İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/117 E. 2025/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/117
- Karar No
- 2025/493
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/117 Esas KARAR NO : 2025/493 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ... aleyhine dava dışı ... Şirketi tarafından 21.10.2021 tarihinde ... 19.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası kapsamında diğer borçlu ... Limited Şirketi ile birlikte icra takibi başlatıldığı, ... 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibin müvekkil açısından 11.11.2021 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten beri müvekkil aleyhine haksız bir şekilde başlatılan icra takibi yine haksız bir şekilde devam ettirilmekle birlikte haciz tatbik edildiği, borçlulardan ...Şirketi ile ... Şirketi arasındaki kredi ilişkisine ilişkin olarak müvekkil ... kefil olarak belirtildiği ve borçlu... Ticaret Limited Şirketi borcunu ödememesi sebebiyle müvekkili ...'in söz konusu borçtan sorumlu tutulduğu, sözleşmede kefilin, sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve eğer müteselsil olarak kefalet olacaksa bu hususun kendi el yazısıyla yazılmış olası gerekli ve zorunlu olduğu, eşin rızası alınmadan yapılan kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğu, davanın kabulüne, ... 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, alacağın yüzde %40'ından az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, dava konusu icra takibinin durdurulmasına, b u doğrultuda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Menfi tespit talebinden kaynaklandığı görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ... 19.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit talebine ilişkindir. ... 19.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının temlik eden ..., borçlusunun davalı ... ile birlikte dava dışı ... ve ... Şirketi olduğu, takip tutarının 55.211,53 TL olduğu, takip sebebinin 21/10/2021 tarihli ana para alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin eşin rızası alınmadan yapıldığından geçersiz olduğunu, geçersiz bir kefalet sözleşmesine dayanılarak icra takibi başlatıldığından takibin iptalinin gerektiğini ileri sürerek bu sebeple borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Dava konusu alacağın, dava açılmadan önce dava dışı temlik eden ... A.Ş tarafından, davalı... A.Ş'ye temlik edildiği görülmüştür. TBK 584/3. Maddesi "(Ek fıkra: 28/3/2013-6455/77 md.) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, ... tarihli ve ... sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Dava dışı temlik eden banka ile dava dışı kredi borçlusu ... Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, davacı kefilin 18/10/2017 tarihli sözleşme tarihinde ticaret sicil kayıtlarına göre asıl borçlu ... Şirketi'nin ortağı olduğu görülmüştür. Davacının ... 31. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayısıyla tasdikli... tarihli, ...sayılı genel kurul kararı ile şirketteki payını ...'e devrettiği 26/02/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ilanından anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, asıl borçlu şirketin ortağı olduğu dönemde, 18/10/2017 tarihinde imzalanan kredi ve kefalet sözleşmesinde TBK'nın 584/3 maddesi uyarınca eş rızası aranmayacağından davacı vekilinin eş rızası bulunmadığından kefaletin geçersiz olduğu yönündeki iddiası mahkememizce kabul görmemiş, sözleşmede kefaletin diğer şekil şartlarının tam olduğu, temlik eden bankanın talep ettiği tutarın kefalet limiti içinde kaldığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 942,88 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 327,48 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır