İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/434 E. 2021/125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/434
- Karar No
- 2021/125
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/434 Esas KARAR NO : 2021/125 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/08/2019 KARAR TARİHİ : 16/02/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Kurumun Su Sayacı Okuma, Bağlama, Kesim, Kontrol ve Buna Bağlı Hizmetlerden Oluşan Muhtelif Saha İşlerinin Yaptırılması Hizmet Alımı İşinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketlerin ihale dokümanı gereğince müvekkil Kuruma hizmet verdiklerini, davalı şirketlerin, ihale konusu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçilerin eliyle tamamladıklarını, ancak davalı şirketler tarafından işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ... tarafından müvekkil İdareye karşı Antalya ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde; dava dışı işçi lehine kıdem tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, anılan kararın temyiz edildiğini, temyiz incelemesi neticesinde işbu kararın kesinleştiğini, söz konusu mahkeme ilamının kıdem tazminatı ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmının, dava dışı işçi ... vekili tarafından Antalya ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile müvekkil İdare aleyhine takibe konulduğunu, takipte kesinleşen miktar, icra faiz ve masrafları ile bu dava kapsamında mahkum kalınan yargılama giderleri dahil olmak üzere toplamda ....-TL'nin dava dışı işçiye ödendiğini, ilaveten ilk derece mahkemesine istinaden ...-TL tutarındaki onama harcının da müvekkilince ödendiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ihale mevzuatı gereğince söz konusu hizmet alım ihalesi bir bütün olarak ihale edilmiş ve ihaleyi alan davalı şirketlerden ihale konusu hizmetin yapılmasının satın alındığını, davalı şirketlerin, bu işi yapabilmek için işçi alımı yaparak kendi işçileri eliyle ihale konusu işi yaptığını, müvekkil kurumun sorumluluğunun ihale dokümanı gereğince hak edişi yani ihale bedelini ödemek olduğunu, davalı şirketlerin sorumluluğunun da ihale konusu işi yerine getirmek olduğunu, müvekkilinin ihale bedelini ödediğini, işçiden kaynaklı işçilik alacaklarından sorumluluğunun sözleşmeye göre davalılara ait olduğu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin tüm tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; Antalya ... İş Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı neticesinde, Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esasında başlatılan icra takibi ile dava dışı işçi olan ...'a ödenen kıdem tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin, alt işveren konumunda bulunan davalı şirketlerden rücuen tazmini istemi ile ....-TL’nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren; ....-TL’nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren, toplamda ....-TL'nin arabuluculuk yoluna başvuru tarihi ile ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı şirketler üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar ... ve ... vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm iddia ve beyanlarını haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetki ve görev itirazlarının dikkate alınarak dosyanın yetkili ve görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı yanca söz konusu rücu davasının yasal süresi içerisinde açılmadığını, TBK 73/1 maddesinde ön görülen 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacı taraf, dava dışı işçinin işvereni olmadığından işçi alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını beyan ettiğini, ancak dava dışı işçinin 2010 yılından beri kesintisiz olarak, çeşitli işverenlere bağlı olarak ...’ta çalıştığının sabit olduğunu, dolayısıyla esasında dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunu, zira dava dışı işçinin, davacı kurum ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacı ... tarafından, müvekkil şirkete işe alınacak personel listesi verilmek sureti ile ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkil ...’de işe başladığını, müvekkilin ... ... Şti açısından kabul anlamına gelmemekle birlikte diğer davalı müvekkiller ... .... .... Ve .... Ltd. Şti., davaya konu olan Antalya ... İş Mahkemesi ... E., ... K. sayılı dosyasının tarafı olmadıklarını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, davanın bu müvekkil şirketler yönünden reddi gerektiğini, dava dışı işçinin başından beri davacı ...’ın işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı gözükerek 3 sene gibi uzun bir süre çalıştığını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından da, başından beri işçinin esas işvereni olan davacı ...'ın sorumlu olduğunu, 7166 sayılı 21/02/2019 tarihli kanun ile 4857 sayılı kanunun 112.maddesine eklenen fıkra sebebiyle kıdem tazminatında asıl işveren olan davacının sorumlu olduğunu, davacının alt iş verenlere rücu edemeyceğini, aksi kanaat halinde müvekkillerinin sadece kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücret ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarının bulunduğunu, belirterek davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... Ltd şirketi davaya yanıt vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından ihale sözleşmeleri genel şartnameler, iş mahkemesi kararı, icra emri, ödeme belgesi, sayman mutemed alındısı delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası, iş mahkemesi dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, davacı kurumun asıl iş veren olarak dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının davalı alt işveren şirketlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Antalya ... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde, ... tarafından davacı ...'a ve davalı ... Ltd Şirketi aleyhine işçi alacağından ( kıdem tazminatı) dolayı alacak davasının açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda ... yönünden davanın tam kabulüne, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onanmakla ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesine ekli Antalya ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasındaki icra emrinin incelenmesinde, alacaklı ... tarafından ilgili ilama dayanılarak davacı kurum ve davalı ... Ltd. Şti. aleyhine toplam ...-TL üzerinden ilamlı takip yapıldığı, ödeme dekontunun incelenmesinde davacı ... tarafından ... tarihinde takip dosyasının ...-TL ödendiği anlaşılmıştır. Yine dava dilekçesine ekli sayman mutemed alındısının incelenmesinde davacının iş mahkemesi dosyasında ... tarihinde ... TL onama harcı yatırdığı görülmüştür. Dava, sözleşmesel sorumluluğa dayalı olup, ödeme tarihlerinden itibaren yasal 10 yıllık genel zaman aşımı süresi geçmediğinden bir kısım davalılar vekilinin zaman aşımı itirazı reddedilmiş, yine taraflar arasındaki birim fiyat sözleşmelerinin 37.1maddesinde Antalya Mahkemeleri yetkili kılındığından HMK'nın 17.maddesi uyarınca davalıların yetki itirazı da reddedilmiştir. Mahkememizce ilk olarak bilirkişi ...'den 29/02/2020 tarihli rapor alınmış ise de bu bilirkişinin işçilik alacaklarında uzman olmaması ve alınan raporun yeterli olmaması sebebiyle dosya işçilik alacaklarında uzman ...'ya tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Sunulan 10/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasındaki ihale sözleşmeleri ve teknik şartnamelerde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarını düzenleyen hükümler olduğu, TBK'nın 167 maddesi uyarınca asıl işveren ile davalı alt işverenlerin kendi aralarındaki iç ilişkide teselsül olmayacağı, her birinin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre taraflar arasındaki sözleşmede muvaza olduğu kabul edilse bile sözleşme ve kanun hükümlerine göre tarafların birbirlerine rücu edebilecekleri 4857 sayılı iş kanunun 112.maddesine eklenen 6.fıkranın 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan iade sözleşmeleri kapsamında düzenleme getirdiği, bu fıkranın da Anayasa Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, işçinin başlattığı takipte takip borcunun davacı asıl işveren tarafından icra dosyasına ödendiği, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ilamları dikkate alınarak 1.bölümde işçinin her bir alt işverenin dönemine isabet eden hizmet süresi ile toplam hizmet süresi "oranlanmak" suretiyle hesaplama yapılacağı, 2.bölümde ise Yargıtay 22 ve 9. Hukuk Daireleri'nin ilamları doğrultusunda işçinin her bir alt işverenin dönemine isabet ettiği hizmet süresi ve devir tarihindeki son brüt ücreti nazara alınarak hesaplama yapılacağı, bu yöntemde işçinin son ücreti üzerinden hesaplanıp, ödenen toplam kıdem tazminatının açıkta kalan kısmının son iş veren olan davalı alt işverene yükletileceği ya da davacı idare üzerinde bırakılacağı, yine her iki bölümde ayrı ayrı davacının ödediği tutarın tamamını veya yarısını rücu edebileceği ihtimaline göre iki ayrı hesaplamanın yapılacağı belirtilmiş ve buna göre iki ayrı bölümde ve her bir bölüm içinde iki ayrı ihtimale göre hesaplama yapılmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; Davacı, ... isimli işçi tarafından açılan davada kesinleşen karar ile ....-TL ödemek zorunda kaldıklarını, ayrıca iş mahkemesi dosyasında ...-TL onama harcı yatırdıklarını, imzalanan sözleşmeye göre işçilere yapılan tüm ödemelerden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bir kısım davalılar ise sorumluluğun davacıya ait olduğunu savunmuş, ayrıca 4857 sayılı yasanın 112.maddesine eklenen fıkra sebebiyle kıdem tazminatından davacı asıl işverenin sorumlu olduğunu belirtmişlerdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın sorumlu olacağına ve sorumluluğun hangi oranda olduğuna ilişkindir. Bir kısım davalılar 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca işçilik alacaklarından asıl iş verenin sorumlu olduğunu belirtmişler ise de, ilgili düzenleme işçiyi korumak amaçlı getirilmiş bir düzenleme olup, asıl işverenin bu sorumluluğu sadece işçiye karşıdır. Eldeki davada ise, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Diğer taraftan 7166 sayılı yasa ile 4857 sayılı kanunun 112.maddesine getirilen 6. Fıkra ile sözleşmede açıkça yazılmadığı sürece kıdem tazminatı konusunda asıl işverenin alt işverene rücu edemeyeceği düzenlenmiş ise de ilgili maddede açıkça belirtildiği üzere bu hususun ... tarihinden sonra imzalanacak sözleşmeler için geçerli olduğu, somut olayda davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmelerin bu tarihten önce olup ilgili yasa hükmünün uygulanamayacağı, kaldı ki Anayasa Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile ilgili fıkranın iptal edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 22.1 Maddesi atfıyla sözleşmelerin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin38, 39, 40 ve 41.maddeleri ile teknik şartnamenin 7.3 maddesindeki