İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/757 E. 2024/869 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/757
Karar No
2024/869
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/757 Esas - 2024/869 T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2022/757 Esas KARAR NO : 2024/869 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2022 KARAR TARİHİ: 03/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 12/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin (...) uzun yıllardır proje ve yazılım sektöründe faaliyet gösterdiğini ve sektöründe en önemli firmalardan olduğunu, huzurdaki dosyada davalı şirket ... Ticaret Limited Şirketi'nin (...) ortağı ve şirket müdürü olan ...'ın ise, müvekkili şirket ...'in eski ortaklarından olduğunu, Müvekkili şirketin eski ortağı olan ...'ın, ...'den ayrıldıktan sona davalı şirket ... nezdinde ortak ve şirket müdürü olarak çalışmaya başladığını, Davalı şirket ...'ye ait ... uzantılı internet sitesinde “Çalışma Alanlarımız” başlıklı bölümde yer alan “Deneyimlerimiz” başlığı altında, müvekkili şirket ...'e ait projelerin paylaşıldığının tespit edildiğini; ancak söz konusu projelerin, müvekkili şirket ...'in işlerinden olduğunu, ana yüklenicisi olan şirketlerle akdedilen sözleşmeler uyarınca Müvekkili şirket tarafından yapıldığını, Bu nedenle de, karşı tarafa ait internet sitesinde müvekkili şirkete ait işlerin ve projelerin davalı ...'nin deneyimleri arasında gösterilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı bir davranış teşkil ettiğini, haksız rekabete sebep olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m.54 vd. hükümleri uyarınca; Davalı ...'nin haksız eylemlerde bulunduğunun ve bu eylemlerin haksız rekabet yarattığının tespitini, Davalı ... tarafından dürüstlük kurallarına aykırı davranışların tekrarlanması ihtimali bulunduğundan haksız rekabetin önlenmesini, Davalı ...'nin haksız rekabet teşkil eden eylem neticesinde ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması için haksız rekabetin ref'iini, Davalı ...'nin haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle meydana gelen maddi ve manevi zararların tazminini, TTK m.59 uyarınca, gideri Davalı ...'den alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK60. maddesi uyarınca 56. md.de yazılı davaların, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve herhâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar hükmü uyarınca huzurdaki davanın zamanaşımına uğramış olduğunu ve reddinin gerektiğini, “TTK md 54 de ifade edildiği üzere, hukuka aykırılıktan söz edilebilmesi için aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışların varlığının arandığını, ancak müvekkili firma tarafından aldatıcı ve/veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunulmadığını; bu sebeple, hukuka aykırılığın varlığından söz etmenin mümkün olmadığını, Davalı Müvekkili Firmanın tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğunu, bu kişinin Davacı Firmanın (eski unvanı: ... Ticaret Limited Şirketi) kurucu ortaklarından olduğunu, Davacı Firmaya network ve tecrübesini vakfettiğini, Firmanın, hem kurum ve kuruluşlardan projeleri üstlenmesi hem de başarı ile tamamlaması hususlarında ...'ın etkili olduğunu, ...'ın, 14.01.2015 tarihi itibari ile Davacı Firmadan ayrılarak hisselerini ...'a devrettiğini, tarafların karşılıklı olarak Ayrılık Protokolü imzaladığını, Protokol'ün incelenmesi ile; Davacı Firmanın, ...'ın bilgi birikimi ve tecrübesine olan Mecburiyetinin görüldüğünü, bu hususun, iddia edilenin aksine, ...'ın projelerin meydana gelmesinde vazgeçilemez emeği ve projelerden ayrı düşünülemeyeceği gerçeğini ortaya koyduğunu, tüm bu hususlara ek olarak; Taraflar arasında imzalanan Ayrılık Protokolünün, 10.02.2017 tarihi itibari ile davacının sunduğu delillerde de görüleceği üzere, karşılıklı olarak feshedildiğini, Davacı Firma tarafından, taraflar arasında karşılık olarak feshedilmiş olan “Ayrılık Protokolü'ne" dayanılarak, Müvekkili Firmanın rekabet yasağını ihlal ettiğinin ima edilmesinin muteber olmadığını, kaldı ki, protokol yürürlükte olsaydı dahi, paylaşımların ticari sır kapsamında kaldığından söz edilmesinin bu durumda dahi mümkün olmadığını, müvekkili tarafından projelerin içeriği ve kapsamına yönelik hiçbir paylaşımda bulunulmadığını, bu hususun aksini gösterir bir delilin de davacı Firma tarafından Mahkeme dosyasına sunulmadığını, Davacı tarafından yapılan web sitesine yönelik “tespitin” hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, delil niteliği taşımadığını, Müvekkili Firmanın resmi web sitesinin adresi ... olduğunu, Davacı tarafından