İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1032 E. 2023/1008 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1032
- Karar No
- 2023/1008
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1032 Esas KARAR NO : 2023/1008 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 26/10/2023 KARAR TARİHİ : 01/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müflis ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı kararı ile 30/03/2021 tarihi saat 14.24 itibariyle iflasına karar verildiğini ve tasfiye işlemlerinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... İflas dosyası ile yürütülmeye başlandığını, iflas müdürlüğü tarafından taraflarınca yapılan alacak kayıt talebi sonrası 02/10/2023 tarihli ek sıra cetveli düzenlenerek alacaklı vekili olarak 11/10/2023 tarihinde taraflarına uets yoluyla tebliğ edildiğini, müvekkili alacaklı ile müflis şirket arasında ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Blok, .... Kat, ... numaralı bağımsız bölümün satış tutarı olacak şekilde anlaşılarak 27/05/2014 tarihli Sözleşme imzalandığını ve müvekkili tarafından sözleşme gereği 214.000-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler bittikten sonra 27/12/2018 tarihinde 23.000-TL ek ödeme yapıldığını ve bu ek ödeme birlikte 27/12/2018 tarihli protokol imzalandığını, imzalanan bu protokol ile birlikte, müvekkiline 27/05/2014 tarihli sözleşme ile satışı yapılan ... Ada ... Blok ... Kat, ... nolu taşınmaz yerine;... Blok ... Kat ... ( tapuda ...) numaralı bağımsız bölümün teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından bu sözleşme ve eki protokol kapsamında toplamda 237.000TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin tapu kaydında belirtilen taşınmaza ve sözleşmeye ilişkin olarak herhangi bir borcu bulunmadığını, zira müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmede belirtilen 237.000-TL bedeli ödeme planı doğrultusunda ve vaktinde ödediğini, ancak müvekkilinin müflis şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen taşınmazın müflis şirket tarafından müvekkili adına tapuda tescil ve teslim edilmediğini, taşınmazın emsallerine göre güncel değerinin 5.000.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin taşınmaza ilişkin tapusunu kendi adına tescili amacıyla tapu iptal ve tescil davasını müflis şirketin iflas etmiş olması nedeniyle açamadığını, müflis şirketin tasfiye sürecini yürüten Bakırköy ... İcra ve İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyasına alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin İflas masasına yapmış olduğu alacak kayıt talebi neticesinde verilen ek sıra cetveli kararının açıklandığını ve müvekkilinin alacağının tek başvuru yapılmasına rağmen ... ve ... numaralarını aldığını ve alacak kayıt talebi açısından alacağın reddine karar verildiğini iddia ederek; öncelikle 03/11/2023 tarihi saat 09.30'da yapılacak fevkalade alacaklılar toplantısına müvekkili adına katılmak üzere muvafakatname verilmesini, İİK 228. maddesi uyarınca istihkak iddialarının kabulü ile; müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan haciz ve ipoteklerin fekkini ve bahse konu bağımsız bölüm tapusunun müvekkili adına tescil ettirilip, haciz ve ipoteklerden ari hale getirilmesini, 2. Maddedeki taleplerinin mümkün olmaması halinde, müvekkilinin müflis şirketten mevcut taşınmazın güncel değeri üzerinden hesaplanacak paranın faizi ile birlikte iadesini ve iflas masasına belirlenecek miktar üzerinden alacak kaydının yapılmasına; 3. Maddedeki taleplerinin mümkün olmaması halinde, satış tarihi olan 27.05.2014 tarihinden müflis şirketin iflas tarihi olan 30/03/2021 tarihine kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplamda 237.000-TL'nin iflas masasına alacak kaydının yapılmasını, yargılama harç ve giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, terditli talep içeren, adi yazılı olarak düzenlenen konut satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil; mümkün olmazsa, taşınmazın güncel değeri üzerinden hesaplanacak paranın faizi ile birlikte iadesi; mümkün olmaması halinde 237.000-TL'nin iflas masasına alacak kaydının yapılması istemine ilişkindir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve .... Esas sayılı kararı ile... İstanbul Ticaret Sicil Numarasında ve ... vergi numarasında kayıtlı ' ... Mh. ... Cd. ... Sitesi ... blok, No:... ... / İstanbul' adresinde faaliyet gösteren müflis ... İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ nin 30/03/2021 tarih saat 14:24 itibari ile iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer. Müflis masaya giren bir mal ve hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Somut olayda davacının öncelikli talebi satış sözleşmesine konu konutun tapu iptali ve tesciline yönelik olup alacak talepleri terditli taleptir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, davacıya teslimine ilişkindir. Bu nedenle davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan tapu iptali ve tescil talepleri yönünden İİK'da özel düzenleme yer almadığından taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/k bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi "tüketici", 3/ı bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem "tüketici işlemi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın esasında konut satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacı ile müflis arasında, 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu ve davacının tüketici olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tensiben karar verildi. 01/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır