İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/944 E. 2020/93 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/944
- Karar No
- 2020/93
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/944 Esas KARAR NO : 2020/93 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 10/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: müvekkiline ait ... plaka sayılı ... model aracın ... başlangıç tarihli ve ... poliçe nolu ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki müvekkiline ait araç ile ... Mah. ... Sk. ... Caddesi çıkışında aracın sol ön kısmı ile orta refüje çarpması sonucunda araçta maddi hasar oluştuğunu, bunun üzerine müvekkilinin ... Şirketine başvururak poliçe kapsamında zararının tazminini talep ettiğini, ancak sigorta şirketi tarafından meydana gelen hasarın beyan ile uyumlu olmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini, bunun üzerine Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte ... palaka sayılı araçta oluşan hasarın ...-TL, araçtaki değer kaybının ise ...-TL olarak tespit edildiğini, ... tarihinde tespit raporu eklenerek davalı şirketten bu hasar ve değer kaybının ödenmesinin talep edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından kasko poliçesinden değer kaybı talep edildiği için başvuru yazısının iade edildiğini, ... tarili yazı ile ...-TL 'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, ... tarihinde başvuru dilekçesini alan davalı şirket tarafından herhangi bir olumlu ya da olumsuz cevap verilmediği belirtilirek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plaka sayılı ... model araçta meydana gelen zarar bedeli olan ...-TL'nin Kasko Poliçesine dayalı olarak temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekilinin ... tarihli beyan dilekçesinde davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, HMK md.6/1 gereği, müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle ... ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkili ... ... Mahkemelerine gönderilmesini talep etmiştir. Dava; Kasko poliçesi kapsamında sigortalının sigortacıya karşı açtığı tazminat davasıdır. Davacıya ait ... plakalı aracın ... tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda aracın hasarlandığı, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu hususları ihtilafsız olup, Uyuşmazlık; davalıya kasko poliçesi ile sigortalı araçtaki hasarın poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, sigortalı araçtaki gerçek zarar tutarına ilişkindir. Dosya içerisine Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası celp edilmiş, davalı sigorta şirketinden ... plakalı araca ait kasko poliçesi ile hasar dosyası getirtilmiş, teknik bilirkişiden hasar raporu aldırılmış, davacı tanığı dinlenmiştir. Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine tespit talebinde bulunulduğu, tespit sonucunda bilirkişi raporu aldırıldığı, aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; araçtaki zarar bedelinin ...-TL olduğu, değer kaybının ...-TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Makine mühendisi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak; davaya konu ... plakalı sayılı araçta meydana gelen kaza sonucu oluşan hasarın kısmi hasar olduğu, araçtaki zarar tutarının ...-TL olduğu sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında aynen "Davacı arkadaşım olur. Olay tarihinde özel işlerim nedeniyle davacıya ait aracı emaneten aldım. Araç ile seyir halinde iken trafik kaza tutanağına konu olan tek taraflı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sırasında yanımda kimse bulunmamaktaydı. Kazadan sonra davacı beni aradı. Nerede olduğumu sordu. Bende ona kaza yaptığımı söyledim. Kaza mahalinde polislerin olduğunu söyledim. Hatta önce kaza mahaline yunus ekipleri daha sonra trafik polisleri geldi. Kaza nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından hakkımda herhangi bir şikayet olmamıştır. Kaza sonrasında sigorta eksperi benden görüşme kayıtlarımı istedi. Özel nedenlerden dolayı telefon görüşme kayıtlarımı kendisine sunmadım. Davacıya ait aracın kaza sırasında şoförü bendim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır. Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir. Aynı kanunun 83. Maddesinde ise "bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, trafik kaydına göre sigortalı aracın kullanma şeklinin “ticari” değil, “hususi” olup, davacı gerçek kişi adına kayıtlı olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.05.2017 tarih, 2016/9960 Esas, 2017/4970 Karar sayılı ilamı) Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birininin talep etmesi halinde, dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Tüketici mahkemesine gönderilmesine, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce değerlendirilmesine, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/02/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)