İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/144 E. 2024/1153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/144
Karar No
2024/1153
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/144 Esas KARAR NO : 2024/1153 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafından ürün sipariş edildikçe, her seferinde faturalarını keserek eksiksiz ve zamanında teslim ettiğini, Davalı şirketin fatura bedellerini ödemekten imtina etmesi sonrasında davalı / borçlu şirket ile önce telefon ile görüşüldüğünü akabinde şirketin ödeme yapmama konusunda direnmesi neticesinde davalı şirkete Bakırköy ..... Noterliği'nin ..... Yevmiye numarası ile 25.07.2023 Tarihinde ihtarname keşide edildiğini işbu ihtarname neticesinde de davalı şirket davacıya fatura bedellerini ödemediğini, ihtarname keşide sürecinin sonunda başlatılan icra takibinde davalının itiraz etmesi üzerinde takibin durduğunu bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacının iddia etmiş olduğu fatura alacaklarında yer alan ürün kalemlerinin ıslak imzalı bir şekilde teslim alındığına dair sevk irsaliyesi davacı tarafça, dava dilekçesinde ve icra takibinde de sunulmadığını, dolayısıyla davacı tarafça sunulan faturaların içeriklerine detaylı bir şekilde bakıldığında söz konusu ürünler gıda ürünleri olduğunu, gıda ürünleri de ticari örf ve adet gereği teslim alınırken kontrol gerektiren ve teslim alındığı esnada da teslim alan kişi ve personellerce imza karşılığı alınan ürünler olduğunu, ancak tarafça söz konusu teslime dair herhangi bir ıslak imzalı evrak dahi sunulmadığını, davacı firma tarafından söz konusu icra takibine yönelik olarak yapmış olduğumuz haklı itirazlara rağmen haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle davalı aleyhine en az %20 oranında icra inkâr tazminatı talebi hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davacı tarafça iddia edilen fatura alacaklarına ilişkin teslim şartları gerçekleşmemiş olması sebebiyle davanın usul ve esastan reddini, takip konusu iddia edilen alacağı likit alacak olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle kötü niyet tazminatınında reddini talep etmiş ve savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisine yönelik fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Uyuşmazlığı konu Büyükçekmece İcra Dairesi 'nin ..... Esas sayılı takip dosyası, dava dosyası arasına alınarak incelenmiştir. 3-Mahkememizce: a-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, b-Büyükçekmece İcra Müdürlüğüne, c-Tuna Vergi Dairesine, d-Esenyurt Vergi Dairesine, E-Bakırköy ...... Noterliğine, Mahkememizin 07/05/2024 tarihli ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; '' Davacı şirket tarafından, dava konusu uyuşmazlık kapsamında incelemeye ibraz olunan 2023 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutulmadıkları; 2024 yılı ticari defterlerinin ise TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, anılan ticari defterlerin davacı şirket lehine delil kabiliyetlerinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu; Davalı şirketin dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği; hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait bulunduğu; Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 10.01.2024 tarihinde Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğü’nün ...... E. Sayılı dosyasında başlatılan ...... icra takibi ile tahsili talep edilen 98.913,25 TL tutarına esas olmak üzere davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgelerin tetkiki neticesinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların davalı adına borç, yapılan tahsilatlar ile iade faturasının ise davalı adına alacak kaydedilmesi ile mahsubu neticesinde takip tarihi itibarıyla davalı borç tutarının icra takibine konu edilen 98.913,25 TL olarak görüldüğü;Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas faturaların, davacı şirket ticari defterlerinde zamanında ve usulüne uygun olarak davalı şirket adına kayıtlı olması alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmayıp, faturalar ve içeriği mal/hizmetin de davalı yana teslim ve tebliğinin ispatının gerektiği; Davalı şirket tarafından dava konusu uyuşmazlık kapsamında ticari defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden Sayın Mahkemeniz tarafından tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine yazılan müzekkereler çerçevesinde dosyaya celbi sağlanan BA BS Formlarının tetkikinde, detayı Tablo-1 marifetiyle arz edildiği üzere davacı tarafından davalı adına düzenlenen tüm faturaların davacı şirket tarafından BS Formu, davalı şirket tarafından ise BA Formu ile beyan edildiği ve işbu formlar çerçevesinde alım-satım fatura adedi ve tutarında birebir mutabık olduklarının anlaşıldığı; Hukuki yorumu tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere Yerleşik Yargıtay Kararları doğrultusunda davalı tarafın dava konusu bakiye bedele esas faturaları ilgili vergi dairesine bildirmesi halinde, bu bildirimin fatura kapsamındaki malların teslim edilmiş/alınmış olduğunu göstereceği hususu gözetilerek, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen takip ve dava konusu bakiye bedele esas 16 adet faturanın davalı şirket tarafından BA Formu ile beyan edilmesinin anılan faturalar ve içeriği mal/hizmetin davalı şirket tarafından teslim ve tebliğ alındığını ifade ettiği; Neticeten Sayın Mahkemeniz tahtında davacı şirketin davasının kabulü halinde icra takibine konu 98.913,25 TL asıl alacak tutarının tahsili ile birlikte ihtarla temerrüde düşürülen asıl alacak tutarına işlemiş 6.042,52 TL işlemiş faizin tahsilini talep edebileceğ'' tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, bilirkişiden itirazlar üzerine alınan ek rapor ile kök raporun aynı sonuca vardığı anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı taraflar arasındaki ticari alım satım sözleşmesine istinaden fatura ve cari hesap alacağından kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatmış olup, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından borca faize ve faiz oranına itiraz edilmiş, davacı itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı sunduğu cevap dilekçesinde; davacının herhangi bir sevk irsaliyesi sunmadığını, takibe dayanak cari hesaba konu faturalara ilişkin herhangi bir mal teslim edilmediğini, davacının öncelikle sattığını iddia ettiği faturalara konu ürünleri teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfının bulunduğu tespit edilmiş, davalı kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamıştır. Davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya 98.913,25-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. İlgili vergi dairelerinden celp edilen taraflara ait kayıtlar incelendiğinde; davacı tarafından davalıya kesilen takibe konu cari hesabı oluşturan tüm faturaların taraflarca BA BS formu ile beyan edildiği, tarafların BA BS form kayıtlarının birbiriyle tamamen uyumlu oldukları anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından söz konusu faturalara ilişkin teslim irsaliyeleri de sunulmuş olup, teslim irsaliyesi olmayan faturaların da davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklı satıcının faturaya konu malı alıcıya teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların davalı - alıcı borçlu tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirilmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği ve malın alıcıya teslim edildiği alacaklı satıcı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü alıcı-borçluya geçmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ...... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi ise ...... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ......'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi de ...... E., ...... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi." Bu minvalde dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı tarafından kesilen faturaların davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalının kesin süre içerisinde defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş defterleri ve davalı tarafından bildirilen BA formları ile faturalara konu alacağını ve malların teslimini ispatladığı, aksini ispat yükünün ise davalıda olduğu, davalı tarafından aksini ispata yönelik herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple 98.913,25-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından işlemiş faize ve faiz oranına da itiraz edilmiş olup, davacı tarafından takip talebinde TTK 1530. Maddesi gereği faiz talep edildiği ancak taraflar arasında tedarik sözleşmesinin bulunduğunu ispata yarar herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmakla davacının 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesi gereği faiz talep edebileceği, ancak söz konusu faizin takip talebinde belirtilen TTK 1530. Maddesinde düzenlenen faiz oranını geçmemek üzere uygulanabileceği anlaşılmakla bu yönden takip talebindeki taleple bağlı kalınarak davalının işleyecek faiz oranına itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir. Bilirkişi tarafından işlemiş faiz hesabı yapılmış ise de söz konusu faiz hesabının hatalı olduğu anlaşılmış, Mahkememizce hesaplama yapılmıştır. Buna göre davacının davalıya 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince ihtarname çekere davalıyı temerrüde düşürdüğü, söz konusu ihtarnamede davalıya ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içerisinde ödenmesine dair süre verildiği anlaşılmakta olup, ihtarnamenin davalıya 27.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu tebliğ tarihinin üzerine 3 iş günü eklendiğinde davalının 02.08.2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. TCMB tarafından belirlenen avans faiz oranları ve TTK 1530. Maddesine göre belirlenen faiz oranları incelendiğinde; temerrüt tarihinden itibaren 2024 yılına kadar avans faiz oranının TTK 1530. Maddesine göre belirlenen faiz oranlarından yüksek olduğu bu sebeple takip talebindeki taleple bağlı kalınarak TTK 1530. Maddesine göre belirlenen faiz oranları üzerinden işlemiş faiz hesabı şu şekilde olmalıdır: Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 02.08.2023 31.12.2023 151 %11,75 4.808,13-TL 01.01.2024 tarihinden itibaren ise 1530. Maddesine göre belirlenen faiz oranları avans faiz oranından yüksek olup, bu tarihten takip tarihine kadar avans faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Buna göre işlemiş faiz hesabı şu şekilde olmalıdır: Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Gün Faiz Oranı Faiz Tutarı 01.01.2024 10.01.2024 9 %44,25 1.079,24-TL Buna göre; 02.08.2023 temerrüt tarihinden 10.01.2024 takip tarihine kadar talep edilebilecek işlemiş faiz toplamı 5.887,37-TL olup, davalının bu miktar işlemiş faiz yönünden itirazının iptaline, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Takibe konu alacağın faturaya dayalı likit olduğu anlaşılmakla, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.782,65-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine de karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Buna göre; davaya konu icra takip dosyasında 98.913,25-TL asıl alacak, 5.887,37-TL işlemiş faiz ve icra takip dosyasında davacı tarafından talep edilen faiz oranının aşmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin REDDİNE, 2-İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.782,65-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 7.158,93-TL harçtan peşin alınan 1.818,62-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 5.340,31-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.070,46-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan 1.818,62-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 616,22-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan 4.918,14-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.840,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.691,01-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024 Katip ...... ¸e-imza Hakim ..... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/144, K. 2024/1153, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-144-e-2024-1153-k-8869dc44ec83