İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/741 E. 2025/930 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/741
Karar No
2025/930
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/741 Esas KARAR NO : 2025/930 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/10/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı vekili 14.10.2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete mal teslim etmiş olup karşılığında fatura kesmiştir. Ancak, davalı şirket malın teslim edilmesi ve faturanın kesilmesine rağmen borcunu ödememiştir. Bunun üzerine taraflarınca-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen ödeme emri davalı ---------- Şirketi'ne tebliğ edilmiştir. Davalı şirket tarafından icra dosyasında borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünce düzenlenen tensip zaptıyla takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalının itirazları hukuken dayanaksızdır. Davalı, yasal süresi içinde takibe haksız bir şekilde itiraz ederek, takibin durmasına neden olmuştur. İtiraz tamamen borçtan kurtulma amacıyla yapılmış olup, haksız ve kötü niyetlidir. Cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görülecektir. Davalı taraf alacakları likit olmasına rağmen haksız ve kötüniyetli olarak yukarıda esas numarası verilen icra dosyasında borca, borcun ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olmasına karşın -------- Arabuluculuk Bürosu --------- Arabuluculuk Numaralı dosyasından arabuluculuk görüşmeleri yapılmış olup arabuluculuk süreci anlaşamama ile sona ermiştir. Taraflarca E-imzalı olarak imzalanan Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı dilekçe ekinde sunulmaktadır. ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı icra dosyasına konu borca dayanak cari hesaptaki faturaların alacağıdır. Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı ticari ilişki sonucu mal bedeline ait faturalar olup bu dava niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkindir. Söz konusu kesilen faturalara ilişkin olarak e-fatura sisteminde herhangi bir itirazda bulunmayıp kayıtlarına almışlardır. Davalıların, borca itiraz etmesindeki amaç, alacaklarının tahsilini sürüncemede bırakmaktır. Zira; davalı ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belge ibraz edememiştir. Muhasebe kayıtlarında yapılacak inceleme neticesinde; müvekkili şirketin takip tarihleri itibariyle talep ettiği alacağının, yasal olduğu açık ve net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Davalı yanın, açmış oldukları takiplere kötü niyetli olarak itiraz ettiği aşikârdır. Bu nedenlerle de yapılan itirazın reddi gerekmektedir. --------- İcra Müdürlüğü---------- Esas sayılı dosyaya itiraz etmiş olup alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. İcra İflas Kanunu 67. Madde 2. Fıkra " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklindedir. İşbu hükme göre haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasına yapılan itirazın ispatlanması durumunda hükmolunan meblağın %20 sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilir. Davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksundur. Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımaktadır. Alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkili şirket mağdur olmuştur. İzah edilen sebeplerle davalının borçlu bulunduğu sabit olduğundan davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek zaruri hale gelmiştir. Borçlu şirketin dava konusu itirazı yapmaktaki tek amacı mal kaçırmak için zaman kazanmaktır. Bu sebeple müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmasını engellemek amacıyla, uygun bir teminat bedeli ile ihtiyati haciz kararı verilmesini mahkemeden talep ettiklerinden bahisle davalının --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasına yönelik borca, faize diğer tüm ferilerine yönelik gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, davalının % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 27.12.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkiline fatura kesilmiş ise de müvekkiline teslim edilmiş bir mal ve hizmet yoktur. Davacının davasına dayanak olarak belirttiği faturalar incelendiğinde bu ürünler müvekkilinin yaptığı iş ile ilgi ve alakası da yoktur. Müvekkili ---------- firması inşaat projelerinde asıl faaliyet konusu ve uzmanlığı kaba inşaat işidir. Davacının davaya konu olan faturaların tamamı ince işçilik ürünleri olup müvekkilinin böyle bir ürün grubuna 2023 yılından sonra ihtiyacı olmamış ve bu ürün grubunu kullanmamıştır. Davacının kesmiş olduğu faturalar 2022 ve 2023 tarihli olup 2023 yılında hiç bir ticari alış veriş olmamıştır. 