İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/461 E. 2021/314 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/461
Karar No
2021/314
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/461 Esas KARAR NO : 2021/314 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2020 KARAR TARİHİ : 27/04/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Alacaklı davalı ... Ltd.Şti tarafından ... ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin, yetki itirazının ... ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden kabul edilmesiyle Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, takip konusu ... vade tarihli ... Bankası A.Ş ... Şubesine ait ... nolu ... TL tutarlı çekin müvekkili tarafından keşide edilerek lehtar ... ... A.Ş' ye teslim edilmek üzere ... kargoya verildiğini, ekte sunulu ... tarihli şikayet tutanağından da anlaşılacağı üzere ... dağıtım aracından işbu çek de dahil olmak üzere evrak halinde bulunan birçok kargo paketinin çalındığını, vekil eden firmanın kargo firması tarafından bilgilendirildiğini, ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, ... tarihinde İstanbul ... ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden Antalya Talimat İcra Dairesi'nin ... talimat sayılı dosyası ile vekil eden şirketin merkezinde ihtiyati haciz uygulanması ile iş bu çekin takibe konulduğunun öğrenildiğini, vekil eden şirketin zarar görmemesi adına ihtirazi kayıt ile ihtiyati haciz bedelinin Antalya Talimat İcrası dosyasına şimdilik depo edildiğini, bilahare yetki itirazında bulunulduğunu, icra dosyasının Antalya Genel İcra Dairesi'nde kayda girdiğini, vekil edenin davalı şirketlere herhangi bir borcunun bulunmadığını, vekil edenin ... A.Ş'ye de işbu çekle ilgili hiçbir borcu bulunmadığını, aynı şekilde çekin lehdarı olan ... A.Ş'ye da aynı dosya üzerinden ihtiyati haciz ve icra takibi uygulandığından adı geçen lehdar firma tarafından aynı davalılara karşı ... ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası ve ... ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinden imzaya itiraz davası açıldığının öğrenildiğini, yetkili hamil sıfatıyla takip başlatan davalı ... ... şirketinin açıkça kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, öğrenildiği kadarıyla kargo firmalarının araçlarından ya da kuryelerinden kargoların çalınarak kargolardaki kıymetli evrakların hedef alındığını, sonrasında belli bir organizasyon içerisinde çeklerin piyasaya sürüldüğünü, çekteki lehdar ... A.Ş'ye vekil edenin borcunun bulunmadığını, adı geçen firmanın arabuluculuk sürecinde bu çekle ilgili herhangi bir alacağı olmadığını beyan ve kabul ettiğini, ...'a ait gibi gözüken cironun sahte olduğundan müteakip cironun zaten kötüniyetli olduğunu belirterek vekil edenin icra takibine konu olacak herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı şirketler tarafından pek çok kez farklı şahıslara da yapıldığı üzere, kargodan çeklerin çalındığını, sonrasında birden fazla paravan şirkete cirolanarak icra takibine geçildiğini, birden fazla cirolama ile kendini iyi niyetli 3. Şahıs olarak lanse edip, haksız kazanç sağlama amacıyla hareket edildiğini,vekil eden şirket bakımından ortada var olan bir borç olmadığı gibi gerçekten ticari faaliyeti kapsamında çek ciro eden şirketler de bulunmadığını, cirantaların tümünün kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunu, kurgulanan olaylar ile daha öncesinde de pek çok şahıs ve şirketin mağdur edildiğini belirterek davanın kabulüne, vekil edenin davalılara ve ... Bankası'nın ... nolu ... TL'lik çeki ile çeke dayalı olarak açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasından ötürü borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötüniyetli olmasından dolayı %20 den az olmamak tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ... Limited Şirketi vekili süresinden sonra ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki bu davada davacının borçlu, davalı müvekkilinin ise alacaklı olduğunu, dosya üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması veya değiştirilmemesi ve davanın da lehine sonuçlanması durumunda, hükmün kesinleşmesine kadar alacağını tahsil edemeyecek olan müvekkilinin zarara uğrayacağını, müvekkilinin, dava konusu çekin meşru, haklı ve iyiniyetli hamili olduğunu, bu nedenle çekin zayi edilmiş olmasının müvekkılınin yetkili hamil olmasına engel teşkil etmeyeceğini, çekin iktisabında müvekkile atfedilebilecek kötü niyet ve ağır kusur bulunmadığını belirterek tedbire yukarıda itiraz ettiklerini ve tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ettiğini, takiben haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın İİK.m. 72 uyarınca % 