İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/282 E. 2020/366 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/282
- Karar No
- 2020/366
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2014/282 Esas KARAR NO : 2020/366 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/12/2012 KARAR TARİHİ : 17/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nun ... tarihinde .../ ... mevkinde ... ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracına şiddetli rüzgar ve kum fırtınası sebebi ile kusurlu olarak arkadan çarpan davalı sürücü ...'nun kullandığı ... ... ... . ... ... ait ... plakalı kamyonun sebebiyet verdiği yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kazada ...'nun ağır derecede yaralandığını, tedavisinin devam ettiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı ...'nun geçici ve sürekli sakatlığı nedeni ile ... TL maddi tazminat ve ... TL bakıcı gideri, ... için ... TL manevi tazminat, davacı ... için ... TL manevi tazminat, ... için ... TL manevi tazminat, ... için ... TL manevi tazminatın sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmamak kaydıyla ... tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile talep sonucunu; ... için davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere; geçici sakatlık tazminatı için ... TL, sürekli sakatlık tazminatı için .... TL, bakıcı gideri yönüyle ... TL'ye arttırdıklarını belirtmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; bedeni zarara ilişkin taleplerin şahıs başına ... TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketinin sigortalının kusuru, poliçe limiti ve gerçek zararla sınırlı olmak üzere sorumluluğunun bulunduğunu, sosyal kurumlardan alınan tazminatların düşülmesi gerektiğini, faiz başlangıç talep tarihinin yasal dayanağı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin yanlış yöneltildiğini, davacının taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, adli yargının değil idari yargının görevli olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yerleşim yerinin ... olduğunu, yetkili mahkemelerin Konya mahkemeleri olduğunu, aynı konu ile ilgili olarak ... ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... E. Ve Konya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... /... E. Sayılı dava dosyalarında dava açıldığını belirterek yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş ve karar ... tarihinde kesinleşmiş ve dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Davalı tanığı ... ... talimat mahkemesinde alınan beyanında; "ben ... .... görev yapmaktayım, kazanın gerçekleştiği ... tarihinde ... doğal bir afet olmuştu, kum fırtınasından dolayı görüş sıfıra inmişti, bu sebeple ben ... - ... Karayolunu ... gidiş istikametini trafiğe kapattım, yola bizzat kapatmaya ilişkin özel işaretli arkadaşları yolda görevlendirdim, ben görev esnasındayken kazanın meydana geldiği karayollarından tarafımıza bildirildi, ben de ... kurum aracı ile tarlaya inmek suretiyle ağır ağır kazanın meydana geldiği yere ulaştım, ben oraya vardığımda kaza yerinde de deminki bahsettiğim kum fırtınasından dolayı görüş sıfırdı, olay yerinde yaralılar vardı, daha sonra ambulans geldi, ben kazanın olduğu sırada orda değildim, ancak söz konusu kaza doğal afet sebebiyle meydana gelmiştir, söz konusu olayda ... ait ... plakalı araçta herhangi bir ağır hasar yoktu, eğer şoför arkadışımız olan ...'nun kazada bir kusuru olsaydı kullandığı araçta da ağır hasar olurdu, buna ilişkin fotoğraflar vardır, söz konusu araç kazadan sonra dahi çalışır vaziyetteydi, benim bu konuyla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Davalı tanığı ... ... talimat mahkemesinde alınan beyanında; "ben ... ... ... ... , olayın gerçekleştiği ... tarihinde saat ... civarında görev yaptığım, şube müdürlüğüne ... ait 2 aracın kaza yaptığı ihbarı geldi, ben olay yerine intikal etmek üzere ... ... yönünde harekete geçtim, saat ..: ... civarında olay yerine intikal edebildim, zira ogün ... fırtına mevcuttu, bu fırtına ... merkez de aşırı rüzgar şeklindeydi, ancak daha ilerilerde kum fırtınası şeklinde cerayan ediyordu, görüş mesafesi sıfırdı, ... kavşağından sonra yol trafiğe kapatılmıştı, ben olay yerine vardığımda ... plakalı aracın başına vardım, görevli arkadaşın sağlık durumunu kontrol ettim, araç ile ilgili olarak bol miktarda fotoğraf çektim, araçta hafif hasar vardı, daha sonra diğer kaza yapan ... Kamyonun bulunduğu yere hareket ettik, söz konusu bu kamyon yaklaşık 8 Km uzaklıkta olmasından dolayı hava koşullarından dolayı iki -ikibuçuk saatten sonra olay yerine varabildik, bu da hava durumunun çok kötü olduğuna delalettir" demiştir. ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda; "davacının gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğu, sürekli iş göremezlik oranının %100" olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ... ... , ... ... ve ... .... ... tarihli raporunda özetle; "davalı ...'nun meydana gelen dava konusu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; " ... oğlu, ... doğumlu ...'nun ... tarihli trafik kazası sonucu gelişen arızası 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslek grup numarası bildirilmemekle birlikte grup 1 kabul olunarak: Gr 1 I(12b....45) A % 49 Gr 1 II(68....57) A %65x3/12=%16.25 Balthazard formülüne göre:%57.28 E cetveline göre: %61.0 (yüzdealtmışbirnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (geçici iş görmezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği " belirtilmiştir. Adli Tıp Genel Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... oğlu, ... doğumlu ...'nun ... tarihli trafik kazası sonucu gelişen arızası 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslek grup numarası bildirilmemekle birlikte grup 1 kabul olunarak: Gr 1 I(12b---45) A % 49 Gr 1 II(68-----57) A %65x3/12=%16.25 Balthazard formülüne göre:%57.28 E cetveline göre: %61.0 (yüzde altmış bir nokta sıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı İyileşme (iş görmezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (on iki) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi ... ... .... tarihli raporunda özetle; " ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda %61 oranında beden gücü kaybı yaşayan ...'nun geçici iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, sürekli iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, gerçek ve nihai alacağın ... TL olduğu" belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi ... ... ... tarihli ek raporunda özetle; ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda %61 oranında beden gücü kaybı yaşayan ...'nun geçici iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, sürekli iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, gerçek ve nihai alacağın ... TL, bakım işinin yakınlarınca yapılması halinde bakıcı giderinin ... TL, bakım işinin dışarıya yaptırılması halinde ... TL olduğu" belirtilmiştir. Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın ... tarihli raporunda; "davacının sürekli bakıcıya ihtiyacı olduğu" belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi ... .... ... tarihli ek raporunda özetle; "... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda %61 oranında beden gücü kaybı yaşayan ...'nun geçici iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, sürekli iş göremezlik dönemi alacağının ... TL, gerçek ve nihai alacağın ... TL, bakım işinin yakınlarınca yapılması halinde bakıcı giderinin ... TL, bakım işinin dışarıya yaptırılması halinde ... TL olduğu" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... ... , ... doğumlu ...'nun ... tarihli trafik kazası sonucu gelişen arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 15. maddesine göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 2 (iki) ay boyunca başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi Dr. ... ... ... tarihli raporunda; ".... tarihinde trafik kazası sonucu 2 ay geçici bakım ihtiyacı durumu gelişe davacı ...'nun geçici bakım ihtiyacından kaynaklanan talep edebileceği maddi zarar .,... TL olduğu" belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi Dr. ... ... ... tarihli ek raporunda; "... tarihinde trafik kazası sonucu %61 oranında sürekli ve 12 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'nun; ... verileri dahil edilerek zararı hesaplanmasında; geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... TL, geçici bakım ihtiyacından kaynaklanan talep edebileceği maddi zarar ... TL olduğu" belirtilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun birinci maddesinde, bu Kanun’un amacının, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değiştirilen 110. maddesi ise “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklindedir. Anayasa Mahkemesinin 26/12/2013 tarihli ve 2013/68E. 2013/165K. sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/04/2016 tarih ve 2016/163E. 2016/210K. sayılı kararı ve 24/09/2018 tarihli ve 2018/530E. 2018/467K. sayılı kararları birlikte değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anayasa’nın 153. maddesinin birinci ve son fıkraları ile 158. maddesinin birinci fıkrası uyarınca da tüm yargı yerlerinin benzer nitelikte yorum yapması kaçınılmaz hâle geldiği istikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. 2918 sayılı Kanun’un 110. maddesinin uygulanmasında, idari yargı yerlerini görevli kabul eden kararlarından dönülmesine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2019 tarih 2019/2897E. 2019/5764K. sayılı kararında karar verilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2020 tarih 2020/1378E. 2020/1690K. sayılı kararı; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/2045E. 2020/1746K. sayılı kararı). Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. madde), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Cismani zarar kavramına ruhi bütünlüğün ihlali, sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin de girdiği, bir kimsenin cismani zarara maruz kalması sonucunda onun ana babası gibi çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa bu durumda yansıma yolu ile değil doğrudan doğruya zarara maruz kalmasının söz konusu olduğu, çocuklarının yaralanması nedeniyle ana babanın manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/10/2010 tarih 2010/4-453E. 2010/476K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacılar trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminatı istemi ile Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Anılan mahkemenin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... / ... E ... /... K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş ve karar ... tarihinde kesinleşmiş ve dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Dava konu kazaya karışan araçlardan davalılardan ...'nun sevk ve idaresi altındaki ... plaka sayılı araç ... adına kayıtlı ve anılan da davalı olarak davada yer almakta ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi, Anayasa Mahkemesinin ... tarihli ve ... /... E. ... /... K. sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve ... /... E. ... /...K. sayılı kararı ve ... tarihli ve ... /... E. ... /... K. sayılı kararları ile idari yargı yerlerini görevli kabul eden kararlarından dönülmesine Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı nazara alındığında bu davalı yönünden de görevli yargı yerinin adli yargı olması; davalı sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün Antalya'da bulunması nedeniyle dava esastan incelenmiştir. Davaya konu kaza; ... tarihinde saat ....:... sıralarında, davalı ...'nun yönetimindeki ... plaka sayılı, davalı kurum adına kayıtlı kamyon ile ... yönünden ... yönüne doğru seyir halinde iken, olay yerine geldiğinde, yoğun kum fırtınası nedeni ile yolun sağındaki bankette duraklamakta olan davacı ... yönetimindeki ... plakalı otomobile arkadan çarpması ve arkadan çarpılmaya maruz kalan ... plakalı aracın, seyir yönüne göre sağ taraftan kaplama dışına çıkması neticesinde davacının yaralanması ve maddi hasar ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir. Bilirkişi ... , ... ... ve ... ... ... tarihli müşterek raporlarına göre kazada ... %100 kusurludur. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; davacı %61.