Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6649 E. 2024/7394 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6649
- Karar No
- 2024/7394
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/9 E., 2022/41 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, ... vekili, ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Samsun ili Çarşamba ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 140 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 836.30, 15446.95, 7731.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 140 ada 1 ve 3 parseller ..., 140 ada 2 parsel ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve taksim iddiasına dayanarak, Samsun ili Çarşamba ilçesi ... köyü 140 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/2 hisselerinin adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2019 tarihli ve 2017/1820 Esas, 2019/2233 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... Mahkemece dava konusu taşınmazları iyi bilen, yaşlı, tarafsız, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması ve bu keşifte dava konusu taşınmazların muris ... tarafından ne zaman taksim edildiği, murisin kimlere nereleri verdiği, sağlığında taşınmazların zilyetliğini devredip etmediği, davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde ne zamandan beri ne sıfatla zilyet oldukları, gerçekten davacının iddia ettiği gibi murisin kız ve erkek çocuklarını eşleştirip eşleştirmediği ve davacının dava konusu taşınmazlarda 1/2 payı olup olmadığının olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesinin karar yerinde açıklanması, taksimde diğer mirasçılara verilen taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtları da getirtilmek suretiyle alınan beyanların denetlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına göre, dava konusu taşınmazların evveliyatında muris ...'a ait olduğu, ...'ın yerleri aldıktan sonra 5 oğlu arasında taksimat yaptığı, dava konusu parselleri oğlu ...'a bıraktığı, ... tarafından da ...'a satıldığının sabit olduğu, taşınmazların öncesinin tapusuz olması nedeniyle menkul mal hükmünde olduğu, maliki tarafından zilyetliğin devredilmesi suretiyle istediği şekilde bağışlayabileceği, satabileceği, murisin, mirasçıları arasında adil olma, tüm mirasçılarının paylarını gözetme gibi yükümlülüğü bulunmadığı, ...'ın sağlığında yaptığı paylaştırmanın esasen bağışlama hükmünde olduğu, kök muris tarafından zilyetliğin de teslim edildiği, kızların 1/2 payını bu paylaşımda belirtmediği sadece kızları razı etmeleri gerektiğini tembihlediği, taşınmazların murisin terekesinden çıktığı, ... ile ... arasında yapılan satışın kök muris ... huzurunda gerçekleşmesinin de bu durumu doğruladığı, dava konusu taşınmazları, tespit maliklerinin, amcaları ...'den babaları ...'un 1970 yıllarında satın aldığı ve babaları ... tarafından kendilerine verildiği, 20 yılı aşkın süredir davalıların zilyet olduğu ..." gerekçesiyle, davacı ...'ın davasının reddine, çekişmeli 140 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili ile davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Kural olarak, hükmü temyiz etme hakkı, davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. İlk Derece Mahkemesince, karar başlığında hataen davalı ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davalı ... ve ...'nın davaya konu 140 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak dosyada taraf sıfatlarının bulunmadığı ve temyiz istemine konu hükümle aleyhlerine bir karar da verilmediği anlaşıldığından, davalı ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.