20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya yanıt vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağı, ödeme emri, mail yazışmaları delil olarak sunulmuş, mahkememizce dava dilekçesinde bahsi geçen dava dosyaları ve soruşturma dosyaları celp edilmiş, takip konusu getirtilmiş, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden dava dilekçesinde bahsedilen tahkikata ilişkin kolluk araştırma tutanağı celp edilmiş, davalı şirketlerin sicil kayıtları getirtilmiş, tüm deliller toplanmıştır. Dava, takip konusu çekin hamil tarafından haksız ve kötü niyetle ele geçirildiği, birinci ciranta (lehtar) adına atılı imzanın sahte olduğu, çekten dolayı lehtara borcun bulunmadığı iddialarına dayalı keşideci tarafından açılmış menfi tespit davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ... Ltd. Şirketi tarafından davacı, diğer davalılar ve dava dışı ... İnş. Aş.'ye karşı ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile çeke dayalı olarak ferileriyle birlikte toplam ...-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, davacının süresinde yetki itirazında bulunduğu, bunun üzerine ... ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile, yetki itirazının kabulü ile Antalya İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğuna karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine takip dosyasının Antalya Genel İcra Dairesine gönderildiği ... esas numarasını aldığı görülmüştür. Takip konusu ... tarihli çekin incelenmesinde, keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı ... ... A.Ş olduğu, çekin lehtarın cirosu ile sırasıyla davalı ... ... San. Tic. Ltd. Şirketi, ... Ltd. Şirketi ve ... San. Tic. Ltd. Şirketine devredildiği, ... şirketinin çeki bankaya ibraz ettiği, lehdarın açtığı davada mahkemece konulan ödeme yasağı sebebiyle işlem yapılamadığına dair şerh verildiği görülmüştür. Davacıya karşı bono alacaklısı olarak takip başlatan ve alacak talebinde bulunan davalı ... şirketi olup, davalılar ... ... San. Tic. Ltd. Şirketi ile ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şirketinin bonodan ve takipten kaynaklı herhangi bir alacak talebi yoktur. Dolayısıyla eldeki dava açısından pasif husumet ehliyeti bulunmayan bu iki şirkete açılan dava, HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiştir. Davalı ... şirketine açılan davanın değerlendirilmesinde; Davacı keşideci, çekin borca karşılık lehtar adına düzenlenerek lehtara gönderilmek üzere kargoya verildiğini, kargodan çekin çalınarak işleme konulduğunu, lehtar adına atılı imzanın sahte olduğunu belirterek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Mahkememizce davacının dava dilekçesinde belirttiği lehtar tarafından açılan çek iptali, imzaya itiraz ve menfi tespit davaları getirtilmiş, yapılan incelemede lehtarın aynı iddialarla imzanın kendisine ait olmadığını belirterek hamile karşı dava açtığı ve dosyaların derdest olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 818.maddesi atfıyla çeklerde uygulama alanı bulan aynı yasanın 677.maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun somut olay açısından emsal niteliğindeki 09/03/2016 tarih 2014/19-806 esas 2016/298 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza, sahibini bağlamaz ancak, ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.). 6102 sayılı TTK’nun 686/1 maddesine göre ; Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, TTK'nın 686. maddesi hükmü gereğince; ticari senetteki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (Hulusi Gürbüz; Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, s.295; Doğanay s.1646-1647; Murat Alışkan; Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998, s. 255 vd; Tarık Başbuğoğlu; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, 1.cilt Ankara 1988, sh. 807; Erol Ertekin/İzzet Karataş; Uygulamada Ticari Senetler: Ankara 1998, s. 363). Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. maddesi uyarınca; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir”. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava konusu çekte davacı, keşideci durumunda olup, davalı ... şirketi senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki ... İnşaat şirketinin imzası ile yapılmıştır. Davacı keşideci, kendi imzasını inkar etmemektedir. Çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda bahsedilen kararında belirtildiği üzere lehtar yerine sahte imza atılarak senedin tedavüle sokulmuş olduğu tespit edilse dahi, bu durum, yukarıda açıklanan imzaların istiklali ilkesi karşısında davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmaz. Diğer taraftan davacı keşideci, dava dilekçesinde çek bedelini ödediğiyle ilgili herhangi bir ayrıntıya yer vermeksizin lehdara da borcunun olmadığını bu hususun arabuluculuk görüşmelerinde lehtar tarafından da kabul edildiğini iddia etmektedir. Gerçekten de arabuluculuk son tutanağında lehdarın keşidecinin kendisine borcu olmadığına yönelik beyanda bulunduğu görülmektedir. TTK'nın 687. maddesi uyarınca; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." Dava konusu çek unsurları tam olduğundan kambiyo senedi vasfında olup, TTK 818/1-e maddesi uyarınca çeklerde de uygulama alanı bulunan 687. madde dikkate alındığında davacının, lehtar şirket ile olan temel ilişkiden kaynaklı defileri, diğer davalı ... karşı ileri sürebilmesi için bu şirketin çeki iktisap ederken lehtar ile keşideci olan davacı arasındaki bu temel ilişki ile çekin bedelsiz olduğunu bilmesi ve bile bile davacı borçlu zararına hareket etmiş olması gerekmektedir. Yukarıda zikredilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da lehtara ödeme yaptığını iddia eden ve ödeme belgesi sunan keşidecinin, bu şahsi defiyi TTK'nın 687. Maddesi uyarınca iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceği, hamilin çeki iktisap ederken bile bile keşideci borçlu zararına hareket ettiğinin kanıtlanmasının gerektiği belirtilmektedir. Öncelikle somut olayda davacı çeki ödediğini ileri sürmediği gibi bu yönde herhangi bir delil de sunmamış çekten dolayı sorumluluğunun bulunmadığını lehtarın arabuluculuk görüşmelerindeki soyut beyanına dayandırmıştır. Lehtar tarafından açılan çek iptali, menfi tespit ve imzaya itiraz davalarında dava dilekçelerinin incelenmesinde, lehdarın hak sahibi sıfatıyla dava açtığı, keşidecinin çek bedelini ödediğiyle ilgili herhangi bir beyanının olmadığı görülmektedir. Diğer taraftan keşidecinin lehtara çekten dolayı sorumluluğunun kalmadığı yönündeki şahsi definin hamile karşı ileri sürülebilmesi için az önce de belirtildiği gibi hamilin çeki iktisap ederken bu hususu bilmesi ve keşideci borçlu zararına hareket etmiş olması gerekir. Somut olayda davalı ... şirketi çekin son hamilidir. Hamilin çeki kargodan çaldığı yönünde ileri sürülen iddia TTK'nın 687. Maddesinde zikredilen kötüniyet iddiası kapsamına girmemektedir. Zira maddede kastedilen kötü niyet, hamilin çekle ilgili olarak, borçlunun temel ilişki içerisinde olduğu hak sahibine karşı ( örneğin keşidecinin lehtara karşı) sorumluluğunun kalmadığını bilmesi ve hak sahibi ile işbirliği yaparak borçlu zararına hareket etmiş olmasıdır. Somut olayda hamilin keşidecinin lehtara borcunun olmadığını bildiği ve lehtarla eylem ve işbirliği içerisinde hareket ederek keşideci zararına hareket ettiği yönünde atılı herhangi bir iddia bulunmamaktadır. Bilakis hamilin çeki çalarak lehtar adına sahte imza ile çeki ele geçirdiği iddia edilmektedir. İddiaya konu bu eylem keşideciye değil lehtara zarar verici niteliktedir. Zira çekte hak sahibi olan lehtardır. Hamilin çeki çalması lehtarın hak sahipliğini elinden almaktır. Bundan dolayı dava açmakta hukuki yararı olacak olan da lehtardır. Somut olayda da lehtarın açtığı imzaya itiraz ve menfi tespit davaları vardır. Açıklanan sebeplerle eldeki dava açısından hükme etki etmeyeceği kanaatiyle hamilin diğer davalı şirketlerle organize şekilde hareket ederek çeki çaldığıyla ilgili atılı iddiaların gerçekliği araştırılmamıştır. Neticeten takibe ve eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çek lehtarının ilk cirosunun sahte oluşunun davacı keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, çekten dolayı keşidecinin lehtara karşı sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki lehtar ve keşideci beyanlarının hamili bağlamayacağı, davacı keşidecinin bu şahsi defiyi çek hamili davalıya karşı ileri sürerek borçtan kurtulamayacağı kabul edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen ve uygulanan tedbir kararı sebebiyle İİK 72/4 maddesi doğrultusunda davalı ... San. Tic. Ltd şirketi lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davalılar ... .... Ltd. Şti ile ... Limited şirketine açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, 2-Davalı ... San. Tic. Ltd şirketine açılan davanın reddine, 3-İİK 72/4 maddesi uyarınca takip konusu ...-TL alacağın takdiren %20'si oranında belirlenecek olan tazminatın davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, 4-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile bakiye ...- TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde İADESİNE, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 7-Davalı ... San. Tic. Ltd kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/04/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/461, K. 2021/314, T. 27.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-461-e-2021-314-k-aee9c7e5c7ff