İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/157 E. 2025/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/157
- Karar No
- 2025/460
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/157 Esas KARAR NO : 2025/460 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin 2016 yılında %85 hisse ..., %15 hisse ile ahzu kabz yetkisiyle münferiden temsil ve ilzam yetkisi ...'de olmak üzere ... yılında Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kaydolmuş ve faaliyete başladıklarını,. 2017 ... ayında ana işveren davalı ... ve taşeron firma olan alt işveren ... olmak üzere ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kain ana taşınmazda yapılacak ... dairelik inşaatın mutfak dolapları, tahta parkeleri, bir kısım kapı ve pencerelerinin yapımı için müvekkil şirket ile anlaştıklarını, müvekkili şirket tarafından üstlenilen tüm edimler yerine getirilmişse de; davalılar tarafından bedel ödeme ediminin yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin tüm anlaşmaları şirket yetkilisi müteveffa ... tarafından yapılmakta olup, dava konusu sözleşmeden diğer ortak ..., Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. Sayılı dosyasının, müteveffa ...'in yasal mirasçıları tarafından mirasın reddedilmesi sebebiyle açılan Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi .../... Tereke sayılı dosyasına ihbar edilmesi vesilesiyle öğrenidiğini, hali hazırda şirketin tek hissedarı ... olup, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, müvekkil şirketin hak ve alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla yetkilendirilmiş olup, mahkeme dosyası ikame edildiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E. Sayılı dosyası incelendiğinde, müvekkili ile davalılar arasında söz konusu inşaatın birtakım işleri açısından eser sözleşmesi bulunduğu, davalı şirket yetkililerinin beyanlarıyla da sabit olduğunu, dava konusu eser sözleşmesi sebebiyle müvekkil şirketin yüklendiği edimler muhasebe kayıtları incelendiğinde yukarıda bahsedildiği şekilde ... dairenin kapı, bir kısım pencere, tahta parke, süpürgelikler ve mutfak dolaplarının malzeme ve yapımının üstlenildiği anlaşılmakla, davalılar tarafından üstlenilen bedel ödeme ediminin taraflarınca belirlenememiş olup, işbu davayı kısmi şekilde açmak gerektiğini, sonuç olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile ; öncelikle teminatsız olarak şayet mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminatla ihtiyati tedbir talebimiz ile haklı davamızın kabulüne, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) ...-TL'nin ticari temerrüt faizi ile beraber davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikli olarak; davacının dava açmadan evvel zorunlu arabuluculuk sürecini tamamlamadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının eser sözleşmesine dayanan bu talebi, zaman aşımına uğramış olup; zaman aşımı nedeni ile davanın reddine kadar verilmesi gerektiğini, nitekim; Borçlar Kanunu madde 147/6 uyarınca eser sözleşmesine dayanan hak talepleri için zaman aşımı süresi 5 yıl olduğunu, öte yandan; davacının davalıdan herhangi bir alacağı da olmadığını, ... tarihli muvafakatname, davalı şirket ile dava dışı ... arasında ... tarihinde imzalanan '' gayrimenkul satış ve taşeronluk sözleşmesi '' ne istinaden yine davacı, davalı şirket ve dava dışı ... arasında imzalandığını, davalı, taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olarak dava dışı şirkete ve davalıya borcunu ödediğini, davalı şirket ile dava dışı ... arasında ... tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında ... 'nin üstlendiği bir kısım pvc kapı ve pencere işleri davacı şirkete taşero edilmiş, bunun karşılığında davacı şirkete ( davacının belirtmiş olduğu üçüncü kişiye ) ... - ... - ... - ... