İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/450 E. 2020/477 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/450
Karar No
2020/477
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/450 Esas KARAR NO : 2020/477 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 08/07/2019 KARAR TARİHİ : 09/10/2020 Antalya ... Tüketici Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı görevsizlik kararı uyarınca mahkememize tevzi edilen tapu iptali ve tescil davasında yapılan inceleme sonucunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili Antalya ... Tüketici Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı borçlu ... hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden ...-TL bedelli bono yönünden alacağın tahsili istemi ile takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini, borçlu adına haczi kabil mal bulunamadığını, ancak borçlunun yüklenici sıfatıyla davalılarla ... ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, söz konusu inşaatın bitmek üzere olduğunu, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından İİK 94/2 maddesi kapsamında ... tarihli yetki belgesi alındığını, takip borçlusu dava dışı yüklenicinin davalı arsa sahiplerinden ... sebebiyle ve inşaatın geldiği seviye sebebiyle alacaklı durumda olduğu, fakat taşınmazları üzerine devir almadan tapuda 3. Kişilere devrederek alacaklarından mal kaçırma gayretinde olduğunu, davalılardan ... nolu bağımsız bölümü elinde bulunduran ...'un, takip borçlusunun eşi olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre bu bağımsız bölümün yüklenicinin (...'un) payına düşen dairelerden olduğunu, fakat eşi üzerinden mal kaçırma gayreti sebebiyle taşınmazı kendi üzerine devir almadığını beyanla davanın kabulüne, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas nolu takip dosyasında alacağı karşılayacak tutarda ... ilçesi, ... ada, ... parsel kayıtlı ... nolu bağımsız bölümlerin İİK 94/2 kapsamında davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile yüklenici ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, dava dışı borçludan alacaklı olan davacının İİK 94/2.maddesi kapsamında aldığı yetki belgesine istinaden dava dışı borçlunun davalılarla yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hak ettiği taşınmazların takip dosya borcuna yetecek kadarının davalı arsa sahipleri adına olan tapu kayıtlarının iptali ile dava dışı borçlu adına tescili istemine ilişkirdir. 6100 sayılı H.M.K. 2. Maddesinde; "...Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir..." 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Yine aynı kanunun 11. Maddesinde “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'' 15.maddesinde de “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır“ düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 31/03/2014 tarih, 2013/6340 Esas, 2014/636 Karar sayılı emsal içtihadında; "...6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davaların belirlendiği, 5. maddede ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği hususunun düzenlendiği, somut olayda, davacıların arsa maliki, davalı ...'ın yüklenici, diğer davalının ise sözleşme kapsamında kendisine bağımsız bölüm tahsis edilen kişi olduğu, davacılar tarafından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şartlarına aykırı olarak paylaşım yapılması nedeniyle davalılar adına tahsis edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunduğuna göre açılan davanın mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davanın her iki tarafının tacir olmaması ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmaması nedeniyle nispi ticari dava da olmadığı, bu nedenle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu..." Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 17/10/2016 gün, 2016/3485 Esas, 2016/4293 Karar sayılı emsal içtihadında da; "...Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup mahkemece davalının müteahhit konumunda olduğu, yapılan işin ticari nitelikte olduğundan bahisle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddelerine göre göreve yönelik dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, ... tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemeleri'ne açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Somut olayda; uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı arsa sahibi olup tacir sıfatı bulunmadığında ve işin ticari işletmesi ile ilgili olmadığında tereddüt bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu durumda, mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen yasa maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda yarpılan değerlendirmede; Her ne kadar Antalya ...Tüketici Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile eldeki davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olmayıp Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak, kat karşılığı sözleşmesinde taşeron sıfatına sahip olan dava dışı borçludan olan alacağın tahsili amacıyla İİK 94/2.maddesi kapsamında alınan yetki belgesine istinaden arsa sahibi olan davalı gerçek kişi arsa sahipleri/bağımsız bölüm malikleri aleyhine açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davalı gerçek kişilerin arsa sahibi/bağımsız bölüm malikleri olduğu, tacir olmadıkları görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar belirlenmiş, 5. Maddede ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği hususunun düzenlenmiştir. Mahkememiz dosyasında her iki tarafın tacir olmaması (davalı gerçek kişilerin arsa sahibi/bağımsız bölüm maliklerinin tacir olmaması) ve işin her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava da olmadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; davaya bakma görevinin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu ve dava şartlarından olan görev hususunun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden reddi ile Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiği tarihten, kanun yoluna gidilipte başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, oluşan vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-HMK'nun 20/1 maddesindeki düzenleme uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içinde istem olması halinde dava dosyasının görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, 5-Dosyanın gönderilmesi için süresi içinde başvuru yapılmadığı takdirde, HMK'nun 20/1 ve 331/2 maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2020 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/450, K. 2020/477, T. 09.10.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-450-e-2020-477-k-93b6a7b51ab6