İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/741 E. 2023/1143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/741
Karar No
2023/1143
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/741 Esas - 2023/1143 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/741 Esas KARAR NO : 2023/1143 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/07/2023 KARAR TARİHİ: 02/11/2023 K. YAZIM TARİHİ: 15/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, 24.07.2019 tarihinde müvekkili şirket nezdinde "Satış Yöneticisi" olarak çalışmaya başladığını, bir süre sonra "Lojistik Yöneticisi" pozisyonuna geçtiğini, Davalının 05.10.2022 tarihinde başka bir işte çalışacağını bildirerek işten istifa ettiğini, ancak istifa ettikten sonra müvekkili firma ile rakip olan ve aynı müşteri çevresine hitap eden ... A.Ş. Firmasında çalışmaya başladığını, bunun üzerine davacı tarafından davalıya Ankara ... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı 08.11.2022 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek davalının taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle sözleşmede kararlaştırılmış olan cezai şart bedelinin müvekkili firmaya ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından gönderilen karşı ihtarname ile çalıştığı pozisyonların farklı olduğu ve taraflar arasındaki sözleşme ile öngörülen yasağın kendisinin iş hayatından tamamen soyutlandığı gerekçeleri ile 27.04.2019 tarihli sözleşme gereği ödemesi gereken cezai şart bedelini ödemediğini beyan ederek davalı işçinin sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle şimdilik 1.000TL tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında herhangi bir ticari iş niteliğinde uyuşmazlık bulunmadığından, işçi-işveren arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerden doğan ihtilaflarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın görevsizlik sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili işçinin rekabet sözleşmesine ilişkin herhangi bir aykırılığı olmadığı gibi davacının işbu davayı açmasında herhangi bir hukuki yararı da bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin, davacı firma bünyesinde 24.07.2019-13.09.2021 tarihleri arasında ''Satış Yöneticisi'', 13.09.2021-05.10.2022 tarihleri arasında ise ''Lojistik Yöneticisi'' olarak çalıştığını, 05.10.2022'inde iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkilinin sonrasında ... firması olan ... A.Ş.'de çalışmaya başladığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, taraflar arasında imzalanmış olan ve iş sözleşmesinin eki niteliğindeki 24.07.2019 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atılmaması şartıyla geçerli olacağını, ancak dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinde belirtilen ve üç bölge ile yapılan sınırlamanın, müvekkilin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığını, iş akdinin eki niteliğindeki rekabet sözleşmesinin müvekkilinin serbest iradesi ile imzalanmadığını ve talep edilen cezai şart miktarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, iş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağının ihlali nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının davacı şirkette 24.07.2019-13.09.2021 tarihleri arasında ''Satış Yöneticisi'', 13.09.2021-05.10.2022 tarihleri arasında ise ''Lojistik Yöneticisi'' olarak çalıştığını, kendi isteği ile işten ayrıldığını, iş sözleşmesine konu rekabet yasağına aykırı davrandığını belirterek cezai şart talebinde bulunmuştur. Davalı yan ise, davanın rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacağının tahsili istemine yönelik olduğunu, iş bu davanın görülme yerinin iş mahkemesi olduğunu savunmuştur. Davalı işçinin davacı şirketten ayrıldığı, taraflar arasında düzenlenen 24/07/2019 tarihli iş sözleşmesinin 4. Maddesine göre; “Rekabet Yasağı” başlığı altında rekabet yasağının kapsamı belirtilmiştir. Buna göre maddede sayılan İç Anadolu, Ege ve Marmara Bölgesi sınırları içerisinde alüminyum sektöründe işveren ile aynı ve yassı alüminyum konusunda faaliyet gösteren rakip firmalarda çalışamama şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Resmi kayıtlarda taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğundan, iş sözleşmesinin nitelendirilmesinin ve taraflar arasındaki rekabet yasağına dair maddelerin işçi-işveren ilişkisi içinde tartışılması gerektiği anlaşılmıştır. Davanın yasal dayanağı 6098 sayılı TBK'nın 444-447.maddeleri arasında yer almaktadır. Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 21.12.2021 tarih ve 2021/11745 esas, 2021/16748 karar sayılı kararı şu şekildedir; ''Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır.'' (Yargıtay 9.HD 2021/10474 esas, 2021/15964 karar, 2021/10473 esas, 2021/15963 karar, 2021/10135 esas, 2021/15961 karar, 2021/10136 esas,2021/15962 karar, 2021/10134 esas, 2021/15960 karar, 2021/10133 esas, 2021/15959 karar, 2021/3076 esas, 2021/9789 karar sayılı ilamları ile Ankara BAM 30.HD'nin güncel 2023/1077 esas, 2023/2300 karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.) Yargıtay ve BAM'ın güncel içtihatları karşısında, öğretide de iş sözleşmesine bağlı olarak kurulan rekabet yasağı sözleşmesini iş sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı ve rekabet etmeme borcunun sadakat borcunun bir cüzü olduğu belirtilmiştir. Zira iş sözleşmesi devam ederken vuku bulan rekabet ihlallerinden kaynaklanan davalarda iş mahkemesini görevli sayıp sözleşme bittikten sonra ihlallerden doğan davalarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul etmenin çelişkiye sebebiyet verdiği savunulmuştur. (Bektaş Kar,İş Yargılaması Usulü,3.Baskı,Yetkin,2021,s.282-283) Yine İşMK m.5/1.a'nın yürürlüğe girmesiyle beraber işbu madde hükmünün, TTK m.5 gereğince, 'aksine hüküm' mahiyetinde olması sebebiyle İş Mahkemelerinin görevli olması gerektiği de öğretide kabul edilmiştir. Mahkememizce de itibar edilen bu görüşe göre, İşMK ile TTK arasında hiyerarşik bir üstünlük bulunmadığı ve bu iki kanunun hükümlerinin çatışmasından dolayı 'lex posterior derogat legi priori ilkesi' uyarınca TTK'ya göre sonraki tarihli özel kanun olan İşMK hükümlerine öncelik verilmesi gerekmektedir. (İbrahim Çağrı Zengin, ''Pazarlamacının Ve İşçinin Taraf Olduğu Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde Görevli Mahkeme, İHM,C.75,S.2,2017,s.806) Bununla beraber, rekabet yasağı sözleşmesi iş sözleşmesinden doğan sadakat borcunun devamı niteliğinde olduğundan, uyuşmazlığın vuku bulduğu anda davalının işçi sıfatını haiz olup olmamasının da bir önemi bulunmamaktadır. Nitekim rekabet yasağı sözleşmesinin iş sözleşmesinin hitama ermesinden sonra geçerli olması, temel ilişkinin iş ilişkisinden kaynaklı olmadığı anlamına gelmemektedir. (Sevil Doğan,İşçinin Rekabet Yasağı-İş Sırrının Korunması, 2.Baskı,Ankara,2019,s.177) 12/10/2017 tarihli 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu' nun 5/1-a maddesine göre: "6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinde bakılır.'' hükmü gereğince ve 7036 sayılı yasa 6102 sayılı TTK' dan sonra yürürlüğe girdiğinden ve TTK'nın 4/1-c maddesindeki düzenlemeyi değiştirdiğinden, iş akdinin sona ermesinden sonra oluşacak rekabet yasağına ilişkin davalarda da iş mahkemeleri görevli olduğundan yukarıda belirtilen tüm bu açıklamalar, Yüksek Mahkeme içtihatları ve doktrin görüşleri doğrultusunda göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate alınmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/11/2023 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/741, K. 2023/1143, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-741-e-2023-1143-k-5697a98aa1a1