Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1028 E. 2025/896 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1028
- Karar No
- 2025/896
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1028 Esas 2025/896 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1028 KARAR NO : 2025/896 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2025 NUMARASI : 2025/421 Esas 2025/531 Karar DAVA : Kayyım Tayini DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025 Taraflar arasındaki şirkete kayyım tayini istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... İnşaat Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortaklarının %50 pay ile müvekkili , %18,75 pay ile dava dışı ... ... ( vesayeten ... ...), %18,75 pay ile ... ... ve %12,5 pay ile ... ... olduğunu, ... ..., ... ... ( müdürler kurulu başkanı ) ve davacının müdür olarak seçilip 12.02.2025 tarihine kadar yetkilendirildiğini, 12.02.2025 tarihinde tüm müdürlerin görev süresi bitmesine rağmen, 21.02.2025 tarihine kadar müdürler kurulu başkanı tarafından hiçbir çağrı yapılmadığını, şirketin organsız bırakıldığını, akabinde davacı tarafından şirket ve müdürlere karşı keşide edilen Eskişehir 1.Noterliği'nin 17.02.2025 tarihli ve 02999 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu hususun ihtar edildiğini, davacının ihtarından sonra; müdürler kurulu başkanı ... ... tarafından davacıya Eskişehir 10.Noterliği’nin 21.02.2025 tarihli ve 06175 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek işbu ihtarname ile 09.03.2025 tarihi saat 10.00’da genel kurul toplantısı yapılacağının bildirildiğini, ancak genel kurul toplantısında şirketi temsilen müdürler atanmadığını, yeni müdür seçimine kadar şirkete kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, mahkeme eli ile genel kurul toplantısı yapılarak yeni müdür seçilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'ın ortaklığından teşekkül ettiğini, ortaklardan ... ...'ın velisi ... ... tarafından ortaklıkta temsil edildiğini, müvekkili şirketin ortakları tarafından şirketi temsile yetkili müdür/müdürler kurulu seçilmesi gündemi ile genel kurul yapıldığını, ancak ortaklar arasında fikir birlikteliği sağlanamadığından temsile yetkili seçilemediğini, açılan bu davanın müvekkili şirkete karşı açılmış ise de şirketi temsile yetkili seçilememesinin davacı ve dava dışı ortakların iradelerinin uyuşmamasından kaynaklandığından tüzel kişilik olarak müvekkili şirketin işbu davanın açılmasında herhangi bir etkisinin bulunmadığını, şirket menfaatleri doğrultusunda genel kurul/çağrısına izin verilmesi hususunda takdiri mahkemeye bıraktıklarını, davacı talebi kabul edilecek olursa müvekkil şirketin yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı vekilinin davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebinin reddine, davanın kabulüne, davacıya Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... ticaret sicil sırasında kayıtlı ... İnşaat Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin Ortaklar Kurulu (Genel Kurul) Toplantısına çağrıya izin verilmesine, şirketi temsile yetkili müdür/müdürlerin seçimi ve görev süresinin belirlenmesi ile ilgili gündem maddelerini karara bağlamak amacıyla gündemi düzenlemek ve kanun hükümleri uyarınca çağrıyı yapmak üzere Mali Müşavir ...'un kayyım olarak atanmasına, TTK 412 maddesi uyarınca kayyımın davalı şirketin genel kurul toplantısına çağırılmasına ilişkin mevzuatta belirlenen işlemleri ve toplantı için gerekli belgeleri hazırlamak alınacak kararları tescil ve ilan ettirmek üzere 3 ay yetki ve süre verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müdürlerin görev süresinin sona ermiş olması, genel kurulda yeni yönetim organının seçilememesi ve bu durumun şirket faaliyetlerini durma noktasına getirmesi karşısında, yeni yönetim organı seçilene kadar, yönetimsiz kalan şirketin yönetimini sağlamak üzere şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talebinin reddine ilişkin kararının karar usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasına , yeni yönetim organı seçilene kadar, yönetimsiz kalan şirketin yönetimini sağlamak üzere şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/3.maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunun 426 maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Somut olayda, davalı şirk 12/12/2024 tarihli genel kurul kararıyla davacı ... ..., ... ... ve ... ...'ın 12/02/2025 tarihine kadar müşterek imzaya yetkili müdür olarak seçildiği ve ... ...'ın müdürler kurulu başkanı olduğu, şirket müdürler kurulunun görev süreleri sona erse dahi yeni şirket yetkilisi seçilinceye kadar bu kişilerin temsil ve ilzam yetkileri devam edeceğinden organ boşluğundan söz edilemeyeceği, dosya kapsamı itibariyle istem tarihi itibarı ile yönetimin başka yolla sağlanamamış olması koşulu oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte, dosya Dairemizde inceleme aşamasında iken, davalı şirketin, 14/08/2025 tarihinde yapılan ve 18/08/2025 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ile, davalı şirkete 14/08/2030 tarihine kadar davacı ... ...'ın münferiden yetkili şirket müdürü olarak atandığı, böylelikle davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebinin konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarih ve 2025/421 Esas 2025/531 Karar sayılı kararının tedbire ilişkin kısmının HMK'nun 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer alan ihtiyati tedbir talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 11/09/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.