yaptırılan e-tespitin ise "..." bağlantısı üzerinden düzenlendiğini, Davacı Firma tarafından davasının ispatı olarak Mahkemenize sunulan “E-Tespit” e itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Dava dilekçesinde, Davacı Firmanın çalıştığı/tüketici kitlesini oluşturan kurum ve kuruluşların bulunduğunu, sıralanan kurum ve kuruluşların, belli bir mevzuat çerçevesinde, gerekli yeterlilik ve koşullar silsilesi içerisinde işleri taşere ettiğini, yüklenicilerden iş deneyim belgesi koşulunun arandığını, belgenin bulunmaması sonucu işin taşere edilmediğini, işlerin yüklenimi yeterlilik belgesi, iş bitimi vb belgelerin gerektiğini, “web sayfasında yapılan bir içerik paylaşımının” bir Devlet Kurumu'nun ya da özel kurumun işin yeterliğinde referansa almayacağını, bu yöntemle hiç bir yükleniciye iş vermeyeceğini, Davacının kendisinin ikrar ettiğini, Müvekkili Firmanın Davacının Tüketici Kitlesinden Haksız Olarak Yararlandığı İddiasının doğru olmadığını, Davalı şirket sahibi ...'ın tüm deneyim ve tecrübesini Müvekkili Firmaya vakfetmesi sonucu Firmanın, sektörde öncül işleri üstlenerek başarı ile tamamladığını, Dolayısı ile web sayfasında yalnızca 24 saat bir süre ile proje adını paylaşarak Davacı Firmanın emeğinden, tanınmışlığından veya tüketici kitlesinden yararlanarak fayda edildiğinin kabulünün hayatın ve ticari hayatın akışına aykırı olduğunu, Davacının haksız rekabet oluşturduğunu iddia ettiği paylaşımlara konu tüm işlerde, davacının taşeron firma konumunda olduğunu, Davacının ana yüklenici olmaması, ana yüklenici firmalar tarafından müvekkili firma sahibine referans olunması maddi gerçeklikleri karşısında haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, davaya konu edilen işlerin, Müvekkili Firmanın tek ortağı ve yetkilisi ...ın referans gösterebileceği projeler olduğunu; buna karşın işlerin yalnızca isimleri, Müvekkili Firmanın resmi web sitesinde 24 saat ve 24 dakika zikredildiğini, bu yönü ile haksız rekabetin varlığının, davacı Firma tarafından ispat edilemediğini ifade edilerek Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame etmiş olduğu davanın, zamanaşımı sebebi ile usulden, esasa yönelik inceleme yapılması halinden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ticaret sicil kayıtları, tanık anlatımları, 24/11/2023 ve 13/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, TTK 54. Maddesi gereğince haksız rekabet kurallarının ihlali nedeniyle, haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf haksız rekabet iddialarını kendi yaptığı projelerini davalı şirketin kendi internet sitesinde yaptığı paylaşmasına dayandırmakta, davalı ise bu iddiaları reddetmektedir. Söz konusu eylemin TTK 54.maddesi kapsamında haksız rekabet taşıyıp taşımadığı bakımından taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve ticari defterlerin incelenerek somut bir zararın bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 24/11/2023 tarihli bilirkişi heyet kök raporu ve 13/06/2024 tarihli ek rapor dosyaya kazandırılmış ve hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller, kayıt ve belgeler, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; davacı ... Tic. Ltd. Şti. ile Davalı ... Ticaret Ltd. Şti.nin aynı coğrafi pazarda aynı ilgili hizmet sunumu yapan rakip teşebbüsler olduğu, davacı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılan bir kısım projenin, herhangi bir izin alınmaksızın davalı internet sitesinde “deneyimlerimiz” başlığı altında davalı Şirket tarafından kendi projeleri gibi sunulduğu; bu projelerin davalı şirket tarafından icra edilen projeler olmaması sebebiyle kendi lehine bir kısım rekabet avantajı sağlamakla birlikte davacı şirket rekabet yeteneğine haksız bir müdahale niteliği taşıdığı; bu nedenle dava konusu eylemlerin TTK'nın 54/2.maddesinde belirtilen "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar" kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar referans olarak gösterilen işlerin ana yüklenicisi olan firmaların sahiplerinin davalıya verdikleri yazılı olur belgelerinin ve mahkeme huzurunda verilen tanık beyanları bulunsa da, bu hususun az yukarıda belirtilen söz konusu işlerin davacı şirket tarafından kendi birikim ve bilgisiyle yapıldığı ve davalı lehine haksız rekabet sonucu avantaj sağladığı gerçeğini değiştirmeyeceği anlaşılmıştır. Haksız rekabet, Türk Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunun bir görünümüdür. Dolayısıyla haksız rekabet sebebiyle bir zararın oluştuğu ve sorumlusundan bu zararın tazmini husunda zarara sebebiyet verecek fiil, zarar, uygun illiyet bağı, kusur, dürüstlük kuralına aykırılık hususlarının davacı tarafından ispatı gereklidir. Dolayısıyla davacının haksız rekabete dayalı maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için TTK 56/1-d maddesi gereğince davacının zarar görmüş olması ve bu zarar ile haksız rekabet oluşturan fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması da gerektiği, bu kapsamda taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; dava konusu olayın davacı şirketin net satışları üzerinde olumsuz bir etki yarattığına ilişkin net bir tespite ulaşılamadığı gibi, davalı şirketin net satış tutarları üzerinde de olumlu bir etki yarattığına ilişkin net bir tespite ulaşılamadığı, haksız rekabete dayalı maddi tazminatın talep edilebilmesi için haksız rekabet oluşturan fiil, zarar, kusur ve fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının kümülatif olarak birarada bulunması gerektiği, dava konusu somut olay açısından zarar ve uygun illiyet bağının ispat olunamadığından tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığından bu nedenle davacının haksız rekabet nedeniyle somut bir zarara uğradığını ispat edemediği sonucuna varılmış ve maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat istemi yönünden ise, TTK'nın 56. Maddesinde belirtildiği şekilde haksız rekabet eylemleri nedeniyle davacının manevi zarara uğradığı, TBK'nın 58. Maddesi koşullarının oluştuğundan dolayı aynı madde ve Yargıtay içtihatları kapsamında talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, taleple bağlı kalınarak haksız eylem tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Yine davacı vekilinin talebi doğrultusunda Türk Ticaret Kanununun 59. maddesi gereğince, davacının yurt genelinde ve yurt dışında iş yapma hacmine sahip bulunmasına göre hüküm kesinleştiğinde, gideri davalı tarafından karşılanmak üzere hükmün tirajı 50.000 den az olmayacak ulusal bir gazetede ilanına, karar verilmiştir. Davacının haksız rekabetin men'ine ve ref'ine ilişkin talepleri yönünden ise, karar tarihinde mahkememiz tarafından yapılan araştırmada davacı tarafından haksız rekabete konu yapılan işlere ait fotoğraf ve açıklamaların dava konusu internet sitesinde ulaşılabilir olmaması gözetilerek konusuz kaldığından bu talepler hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında davalının davacı tarafından yapılan işlere ait fotoğraf ve açıklamaları ... internet sitesinde yayınlayarak haksız rekabette bulunduğunun tespitine karar verilerek ve haksız rekabet istemleri ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin her birinin ayrı davaya konu edilebileceği gözetilerek her bir istem yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının davacı tarafından yapılan işlere ait fotoğraf ve açıklamaları ... internet sitesinde yayınlayarak haksız rekabette bulunduğunun tespitine, 2-Davacının haksız rekabetin men'ine ve ref'ine ilişkin talepleri -davacı tarafından yapılan işlere ait fotoğraf ve açıklamaların dava konusu internet sitesinde hüküm tarihi itibariyle ulaşılabilir olmaması gözetilerek- konusuz kaldığından bu talepler hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Türk Ticaret Kanununun 59. maddesi gereğince, davacının yurt genelinde ve yurt dışında iş yapma hacmine sahip bulunmasına göre hüküm kesinleştiğinde, gideri davalı tarafından karşılanmak üzere hükmün tirajı 50.000 den az olmayacak ulusal bir gazetede ilanına, 6-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 426,93 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59 TL'nin, 863,72 TL sinin davalıdan, 431,87 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 348,37 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 179,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.179,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 4.119,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-Davalı tarafından sarf edilen 644,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 429,33 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 9-Maddi Tazminat Yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 10-Manevi Tazminat Yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 11-Haksız rekabet istemleri yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına ve esas hakkında karar verilmeyen istem hususunda dava tarihinde davacının haklı olduğu gözetilerek HMK'nın 331/1.maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 17.900,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.03/09/2024 Katip Hakim e-imza e-imza

Atıf: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/757, K. 2024/869, T. 03.09.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-757-e-2024-869-k-1f7aada499a4