İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/306 E. 2025/215 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/306
- Karar No
- 2025/215
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/306 Esas KARAR NO : 2025/215 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/05/2023 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... birlikte anlaşıp ve karar vererek ... oto alım satım ismindeki ... ilindeki galeriden çekici ve dorsesini alıyorlar, aralarındaki anlaşma uyarınca alınan araçların tescili müvekkil adına yapıldığını, Çekici/tırın alınması sırasında müvekkil ... TL, davalı ... ... TL katkıda bulunduğunu, Müvekkil bu anlaşma uyarınca davalı ...'in de zarar görmemesi adına -araç kendi üzerine olacağı için davalı ... lehine icra takibi dayanağı kambiyo senedini verdiğini, bu hususta aracın alındığı galerinin sahipleri de çekici/tır kimin üstüne yapılacaksa senetler de onun üzerine yapılsın dendiğini, bu nedenle de galeriye senet ile müvekkil borçlandığını, en nihayetinde söz konusu çekici/tırı bir kısmı senet(... TL), bir kısmı nakit)... TL) ödeme olacak şekilde alıklarını, müvekkil arkadaşı olan davalı ...'ya güvenerek aralarında sorun çıkacağını düşünmeden beraber aldıkların çekici/tırda 13 ay boyunca hem şoför olarak çalışıyor hem de, çekici/tırın kalan borçlarını ödemeye devam ediyor. Bu uğurda hem borç hem de aracın giderleri için ... liradan fazla da müvekkilinden para çıktğını, Aracın kullanıldığı bu 13 ay boyunca aracın akla gelebilecek bütün masrafları yakıt, tamir, tadilat, lastik değişimi vs müvekkil davacı tarafından karşılandığını, bu masraflara yardım etmesi için müvekkil davalıyı aradığında da "ben karışmam, nasıl ödersen öde" karşılığını aldığını, Tüm bu yaşananlara rağmen davalı elindeki senedi fırsat bilerek kötü niyetli olarak müvekkil hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Antalya Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, haklı davalarının kabulüne ve Antalya Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün .../... E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, Huzurdaki dava, tamamen kötü niyetli olan ve borcunu ödememek için işin esasında haksız da olsa bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, "Davacı tarafın Çekici/nrın alınması sırasında müvekkil ... TL, davalı ... ...TL katkıda bulunuğunu, Müvekkil bu anlaşma uyarınca davalı ...'in de zarar görmemesi adına -araç kendi üzerine olacağı için- davalı ... lehine icra takibi dayanağı kambiyo senedini veriyor. Bu hususta aracın alındığı galerinin sahipleri de çekici/tır kimin üstüne yapılacaksa senetler de onun üzerine yapılsın diyor. Bu nedenle de galeriye senet ile müvekkil borçlanıyor. En nihayetinde söz konusu çekici/trı bir kısmı senet(... TL), bir kısmı nakit)... TL) ödeme olacak şekilde aldıklarını, Müvekkil arkadaşı olan davalı ...'ya güvenerek aralarında sorun çıkacağını düşünmeden beraber aldıkların çekici/ırda 13 ay boyunca hem şoför olarak çalışıyor hem de, çekici/trın kalan borçlarını ödemeye devam ediyor. Bu uğurda hem borç hem de aracın giderleri için ... liradan fazla da müvekkilden para çıktığını, Aracın kullanıldığı bu 13 ay boyunca aracın akla gelebilecek bütün masrafları yakıt, tamir, tadilat, lastik değişimi vs müvekkil davacı tarafından karşılanıyor." şeklindeki iddiası tamamen kurgusaldır ve çelişkiler barındırdığını, maktadır. Kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, anlatılan hikaye kabul edilse dahi, davacı taraf hikayesinde müvekkilin ...-TL katkıda bulunduğunu ve davacıya tır/çekici aldığını, 13 ay boyunca hatta çekicinin alındığı tarihten bu yana davacının kullanımında olduğunu açıkça beyan ettiğini, Hem davacı adına kayıtlı olup hem de bu süreçte sadece davacının tasarrufunda olan bir araç söz konusuyken, müvekkil ile ortaklık kısmı nerededir? Kaldı ki, davacı tarafça anlatılanlarda eksiklikler ve çelişkiler mevcut olduğunu, . tır/ çekicinin alındığından bahsedilmekte olup hangi tarihte alındığı belirsizdir. yine, davacı tarafça iddialarını ispata yönelik hiç bir somut delil, done dosyaya sunulamamıştır. sadece tanık olarak çekicinin alındığı, ortaklık prtokolü imzalanmasıyla kurulmuştur. Her ne kadar ruhsat sahibi ... olsa da kendi aralarındaki anlaşma ile ... da araçlara yarı yarıya ortaktır. Araçlara ilişkin her