2022 yılında ise yapılan iş kapsamında ince işçilik --------- inşaatında davacıdan alınmış ve paraları da ödenmiştir. Dolayısıyla müvekkilinin ince işçiliği bıraktığı 2023 yılından sonra kesilen hiç bir faturanın gerçekle yakından uzaktan ilişkisi yoktur. Bu nedenle 2023 yılında müvekkili ince işçilik yapmadığından ince işçilik amacıyla kesilen faturaları kabul etmiyoruz böyle bir alacak grubu yoktur ve müvekkili bu ürünleri almamıştır kullanmamıştır. Bu nedenle müvekkilinin kaba inşaat işi yaptığı dönemde ince işçilik için gerekli olan malzeme alması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının davaya konu olan faturalarının alacağının dayanağı yoktur. Müvekkili bu ürünleri de hiç bir surette teslim almamıştır. Dava dosyasında dinlenecek tanıklar ile bu husus ispat edilebileceği gibi müvekkilinin 2024 yılında iş yaptığı tüm üst işverenlere de müzekkere ile bu husus teyit edilebilir. Davacı müvekkili şirketin mal kaçıracağı iddiasıyla ihtiyati haciz talep etmektedir. Müvekkilinin 1000'e yakın işçisi olup piyasada saygın bir konumda olup çok sayıda ------- önde gelen şirketlerinin kaba inşaat projelerini gerçekleştirmektedir. Müvekkilinin çok sayıda prestijli lüks konut inşaat işi yaparken davaya konu olan borcu ödememek için mal kaçıracağını iddia etmek abesle iştigal olup ihtiyati haciz talebinin reddini talep etme zarureti hasıl olmuştur. Davacının likit olmayan bir alacak iddiası için de icra inkar tazminatı talep etmesi de haksız ve hukuki dayanaktan yoksudur. Bu talebinde reddini talep ediyoruz. Ezcümle, davacının müvekkiline yapmış olduğu haksız icra takibinin ve itirazın iptali davası tamamen dayanaksız ve haksızdır. Davacı hesapları karıştırmış ve müvekkiline hak etmediği ve teslim etmediği fatura kesmiş ve müvekkilinden birde bunu tahsil etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle davacının öncelikle ihtiyati haciz talebinin reddine, kötüniyetli icra takibi yapması nedeniyle yüzde 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmolunmasına ve saniyen davanın tümden reddini talep etme zarureti hasıl olduğundan bahisle haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine, kötü niyetli icra takibi yapılması nedeniyle davacının yüzde 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İcra Dosyası: --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının --------- Şirketi, borçlusunun ---------- Şirketi olduğu, 4.294.176,15 TL asıl alacak üzerinden Ödenmeyen Cari Alacak Hesap Bakiyesine dayalı olarak 12/08/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, ödeme emrinin 19/08/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde 16/08/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Dosyanın konularında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine, taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde de inceleme yapmak suretiyle rapor hazırlamalarının istenmesine karar verilmiştir. Bilirkişiler Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ---------, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı--------- ve İnşaat Mühendisi ---------- tarafından sunulan 13.08.2025 tarihli raporda özetle; "7-SONUÇ Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle ve Sayın Mahkemece tarafımıza verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirmemiz neticesinde; A- Ticari defter(ler)in Türk Ticaret Kanunu'na ve -------- düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/icaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Huzurda görülen davada, davacının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2022-2024 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davacının 2022-2024 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2022-2023 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış beratları ile, 2024 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve 2024 Eylül ayı GİB onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu görülmüştür. Davalı Yönünden; Huzurda görülen davada, davalının ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup; 2022 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterleri ile 2023-2024 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdikinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221. maddesine göre; süresinde alınmış olduğu, davalının 2022 Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin TTK'nın 64/3 maddesine uygun süresi içerisinde yaptırıldığı, davalının 2023-2024 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2023 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve Aralık ayı kapanış beratları ile, 2024 dönemi GİB onaylı Ocak ayı açılış ve 2024 Eylül ayı GİB onaylı Yevmiye ve Defteri Kebir beratlarının süresinde alındığı, davalının ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu görülmüştür. B- İddia olunan alacağın/faturanın kayıtlı olup olmadığı, iade/fiyat farkı/indirim faturası bulunup bulunmadığı, ticari defter(ler)deki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı yönünden; Davacı Yönünden; Davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 Aralık ayı itibariyle başladığının görüldüğü, yine davacı kayıtlarına göre davalı adına tanzim edilen mal satış faturalarının ticari fatura senaryosu ile düzenlenmiş e-faturalar olduğu, ilgili faturaların davalı aleyhine borç kaydedildiği, davalı tarafından açık hesaba mahsuben yapılan ödemelerin davalı lehine alacak olarak kaydedildi; (10.08.2024) --------- Hesabında davalıdan 4.294.176.15 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı Yönünden; Davalı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarında taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 Aralık ayı itibariyle başladığının görüldüğü, yine davalı kayıtlarına göre davacı tarafından tanzim edilen mal satış faturalarının davacı lehine alacak kaydedildiği, açık hesaba mahsuben yapılan ödemelerin ise davacı aleyhine borç olarak kaydedildiği, davalının incelenen 2023 dönemi Yevmiye defteri kapanış kaydında 31.12.2023 tarihi itibariyle ---------- hesabında davacıya 6.548.072,38 TL borçlu gözüktüğü sonrasında 14.03.2024 tarihinde yapılan çek ödemeleri ile kendi ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle (10.08.2024) --------- Hesabında davacıya 5.748.072,38 TL borçlu gözüktüğü, Raporun 4.b.3 bölümünde detayları gösterilen takip konusu açık hesap bakiyesine dayanak olan faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ilgili faturalara karşıda iade, fiyat farkı faturaları düzenlenmediği, (Bkz Tablo 1-2) C-Faiz Yönünden: Somut olayda, davacı şirketin icra takibinde takip öncesinde faiz talep etmediği, takip sonrası için TTK 1530 kapsamında temerrüt faizi talep ettiği, davacının takip sonrası faiz talebinin hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin Takdirlerinde olduğu, D-Teknik-Sektörel İnceleme Yönünden: - Teknik bağlamda, dosyaya sunulu proje detayları, malzeme teslim tutanakları, projenin dava süreci içindeki durumunu gösteren dökümanlar, kesilen faturaların malzeme içerikleri, sözleşme ya da şartnamelerin olmayışı, davaya konu olan anlaşmazlığa açıklık getirilmemesine yol açtığı, varsa bu belgelerin dosyaya sunulmasının gerekliliği ve ardından teknik görüş bildirmemizin doğru olacağı, - Söz konusu belgelerin olmadığı bu durumda ise, tarafların beyanları, içerikleri incelendiğinde, kesilen faturalar yönünden davalı firmanın ince işçilik yaptığı ve bu malzemeleri teslim almadığının, kullanmadığının mesnetsiz oluşu, 2023 yılında düzenli olarak faturalar kesildiği ve kullanmadığı malzemeleri düzenli olarak alımını neden yaptığının davalı tarafından bir izahının olmadığı göz önünde bulundurulduğunda; davacı --------- alacaklı olarak görüleceği, - Mali yönden yapılan değerlendirmeler ile tespit edilen, davacının 4.294.176,15 TL tutarındaki alacağının tarafımızca uygun görüldüğü, Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacının--------- İcra Dairesinin --------- E. sayılı, 10.08.2024 takip tarihli 4.294.176,15 TL tutarlı asıl alacağını talep edebileceği, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren hüküm kurmak hususunda hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI VE sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, raporumuzu arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, satış sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında inşaat malzemesi satışından kaynaklı faturalar düzenlendiği, bakiye satış bedeli ödenmediğinden bahisle davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça; borca itiraz edildiği görülmüştür. Davalı taraf, 2023 yılından sonra ince işçilik malzemesi satın almadığını ve kullanmadığını savunmuş olup dava konusu uyuşmazlığa konu faturaların 2022 ve 2023 yılına ait olduğu zaten 2023 yılı sonrasına ilişkin fatura dava konusu yapılmadığından işbu savunmasına itibar edilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bakiye satış bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Satış Sözleşmesi Birinci Ayırım Genel Hükümler A. Tanımı ve hükümleri başlıklı 207 nci maddesi "Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." hükmünü düzenlemiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222 nci maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü düzenlemiştir. Somut olayda; dava konusu satış faturalarının her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve kayıtlarda davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler bulunduğunun anlaşıldığı, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davalı tarafın bakiye borcu ödediğini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamadığı, faturaların taraflarca karşılıklı olarak ticari defterlere kaydedildiği, bu itibarla usulüne uygun şekilde tutmuş olduğu ticari defterlerindeki kayıtların davalının aleyhine delil olarak kabul edileceği ve davalının fatura konusu malları teslim almadığını aksi yöndeki kesin delillerle ispat etmesi gerektiği, dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, bu suretle davacının davasını ispat ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca ödeme yapılmadığı halde haksız olarak itiraz edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, - -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu --------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 4.294.176,15 TL asıl alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA, - Asıl alacak 4.294.176,15 TL'nin %20'si olan 858.835,23 TL icra inkar tazminatının davalı/borçlu -------- Şirketi'nden alınarak davacı/alacaklı-------- Şirketi'ne verilmesine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 293.335,17 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 21.470,88 TL peşin harç ile mahkememize yatırılan 51.862,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 73.333,80 TL'den mahsubu ile bakiye 220.001,37 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 51.862,92 TL peşin harç ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 30.088,00 TL olmak üzere toplam 82.378,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 586.359,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenecek 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde--------Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/11/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/930, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-741-e-2025-930-k-e1e19c593e5a