İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/400 E. 2019/798 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/400
Karar No
2019/798
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/400 Esas KARAR NO : 2019/798

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 03/09/2019 KARAR TARİHİ : 03/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve eşinin ... ili ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parsel kat ... ... numaralı bağımsız bölümü kredi ile satın aldıklarını, bu satın alma sırasında ...'tan ev kredisi aldıklarını, buna istinaden bu bankanın yan kuruluşu olan davalıdan hayat sigortası yaptırıldığını, ... tarihinde davacının eşinin hayatını kaybettiğini, kredi borcunun sigorta tarafından karşılanması için arabuluculuğa başvurduklarını, davalının sorumluluklarını yerine getirmeyince, davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ... hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, aktif husumetin mürtehin rehin hakkı sahibine ait olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, poliçenin tahsilatsızlık nedeni ile iptal olduğunu, bankaya ... TL ödeme yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, bireysel kredilerde bağlantılı sigorta nedeniyle tazminat istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. ... hayat sigortası poliçesi başlıklı ... sigorta başlama tarihli poliçenin incelenmesinde, sigortalının ve sigorta ettirenin ... olduğu görülmüştür. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2019 tarih 2018/1695E. 2019/2776K. sayılı kararında; "...Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, murisin beyan ettiği kanser hastalığının hayat sigortası kapsamında kalmadığı, davalıların mirasçı ve müteselsil kefil sıfatı ile murisin borcundan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına, ihbar olunan ... tarafından yapılan bir davaya katılma ve müdahale talebi bulunmadığından ihbar olunan hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava taraflar arasında düzenlenen tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemidir. Sözleşmenin düzenlendiği ... tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Kanunun 3/e maddesine göre tüketici, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi” ifade etmekte olup, davanın tarafının tüketici olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yasa kapsamında bulunmasına göre, aynı Kanunun 23.maddesi uyarınca 4077 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden Tüketici Mahkemesi görevlidir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2019 tarih 2016/14437E. 2019/7303K. sayılı kararında; "...Davacı vekili, muris ... tarafından dava dışı ... Şubesinden ... tarihinde tüketici kredisi kullanıldığını, bu krediye istinaden davalı nezdinde ... tarihli hayat sigortası poliçesi tanzim edildiğini... mahkemenin görevsizliği nedeni ile açılan davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/C-115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, karar kesinleştiğinde süresi içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş...davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2018 tarih 2015/18631E.2018/8117K. sayılı kararında; "...Dava hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir... ... dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2017 tarih 2016/2676E. 2017/4943K. sayılı kararında; "...Somut olayda; davanın açıldığı ... tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu sigorta işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilmeksizin HMK 114/c maddesi gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin dava açmıştır. Davacıların murisi ile davalı arasındaki sözleşmenin düzenlendiği 26/07/2018 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Kanunun 3/k maddesine göre tüketici, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,” ifade etmekte olup, davacının murisinin tüketici olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yasa kapsamında bulunmasına göre, aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.03/12/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/400, K. 2019/798, T. 03.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-400-e-2019-798-k-c301666a7208