İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/318 E. 2021/505 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/318
Karar No
2021/505
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/318 Esas KARAR NO : 2021/505 DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/06/2021 KARAR TARİHİ : 22/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: ... abone numaralı ticari aboneliğinin bulunduğu taşınmazda "... kullanmaktan" dolayı davalı aleyhine ..., ... seri numaralı tutanak tanzim edildiğini, kullanmış olduğu elektriğin faturasını ödemeden dükkanı terk ettiğini, borcun tahsili amacıyla genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava: İtirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği ... tarihinden sonra ... tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay'ca re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde, asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez. Asliye Ticaret Mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren işlerin genel çerçevesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yeterli görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih 2017/17-1097E. 2019/458K. sayılı kararı). Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler karşısında somut olay incelendiğinde; davacı kurum ile davalı arasında ... tarihli abonelik sözleşmesi imzalandığı, abone grubunun mesken olmayıp "iş yeri/muayenehane" olduğu, Ticarethane sıfatıyla kayıtlı aboneliklerde ise davalının bu abonelik dolayısıyla tacir sıfatının olması halinde görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi, tacir sıfatının olmaması halinde ise (esnaf vb. serbest meslek mensubu) görevli mahkeme genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı, somut olayda davalının doktor olması sebebi ile tacir olmayıp serbest meslek mensubu olduğu, eldeki dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalının tacir olmadığı da gözetildiğinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili de değildir. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesi olduğu (Emsal Kararlar: Yargıtay 3.H.D. 2017/16735 E., 2019/5177 K., GAZİANTEP B.A.M. 13. H.D. 2019/549 E. 2020/991 K., DİYARBAKIR B.A.M. 4. H.D. 2020/443 E. 2020/404 K.) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ve ortaya konulan yasal düzenlemeler karşısında somut olay incelendiğinde; davacı kurum ile davalı arasında abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, her ne kadar davaya konu yer, dükkan olduğu dosyaya sunulan kira sözleşmesi ile sabit ise de; davalı, takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde davaya konu taşınmazı "dükkandan bozma hane" olarak vasıflandırdığı ve yine davacı tarafından dosyaya sunulu kira sözleşmesinde "kiralanan yerin ne iş için kullanılacağı" bölümünde "iskan etmek amacıyla kullanılabilir" yazıldığı; dolayısıyla davaya konu bağımsız bölümün evsafı dükkan olsa da, kullanım amacının ikametgah olarak belirlenmesi ve fiiliyatta da ikametgah olarak kullanılması nedeniyle her iki yanın ticari işletmesinden kaynaklanmadığından nispi ticari dava ve Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan da değildir.Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesi olduğu (Benzer Kararlar: Yargıtay 3.H.D. 2017/16735 E., 2019/5177 K., GAZİANTEP B.A.M. 13. H.D. 2019/549 E. 2020/991 K., DİYARBAKIR B.A.M. 4. H.D. 2020/443 E. 2020/404 K.) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.mad.uyarınca usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine 4-6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/06/2021 Katip ... Hakim ...

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/318, K. 2021/505, T. 22.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-318-e-2021-505-k-e7d8cd9ffa0f