türlü kar ve zarar yarı yarıya her ikisine de aittir. Bu hususta taraflar arasında ortaklık protokolü tanzim edilmiş olup davaya konu senet işbu protokol gereği müvekkile verilmiştir. Taraflar yarı yarıya ortak olmalarına rağmen, davacı adına satın alınan iki araçta bu süreçte sadece davacının kullanımında olduğunu, her iki aracında bedellerinin yarısı tam olarak müvekkilce ödenmiş ve araçların kazancının ortak olacağı da ortaklık protokolü ile hüküm altına alınmıştır. Buna karşın, ... araç alım tarihinden bu yana her iki araçta sadece davacının kullanımında ve kazancında sadece davacı tarafından alındığını, davacı tarafça, müvekkile hiç bir surette ödeme yapılmadığı gibi, genel durumla ilgili bilgi dahi verilmemiş, sürekli olarak müvekkili oyalamıştır. Davacı taraf edimlerini yerine getirmediğinden, ortaklık protokolüne aykırı hareket ettiğinden, davacının ağır kusuru nedeni ile ortaklığın son bulduğuna ve protokolden kaynaklı tüm hukuksal yollara başvurulabil ilişkin ve müvekkilin payına düşen ödemelerin yapılması için davacı ...'e noter kanalıyla ihtar ve ihbarda bulunulduğunu, Antalya ... Noterliği ... Tarihli ... Yev. No'lu İhtarname çektiklerini, İhtarnameye karşılık davacı tarafça hiç bir ödeme yapılmadığı gibi müvekkil ile de iletişime geçilmediğini, Müvekkil iyiniyetli olarak bir süre daha davacı ile iletişime geçmeyi, ödeme yapmasını beklediklerini, ancak davacı taraflar arasında akdedilen ortaklık protokole aykırı hareket etmesi ve davacını ağır kusuru neticesinde ortaklık son bulduğundan, müvekkil alacağını tahsil etmek amacıyla protokol gereği müvekkile verilen senet ile icra takibine giriştiklerin, huzurdaki davanın dayanağı ...-... bedelli senedin borçlandırıcı işlemi buradan geldiğini. Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, Borçlu tarafından bu takip yoluna 5 gün içinde icra mahkemeleri'ne imzaya veya borca itiraz edilmemiş ve takip kesinleştiğini, borçlunun banka hesaplarına, alacaklı olduğu icra dosyalarına haciz şerhi işlendiğini, borçlunun bu süre boyunca itirazda bulunmayıp yaklaşık 6 ay sonunda huzurdaki davanın açılması, borcun tespitini talep etmesi, borcun ödenmesini ertelemeye yönelik, haksız ve kötü niyetli bir taleptir ve açılan davanın reddi gerekir şeklinde cevap verdiğini, galeri sahiplerinin bildirileceğinden bahsedildiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Öncelikle, ihtiyati tedbir kararını kaldırılmasına ,haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın usulden ve esastan reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK m.72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere Kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflar için tacir araştırması yapılmış cevabi yazılar dosyaya eklenmiştir. Bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve dosyaya eklenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, takip dosyasına konu edilen bono dolayısıyla menfi tespit istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, ... düzenleme tarihli ve ... vade tarihli, ... TL bedelli, davacı ...’in keşidecesi olduğu, senet lehtarının davalı ... olduğu senede ilişkin ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Dava tarihi itibariyle eldeki davanın zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı yönünde yapılan incelemede, 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesi ile menfi tespit davalarının da dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğuna dair yapılan değişikliğin yürürlük tarihinin 01.09.2023 olmasına ve eldeki davanın 11/05/2023 tarihinde açıldığına göre, TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddeleri uyarınca davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itiraz edilmesi üzerinde itirazlar değerlendirilmek üzere ek rapor alınmıştır. Davayla ilgili olarak genel olarak değerlendirmek gerekirse; Bonoda mücerretlik (soyutluk) ilkesi bulunmaktadır. Bu, doğumuna sebep olan temel ilişkiden bağımsız olması anlamına gelmektedir. Kambiyo senedi olan bono düzenleyen ile lehtar arasında kaldığı bir diğer anlatımla ciro görmediği zaman, biçimsel soyutluk ilkesi gereği ispat yükü yer değiştirerek temel ilişki ve buna ilişkin savunmalar sadece düzenleyen ile lehtar arasında ileri sürülebilmektedir. (ÜLGEN/HELVACI/KENDİGELEN/KAYA, Kıymetli Evrak Hukuku, 12. Bası, İstanbul, 