Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/767 E. 2024/757 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/767
Karar No
2024/757
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/767 Esas 2024/757 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/767 KARAR NO : 2024/757 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2021 NUMARASI : 2020/144 Esas 2021/582 Karar DAVACI : VEKİLLERİ DAVALILAR DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/03/2020 KARAR TARİHİ : 06/06/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2024 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine yönelik itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin bankaya talep edilen miktarda borcu bulunmadığını, hesap kat işlemiyle tarafı olmadığı bir borç ilişkisinde müvekkilleri ... ve ... yönünden temerrütün hukuken gerçekleşmediğini, kat ihtarında ödeme için verilen sürenin makul olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalılardan talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 2.665.404,35 TL asıl alacak, 125.927,54 TL işlemiş faiz, 6.296,37 TL BSMV olmak üzere toplam 2.797.628,26 TL alacağa yönelik itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %46 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK’nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20’si oranında 559.525,65 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, takip talebine konu edilen asıl alacak tutarının kredilerin takibe intikal tarihi itibariyle talep edilen anapara tutarları olduğunu, kredilerin intikal tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz oranından bilirkişi tarafından da hesaplanan faiz tutarlarının ve ferilerinin asıl alacak tutarı hesabında ve toplam alacak tutarı hesabında dikkate alınmadığını, kredilerin intikal tarihi ile temerrüt tarihi arasında (25.11.2019-17.12.2019) akdi faiz oranından hesaplanan 33.043,01 TL tutarındaki faiz ve ferilerinin bilirkişi tarafından belirtilen işlemiş faiz tutarına dahil edilmesi ve toplam alacak tutarının yeniden tespit edilmesi gerektiğini, temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği şekilde bankanın borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan faiz oranının 2 katı olan %48 olması ve temerrüt tarihinden itibaren alacağın tahsiline kadar %48 temerrüt faizi oranından hesaplama yapılması gerektiğini, raporda borçlu firmaya kullandırılan borçlu cari hesap kredisinin faiz oranının baz alınarak temerrüt faiz oranının %46 olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz oranından hesaplanan faiz tutarı+BSMV’sinin alacak tutarı hesabında dikkate alınmadığını, raporda 25.11.2019-17.12.2019 tarihi arasında akdi faiz oranından hesaplanan 33.043,01 TL’nin de dikkate alınması suretiyle kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarının 2.665.404,35 TL, faiz ve ferilerinin 165.266,92 TL olması gerektiğini, raporun bu yönüyle kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/795 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 17/02/2021 tarihli kök, 28/04/2021 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2020/795 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 2.877.406,80 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu ...'a 27/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalılara bila tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 29/01/2020 tarihinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05/03/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı banka ile davalı şirket arasında 06/06/2014 tarihli 3.500.000,00 TL limitli, 19/11/2013 tarihli 2.000.000,00 TL limitli, 06/06/2016 tarihli 2.000.000,00 Usd limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, kefaletlerin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 2.727.913,82 TL nakdi borcun 3 gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 11/12/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalılara 13/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bankacı bilirkişi kök raporunda, davalıların 17/12/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığında temerrüt faiz oranının %46 olacağı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 2.698.447,36 TL asıl alacaklı ise de, taleple bağlı kalınarak 2.665.404,35 TL asıl alacak, 120.680,56 TL işlemiş faiz, 6.034,02 TL BSMV olmak üzere toplam 2.792.118,93 TL nakdi alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda ise, davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla 2.665.404,35 TL asıl alacak, 125.927,54 TL işlemiş faiz, 6.296,37 TL BSMV olmak üzere toplam 2.797.628,26 TL nakdi alacağı bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan icra müdürlüğünün yetkili olmadığını, kefillerin temerrüte düşmediğini, talep edilen miktarda borç bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan ek rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacıyla davalı şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, yetkili ise takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu icra takip dosyasında davalı yan borca itirazının yanı sıra Mersin İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu bildirerek icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz etmiştir. İtirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması HMK'nun 114/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup, mahkemece İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasında akdedilen 06/06/2014, 19/11/2013 ve 06/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmelerinin 13.4. maddesinde Ankara mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Anılan sözleşme tacirler arasında düzenlenmiş ticari nitelikte bir sözleşme olup HMK'nun 17. maddesi uyarınca bu sözleşmedeki yetki şartı geçerlidir. Bir başka anlatımla sözleşmede belirtilen ve işbu dava konusu icra takibinin yapıldığı Ankara icra müdürlüğü yetkilidir. Bu durumda mahkemece Ankara İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu, itirazın iptali davasında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmasına ilişkin dava şartının gerçekleştiği gözetilerek işin esasına girilmesi isabetlidir. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, dava konusu icra takibinde %48 temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ise, bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz esas alınmak suretiyle %46 temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği tespit edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 10. maddesinde müşterinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizini ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda bankanın BCH kredisine uyguladığı akdi faiz oranının %23 olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının davalıların temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranının %23 olduğu, bu oranın iki katı olan %46 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurumaya elverişli niteliktedir. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporunda yer alan, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve Yargıtay uygulamasına uygun nitelik taşıyan %46 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/06/2024 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/767, K. 2024/757, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2022-767-e-2024-757-k-44febefd6486