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın devredildiğini ve davacı davalıyı açıkça ibra ettiğini, ilgili gayrimenkul satış ve taşeronluk sözleşmesinin, tutanak, muvafakatneme ve tapu devrini gösterir tapu senedinin dilekçe ekinde de sunulduğunu, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olduğu, davacı dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2017 ... ayında davalı ...'nin taşeron, davalı ...'nin yüklenicisi olduğu .../... ada/parseldeki ... dairelik inşaatın mutfak dolapları, tahta parkeleri, bir kısım kapı ve pencerelerin yapımı için anlaşıldığı davacı şirketin yetkilisi olan ve % 15 hissesi bulunan müteveffa ... tarafından tüm sözleşmelerin yapıldığını, Antalya ... ATM .../... E. sayılı dosyasındaki yargılama neticesinde verilen kararı uyarınca ... TL tahsil edildiğini , ... mirasçıları Antalya SHM .../... Tereke dosyasında mirası reddettiğini , inşaat kullanılan malzemelerin ...'den temin edildiği,haciz ihbarnamesi uyarınca ...'den tahsil edilen ödeme mahsup edilmek suretiyle eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsilini talep ettiği, davalı taraf süresinde verdiği cevap dilekçesinde eser sözleşmesinden kaynaklı dava konusu alacak yönünden TBK147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taraflar arasındaki ... - ... - ... - ... ada ... parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın devredildiğini ve davacı davalıyı açıkça ibra ettiğin, davacıya muvafakatname uyarınca borcu kalmadığını , Antlaya ... ATM .../... E.sayılı dosyasında davalının ihbar olunan sıfatı olduğu, .../... E. sayılı icra dosyasında borçlu olmadığını , haciz ihbarnamesi gönderilerek borçlu olarak eklendiği ve bu nedenle icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını , davanın reddine karar verilmesini talep ettiği , Antalya Genel İcra Müdürlüğü, Antalya Ticaret sicil Müdürlüğü, ... İlçe Emniyet,... Tapu Müdürlüğüne, Antalya ...ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi ilamları, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı,... Belediye Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü. *-Celbedilen ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas .../... karar Sayılı İlamı incelendiğinde davacının ..., davalısının ..., ihbar olunanların ise ... ve ... olduğu, dava konusununu İİK89/3 maddesi uyarınca üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu , dosyada verilen gerekçeli karar uyarınca :"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava İİK 89/3 uyarınca gönderilen tebliğ üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Davacı yan davalı şirket alacaklısı ... ye borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde davacı ve dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, usulüne uygun ihbarnamelere cevap vermeyen davacının borçlu bulunmadığı hususunun ispatlanması gerektiğini savunmuştur. Davacı yan borçlu bulunmadığına dair ... düzenleme tarihli muvafakatname ile ... tarihli tutanak ibraz etmiş, ticari defterlerinde borçlu bulunmadığına dair kayıtları sunmuştur. Yapılan ticari defterlere yönelik bilirkişi incelemesi ile davacının dava dışı şirkete ... TL tutarında faturalı malzeme alışverişi yapılarak borçlu olduğu, borçlu şirket hesabına bu tutarı alacak olarak kaydettiği cari hesap bakiyesini ... tarihinde ... tarihli muvafakatnameye istinaden kapattığı belirlenmiş, dava dışı ... Şirketinin kayıtlarında davacıdan ... TL tutarında alacaklı olduğu, davacı hesabına ... tarihli 3. Haciz ihbarnamesi tarihine kadar ... TL borç kayıt edilmiş olduğu görülmüştür. Bu durumda muvafakatname ve protokolün geçerliliği olup olmadığı araştırılmalıdır. Her ne kadar davalı savunmasında protokolü ve tutanakların şirketin kurulma tarihinden önceki bir tarihte düzenlenmesi ve altına şirketin mersis numarası bulunan kaşesinin basılması sebebiyle protokolün sahte olduğu savunulmuş ise de tarafların tarihte hataya düşmüş olabileceği veya başka bir saik ile önceki bir tarih yazılarak sözleşme düzenleyebileceği düşünülmüş ve protokoldeki imza üzerinde imza incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan incelemede muvafakatname üzerinde bulunan imzanın dava dışı şirketin müteveffa yetkilisi ... ' e ait olmadığı belirlenmiştir. Öyle ise davacının borcun kapatıldığına dair kayıtlarına itibar edilemez. Bu nedenle davacının dava dışı şirkete ... TL tutarında borcu olduğu kabulüne göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede davacının kendi ihmali davranışları ile İİK 89/1 ve 2 nolu ihbarnamelerine cevap vermediği, böylelikle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalının tarafların alacak verecek ilişkisini tam olarak bilebilecek durumda olmadığı ... TL lik kısım yönünden davacının borçlu bulunduğu kabul edilmekle...,-Davanın Kısmen Kabulüne Kısmen Reddi İle -Davacının "davalının dava dışı ... ... TL borcu bulunmakla Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyasında takip tarihindeki toplam alacaktan ... TL den borçlu bulunmadığının tespitine,..." şeklinde karar verildiği , bu karar karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve Antalya Bam 11 Hukuk 2023/2709 Esas 2024/68 Karar İlamında :"....İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 06.11.2023 tarih, 2023/5258 Esas ve 2023/6468 Karar sayılı ilamında İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında davacı ile borcun tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığını dolayısıyla asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu açıklamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, davacının takip borçlusu olmaması bu nedenle davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olması gözetilerek HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş," denilerek kaldırıldığı kaldırma kararı sonrası ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas- .../... Karar Sayılı İlamı Uyarınca:"...Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden Reddine,görevli Mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi Olduğuna, Karar verilmiş karara ... tarihinde kesinleşmekle görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmekle , Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E.-.../... K. Sayılı İlamında :"...Dava, 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasıdır. Mahkememizin ... tarihli duruşmasında davacının duruşma gün, yer ve saatini bildiği halde duruşmaya gelmediği gibi herhangi bir özür de bildirmemesi üzerine dosyanın HMK 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, HMK.150.maddesi gereği yasal süresi olan üç aylık süre içinde dosyanın yenilenmesi için taraflardan birisi tarafından mahkememize başvurulmadığından ..." denilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği kararın istinaf edilmeksizin ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. *-Celbedilen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin .../... E. .../... K Dosya İlamında :."..Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı dosyası uyap üzerinden incelenmesinde; davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında, davalı icra takibindeki itiraz sebepleriyle bağlı olmaksızın savunmada bulunabilir. İcra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmayan borçlu davalının itirazın iptali davasında cevap süresi içinde zamanaşımı defini ileri sürmesi mümkün ve geçerlidir. İİK'nun 63. maddesinde düzenlenen borçlunun itiraz sebepleriyle bağlı olması kuralı yalnız itirazın kaldırılmasının alacaklı tarafından talep edilmesi halinde İcra Mahkemesinde uygulanır. Davacı taraf, davalı ile ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... parselde kain ana taşınmazda yapılacak ... dairelik inşaatın mutfak dolaplarının, tahta parkelerin, kapının ve pencerelerin yapımı için anlaştıklarını, edimini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın ödeme ediminin yerine getirmediğinden yapılan iş bedelinin tarafına iadesi amacıyla başlatılan takibe davalının yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. TBK 147/6. Madde uyarınca yüklenici yükümlülüklerinin ağır kusuru ile hiç ve gereği ile ifa etmemesi dışında eser sözlemesinden doğan alacaklar 5 yıllık zaman aşımına tabidir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2019/1698 Esas 2020/120 Karar) TBK'nın 149. madde hükümleri gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa iş bedeli alacağı eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise fesih iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla muaccel hale gelir.Davacı yüklenici işin teslim tarihini ispat külfeti altında olup, davacı fatura tarihinden sonra işin teslim edildiğini ispatlayamamıştır. Buna göre fatura tarihi itibarıyla teslimin gerçekleştiği karinesinin aksi davacı tarafça ispatlanamadığında Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davalı ile aralarındaki sözlü eser sözleşmesi uyarınca yapılan işler bedelinin ödenmediğini iddia ettiği, davalı tarafın da ilişkiyi ikrarla zamanaşımı definde bulunduğu, davaya konu ... tarihli fatura alacağının eser sözleşmesinden kaynaklanıp TBK 147.m. uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, alacağın muaccel olduğu ... tarihinden itibaren zaman aşımı süresi içinde takip yapılmadığından ve takipten önce zaman aşımının kesildiği veya durduğu davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.H.D. Dosya no: 2022/170 Karar no: 2022/310 içtihadı vardır.) denilerek Davanın zamanışımı nedeniyle reddine," karar verildiği görülmüştür. - -*Celbedeilen Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyasının incelemesinde alacaklısınını davacı olduğu, davalısının davalı ... olduğu, takip konusunun ... TL asıl alacak olduğu, takip dayanağı belgenin bulunamdığı, ... tarihinde ödeme emri düzenlendiği görülmüştür. -*Celbedilen Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyasının incelemesinde alacaklısınını dava dışı ... olduğu, davalısının davacı ... Ve ... mirasçıları olduğu olduğu, takip konusunun "... tanzim ve ... vade tarihli ... TL Mik. Senet, ... tanzim ve ... vade tarihli ... TL miktarlı senetten kaynaklı toplamda ... TL" olduğu, takip dayanağı belgenin senet olduğu, ... tarihinde ödeme emri düzenlendiği, davalı ... ye İİK89/2 maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi düzenlendiği , davalı ... tarafından icra dosyasına ... tarihinde ... TL haciz ihbarnamesi uyarınca ödendiği görülmüştür. Tapu müdürlüğünden verilen cevaı yazı uyarınca dilekçe ekinde muvafakatnamde bahsi geçen ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın ... tarihinde kat karşılığı temlik ile satış suretiyle davalı ... adına kayıtlı iken ... tarihinde satış suretiyle ... adına devredildiği , Ticaret Sicil Müdürlüğünden verilen cevabı yazı uyarınca sözleşmenin imza edildiği ... senesinde müteveffa ...'in davacı şirkette %15 hissesi bulunduğu ve münferiten temsile yetkili olduğu,, %85 lik diğer oratğın ... olduğu görülmüştür. ... Belediyesinden verilen cevabı yazıda ... İlçesi, ... Mahallesi, ... da ... parselde kayıtlı taşınmazın iskan tarihinin ... olduğu görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın kaynağı olarak sunulan belgenin ... düzenleme tarihli ... TL bedelli davalı ...'ye düzenlenmiş ... ada ... parseldeki inşaatın kapı ve pencere yapım işleri bedeli olduğu, faturada teslim alınmaya dair bir imza bulunmadığı görülmüştür. Somut olayda, dava konusu alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olup davacı yapılan işlerin tamamı bedelinin tahsil edilmediğini , davalı da alacağın zamanaşımına uğradığı ayrıca işin bedelinin de ayrıca tahsil edildiğini iddia etmiş olmakla , celbedeilen Mahkeme Dosyaları, İcra Müdürlüğü, Dosyaları, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Tapıu Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı cevabı yazıları uyarınca ; her ne kadar Antalya ...ATM .../... E. dosyasında yapılan incelemede muvafakatname üzerinde bulunan imzanın ... şirketin müteveffa yetkilisi ... ' e ait olmadığı belirlendiğinden bahisle davacının borcun kapatıldığına dair kayıtlarına itibar edilemeyerek davalı ... nin dava dışı ... 'ye ... TL tutarında borcu olduğu kabul edilmiş ise de bu kararın istinaf kaldırma kararı sonrası sonrası görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkamesine tevzi olduğu ve görevli mahkemedeki yargılamada da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, esası çözer nihai bir kesin karar bulunmadığı, ayrıca da tapu kayıtlarından taşınmazın tapu devrinin muavafakatnamede ismi geçen ...'ya davalı ... tarafından devredildiği görülmekle bu hususların esas yargılamada değerlendirilebileceği, TBK 147/6 maddesi uyarınca, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar 5 yıllık sürede zamanaşına uğradığı, dava konusu alacağın da eser sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaya dayalı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası Antalya ...ATM .../... E. Sayılı dosyasında zamanaşımından reddine karar verildiği , eldeki davada da davalı süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, ... Belediye Başkanlığından verilen cevabı yazı uyarınca eser sözleşmesine konu inşaatın yapıldığı taşınmazın iskan tarihinin ... olduğu, dava tarihinin de ... olduğu, 5 yıllık zamanaşımı süresi ... tarihinde dolduğu anlaşılmakla , davacının zamanaşımının dolmadığına dair iddiaları zamanaşımını kesme ve durdurma hallerinden sayılamayacağından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın zamanaşımından REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ..., davacı vekili ... davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.27/06/2025 Katip ... Hakim ... ¸e-imza ¸e-imza