2019, s. 100) Senet ciro görmediği için de senet borçlusu hamil ile arasındaki temel ilişkiye dayanan defiler ileri sürebilecektir. Eldeki davada davacı temel ilişkiye yönelik bedelsizliğe ilişkin defiler ileri sürmektedir. Davalı da davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının adına tescil edilen taşımacılık işi için yüzde elli yüzde elli şeklinde alınan tırın davacı tarafından kullanıldığı halde hiç hesap verilmediğinden ... tarihinde noter ihtarı çekilerek hesap sorulduğu ve adi ortaklığın sonlandırıldığı, adi ortaklık gereği alınan senedin de ihtarla istenen alacağın ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini savunmaktadır. Bu kapsamda, davacı taraf taşımacılık işi için alınan tırın birlikte alındığını beyan etmekle birlikte, davalı taraf ise cevap dilekçesi ekinde taraflar arasında adi yazılı olarak “ORTAKLIK PROTOKOLÜ” başlıklı, adi ortaklık sözleşmesi niteliğinde sözleşmeyi sunmuştur. Bu noktada taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Sunulan protokole göre, yarı yarıya kar/zarar ortaklığı olacağı, plakası belirtilen tır ve römorkunun ... adına alınsa da yarı yarıya ortak oldukları ve ... tarihinde ortaklığın başladığı, yapılan ortaklık protokolü nedeniyle ...’in ...’ya tarihsiz olarak ...-TL’lik senet vereceğinin belirtildiği görülmektedir. Adi ortaklığa ilişkin genel olarak değerlendirmek gerekirse; TBK m. 620-645 arasında düzenlenen adi ortaklıkta, TBK m. 622 uyarınca adi ortaklığın kazancını paylaşmakla yükümlüdürler. TBK m. 630/III uyarınca yönetici ortak, yılda en az defa hesap vermek ve kazanç paylarını ortaklarına ödemekle yükümlüdür. TBK m. 631 uyarınca da yönetici olmayan ortak da ortaklık işlerini inceleme ve denetleme hakkı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinde ayrıca hesap dönemi kararlaştırılmadığı için hesap dönemi takvim yılı olarak dikkate alınır ve yıl sonları itibariyle mali hesaplaşma yapılması gerekmektedir. Somut olayda ortaklık ... tarihinde başladığı kararlaştırıldığından muhasebe sistemiyle uyum açısından bir yıllık süre dolmamış olsa bile en azından ... itibariyle, 2022 yılı bakımından da ... tarihi itibariyle hesaplaşma yapılması gerekmektedir. Adi ortaklık yöneticisi ve temsilcisi ortağına hesap vermemişse bu durum, diğer ortağa sorumluluk davası, ortaklığın feshi ve tasfiye alacağı davası açma hakkı verebilecektir. Adi ortaklığın sona erme sebepleri TBK m. 639-640 düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki adi ortaklık protokolü süresiz kurulduğu anlaşıldığından sona erme sebebi sadece TBK m. 640 olabilecektir. Bu maddeye göre ortakların en az 6 ay önceden yapacakları fesih bildirimi yapmaları gerektiği ve fesih bildirimin de ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade edecektir. Somut olayda, sadece ... tarihinde ortaklık için kazanılan paraların istendiği ve adi ortaklığın feshedildiği belirtilmektedir. Bu ihtar TBK m. 640 şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki geçerli olsa dahi, ortakların en az 6 ay önceden fesih bildirimi yapmaları gerektiği ve fesih bildirimin de ancak hesap yılı sonunda hüküm ifade edeceği hükümleri gözetildiğinde bu ihtar ... tarihi bakımından geçerli sayılabilecektir. Eldeki davanın ... tarihinde açıldığı gözetildiğinde henüz bononun düzenlenmesine yol açan alacak adi ortaklık sona ermediği için muaccel olmamıştır. Dosya ekinde yer alan ve icraya konulan bono şeklen geçerli ve usulüne uygun gözükmektedir. Ancak bono, adi ortaklık ortakları arasında kaldığı ve adi ortaklık alacağı için verilmiş olduğu için temel ilişkiye ait şahsi defilerin geçerli kabul edilmesinden dolayı, bononun düzenlenmesine yol açan alacak adi ortaklık sona ermediği için dava tarihi itibariyle muaccel olmamıştır. Açıklanan sebeplerle bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınmış ve sonuç olarak davanın kabulü ile davacının takibe konu bonodan ve bu itibarla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; DAVANIN KABULÜNE, 1-Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ve sonradan tamamlanan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ve sonradan tamamlanan ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri vb. yargılama gideri toplamı ... TL ile başvuru harcı ... TL olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır