İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/514 E. 2021/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/514
Karar No
2021/303
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/514 Esas KARAR NO : 2021/303 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2020 KARAR TARİHİ : 06/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında ticari alışveriş yapıldığını, faturalar üzerinde belirtilen ticari mallar, faturaların düzenlendiği anda elden borçluya teslimi yapıldığını, ... tarih ... no’lu ...- TL’lik fatura, ... tarih ... no’lu ...-TL’lik fatura, ... tarih ... no’lu ...-TL’lik fatura, olmak üzere fatura bedelleri toplam ...-TL olup borçlu bu fatura bedellerine ilişkin tutarın ...- TL’sini ödemediğini, bunun üzerine borçlu şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaların ve faturalar konu malların teslim edilmediğini, faturaya konu mal bedellerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL için takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Tarafların ilgili dönemine ilişkin BA ve BS formları ilgili Vergi Dairesinden celp olunmuştur. Bilirkişi SMMM ...'ün ... tarihli raporunda özetle; taraflar arasında cari hesaba dayalı olarak ‘ Yaş Meyve Ve Sebze ' alımı/ satımı konusunda cari hesaba yönelik ticari ilişki kurulduğu, tarafların 2020 yılı ticari defterlerinin tasdiklerini / e- berat onaylarının süresinde yapıldığı, TTK 64/3. Maddesine göre ve HMK. 222/2. maddesine göre 2020 yılı ticari defterlerinin kendi lehlerine delil vasfı taşıdığı, tarafların ticari defterlerine göre; davacı tarafından takipte talep edilen ... TL alacağın tarafların defterlerinde uyumlu olarak kayıtlı yer aldığı, tarafların bağlı vergi dairesine 2020 yılında yaptıkları Form Ba Ve Form Bs beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, ticari defterleri ile de uyumlu olarak kayıt ettikleri tespit edildiği, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ... TL alacağına karar verilmesi halinde taleple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz üzerinden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi hesap edilebileceği, belirtilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı). Satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/07/2011 tarih 2011/19-426E. 2011/516K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/11/2002 tarih 2002/13-875E. 2002/885K. sayılı kararı). İspat sınırından fazla bir menkul satış sözleşmesinin senetle ispat edilmesi gerekir. Satılan malın alıcıya teslim edildiği tanıkla ispat edilemez, ancak senetle ile ispat edilebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. II 6. Baskı, s. 2206 vd.). Teslim olgusunun satın aldığı iddia olunan kişiden sadır belgeler ile kanıtlanması gerekirken, satın aldığı iddia olunan kişi elemanı veya temsilcisi olmayan 3. kişilere ait tutanakların esas alınarak teslimin gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 tarih 2016/15630E. 2016/15699K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 03/03/2017 tarih 2015/2E. 2017/1K. sayılı kararında; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa "yemin teklifinde bulunma hakkı"nı hatırlatamayacağına," karar verilmiştir. Davamıza gelince; davacı faturalı alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Tarafların ticari defterini inceleyen bilirkişi SMMM ...'ün ... tarihli raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen faturalar her iki tarafın ticari defterinde ile BA ve BS formlarında eşit olarak olarak yer almaktadır. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar. Davalı taraf mal tesliminin yapılmadığını, iddia etmiş ise de gerek ticari defterleri gerekse BS formlarında takibe konu faturalar yer almakta olup, mal teslimi ve borç tutarı davalı kayıtları ile tespit edilmiş olduğundan davanın kabulü gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ...TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL peşin harç ile ... TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/514, K. 2021/303, T. 06.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-514-e-2021-303-k-7f03b318ed9f