İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/168 E. 2025/341 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/168
Karar No
2025/341
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/168 Esas KARAR NO : 2025/341 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkilisi ... arasında ... tarihinde ... işletmesi ile ilgili kar ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme çerçevesinde, müvekkilinin davalı şirkete toplam ... TL ödeme yapmayı kabul ettiğini, bu ödemenin ... TL sinin nakit ve ... ... Ada ... Parsel arsanın devri ile gerçekleştirileceği, söz konusu arsanın Ağustos öncesi satışı halinde müvekkilin söz konusu arsa yerine kararlaştırılan miktarı karşılamak için ...'e ...-TL daha ödeme yapacağı kararlaştırıldığını, ancak söz konusu arsayı ...'in istememesi nedeniyle müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğü yalnızca ...-TL nin ödenmesi yönünde olduğunu, müvekkilinin ...-TL sözleşmeden kaynaklanan ödemeyi nakit olarak davalı şirkete "ortaklık için ödeme" şeklinde banka yolu ile gönderdiğini, ancak dava dışı şirket yetkilisi, müvekkil ile arasında yapılan kar ortaklığı sözleşmesine uymayarak, müvekkile kar ortaklığı için kardan pay vermeyerek kar ortaklığı sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle de şirket yetkilisi ... ile yapılan sözleşmeyi taraflar anlaşarak feshettiğini, fesih sonrası davalı şirketten müvekkilinin üzerine ... tarihinde ... Marka ... plakalı ... TL değerinde araç satışı gerçekleştiğini, söz konusu aracın ... TL'sini müvekkilinin banka üzerinden davalı şirkete "... plakalı araç bedeli kalan ... borçtan düşüldü" şeklinde bir açıklama ile söz konusu parayı araç satıcısı olan davalı şirketin banka hesabına gönderdiğini, bu işlemden sonra ... tarihinde müvekkilinin kalan borcu kadar dava dışı şirket yetkilisi ...' in müvekkiline borçlu olduğuna dair söz konusu ... USD değer borçlu olduğunun ikrarını içeren senedi verdiğini ve ... olan vade tarihine kadar kendisine süre vermesini borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak söz konusu ödemenin gerçekleşmediğini, söz konusu senet nedeniyle Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı şirketin yetkilisi dava dışı ...' in bu icra takibine de aynı şekilde kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı davalının taşınır/taşınmaz malları üzerine uygulanmak üzere ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın esnaf ve tacir sıfatının bulunmadığını, Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafın esnaf ve tacir sıfatının bulunmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ve dayandığı kar payına ilişkin sözleşme doğrultusunda sözleşme süresi içerisinde ortaklığa ilişkin gider ve zarara da kazanca katılım payına göre katılmakla yükümlü olduğundan iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, aksi halde dahi davacının dayandığı adi ortaklık sözleşmesinin halen ayakta olması ve davacının sözleşmeyi feshetmemiş olması, mevcudiyeti devam eden sözleşmeye dayalı ödemelerin iadesini talep edemeyeceğinin açık olduğunu, dava şartı yokluğundan reddine, ayrıca; davacı tarafın davalı müvekkil şirkete adi ortaklığı feshetmek istediğine ilişkin olarak herhangi bir beyanda bulunmadığını, adi ortaklığın feshedilmesi iradesine ilişkin olarak davalı müvekkil şirkete herhangi bir yazılı bir bildirimde de bulunmadığını, adi ortaklık sözleşmesinin halen ayakta olduğunu, davacının davalı müvekkilin ortaklık ilişkisinin gereklerini yerine getirmediğine ilişkin müvekkile bir bildirimde bulunmadığını, söz konusu dayandığı sözleşmeyi feshetmemiş, iş bu dosyaya da feshettiğine dair herhangi bir delil sunmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında adi ortaklıığın ayakta olup davacının yaptığı ödemeler adi ortaklık sözleşmesinde kararlaştırılan katılım payı gereği ödemekle yükümlü olduğu bedel olduğunu, davacı tarafın dayandığı sözleşme halen ayakta olup davacının söz konusu sözleşmeye istinaden iadesini talep ettiği tutarları sözleşme ilişkisi içerisinde ödemekle yükümlü olması sebebiyle iadesini talep etmesi mümkün olmadığını, davacı tarafça yapılan aşkın ödeme bulunmadığını, ödemelerin iadesini talep edemeyeceğini, adi ortaklık ilişkisi ayakta olup aksinin dava değeri gereği senetle ispatı gerektiğini, davacının dosya kapsamına fehse ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmamış olmakla birlikte adi ortaklık ilişkisinin feshedildiğini dava değeri gereği ancak senetle ispat edebileceğini, öncelikle iş bu davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesini; mahkemeniz aksi kanaatte ise davacı sebepsiz zenginleşme iddiası ile şahsi kredi kartından yapılmış harcamaların davalı müvekkil adına faturalandırıldığını iddia etmişse de fatura sunmadığını, davalı tarafça kim tarafından ne zaman ve ne için kim adına yapıldığı belli olmayan ödemelere ait dekontları ve makbuzları, fişleri kesinlikle kabul etmediklerini, kim tarafından ve kim için ne için ödendiği belli olmayan makbuz ve fişlerdeki bedelin müvekkil şirkete yüklenmesinin mümkün olmadığını, davacının davalı müvekkil şirkete yapmış olduğu ödemelerin ... tarihli danışmanlık sözleşmesi gereği davalı müvekkile ödemekle yükümlü olduğu ancak hiçbir zaman ödemediği komisyon bedeli ofis katkı payı alacağından mahsup edilmesini ,, davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı E. Sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde ilamsız takibe, ... tarihinde müvekkile tebliğ edilen örnek-7 ödeme emrine, ödeme emrinin dayanağı olarak sunulan takip dayanağı tüm belgelere, takip dayanağı belgelerdeki imzalara, borca, para birimine, asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faizlerine, faiz oranına, faiz türüne, takip giderlerine, asıl alacağın tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalının tacir araştırmasına ilişkin Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesine müzekkere cevaplarına dosya arasına alınmıştır. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Davanın fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacının davalı şirket yetkilisi ... ile arasında kar ortaklığı sözleşmesi olup olmadığı, kar ortaklığı sözleşmesinden dolayı davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, bu sözleşmeden dolayı davacı tarafından yapılan ödemelerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının gerekip gerekmediği, gerekmekte ise takibin devam edeceği miktar noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Görev kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilebilir. TTK 4 uyarınca mahkememizin görev alanı TTK da düzenlenen konulara ilişkin mutlak ticari davalar ile her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklara ilişkin nispi ticari davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. 6102 sayılı yeni TTK 11.maddesine göre ticari işletme tanımı yapılmış olup, ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükümleri bulunduğundan, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Davalının tacir olup olmadığının tespiti için kurumlara müzekkere yazılmıştır. Vergi Dairesinden ,Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevabından davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, bildirilen satış tutarlarının defter tutma hadlerini aşmadığı anlaşıldı. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. Vergi Dairesinden gelen cevabi yazılardan davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, tacir hadlerinin altında kaldığı, davalının esnaf kabul edilebileceği anlaşılmakla, işletme hesabı esasına göre defter tutan davalının da , VUK 177 uyarınca hadlerinin esnaf sınırında kaldığı, böylelikle davalının tacir değil esnaf olduğu açıktır. Bu nedenle dava nispi ticari davaya da vücut vermediği, dava konusunun tarafların tacir olmasına bakılmaksızın TTK 4. Maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığı , tacir hadlerine bakılması gerektiği (benzer İstanbul Bam 3.Hukuk Dairesi 2024/1987-2025/141E-K.21/01/2025,İzmirBam14HukuDaires2022/782-2025/22E-K.-07/01/2025,AntalyaBam 16.Hukuk Dairesi 2021/2743-2024/634E-K.-31/12/2024 , İzmir 17 Hukuk Dairesi 2024/1736-2024/2306E-K- 23/12/2024, Sakarya Bam 3.Hukuk Dairesi 20321/2019-2024/2159E-K-19/12/2024 tarihli ilamları) eldeki davanın davalının tacir hadlerinde olmadığı nisbi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği gibi davacının iddia ettiği kar ortaklığı sözleşmesinin adi ortaklık mahiyetinde olup davanın mutlak ticari dava olarak da nitelenemeyeceği, kabul edilmekle HMK'nın 2. maddesi gereğince davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görev alanına girmeyen davada mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Antalya BAM 7.HD.nin 2023/917 E- 2024/1000 K, 2022/1223 E- 2025/73 K, 2022/146 E-2022/344 K sayılı emsal kararları). HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/168, K. 2025/341, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-168-e-2025-341-k-70989bf52d8a