İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/61 E. 2020/133 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/61
- Karar No
- 2020/133
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/61 Esas KARAR NO : 2020/133 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2020 KARAR TARİHİ : 19/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası üzerine icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin kısmi itirazı nedeniyle takib ...-TL lik kısmı için durdurulmasına karar verildiğini, davacı ile davalı arasında ... Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yürürlük tarihinin ... olduğunu, bu tarihe kadar düzenlenen faturaların davalı tarafından ödendiğini, sonraki faturaların ödenmemesi nedeni ile icra takibi başlatıldığını, ...'nün ... tarih ve ... E. Sayılı yazılarında proje kapmasında imzalanan sözleşmenin feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, davalı şirketin icra takibine vaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile icranın devamına, davalı borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili ... tarihli dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk kurumuna başvuru yapmadığını, davacı tarafından açılan iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirtmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılarak 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verilmesine, süresinde belirtilen işlem yapılmadığı takdirde davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği husus ihtar edilmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davacı vekili verilen süre içerisinde arabuluculuk tutanak aslını ibraz etmemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 01/01/2019'dur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521E. 2019/423K. sayılı kararında; "...6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarih 2019/724E. 2019/530K. sayılı kararında; "...itirazın iptali davasında, mahkemece " ..arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı" gerekçesi ile " Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiş... " ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.." düzenlemesi uyarınca, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2017 tarih 2017/1924E. 2017/1844K. sayılı kararında; "...davacının aracı iş yerinde kullandığı, davalıların da ticari şirket oldukları dikkate alındığında, davacının tüketici kabul edilemeyeceği, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince uyuşmazlığın ticari nitelikte bir uyuşmazlık olduğu, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı faturalı alacağı ilişkin icra takibi başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 3. maddesi gereğince uyuşmazlığın ticari işlerden ve 4. madde gereğince ticari davalardandır. Dava, ticari işten kaynaklı itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davası niteliği gereği eda hükmünü de içeren özel nitelikli tespit davası niteliğinde olması sebebiyle dava sonunda para alacağının ödenmesine de hükmedileceği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, bu sebeple 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A /2 maddesi doğrultusunda davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin sürede mahkememize ibrazı için süre verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen arabuluculuk tutanak aslını ibraz etmemesi nedeniyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 7/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine yapılacak sözlü beyanın tutanağa geçirilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı19/02/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır