İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/676 E. 2024/825 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/676
- Karar No
- 2024/825
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2024/825 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... Tarihli Hesap Görme temelli aralarındaki alacak verecek mutabakatının belgesi ile ispatlı ... Dolar alacağının bulunduğunu, alacağın kaynağı olan belgenin davalı şirket yetkilisi ..., çalışan ...; ve yine çalışan ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E dosya ile alacağı için icra takibi başlattığını, davalının imzaya ve borca itiraz ettiğini, imza inkarında bulunan davalı yönünden belgenin imza tarihindeki yetkilisinin ticaret sicil müdürlüğünden sorulmasını ve imza sirküsünün istenmesi ile belgesinin yetkili tarafından imzalandığının ortaya çıkacağını, müvekkili ile davalı arasında güvene dayalı dostluk bulunduğunu ve bu güvene dayanarak müvekkilinin ve eşi ...'ın davalıya bir kısmını elden bir kısmını ise eşinin hesabından olacak şekilde sık sık borç para gönderdiğini, davalının itiraz dilekçesinde icra ödeme emri ekinde iş bu mutabakat belgesi gönderildiğini ancak itiraz dilekçelerinde ekte yer alan belgenin yetkili dahil hiç bir unsurun itiraz etmediklerini, herhangi bir ödeme belgesi de sunmadıklarını, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve ... Dosyasından anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğunu, davanın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkilinin mağdur olmaması için davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E dosyaya vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, yine itiraz dilekçesi ile davanın açılış tarihi arasında 1 yıldan fazla süre geçmiş olup davanın zamanaşımından reddini, her ne kadar dava asliye ticaret mahkemesinde açılmış ise de dava dilekçesi ve içeriği incelendiğinde ödünç verme ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olması ve davacının tacir olmaması sebebiyle iş bu davada görevli mahkeme Asliye hukuk mahkemesi olup dava da ticaret mahkemesi görevli olmadığını, dava dilekçesine ekli ... tarihli evrakı kabul etmedikleri borcun ödeme tarihi yazılı olmadığını, bu sebeple davacının öncelikle parayı istediğine dair bildirimde bulunması gerektiğini, ancak davacı tarafça müvekkili şirkete paranın istendiği yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığını, asıllarının kendilerinde olan ödeme evrakları incelendiğinde, davacı tarafa müvekkili şirketin borcu olmadığını, dava ve icra dosyasına dayanak yapılan ... tarihli evrakta alacak miktarı ... dolar yazılı olduğunu, ... tarihinde alacaklı imzasını taşıyan belgede ... dolar alacaklıya ödendiğini, yine davacı tarafın imzasını taşıyan ... tarihli evrakta alacaklıya ... euro ve ... doların bakiye kalan ... dolara istinaden ödendiğinin yazılı olduğunu, kur hesabı yapıldığında ... euronun ödeme tarihindeki dolar kuru karşılığı ... dolar olup müvekkili şirketin ... dolar borcu kaldığını, bakiye borçta ... tarihinde dolar kurundaki dalgalanma nedeniyle taraflarca ... TL olarak kararlaştırılmış ve buna istinaden de müvekkili şirketin tuttuğu deftere alacaklı kendi el yazısını içeren yazı ile (...) yazmak suretiyle ... TL ödenmiş olup taraflar kendi aralarında alacak verecek olayını kapattıklarını, davacıya ödenen para ... dan ... TL ... dan ... TL çekilerek ödendiğini, ödenen ... TL'nin davacıya ödendiği davacının kendi el yazısı ile yazılmış olup yazılı delil başlangıcı olması sebebiyle ödemeye ilişkin tanık dinletme taleplerinin bulunduğunu, bu nedenlerle, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine ... tarihli mutabakat belgesinden kaynaklı alacaktan kaynaklı toplam ... USD alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. ... Vergi Dairesi cevabı yazısında; ...'un vergi mükellefiyeti kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası cevabı yazısında; ...'un kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası cevabı yazısında; ...'un kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 11. maddesinde; “Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.'', 12. maddesine göre; “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 15.maddesinde de; “İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11'inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır" düzenlemesi bulunmaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararına göre; Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde; “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise; ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. 21 Temmuz 2007 gün ve 26589 s. Resmi Gazete'de yayınlanan, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1/b maddesi ile de, "213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları..." kararlaştırılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava ödünç verme sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacı yanın tacir kaydının bulunmadığı, esnaf kaydının da bulunmadığı, davalı taraf tacir olsa dahi davacı yanın tacir olmadığı, yine bu ödünç vermeye ilişkin iş bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı