İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/447 E. 2021/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/447
Karar No
2021/339
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/447 Esas KARAR NO : 2021/339 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 15/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... nezdinde, borçlu..., ..., ..., ...kefaletinde ... tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi gereğince kredi açılmış ve kullandırıldığını, ayrıca ilgili kredi sözleşmesi gereği çek karnesi verildiğini, ancak kredinin normal seyrini kaybetmesi nedeniyle borçlunun hesabı ... tarihi itibariyle kat edildiğini, Beyoğlu .... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu husus borçlulara ihtar edildiğini, bu kata ve hesap özetine İİK 68/B-2 uyarınca 1 aylık süre içerisinde itiraz etmediğinden davalı hakkındaki hesap özeti kesinleştiğini, ihtara rağmen ödeme yapmayan borçlular aleyhine Antalya .... İcra Müd. ... E. sayılı dosyadan takibe geçildiğini, takibe konu borç dayanağı icra dosyasında belirtildiğini, davalı tarafından icra dosyasına itiraz edildiğini, bunun üzerine icra takibi İİK 66 madde uyarınca durdurulduğunu, davalı (borçlular) itirazlarında borcun sebebine ve faiz miktarına itiraz ettiğini, yetki itirazına takip öncesi noter masrafına ve diğer tüm masraflara itiraz etmediğini, bu nedenle itirazın iptali davamız da borçlunun itirazı, anapara, faiz oranına, işlemiş faize ve depo talebine ilişkin olduğunu, davalının imzalamış olduğu Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmesinin ilgili maddesine göre banka kayıtlarının kesin delil olacağı kabul edildiğini, davalının borçlu olduğu, bankanın kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu da ispat edileceğini, davalı borçlunun faize yönelik itirazı yerinde olmadığını, TTK. 8. maddesinin "Ticari işlerde faiz miktarı serbestçe tayin olunabilir" hükmünü içerdiğini 3095 sayılı yasanın 1 ve 2. maddelerinde temerrüt faiz oranının sözleşmede serbestçe kararlaştırılabileceğinin belirtirildiğini, ticari iş ve işlemlerde temerrüt halinde, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizi oranı uygulanacağını, bu oran tarafların serbest iradeleri ile belirleneceğini, davacının faiz talebi de Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin ilgili maddesine dayandığını, mevzuata uygun olduğunu, sözleşmenin maddesi uyarınca borçlu, "işbu sözleşmeden doğacak borçları gününde ödemediği takdirde Bankanın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi ile fon ve gider vergisini ödeyeceğini" kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalı borçlu haksız ve mesnetsiz olarak sırf takibi durdurmak için kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, gayri nakit toplamı (depo talep edilen) ....TL nin depo edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıların .... firmasına müteselsilen kefil olduklarını, .... ise yaşanan ekonomik kriz sebebi ile ödeme güçlüğü içerisine düşerek borçlarını yapılandırabilmek ve ticaret hayatını devam ettirebilmek adına ... tarihinde Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından açtığı dava ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, kendilerine 1 yıllık kesin süre verildiğini, bu sebeple Ticaret Mahkemesince verilen karar gereğince aleyhinde takip başlatılması mümkün olmadığını, kredi borçlusu şirket hakkında alınan karar, kredi kefilleri için de geçerli olduğunu, zira kredi borçlusu hakkında takip yapamayan alacaklı, kredinin kefilleri aleyhinde de takip başlatamayacağını, tarafların durumu birbirleri ile doğrudan bağlantılı olduğunu, davalıların sözleşmenin imzalandığı tarihte evli olmalarına rağmen eş rızaları alınmadığını, kefilliklerin hukuken geçerli olmadığını, işletilen faiz oranı da yüksek olduğunu, sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı taraf yasal düzenlemeye uymadığını, davalılara yapılandırma teklifinde bulunmadığını belirterek davanın reddine, kötü niyetli takip sebebiyle davacı aleyhine en az %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün..E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL muacceliyetten takip tarihine kadar temerrüt faizi, ...TL faizin gider vergisi, ...TL masraf, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş gecikme faizi, ... TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam ... TL nakdi alacak ile ... TL gayri nakdi depo alacağı için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının ticari krediler ve diğer alacaklar yönünden; ...TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz. ...TL gider vergisi, ...TL masraf olmak üzere ...TL; ticari kredi kartı ve kredili mevduat alacağı yönünden; ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ....TL olduğu, sözleşme gereği, davalı kefillerden depo talebinde bulunabileceğine dair madde bulunmadığından, henüz nakde dönüşerek riske dönüşmeyen ve belirsiz alacak olan çek depo bedelinin davalı kefillerden talep edilmeyeceği, Ticari kredilerin asıl alacak tutarları takip tarihinden itibaren %35,10 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 oranında gider vergisine tabi bulunduğunu, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı kredileri için asıl alacak tutarları ise ... tebliği gereğince değişen oranlarda temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine tabi bulunduğunu belirtmiştir. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının ticari krediler ve diğer alacaklar yönünden; ... asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ...TL gider vergisi, ...TL masraf olmak üzere ...TL; ticari kredi kartı ve kredili mevduat alacağı yönünden; ...TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ...TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL olduğu, Ticari kredilerin asıl alacak tutarları takip tarihinden itibaren %40,50 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 oranında gider vergisine tabi bulunduğunu, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabı kredileri için asıl alacak tutarları ise ... tebliği gereğince değişen oranlarda temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine tabi bulunduğunu belirtmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650E. 2019/507K. sayılı kararı). Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndan daha ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2014 tarih 2014/11190E. 2014/13455K. sayılı kararında; "...Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle halen meri olan çeklerin zorunlu karşılıklarının deposunun kefillerden talep edilemeyeceği gözetilmeden bu yönde depo kararı verilmesi isabetsizdir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2018 tarih 2017/4575E. 2018/1823K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, davalıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçluların itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... kök ve ek raporunda davacının talep edebileceği alacak miktarını tespit etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, dava dışı borçlu şirket hakkında Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında konkordato mühlet kararının verilmiş olması nedeniyle 6098 sayılı TBK'nın 586. Maddesi gereğince, doğrudan kefiller hakkında icra takibi yapılmasının mümkün olması, davalılar yönünden verilen tedbirin bulunmaması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmaması nedeniyle kefil yönünden gayri nakdi depo talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın; a. Ticari krediler ve diğer alacaklar yönünden; ...TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz, ...TL gider vergisi, ...TL masraf olmak üzere ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %40,50 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, b. Ticari kredi kartı ve kredili mevduat alacağı yönünden; ... TL asıl alacak, ...TL işlemiş faiz ...TL gider vergisi olmak üzere toplam ...TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa değişen oranlarda temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisi uygulanmasına, 3. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. Davacının gayri nakit alacak (depo talebinin) REDDİNE, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ...TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak bakiye kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı ve ...TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ...TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10. Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ...TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 11. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ...TL vekalet ücretinin ve gayri nakti alacak yönünden hesap ve taktir olunan ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 12. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının müdürlüğüne iadesine, 13. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/447, K. 2021/339, T. 15.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-447-e-2021-339-k-153afaeefe76