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak, iyileşme (geçici iş görmezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabilecektir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre davacının başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içinde 2 ay boyunca başka birinin yardımına ihtiyaç duyabilecektir. Aktüerya bilirkişi Dr. ... ... ... tarihli ek raporuna göre davacının geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zarar ... TL, geçici bakım ihtiyacından kaynaklanan talep edebileceği maddi zarar ... TL'dir. Kusur, iş göremezlik oranı ve bakıcı giderine ihtiyaç süresinin hesabına ilişkin anılan raporlar ve son olarak alınan ... tarihli aktüerya raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması, diğer raporları da irdelemesi nedeni ile hükme esas alınmıştır. Davaya konu olayda; davalı ...'nun haksız fiil hükümlerine göre, davalı ...'nün araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... maddi tazminata ilişkin davasının geçici iş göremezlikten kaynaklanan ... TL, sürekli iş gücü kaybından taleple bağlı kalınarak ... TL, bakıcı gideri olarak ... TL üzerinden davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında davacı ...'nun trafik kazasında yaralanmış olması; ... dışında davacıların da onun eşi ve çocukları olması, ...'da meydana gelen cismani zararın ağırlığı ve büyüklüğü nazara alındığında bu davacılar yönünden oluşan zararın yansıma zarar olamayacağı nazara alınarak davalarının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine ... için ... TL; ... ... için ... TL, davacılar ... ... ve ... ... için ... TL manevi tazminata karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacı ...'nun maddi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL geçici iş göremezlik tazminatı; ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve ... TL bakıcı giderinin kaza tarihi olan ... tarihinden (sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan ... tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kazatarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacı ...'ya verilmesine, 2. Davacı ...'nun manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 3. Davacı ... ...'nun manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4. Davacı ... ...'nun manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. Davacı ... ...'nun manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 6. Mahkememizin ... tarihi ile verilen geçici ödemenin kararın infazı aşamasında nazara alınmasına, 7. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'nun maddi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin ... dışında davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) hazineye gelir kaydına, 8. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'nun manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 9. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ... ...'nun manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 10. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ... ...'nun manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 11. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ... ...'nun manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalı ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına, 12. 492 Sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan bu davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 13. Davacı ... tarafından yapılan ... TL başvuru harcı ile ... TL peşin harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ve ... TL ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ya verilmesine. Davacı ... tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi gideri toplamının kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'ya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, 14. Davacı ... ... tarafından yatırılan ... TL harcın davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 15. Davacı ... ... tarafından yatırılan ... TL harcın davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 16. Davacı ... ... tarafından yatırılan ... TL harcın davalılar ... ve ...'nden müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ... ...'ya verilmesine, 17. Davalı ... tarafından yapılan ... TL posta, tebligat gideri toplamının kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalı ...'na verilmesine, bakiye giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına, 18. Davalı ... ... dışındaki davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 19. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ... .... 'ya verilmesine, 20. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... ... TL vekalet ücretinin davalılar ... .... ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ... verilmesine, 21. Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ... ... maddi tazminat istemli davası yönünden davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 13/3. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ... ... alınarak davalılara eşit oranda verilmesine, 21. Davalılar ... ... ve ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ... ... manevi tazminat istemli davası yönünden davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ... ... alınarak davalılar ... ... ve ... ... ... eşit oranda verilmesine, 22. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ... 'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... .... verilmesine, 23. Davalılar ... ... ve ... ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ... ... manevi tazminat istemli davası yönünden davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ... ... alınarak davalılar ... ... ve ... ... 'ne eşit oranda verilmesine, 24. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... 'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ... verilmesine, 25. Davalılar ... ... ve ... ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ... ... manevi tazminat istemli davası yönünden davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ... ... alınarak davalılar ... ... ve ... ... ... eşit oranda verilmesine, 26. Davacı ... ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... ... ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... ... verilmesine, 25. Davalılar ... ... ve ... ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ... ... manevi tazminat istemli davası yönünden davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 3/2 ve 10. maddeleri gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ... ... alınarak davalılar ... ... ve ... ... ... eşit oranda verilmesine, 26. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırılan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair, davacılar vekillerinin yüzlerine karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır