İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/803 E. 2019/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/803
Karar No
2019/291
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/803 Esas KARAR NO : 2019/291 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2017 KARAR TARİHİ : 13/05/2019 Davacı vekili tarafından açılmış bulunan yukarıda açık konusu yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında hazır beton satışı yapıldığını, ... TL bedelli ... tanzim ve ... vadeli, ... TL bedelli ... tanzim ve ... vadeli, ... TL bedelli ... tanzim ve ...vadeli faturaların ödenmediğini, bu nedenle Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....Davalı taraf dayaya cevap vermeyerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde; davacı vekili tarafından 3 adet fatura alacağına dayalı olarak ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin ... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığının cevabi yazısında; davalının Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kaydının olduğu bildirilmiş, ekindeki mükellef bilgilerinden Üçkapılar Vergi Dairesinde ... tarihinde işe başlama ve ... tarihinde işi bırakma olarak vergi kaydının sunulduğu, aktif vergi kaydının esnaf işletmesi üzerinden olduğu görülmüştür. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısında; davalının ... tarihinde hakiki şahıs olarak ticaret siciline kayıt olduğu, kaydının halen devam ettiği, hazır beton, nakliye ve madencilik işi ile uğraştığı belirtilmiştir. Antalya Vergi Dairesinin cevabi yazılarında; davalının işletme esasına göre defter tuttuğunu, bu nedenlerle BA-BS formlarını verme zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için gün verilmiş, verilen inceleme gününde davacı taraf defterlerini ibraz etmiş fakat davalı ibraz etmemiştir. Mahkememizce davacının defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi yapılmış ve Mali Müşavir Bilirkişi ...'dan rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın fatura alacaklarına karşılık davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden takibe geçildiği, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafın davaya cevap vermediği gibi inceleme günü ticari defter ve belgelerini de ibraz etmediği, taraflar arasında ayrıca vadeleri belirleyen bir sözleşme olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir belge olmadığından ve davalı ihtar ile temerrüte düşürülmediğinden davacının takipten önce işlemiş faizi talep edemeyeceği, davalı yanın takiple temerrüde düşürüldüğünden, davacı yanın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2.maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz isteyebileceği belirtilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasında; Dava, fatura alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. 19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Yine Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Somut olayda, her ne kadar tacir olan davacı şirket tarafından mahkememize fatura alacağının tahsili amacıyla dava açılmış ise de, davalının esnaf siciline kayıtlı olduğu ve 2. sınıf işletme defteri tuttuğu, aktif vergi kaydının esnaf işletmesi üzerinden olduğu, bilanço usulü defter tutmadığı, esnaf vasfında bulunduğu anlaşılmaktadır. Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazı cevaplarından davalının işletme defterine tâbi mükellef olması karşısında, davalının TTK'nın 4. maddesi uyarınca tacir olmadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı gözetilerek, davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan (Yargıtay 20. HD. 09/06/2016 tarih, 2016/4388 esas ve 2016/6549 karar sayılı ilamı) dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ve davacı vekilinin İstinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından verilen görevsizlik kararı kaldırılmış ve mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce Antalya SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce davalı asile usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmiş fakat davalı asilin hazır bulunmaması üzerine beyanı alınamamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura alacağına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/07/2011 tarih 2011/19-426 Esas 2011/516 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2013 Tarih 2013/8527 Esas 2013/12333 Karar, yine aynı dairenin 19/11/2013 tarih 2013/11882 Esas 2013/18448 Karar ve benzer nitelikteki kararlar doğrultusunda, davalı tarafından teslim ve faturaların tebliği inkar edildiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 6. Maddesindeki genel ispat kuralı çerçevesinde davacının teslimi ve faturaların tebliğini ispat etmek zorundadır. Mahkememizce davalı tarafa dava konusu takibe dayanak teslim alan bölümünde imza bulunan irsaliyeli faturalar ekli olarak isticvap davetiyesi ihtarlı olarak(gelmediği veya cevap vermediği takdirde irsaliyeli faturalardaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabul edileceği) tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafın duruşmaya katılmadığı, bilirkişi raporunda usulüne uygun tutulduğu belirtilen davacının defterine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle takibe konu asıl alacak miktarı ... TL alacaklı olduğunun belirtildiği, davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin yazılı bir belge sunmaması sebebiyle davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının ihtarlı isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadığı böylece davacının teslim olgusunu ispat ettiği davalı tarafın ise ödeme olgusunu ispat edemediği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İle; davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin ... TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ve takip giderleri ile birlikte tahsile imkan verecek tarzda DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-.. TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma, ... TL peşin, ... TL tebligat, müzekkere, İstinaf gideri, ... TL bilirkişi ücreti olam üzere toplam ... TL yargılama giderinden davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/05/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/803, K. 2019/291, T. 13.05.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-803-e-2019-291-k-699c45a0add9