Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2024/2664 E. 2024/448 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2664
- Karar No
- 2024/448
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/10/2020 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 16/12/2024 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafa bir kısım mal satıldığını ve müvekkili şirket tarafından faturalar düzenlediğini, müvekkilinin söz konusu faturalardan doğan alacağını tahsil edememesi üzerine Antalya 11.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu bu nedenlerle takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Davalı tarafın cevapları; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında tivari ilişki gereği mal alış verişinde bulunulduğunu ve alınan malların karşılığının çek yada fatura ile ödeme yapıldığını, iş bu davanın konusunu teşkil eden takipte ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edildiği tarih itibariyle alacağon varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğini, ayrıca müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin niteliği gereği uygulanması gereken faizin %13,75 değil takibin açıldığı tarih itibariyle %11 olması gerektiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Dava İİK 67.maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olmakla birlikte, yargılama sırasında davalı şirketin 06.02.2015 tarihinde iflasına karar verilmesi üzerine İİK 194.maddesi uyarınca yargılamanın 2.alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar durdurulmasına karar verilmiş, iflas kararının kesinleşmesi ve 2. Alacaklılar toplantısının yapılmasından sonra kaldığı yerden kayıt kabul davası olarak görülmeye devam edilmiştir. Davacının usulüne uygun tutulduğu tespit edilen ticari defter ve kayıtlarının TTK 64 ve HMK 220-222.maddesi uyarınca lehine delil teşkil ettiği, takip tarihi itibariyle davalıdan 37.592,97 TL alacaklı olduğu, davadan sonra düzenlenen 01.06.2014 tarihli 5.105,74 TL' lik iade faturası nedeniyle bu kısım alacağın yargılama sırasında konusuz kaldığı, davalının ticari defterlerini sunamadığı cari hesap ekstrelerinin incelenmesi ile bilirkişi raporunun düzenlendiği, dolayısı ile kayıtların lehine değil aleyhine delil niteliğini taşıdığı anlaşılmakla" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete yönelik düzenlediği faturaların teşhir bedeli, rant bedeli fiyat farkı faturalarından kaynaklandığını, taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığını, davacı şirketin tek taraflı düzenlendiği ticari defterlerin esas alınarak hüküm kurulduğunu, davacının düzenlemiş olduğu belgeler ile ilgili olarak müvekkili şirket tarafından imzalanıp imzalanmadığının dikkate alınmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup davalı şirketin yargılama esnasında iflası ile kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalının cevap dilekçesinde ticari ilişkiyi kabul etmesine, alacak bedellerinin çek yada fatura ile ödendiğini savunmasına, davacının düzenlediği tüm faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmasına, davalının davacıya hitaben düzenlediği iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasına ve davalının iade faturalarına konu malları davacıya iade ettiğini ispatlayamamasına göre kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.