelerde uzun ince olanlarına dolum yapılacağını söylemişti biz de bunu baz alarak bu makineyi yaptık. Biz 50ml şişe için de kalıp yaptık ancak davacı şirket bu kalıpları istemedi. Her gittiğimizde farklı farklı kişilere makineyi anlatıyorduk bu nedenle olsa gerek makinenin sürekli ayarlarını bozuyorlardı makine şişe kırıyordu. Makinenin ayarları bozulduğunda motoru arıza verebilir bu şekilde yağ da akıtabilir. Zaten makinedeki arızalar ayarları ile oynandığından dolayı idi. Benim denk geldiğim olaylardan biri de daha önce makineyi anlattığımız çalışanların bir sonraki gittiğimizde fabrikada çalışmıyor olmalarıydı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..... beyanında,"Ben 2010 yılından beridir davalı şirkette koordinatör olarak çalışıyorum. Davacı şirket bizden kapatma ve tıpa çakma içeren parfüm dolum makinesi talep etti. Bizim çalışma usulümüz müşteri bize sipariş verir biz de plan projesini hazırlar ve onayını aldıktan sonra da ürünün imalatına başlarız. Biz şirketlere özel makine üretimi yaparız bir nevi terzi usulü çalışırız. Karşı tarafa gönderdiğimiz plan proje davacı tarafın istekleri ile şekillendikten sonra ürün imalatını gerçekleştirdik ve davacı tarafa teslim gerçekleştirdik. Ben teslim günü teknik ekipteki arkadaşlar ile birlikte davacı şirkete ait fabrikaya gittim kullanım kılavuzlarını davacı tarafa teslim ettik makinenin kurulumunu yaptık, benim bu kısımdan sonra davaya konu makine ile ilgili bir ilgim olmadı bu konu ile daha çok teknik ekibimiz ve teknik kısımdan sorumlu müdürümüz ilgilendiler. Karşı taraftan servis hizmeti talep edildiğinde arkadaşlarımızı yönlendirme kısmında aracılık yaptım. Davacı taraf numune şişelerini getirdiler biz zaten bu şişelere göre makineyi tasarladık. Davacı taraf 2 adet şişe getirmişti şişelerden birisi kadife kaplıydı, kadife kaplama olan şişede en ufak bir dolum sızmasında kadifesi bozulacağı için davacı tarafça bu şişenin yapılmasına gerek olmadığı söylendi. Diğer şişe ise ince uzun bir şişeydi bununla ilgili herhangi bir sorun yoktu. Biz daha önce parfüm dolum makinesi yaptık. Davacı taraf makine üretildikten sonra kadife şişenin yapılmasını istemedi, bunlar kalıp usulü yapıldığı için değiştirilebilir zira davacı taraf farklı boyutları da şişeler de istediler biz yapabileceğimizi söyledik ancak daha sonra vazgeçtiler. Ben makine üretimi yapıldıktan sonra test için karşı tarafı arayıp davet ettim ilkinde yurt dışında oldukları için ertelendi daha sonra test için gelindiğinde davacı tarafın farklı talepleri de oldu, biz o talepleri de yapıp davacı tarafa teslim ettik. Fatura ve ödeme işlemleri ile ilgili davacı taraf ile bizzat iletişimde olan kişi benim. Biz test sırasında hatırladığım kadarı ile video da çektik, makine düzgün bir şekilde çalışıyordu zaten karşı taraf ta makineyi satın aldı. Biz ayrıca davacı taraftan servis işlemlerine ilişkin bir ön protokol imzaladık bu protokole göre bizden servis hizmeti istediklerinde 3 iş günü içerisinde müdahalede bulunacaktık hatta biz bu süreleri bile beklemeden servis hizmeti verdik benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ....... beyanında,"Ben 2005 yılından beridir davalı şirkette teknik ressam olarak çalışmaktayım. Çalışma usulümüz şu şekildedir; ........ Bey projeyi hazırları ben projeyi detaylandırır ve gerekli malzemeleri tespit ederim, çalıştığım şirkette bu malzemeleri tedarik eder, yine dediğim gibi davacı taraça talep edilen makine özel bir makineydi ........ bey projesini yaptı sonra detaylandırmam için bana verdi, detaylandırmanın büyük bir kısmını ben yaptım bir kısımını da ........ bey yaptı, proje kısmı bittikten sonra malzeme tespitine geçtim, gerekli malzemelerin gerekli yerlere siparişlerini geçtim, yaklaşık 1 hafta 10 gün süre zarfında malzemeleri temin ettik, ve daha sonrasında makinenin firmamız bünyesinde imalatına geçtik, imalatı tamamladıktan sonra montajı için makineyi şuan duruşma salonunda hazır bulunan ...... ustaya teslim ettik, ....... usta da proje kapsamında bu makinenin montajını gerçekleştirdi, montajı bittikten sonra davacı şirket yetkilileri fabrika kabulü için makinenin testine davet edildi, davacı şirket kendilerine uygun bir zamanda firmamıza geldiler, fabrikada makinenin testi yapıldı ancak ben makinenin test aşamasında hazır bulunmadım, davacı şirket yetkilisi test aşamasında ........ beye makine üzerinde bazı değişiklikler yapmak istediğini belirtmiş, müşterinin talepleri doğrultusunda bu değişiklikler yapıldıktan sonra müşteri yeniden firmaya davet edildi, firmada yeniden fabrika kabul testi yapıldı, müşteri tarafından makine kabul edildi ve yine müşteri tarafından temin edilen nakliye firması ile makinenin fabrikamızdan müşteriye ait fabrikaya nakliyesi gerçekleştirildi. Ben teslime gitmedim. ........ bey ve ..... usta makinenin teslim ve kurulumu için gittiler ayrıca makineyi kullanacak operatöre gerekli bilgileri verdiler, yine öğrendiğim kadarıyla makinenin kullanımı öğretilen operatör işten ayrılmış yeni operatöre makinenin kullanımı için bilgi vermek üzere tekrar firmaya gidildi makine ayarları gösterildi, yine bana söylendiği kadarıyla makine ayarından kaynaklı yine teknik ekip davacı firmaya gitti. Benim çalıştığım dönemde ben başka parfüm dolum makinesi yapmadım ancak teknik ressam olarak başka arkadaşlar vardı onlar yapmış olabilir. Ben 4 ya da 5 çeşit şahit numune aldım ve ben bu numunelere göre detaylandırmamı yaptım. Ben makineye fan takılıp takılmadığını hatırlamıyorum. Bizim ürettiğimiz makineler özel sipariş üzerine yapılır otomasyonu her makinede olduğu gibi farklıdır ve özel bir eğitim ile kullanılır. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davalı tanığı ...... beyanında, "Ben davalı ..... şirketinde montaj elemanı olarak 1987 yılından beri çalışmaktayım, 2022 yılında iş yerinden emekli olmam nedeniyle çıkış yaptım ardından 2023 yılında yeniden işe girdim, dava konusu makinayı biliyorum bu makina parfüm doldurma makinasıydı, makinanın davacı şirket tarafından sipariş edildiğini biliyorum ama hangi tarihte sipariş edildiğini bilmiyorum, makinayı ........ isimli usta yapmıştı, taraflar arasında sözleşme yapılıp yapılmadığını bilmem, makina tesliminin biraz geç olduğunu hatırlıyorum, Makina teslim edildikten sonra makina ile alakalı şikayetler geelmeye başlamıştı bunun üzerine çalıştığım firma tarafından ......... makinaya servise giderdi ve makinanın ayarları ile oynandığını söylerdi bizlere, hatta 2023 yılının yaz aylarında ben de bir kez makinayı kontrole servis için ........ Bey ile gitmiştim ve makinanın stabil çalışma ayarlarının değiştirildiği gördük tekrar olması gereken ayarlara makinayı çektik ve makina sorunsuz şekilde çalışmaya devam ediyordu, sonrasında makina ile alakalı şikayet olup olmadığını bilmiyorum benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir. Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konuları olan davalı tarafça satışı yapılan makine ve eklerinin ayıplı olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının savunması kapsamında ayıbın davacının kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının sözleşme bedeli olarak ödediği bedelden şimdilik 10.000,00-USD alacağın 14/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarında hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere makine mühendisi bilirkişiler Prof. Dr. ....., Prof. Dr. ..... ve Dr. ......'