düzenlemeye göre işçiye ödenecek olan tazminatlardan davalı yüklenicilerin sorumlu olduğu, işçilik maliyetlerinin teklif edilen birim fiyatlara dahil edildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenleme gereği yüklenicilerin, davacı tarafından ödenen tüm tazminattan sorumlu olduklarının kabulü gerekmektedir. Yani dava konusu tazminatlar için her bir yüklenici işçiyi çalıştırdığı dönem itibariyle ödenen tazminatın tamamından sorumludur. Dava dışı işçinin öncelikle davalı ... Şirketi'nde işçi olarak çalışmakta iken sırası ile ihale ile işi devralan ... şirketi, ... Şirketi, ... şirketi, dava dışı ... şirketi ve son olarak yine davalı ... Ltd şirketinde çalıştığı, yaptığı işe aynen devam ettiği, yani önceki alt işverenin ihale süresinin sona ermesi anında dava dışı işçinin iş akdinin sonlandırılmayıp ihaleyi yeni alan alt işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğü, bu itibarla yerel Yargıtay içtihatlarına göre davalılar arasındaki ilişkinin iş yeri devri niteliğinde olduğu, kıdem tazminatından her bir işverenin işçiyi çalıştırdığı dönem ile ve devir tarihindeki son brüt ücret ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davalı yüklenicilerin sorumluluklarının miktarında davacının icra dosyasına ödediği faiz ve yargılama gideri dahil yapılan tüm ödemenin dikkate alınması gerektiği, ayrıca iş mahkemesinde ödenen onama harcından da davalıların sorumlu olduğu anlaşılmış, alt iş verenler işçiyi çalıştırdıkları dönem ve devir tarihindeki son brüt ücret ile sınırlı olarak sorumlu olduklarından ... tarihli bilirkişi raporunda bu doğrultuda ikinci bölümde yapılan hesaplama dikkate alınmış, yine sözleşme uyarınca asıl işveren yaptığı ödemenin tamamını rücu edebileceğinden ikinci bölümde asıl işverenin yaptığı ödemenin tümünü rücu edebileceği ihtimaline göre (2.bölüm 2.seçenek başlığı altında yapılan hesaplamalar) yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Davacı ödeme tarihlerinden itibaren faiz isteyebileceğinden hükmedilen tutarlara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Raporda işçinin davalılardan başka ... Ltd. Şti'nde de çalıştığı belirtilmiş ve bu şirketin ikinci bölüm ikinci seçenekteki hesaplamalara göre kıdem tazminatı ve yargılama giderlerinden sorumluluğu ...-TL (389,74+494,23) , onama harcından sorumluluğu ... TL olmak üzere toplam sorumluluğu ... TL olarak belirlenmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesiyle bu şirketin davaya dahil edilmesini istemiş ise de; dahili davalı kurumu olmadığından davacının talebi reddedilmiştir. Davacı şirketin ödediği tutarın ... TL si için dava dışı şirkete rücu hakkı saklı olup eldeki davada davalıların sorumluluklarının toplamı ... TL olduğundan davanın bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Ancak, kısa karar yazılırken davalıların sorumluluklarının toplamı ... TL iken sehven davanın ... TL üzerinden kabulüne karar verildiği ve bu şekilde çelişki oluştuğu sonradan farkedilmiş olup HMK'nın 304/1 maddesi uyarınca sehven yapılan hesap hatası gerekçeli kararda resen düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile; toplam ...-TL alacaktan ; a-...-TL alacağın ...-TL'sine ... tarihinden itibaren, bakiyesi ...-TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .... Ltd. Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, b-...-TL alacağın ...-TL'sine ... tarihinden itibaren, bakiyesi ...-TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .... Ltd. Şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, c-...-TL alacağın ...-TL'sine ... tarihinden itibaren, bakiyesi ...-TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .... Ltd Şti den alınarak, davacıya verilmesine, d-....-TL alacağın ...'sine ... tarihinden itibaren, bakiyesi ...-TL'sine ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .... Ltd şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan ...-TL harcın davalı ... Şirketinin sorumluluğu ..-TL ile, davalı ... .... Ltd. Şirketinin sorumluluğu ...-TL ile, davalı ... .... Ltd şirketinin sorumluluğu ...- TL ile, davalı ... .... Ltd şirketinin sorumluluğu ...-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... tebligat gideri, ...-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre ... TL si ile peşin harç ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin; ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden, ... TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinden bırakılmasına 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinden 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davanın kabul ve red oranına göre ... TL sinin; ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ... TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden, ... TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, bakiye ... TL sinin davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin; ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd. Şirketi'nden, ...-TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden, ... TL'sinin davalı ... .... Ltd şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalılar ..., ... ve ... şirketleri kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tutar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine 7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından bakiye kalan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/02/2021 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)