İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/806 E. 2025/347 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/806
Karar No
2025/347
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/806 Esas KARAR NO : 2025/347 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili arasında kot pantolon imalatına dayalı ticari bir ilişki söz konusu olduğunu, imalatı yapılacak kot pantolonların modellerinin müvekkili tarafından belirlendiğini ve imalat için gerekli malzemelerin müvekkili tarafından karşılanıp, davalı tarafından da kot pantolon dikimi yaptığını, davalı tarafça müvekkiline örnek olarak göndermiş olduğu kot pantolonlardan farklı model ve desende imalatlar yaparak müvekkilinin taleplerini karşılamadığını, davalı tarafından gönderilen ürünler ile istenen imalatlar arasında çok fark bulunduğunu, imalatlarda çok fazla hatalı işlem olduğunu, davalı tarafın ilk olarak ... tarihinde 120 adet hatalı ürünü müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin bu ürünler kendisine geldiği zaman hataları ve farklılıkları tespit edince davalı ile iletişime geçerek iyiniyetli bir şekilde bunları davalı tarafa izah ettiğini davalı tarafın da bu hataları fark ettiklerini belirterek kendilerine geri göndermelerini müvekkiline beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu hatalı ürünleri davalı tarafa geri dönderdiğini, davalı tarafın ise bu ürünlerde hiçbir düzeltme yapmadan müvekkiline geri gönderdiğini, daha sonra ise; ... tarihin de yine 140 adet hatalı ürün ve ... tarihinde ise tekrar 85 adet hatalı ürünü müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin kendisine gelen bu ürünlerin, yırtık, fermuarları bozuk, kalıbı kaymış, kalıbı bozuk ve buna benzer hatalar nedeni ile satışa çıkamayacak şekilde olduğunu fark edince bunların dağıtımlarını yapmayarak ivedi bir şekilde davalı tarafla öncelikle telefonda iletişime geçtiğini, sonrasında Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnameyi gönderdiğini, daha sonrasında ise karşı tarafla Arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak bir sonuç alınamadığını, davalı yanın hatalı/ eksik imalat yapmış olduğunun tespiti ile müvekkilince davalı tarafa imalatlar için yapılan masraf ve ödenen miktar olan ... TL'lik bedelin avans faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat çıkmasına rağmen davaya yanıt vermemiştir. Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklı ayıplı ifadan dolayı yapılan masraf ve ödenen bedelin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için ... ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Antalya ve İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve ... ve ... Gelir İdaresi Başkanlığına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalının 2023 yılı gayri safi hasılatının ...-TL olup işletme hesabına göre defter tuttuğu, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Ticaret ve Sanayi Odasında kaydının bulunmadığı, ... tarihinde ... ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği hususlarının bildirildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davacının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ...-TL olarak belirtilmekle davalının en son (2023) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile bu rakamın altında gelir elde ettiği bildirildiğinden davalının tacir olmadığı kabul edilmiştir. Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişinin durumu incelendiğinde, davalının tacir olmadığı, dava konusu konfeksiyon ve terzilik faaliyetinden ötürü esnaf kaydının bulunduğu ve bu nedenle davalının esnaf olarak kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 16/04/2025 Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/806, K. 2025/347, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-806-e-2025-347-k-3728187aad85