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, Mahkememizce refakate bilirkişiler alınmak suretiyle 07/06/2024 tarihinde " ..... Mahallesi ..... Sokak ..... Sitesi No: 2H Esenyurt mevkinde bulunan ..... GRUP iş yeri" adresinde bulunan mahalde dava konusu parfüm dolum ve kapaklama makinesinin üzerinde keşif yapılmıştır. Keşifte: " iş yerinin ..... SANAYİ SİTESİ 2H numarada olduğu, makinenin iş yerinin 1. Katında bulunduğu, makinenin 3 kısımdan oluştuğu, 1.Kısımının dolum 2. Kısmının kilitleme ve sabitleme, 3. Kısmının ise kapaklamadan oluştuğunun görüldüğü, taraflardan makinenin çalışma prensibini göstermelerinin istendiği, makinenin işlem başlangıcından son kısmına kadar her iki tarafça da uygulamalı olarak yapılarak gösterildiği, makinenin alındığından beri kullanılmıyor olması, çalışması için bakım yapılmasının gerekmesi ve makine çalışmasında elektrik kaçağı bulunduğu belirtildiğinden makinenin çalıştırılamadığı" gözlemlenmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememiz dosyasına ibraz edilen 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle, "... Keşfen yapılan incelemede, dava konusu makinenin üzerinde ...... MAKİNE ibaresinin bulunduğu, üretim tarihinin 08/2022 olduğu, seri numarasının ....... olduğu, makinedeki ayarlamaların dokunmatik LCD ekran aracılığıyla yapıldığı, iki tür şişe için dolum yapacak şekilde üretildiği, şişelerin üzerine takılan valflerin olduğu, bu şekilde şişelerin el değmeden dolumunun yapılmasının istendiği, yapılan deneme çalıştırmalarında şişelerin makine içinde uygun şekilde el değmeden doldurulamadığı, valflerin şişelere elle yerleştirildiği, makinenin valf takma ünitesinin gerektiği gibi çalışmadığı, şişelerin valflerinin tam sızdırmaz şekilde takılamadığı, şişelerin sızdırmaz halde olmadığının görüldüğü, ayrıca makine üzerinde yapılan ölçümde makine gövdesinde elektrik akımı kaçağı olduğu, bu durumun gerek personel gerekse alkol içeren parfümlerin alev alması tehlikesini doğurduğu, davacıya ait işyerinde kurulu olan dava konusu makinenin incelenmesinden ve yapılan deneme çalıştırmasından, makinenin kesintisiz şekilde ve doğru şekilde çalışmadığı, parfüm şişelerinin dolumunu yapamadığı, valflerini doğru ve sızdırmaz şekilde takamadığı ve kapatamadığı, gerekli çalışma verimine sahip olmadığı, gövdesine elektrik kaçağı oluşturduğundan tehlikeli ve iş güvenli açısından sakıncalı olduğu, dolayısıyla makinenin gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, makinenin cam şişelere valf takma sırasında gerekli ve yeterli basınca ulaşmasını sağlayacak donanımda olmadığı, mevcut haliyle tamirinin veya revizyonunun gizli ayıpları ortadan kaldırmasının mümkün olmadığı, makinenin revizyon veya tamir yoluyla düzeltilmesinin mümkün olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 14/10/2024 havale tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak dava değerini arttırmış ve ayni tarihte ıslah harcını yatırmış; ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmasıdır. Satıcı lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi sorumludur. TBK'da tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır. TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın alınmış olan Parfüm Dolum, Crimping Kapatma, Kapak Çakma ve Toplama Tablası ile 30 adet parfüm şişe kalıbının ayıplı olduğundan bahisle sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında KDV Hariç 26.480 (USD) bedelle Parfüm Dolum, Crimping Kapatma, Kapak Çakma ve Toplama Tablası ile 30 adet parfüm şişe kalıbının satışına ilişkin 11/05/2022 tarihli satış sözleşmesinin akdedildiği, tanık beyanları ile dosyaya sunulan belgelerden makinenin tesliminden kısa bir süre sonra satıma ve davaya konu makinede çeşitli arızaların meydana geldiği ve bu arızaların giderilmesi için davalı satıcının teknik desteğinin alındığı, teknik destek ve servis hizmetinden sonra arızaların devam ettiği, makinede meydana gelen arızalar sonrasında davacının, servis ve teknik destek için davalıya başvurması ayıp ihbarı niteliğinde olup, ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerektiği, Mahkememizce dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, teknik bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonrasında dosyaya sunulan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporundaki tesbitlere göre; makinenin kesintisiz şekilde ve doğru şekilde çalışmadığı, parfüm şişelerinin dolumunu yapamadığı, valflerini doğru ve sızdırmaz şekilde takamadığı ve kapatamadığı, gerekli çalışma verimine sahip olmadığı, gövdesine elektrik kaçağı oluşturduğundan tehlikeli ve iş güvenli açısından sakıncalı olduğu, dolayısıyla makinenin gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, makinenin cam şişelere valf takma sırasında gerekli ve yeterli basınca ulaşmasını sağlayacak donanımda olmadığı, mevcut haliyle tamirinin veya revizyonunun gizli ayıpları ortadan kaldırmasının mümkün olmadığı, makinenin revizyon veya tamir yoluyla düzeltilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli bulunarak ve yapılan tespitlere Mahkememizce de itibar edilerek davacının makineyi kullanamadığı ve bilirkişi raporundaki tesbitlere göre dava konusu makinede var olan ayıbın gizli ayıp olması nedeniyle TBK. 227 maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme şartlarının oluştuğu, davalının ayıba karşı tekeffül borcunun bulunduğu, ayıbın davalıya süresinde ihbar edildiği, dolayısıyla davalının sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesini isteyebileceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; ayıplı ifa halinde dönme hakkını kullanan alıcı, ancak malı satıcıya teslim ettiği tarihten itibaren faiz talep edebileceğinden malı elinde bulundurduğu dönem için faiz talep edemeyeceği, bu nedenle, davacıya iadesine karar verilen tutara sözleşme konusu makinenin davalıya teslim edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davacının davasının KABULÜ ile; 1-25.000,00-USD satış bedeli alacağı ile 33.336,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince taraflar arasındaki sözleşmeye konu 1 adet parfüm dolum ve kapaklama makinesinin (11/05/2022 tarihli sözleşmenin konusu Parfüm Dolum, Crimping Kapatma, Kapak Çakma ve Toplama Tablası ile 30 adet parfüm şişe kalıbı) davacıdan alınarak davalıya iadesine, iade tarihinden itibaren; 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince USD cinsi alacağa devlet bankalarınca 1 yıllık mevduat faizine uygulanan en yüksek faizin uygulanmasına, TL cinsi alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 50.712,11 TL harçtan peşin alınan 12.668,71 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 38.043,40 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 12.668,71 TL peşin harç, 3.030,30 TL keşif harcı ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 15.878,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat, tanık ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 17.210,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 115.357,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e-duruşma yolu ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip Hakim